Avlar Peşinde
0
Türkistanım güzel yurdum,
Bağrında ben kamplar kurdum.
Dağlarında dağlarında
Lale sümbül bağlarında
Türklük soylarında,
Mertlik huylarında
Yiğitler cephede,
Orhun boylarında…
Yirmi yaşındayız,
Turan düşündeyiz.
Çin’e baskın ettik,
Avlar peşindeyiz… (daha fazla…)
GİDERİM
3GİDERİM
Bir kaç güne kalmaz giderim buradan,
Umursamadan gideceğim yeri,
Gözüm arkada kalmadan,
Ne gülerek, ne ağlayarak,
Usul usul giderim.
Bazen bir adım yoldur,
Bazen bir nefes sürer,
Bir kaç güne kalmaz giderim…
Bütün dünyayı miras bırakarak,
Hayallerimi alır giderim.
Dokunulamaz, sorgulanamaz,
Benden olan düşlerimle…
24.09.2011
Özgürlük – Ali Aksoy
3ÖZGÜRLÜK
Her özgürlük tutsaklıktır,
Aşkın değilsen dağlardan ovalardan,
Aydan, güneşten,
Yıldızlardan uzak değilse bakışların,
Her özgürlük,
Kendine tutsaklıktır,
Bedenine, ruhuna, hayata tutsaklık…
Daralıp bunalma boşuna…
Düşüp aşka türküler deme, (daha fazla…)
AYET OKUMAK
3Anadoluda ona Kuran okumak, sure okumak derler. Bizim Kuran’ı yani “okunan”ı okumayı unutuşumuz çok eskilere dayanır.
Kuran’ın ayet dizininin “oku” diyerek başladığına inanırız da, onu okumayız. Okuduğumuz şey; arap harflerinin bir araya gelmesinden ibaret bir söz yığınıdır. Anlamını bilmeden söyleriz, anlamını bilmeden dinleriz. Büyülü, tılsımlı, sihirli sözcüklerdir. Kayıp eşyaların bulunmasında, hastalıkların şifasında, kapanan kısmetin açılmasında, bozulan ekonominin –biz yapar olduklarımızı değiştirmediğimiz halde – düzelmesinde ve bilhassa ölmüşlerimizin ruhlarının ferahlamasında pek istifade ederiz ondan. İçimizde anlamını bilmeden okumaya ve anlamını bilmeden dinlemeye “ziyafet” diyenlerimiz de vardır.
Alemlerin Rabbinin muhataplarının öğüt alması için indirdiği ayetleri “namaz”da üstelik yine anlamını bilmeden O’na geri okumamızdan da herhangi bir kuşku duymayız. (daha fazla…)
BOZKURTLARIN DİRİLİŞİ (4)
0Yönelince doğruya,
Derman olur ağrıya,
Kulak tut bu çağrıya,
Dirilecek bozkurtlar !
Ve devrilecek putlar !
Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu
Önce putları yıkacağız. Aklımızın içindeki görünmez putları, sahte tanrıları yıkacağız ki, aklımızı ve vicdanımızı hür bir şekilde işletelim, doğruyu yeni baştan tanımlayalım.
Önce görme, işitme yeteneğimizi tekrar kazanacağız. Tekrar gören, işiten bir güruh olacağız ki, akıl çarkının dişlerinin arasına sıkışan “çelişkileri” görebilelim. Bu çelişkilerden arınalım.
Çelişkilerden arınanlar, gerçeğe bütün çıplaklığıyla şahit olurlar. Gerçek insanı yanıltmaz, gerçek insanı yolda bırakmaz, gerçek insanı utandırmaz. Gerçeğe dayanan, tuzağa düşmez. (daha fazla…)










Ne Dediler ?