<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Dindarlık adına putperestlik yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.aliaksoy.net/2007/03/15/dindarlik-adina-putperestlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aliaksoy.net/2007/03/15/dindarlik-adina-putperestlik/</link>
	<description>www.aliaksoy.net</description>
	<lastBuildDate>Wed, 17 Mar 2010 10:28:10 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>Ahmed Mecid tarafından</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2007/03/15/dindarlik-adina-putperestlik/comment-page-1/#comment-8822</link>
		<dc:creator>Ahmed Mecid</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Dec 2008 19:59:18 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.aliaksoy.net/?p=181#comment-8822</guid>
		<description>Evet, Araplar aptal değildi; ama, bu kadar ilmi netice varken, insanların sadece etrafındaki şeylerin 4%&#039;ünü gördüğü ispatlanmışken, ben velileri göremiyorum, şehidleri göremiyorum, peygamberleri göremiyorum; O halde Onlar kayıptır, gören de nasıl görüyor, şirktir demek, ne kadar akla vicdana sığar? Akla sığdığı kesin. Çünkü akıl kovalarınız küçük. Sizce ışık nedir? Dalga mı, tanecik mi? Sizin mantığınıza göre: Işık, ben ne görüyorsam O&#039;dur. Önce, Lise sona kadar okumalı, sonra ışığın ne parçacık ne da dalga olduğunu, her ikisinin olduğunu anlatabilmeilisiniz. Demek ışık sizin bildiğiniz gibi değilmiş. Sizin gördüğünüz şey ise ancak 3-5 yaş grubundaki çocuğu tatmin eder. Ilim eksikliğiniz cehaletinize delalet eder; bizlerde gülüp geçeriz.
Harici mantıkla yazılan yazınıza cevap olabilir ümidindeyim.

Yalan nedir? Bizim aklımıza yalan deyince, hep gerçeği söylememek veya gerçeğin tersini söylemek gelir. Halbuki, bir kavramı veya olayı, olduğundan küçük ve olduğundan büyük göstermekte yalandır. Habbeyi dabbe yapmak. Özellikle, görmenin bakmak olduğunu zanneden nefsperest&#039;ler (zahiriyye mektebi), Harici Mantıkla, şirk kavramınını &quot;anlam genişlemesine&quot; tabi tutuyorlar. Aslında işlerine geldiği veya kafalarının basmadığı her konuyu &quot;şirk&quot; kavramına ekliyorlar.Her türlü vesile kavramını şirk ile suçluyorlar. YALAN SÖYLÜYORLAR. YALAN. YALAN. 

ALLAH BU DİNİ TAMAMLAMIŞTIR; YANLIŞ GÖRÜLEN UYGULAMALARDADIR; BUNLAR DEĞİŞTİRELEBİLİR veya UYGUN MANTIKI ZEMİNE OTURTULABİLİR.ANCAK, DİN YENİDEN İNMEZ. DİN BELLİDİR. 
 
Halbuki, Arap Toplumu, putlarını İlah edinmişlerdi. Bire-bir olarak. Ayrıca, Cisimleştirmişlerdi. Yani hem tenzihte hemde teşbihte putçuluk vardı. Kur&#039;an&#039;da bize bildirilen, Allah&#039;ın tüm özelliklerini putlarına izafe ediyorlar ve doğrudan put&#039;a tapıyorlardı. Ayrıca, putların içinden sesli konuşan Cinleri de unutmayalım. Allah&#039;ın iradesini putlardan ayrı görüyorlardı.Putların Allah haricinde gücü olduğuna inanıyorlardı.(Hiç bir Müslüman bunu düşünmez.)

Önceki çoktanrıcılık kavramına baktığımızda da, Allah&#039;ın Alem ve Kainat&#039;a izafeten verdiği sıfatlarının, her bir tanrıya ayrı-ayrı tek-tek verildiğini ve cisimleştirildiğini görüyoruz. Böylece bir çok tanrı çıkıyordu.

Hristiyanlıkta ki kavram ise, Allah&#039;ın iradesini 3 e bölmek ile şirk oluyordu. Onlar yertüzündeki Tanrıya - Papaya- inanıyorlar.Müslümanlar yeryüzündeki ne elçi ne de Tanrıya inanırlar. Sadece, nefslerini terbiye edeceklere teslim ederler. Onlarada veli ve efendi derler.

Islam da RAB kavramı çocuk için babasıdır; erişkin için başında kimi &quot;önder,imam&quot; seçti ise odur. Ancak, Rab eşit değildir Rabbulalemin&#039;dir. O rab Onu sadece terbiye eder ve rablik iddiasında bulunmaz. O Rab diye bilinen terbiyece edici de Abd&#039; dir. &quot;Sadece görüğüme inanırım&quot; deyip, fırsatını buldu mu, İstek ve arzularına takılanalr gibi değil. Hristiyanlıkta İŞTE BURADA İDDİA VARDIR. RAHİPLER RABDİRLER. İSA RABDİR. PAPA RABDİR. Ayniyet (benzerlik) eşitlik ifade etmez. Ayrım yapamıyorsanız, çocugunuza sorun; Onun kafası bile bu konuda benzerlik ve eşitlik ilkesini ayırt edebilecek seviyede çalışır.

Soruyorum, hangi Müslüman, Allahın iradesini bir Efendiye veya bir şahısa doğrudan vermektedir? Hiç birisi. Aradaki fark nedir? Sadece bir sınıfa dahil olup, imamlarının yolunda gitmektir (Imam kavramını daraltıp, Şia&#039;nın verdiği &quot;anlam daralması&quot; değildir.) Kur&#039;an-ı Kerim okuyunuz. Ahiret ve Imam kavramını belleyiniz. Esas: Allah, Kur&#039;an, İbadet, Sünnet ve ayrılmaz bir parça olan Ahlak ilkelerine sıkı sıkıya bağlı olmaktır. Neticesinde aranan, Fenafirresul olmaktır arkadaşım. Bunu başaramayanlarda bir yere kadar gelirler. Fenafirresul olmak, &quot;abd&quot; olmaktır. Resul(SAV) gibi güzel ahlakla amel edip, karşısındaki herkesi O&#039;nun gördüğü gibi görüp muamale etmektir. Ama Asla RESUL iddiasında bulunmamak demektir .O efendiler, veliler (inkar edenlerin velileri de bizce şeytandır) için Şirk suçlamasını atmanın da 2 temel sebebi vardır:
1-Kibir: Gökyüzüne bakıp Allah&#039;ı aramaya devam ederler. Yahut kafalarında yarattıkları bir Tanrıya ibadet etmeye engel olamazlar. Çünkü,  - öldükleri vakit, aslında kendilerininde bu dünyayı tanıyıp, Allahı bulmaya çalışan ruhlarının bir aracı olan - bedenlerini sabit görürler. Her işi &quot;ben&quot; yapıyorum derler. &quot;Sadece ilhama (fücur ve takva) vesileyim; cüzi irademle karar veriyorum&quot; diyemezler. Deseler bile ,cüzi iradeyi, doğrudan Allaha verip, Ruhun emrine girmeyi göze alamazlar. Böyle Olup Allah ve Resulun istediği gibi yaşayanlarada &quot;sen tanrılık iddiasında bulunuyorsun&quot; gibi komik ithamlarda bulunurlar. Kendilerinde - aynı mantıkla devam edeceklerse - milyar sene meydana gelemeyecek kabiliyetleri inkar ederler. O da benim gibi insan deyip, kendilerini diğer insanlarla kıyasa kalkarlar. O zaman okuduğu bir sayfayı anında ezberleyen birisi olamaz derler; niye? Çünkü kendileri yapamazlar ve yapanı da inkar ederler. Ölçüleri de kaba, sığ, bedevi bir mantıktır. Haricilerin namaz kılmaktan alınları ve dirseklerinin nasır tuttuğu her nedense bahsetmezler. Ama bunlar Hz. Aliyi küfür ile suçladılar. Ne oldu binlerce rekat namaz? Oruç? Güme gitti.
2-Kıskançlık: Bu özellik insanları sevmeyi bilmeyen, buna yol bulamayan ve bunu anlamayıp, mutlaka altında bir art niyet arayan bir hastalıktır. Birbirini sırf Allah için sevenlerde gördüğü dayanışma, samimiyet, muhabbeti anlayamazlar; kadınlarına kaba davranırlar; ben doğruyu söylerim diyerekte kıl gibi diklenirler; her şeyi sahiplenirler (MAYMUN gibi. Maymun Milleti beni affetsinler. Tüm hayvanlar, esfel-i safilinde yaşayan konuşan hayvanlardan daha makbuldur)O yüzden, Efendi Veli kavramlarını anlayamazlar. Hatta Peygamber Efendimizi sadece Kuran getiren saygı duyulması gereken bir peygamber olarak anlarlar; ve kendilerine &quot;harici mantık&quot;  ile resul deme cür&#039;et&#039;ini Kurandan aldıklarını iddia edecek hale gelirler.
Allah, O&#039;nları Resulallah&#039;ın şefaatine nail etmesin. Çünkü şefaat yokmuş!; dünyada yapılan iyilik ve kötülüklerin seviyesini hindistan cevizi büyüklüğündeki beyinleri ile değerlendirme gafletinde olanlar, bakalım, Allahın Rahmeti, keremi ve lutfu olmayınca, bir uzvunun bile ibadetini ödeyemeyeceklerini anlayında saat kaçmış?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Evet, Araplar aptal değildi; ama, bu kadar ilmi netice varken, insanların sadece etrafındaki şeylerin 4%&#8217;ünü gördüğü ispatlanmışken, ben velileri göremiyorum, şehidleri göremiyorum, peygamberleri göremiyorum; O halde Onlar kayıptır, gören de nasıl görüyor, şirktir demek, ne kadar akla vicdana sığar? Akla sığdığı kesin. Çünkü akıl kovalarınız küçük. Sizce ışık nedir? Dalga mı, tanecik mi? Sizin mantığınıza göre: Işık, ben ne görüyorsam O&#8217;dur. Önce, Lise sona kadar okumalı, sonra ışığın ne parçacık ne da dalga olduğunu, her ikisinin olduğunu anlatabilmeilisiniz. Demek ışık sizin bildiğiniz gibi değilmiş. Sizin gördüğünüz şey ise ancak 3-5 yaş grubundaki çocuğu tatmin eder. Ilim eksikliğiniz cehaletinize delalet eder; bizlerde gülüp geçeriz.<br />
Harici mantıkla yazılan yazınıza cevap olabilir ümidindeyim.</p>
<p>Yalan nedir? Bizim aklımıza yalan deyince, hep gerçeği söylememek veya gerçeğin tersini söylemek gelir. Halbuki, bir kavramı veya olayı, olduğundan küçük ve olduğundan büyük göstermekte yalandır. Habbeyi dabbe yapmak. Özellikle, görmenin bakmak olduğunu zanneden nefsperest&#8217;ler (zahiriyye mektebi), Harici Mantıkla, şirk kavramınını &#8220;anlam genişlemesine&#8221; tabi tutuyorlar. Aslında işlerine geldiği veya kafalarının basmadığı her konuyu &#8220;şirk&#8221; kavramına ekliyorlar.Her türlü vesile kavramını şirk ile suçluyorlar. YALAN SÖYLÜYORLAR. YALAN. YALAN. </p>
<p>ALLAH BU DİNİ TAMAMLAMIŞTIR; YANLIŞ GÖRÜLEN UYGULAMALARDADIR; BUNLAR DEĞİŞTİRELEBİLİR veya UYGUN MANTIKI ZEMİNE OTURTULABİLİR.ANCAK, DİN YENİDEN İNMEZ. DİN BELLİDİR. </p>
<p>Halbuki, Arap Toplumu, putlarını İlah edinmişlerdi. Bire-bir olarak. Ayrıca, Cisimleştirmişlerdi. Yani hem tenzihte hemde teşbihte putçuluk vardı. Kur&#8217;an&#8217;da bize bildirilen, Allah&#8217;ın tüm özelliklerini putlarına izafe ediyorlar ve doğrudan put&#8217;a tapıyorlardı. Ayrıca, putların içinden sesli konuşan Cinleri de unutmayalım. Allah&#8217;ın iradesini putlardan ayrı görüyorlardı.Putların Allah haricinde gücü olduğuna inanıyorlardı.(Hiç bir Müslüman bunu düşünmez.)</p>
<p>Önceki çoktanrıcılık kavramına baktığımızda da, Allah&#8217;ın Alem ve Kainat&#8217;a izafeten verdiği sıfatlarının, her bir tanrıya ayrı-ayrı tek-tek verildiğini ve cisimleştirildiğini görüyoruz. Böylece bir çok tanrı çıkıyordu.</p>
<p>Hristiyanlıkta ki kavram ise, Allah&#8217;ın iradesini 3 e bölmek ile şirk oluyordu. Onlar yertüzündeki Tanrıya &#8211; Papaya- inanıyorlar.Müslümanlar yeryüzündeki ne elçi ne de Tanrıya inanırlar. Sadece, nefslerini terbiye edeceklere teslim ederler. Onlarada veli ve efendi derler.</p>
<p>Islam da RAB kavramı çocuk için babasıdır; erişkin için başında kimi &#8220;önder,imam&#8221; seçti ise odur. Ancak, Rab eşit değildir Rabbulalemin&#8217;dir. O rab Onu sadece terbiye eder ve rablik iddiasında bulunmaz. O Rab diye bilinen terbiyece edici de Abd&#8217; dir. &#8220;Sadece görüğüme inanırım&#8221; deyip, fırsatını buldu mu, İstek ve arzularına takılanalr gibi değil. Hristiyanlıkta İŞTE BURADA İDDİA VARDIR. RAHİPLER RABDİRLER. İSA RABDİR. PAPA RABDİR. Ayniyet (benzerlik) eşitlik ifade etmez. Ayrım yapamıyorsanız, çocugunuza sorun; Onun kafası bile bu konuda benzerlik ve eşitlik ilkesini ayırt edebilecek seviyede çalışır.</p>
<p>Soruyorum, hangi Müslüman, Allahın iradesini bir Efendiye veya bir şahısa doğrudan vermektedir? Hiç birisi. Aradaki fark nedir? Sadece bir sınıfa dahil olup, imamlarının yolunda gitmektir (Imam kavramını daraltıp, Şia&#8217;nın verdiği &#8220;anlam daralması&#8221; değildir.) Kur&#8217;an-ı Kerim okuyunuz. Ahiret ve Imam kavramını belleyiniz. Esas: Allah, Kur&#8217;an, İbadet, Sünnet ve ayrılmaz bir parça olan Ahlak ilkelerine sıkı sıkıya bağlı olmaktır. Neticesinde aranan, Fenafirresul olmaktır arkadaşım. Bunu başaramayanlarda bir yere kadar gelirler. Fenafirresul olmak, &#8220;abd&#8221; olmaktır. Resul(SAV) gibi güzel ahlakla amel edip, karşısındaki herkesi O&#8217;nun gördüğü gibi görüp muamale etmektir. Ama Asla RESUL iddiasında bulunmamak demektir .O efendiler, veliler (inkar edenlerin velileri de bizce şeytandır) için Şirk suçlamasını atmanın da 2 temel sebebi vardır:<br />
1-Kibir: Gökyüzüne bakıp Allah&#8217;ı aramaya devam ederler. Yahut kafalarında yarattıkları bir Tanrıya ibadet etmeye engel olamazlar. Çünkü,  &#8211; öldükleri vakit, aslında kendilerininde bu dünyayı tanıyıp, Allahı bulmaya çalışan ruhlarının bir aracı olan &#8211; bedenlerini sabit görürler. Her işi &#8220;ben&#8221; yapıyorum derler. &#8220;Sadece ilhama (fücur ve takva) vesileyim; cüzi irademle karar veriyorum&#8221; diyemezler. Deseler bile ,cüzi iradeyi, doğrudan Allaha verip, Ruhun emrine girmeyi göze alamazlar. Böyle Olup Allah ve Resulun istediği gibi yaşayanlarada &#8220;sen tanrılık iddiasında bulunuyorsun&#8221; gibi komik ithamlarda bulunurlar. Kendilerinde &#8211; aynı mantıkla devam edeceklerse &#8211; milyar sene meydana gelemeyecek kabiliyetleri inkar ederler. O da benim gibi insan deyip, kendilerini diğer insanlarla kıyasa kalkarlar. O zaman okuduğu bir sayfayı anında ezberleyen birisi olamaz derler; niye? Çünkü kendileri yapamazlar ve yapanı da inkar ederler. Ölçüleri de kaba, sığ, bedevi bir mantıktır. Haricilerin namaz kılmaktan alınları ve dirseklerinin nasır tuttuğu her nedense bahsetmezler. Ama bunlar Hz. Aliyi küfür ile suçladılar. Ne oldu binlerce rekat namaz? Oruç? Güme gitti.<br />
2-Kıskançlık: Bu özellik insanları sevmeyi bilmeyen, buna yol bulamayan ve bunu anlamayıp, mutlaka altında bir art niyet arayan bir hastalıktır. Birbirini sırf Allah için sevenlerde gördüğü dayanışma, samimiyet, muhabbeti anlayamazlar; kadınlarına kaba davranırlar; ben doğruyu söylerim diyerekte kıl gibi diklenirler; her şeyi sahiplenirler (MAYMUN gibi. Maymun Milleti beni affetsinler. Tüm hayvanlar, esfel-i safilinde yaşayan konuşan hayvanlardan daha makbuldur)O yüzden, Efendi Veli kavramlarını anlayamazlar. Hatta Peygamber Efendimizi sadece Kuran getiren saygı duyulması gereken bir peygamber olarak anlarlar; ve kendilerine &#8220;harici mantık&#8221;  ile resul deme cür&#8217;et&#8217;ini Kurandan aldıklarını iddia edecek hale gelirler.<br />
Allah, O&#8217;nları Resulallah&#8217;ın şefaatine nail etmesin. Çünkü şefaat yokmuş!; dünyada yapılan iyilik ve kötülüklerin seviyesini hindistan cevizi büyüklüğündeki beyinleri ile değerlendirme gafletinde olanlar, bakalım, Allahın Rahmeti, keremi ve lutfu olmayınca, bir uzvunun bile ibadetini ödeyemeyeceklerini anlayında saat kaçmış?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
