<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress/2.2.2" -->
<rss version="2.0" 
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
	<title>Şefaat nedir ? Kim, kime şefaat eder ? yazısına yapılan yorumlar</title>
	<link>http://www.aliaksoy.net/2007/03/20/sefaat-nedir-kim-kime-sefaat-eder/</link>
	<description>www.aliaksoy.net</description>
	<pubDate>Fri, 05 Dec 2008 04:49:17 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.2.2</generator>

	<item>
		<title>teselli___ tarafından</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2007/03/20/sefaat-nedir-kim-kime-sefaat-eder/#comment-8411</link>
		<author>teselli___</author>
		<pubDate>Fri, 07 Nov 2008 16:21:44 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.aliaksoy.net/2007/03/20/sefaat-nedir-kim-kime-sefaat-eder/#comment-8411</guid>
		<description>yuce kitabımız kur*an da ALLAH bizlere buyuruyorki (zümmer*43*)ALLAH*tan başka şefaatçilermi edindiniz şeffaat vardır diyenler bu ayeti celileyi ve en*an( 51* 78*94*)secde süresi4 müddesir 48 mümin süresi 18* okuduklarına eminlermi aceba yüce RAB*BİMİZ KENDİSİNDEN başka şefaatçiler edinmememiz gerektigini ayetlerde açıklarken hangi delile dayanarak şefaatçi arıyoruz aklım almıyor hala ve hala şefaatçi var diyenler bir zahmet zümersüresi*3* ayetinide okusunlar belki ordaki konu kendilerini işaret ediyordurda farkında deillerdir ALLAH a emanetsiniz sevgi ve saygılarımla</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>yuce kitabımız kur*an da ALLAH bizlere buyuruyorki (zümmer*43*)ALLAH*tan başka şefaatçilermi edindiniz şeffaat vardır diyenler bu ayeti celileyi ve en*an( 51* 78*94*)secde süresi4 müddesir 48 mümin süresi 18* okuduklarına eminlermi aceba yüce RAB*BİMİZ KENDİSİNDEN başka şefaatçiler edinmememiz gerektigini ayetlerde açıklarken hangi delile dayanarak şefaatçi arıyoruz aklım almıyor hala ve hala şefaatçi var diyenler bir zahmet zümersüresi*3* ayetinide okusunlar belki ordaki konu kendilerini işaret ediyordurda farkında deillerdir ALLAH a emanetsiniz sevgi ve saygılarımla</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>mustafa tarafından</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2007/03/20/sefaat-nedir-kim-kime-sefaat-eder/#comment-7939</link>
		<author>mustafa</author>
		<pubDate>Fri, 29 Aug 2008 08:45:40 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.aliaksoy.net/2007/03/20/sefaat-nedir-kim-kime-sefaat-eder/#comment-7939</guid>
		<description>bunu tıtızlıkle ıncelıyıcem alı kardes yahudı kaynaklı deme sebebım tarıhı bıraz okursanız bu sekılde ortaya cıkmıs butun fıkır sahıplerının fınansmanını yahudıler yapmıstır.yoksa kendı uydurdugum bıse degıldır ona dayanarak ve yazdıgım sorulara cevap vermeyısınızden yola cıkarak bu kanata vardım.keşke yuzyuze oturup gorusme ımkanımız olsaydı ama sunu soylıyım yuzyıllardır bırlıkte yasamıs gecmıste turk kurt dıye bır ayrımın asla soz konusu bıle olmadıgı ulkemızde mıllıyetcılık akımları baslatıp dını mıllıyetcılıgı elıne gecen herseyı kullanıp 30 yıldır bu mılletın canını yakan sence kımler?bana dınımı ogretenlermı?ve artık cevap dahı olsa yorum yazmayacagımı verdıgım rahatsızlıktan dolayı ozur dıler dıger bolumlere yazdıgım yorumlardan affımı ıster sızlerede gıtmıs oldugunuz yolda basarılar dıler obur tarafta gorusmek umıdıyle muhabbetlerımle mustafa bılıyodu ama bızı uyarmadı demeyesınız</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bunu tıtızlıkle ıncelıyıcem alı kardes yahudı kaynaklı deme sebebım tarıhı bıraz okursanız bu sekılde ortaya cıkmıs butun fıkır sahıplerının fınansmanını yahudıler yapmıstır.yoksa kendı uydurdugum bıse degıldır ona dayanarak ve yazdıgım sorulara cevap vermeyısınızden yola cıkarak bu kanata vardım.keşke yuzyuze oturup gorusme ımkanımız olsaydı ama sunu soylıyım yuzyıllardır bırlıkte yasamıs gecmıste turk kurt dıye bır ayrımın asla soz konusu bıle olmadıgı ulkemızde mıllıyetcılık akımları baslatıp dını mıllıyetcılıgı elıne gecen herseyı kullanıp 30 yıldır bu mılletın canını yakan sence kımler?bana dınımı ogretenlermı?ve artık cevap dahı olsa yorum yazmayacagımı verdıgım rahatsızlıktan dolayı ozur dıler dıger bolumlere yazdıgım yorumlardan affımı ıster sızlerede gıtmıs oldugunuz yolda basarılar dıler obur tarafta gorusmek umıdıyle muhabbetlerımle mustafa bılıyodu ama bızı uyarmadı demeyesınız</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>admin tarafından</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2007/03/20/sefaat-nedir-kim-kime-sefaat-eder/#comment-7927</link>
		<author>admin</author>
		<pubDate>Thu, 28 Aug 2008 16:55:38 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.aliaksoy.net/2007/03/20/sefaat-nedir-kim-kime-sefaat-eder/#comment-7927</guid>
		<description>Selam Mustafa,

Madem böyle "yahudi kaynaklı" sitelere cevap vermek gereksiz, sen neden cevap veriyorsun ?

Mustafa kardeşim, zannın çoğundan kaçını. Şöyle titiz bir inceleme yaptığın zaman yahudi kaynaklı olan biz miyiz, yoksa sana din öğretenler mi anlarsın. 

Muhabbetlerimle...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Selam Mustafa,</p>
<p>Madem böyle &#8220;yahudi kaynaklı&#8221; sitelere cevap vermek gereksiz, sen neden cevap veriyorsun ?</p>
<p>Mustafa kardeşim, zannın çoğundan kaçını. Şöyle titiz bir inceleme yaptığın zaman yahudi kaynaklı olan biz miyiz, yoksa sana din öğretenler mi anlarsın. </p>
<p>Muhabbetlerimle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>mustafa öz tarafından</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2007/03/20/sefaat-nedir-kim-kime-sefaat-eder/#comment-7916</link>
		<author>mustafa öz</author>
		<pubDate>Wed, 27 Aug 2008 12:04:42 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.aliaksoy.net/2007/03/20/sefaat-nedir-kim-kime-sefaat-eder/#comment-7916</guid>
		<description>tr alfa kardes yuce alah gevşemeyın uzulmeyın dıyor sen hıc ruhunu daraltma bunlar gıbı nıce sapıklar cok gelmış gecmış sana tek rıcam girme boyle sıtelere bunlara cevap vermenın bı mantıgı yok cunku zaten kaynakları ınkardan gelıyor bunların alayı yahudı kaynaklı ınanan saf garıban muslumanlara bıse demıyorum allah akıl fıkır versın allaha emanet ol</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>tr alfa kardes yuce alah gevşemeyın uzulmeyın dıyor sen hıc ruhunu daraltma bunlar gıbı nıce sapıklar cok gelmış gecmış sana tek rıcam girme boyle sıtelere bunlara cevap vermenın bı mantıgı yok cunku zaten kaynakları ınkardan gelıyor bunların alayı yahudı kaynaklı ınanan saf garıban muslumanlara bıse demıyorum allah akıl fıkır versın allaha emanet ol</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>erkam tarafından</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2007/03/20/sefaat-nedir-kim-kime-sefaat-eder/#comment-7822</link>
		<author>erkam</author>
		<pubDate>Wed, 06 Aug 2008 08:46:42 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.aliaksoy.net/2007/03/20/sefaat-nedir-kim-kime-sefaat-eder/#comment-7822</guid>
		<description>tr_alfa:"bu siteye ne zaman girsem ruhum sıkılıyor."

İtiraf etmek gerekirse ben de şahsım adına aynı kanaatteyim,en azından yazılanları okuyunca.Sağlam kanallarla bugüne kadar,İslamiyet adına bize ne hükümler ulaştırıldıysa hepsi de tartışılmak suretiyle temelden sarsılmak isteniyor.Böyle olunca zamanla eğilip bükülebilen ve birey sayısına göre değişkenlik arzeden bir dinle karşı karşıya kalmamız kaçınılmaz bir durum olacak.Bu tür sitelere bir göz atacak olursak vahyin kapsam alanı oldukça daraltıldığı görülecektir.Hatta bazıları öyle yorumlar yapıyor ki;dinin amacı ayrıntı değil öz bir biçimde Allah'a bağlılıktır,diyebilecek kadar ileri gidebiliyor. Aman dikkatli olalım kardeşlerim,dikkatli olalım...

Selam ve Dua İle</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>tr_alfa:&#8221;bu siteye ne zaman girsem ruhum sıkılıyor.&#8221;</p>
<p>İtiraf etmek gerekirse ben de şahsım adına aynı kanaatteyim,en azından yazılanları okuyunca.Sağlam kanallarla bugüne kadar,İslamiyet adına bize ne hükümler ulaştırıldıysa hepsi de tartışılmak suretiyle temelden sarsılmak isteniyor.Böyle olunca zamanla eğilip bükülebilen ve birey sayısına göre değişkenlik arzeden bir dinle karşı karşıya kalmamız kaçınılmaz bir durum olacak.Bu tür sitelere bir göz atacak olursak vahyin kapsam alanı oldukça daraltıldığı görülecektir.Hatta bazıları öyle yorumlar yapıyor ki;dinin amacı ayrıntı değil öz bir biçimde Allah&#8217;a bağlılıktır,diyebilecek kadar ileri gidebiliyor. Aman dikkatli olalım kardeşlerim,dikkatli olalım&#8230;</p>
<p>Selam ve Dua İle</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>gamze tarafından</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2007/03/20/sefaat-nedir-kim-kime-sefaat-eder/#comment-7802</link>
		<author>gamze</author>
		<pubDate>Sat, 02 Aug 2008 06:11:38 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.aliaksoy.net/2007/03/20/sefaat-nedir-kim-kime-sefaat-eder/#comment-7802</guid>
		<description>Allah razı olsun,güzel bi çalışma,ayetlerin karşısında rivayetlerle duranlara da akıl fikir versin Allahım,kuranda şefaat yok diyoruz hala şefaatçisinin şefaatinden bahsediyor bazıları...Kuranı bırakmış Allahın sözünün üstüne söz uyduranlara tabi oluyorlar...etrafımda da çoook var bunlardan....bi kere aklını mantığını kullananına rastlamadım kaç zamandır.insanlar içinde yalnız kaldım:(</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Allah razı olsun,güzel bi çalışma,ayetlerin karşısında rivayetlerle duranlara da akıl fikir versin Allahım,kuranda şefaat yok diyoruz hala şefaatçisinin şefaatinden bahsediyor bazıları&#8230;Kuranı bırakmış Allahın sözünün üstüne söz uyduranlara tabi oluyorlar&#8230;etrafımda da çoook var bunlardan&#8230;.bi kere aklını mantığını kullananına rastlamadım kaç zamandır.insanlar içinde yalnız kaldım:(</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>tr_alfa tarafından</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2007/03/20/sefaat-nedir-kim-kime-sefaat-eder/#comment-7793</link>
		<author>tr_alfa</author>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2008 11:46:45 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.aliaksoy.net/2007/03/20/sefaat-nedir-kim-kime-sefaat-eder/#comment-7793</guid>
		<description>bu siteye ne zaman girsem ruhum sıkılıyo .

silkinin efendiler silkinin allahın verdiği emanetin aklın hakkını verin. her duyduğunuızu taklit etmeyin.araştırıcı olun. ve şunu iyi bilinki etrafınızda doğruları öğrenecek insan yooooook iyi bilirim her taraf kokuşmuş. rabbın rızasını talep eden rabbın göönderdiği namusu talep eden yoook. olanlarda işin içinden çıkamaz ilim bitmiş.

beni yanlış anlamayın sizin niyetinizden şüphe etmem ama bu yolda harcanır gidersiniz

allahın yardımı olmadan çok zor</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bu siteye ne zaman girsem ruhum sıkılıyo .</p>
<p>silkinin efendiler silkinin allahın verdiği emanetin aklın hakkını verin. her duyduğunuızu taklit etmeyin.araştırıcı olun. ve şunu iyi bilinki etrafınızda doğruları öğrenecek insan yooooook iyi bilirim her taraf kokuşmuş. rabbın rızasını talep eden rabbın göönderdiği namusu talep eden yoook. olanlarda işin içinden çıkamaz ilim bitmiş.</p>
<p>beni yanlış anlamayın sizin niyetinizden şüphe etmem ama bu yolda harcanır gidersiniz</p>
<p>allahın yardımı olmadan çok zor</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>tr_alfa tarafından</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2007/03/20/sefaat-nedir-kim-kime-sefaat-eder/#comment-7792</link>
		<author>tr_alfa</author>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2008 11:38:38 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.aliaksoy.net/2007/03/20/sefaat-nedir-kim-kime-sefaat-eder/#comment-7792</guid>
		<description>şefaatçi allahmı?  aman allhım haricilik hortladı zaten bu sitede başka bi mantık yok.

sen okuduğun ayetleri anladığın şekilde yorumlarsan esas sen bu şekilde şirke düşersin sana şefaat ya allah mı yoksa şefaat ya resulullahmı şirk izah edeyim.
madem allah herşeyi apaçık şekilde kuranda yazmış neden tefekkür et diyor ozaman madem en aptalların anlıyacağı şekilde yazılmış kuran neden hep bizi düşünmeye davet ediyor. bey efendi bu site düşünmeden konuşulan yazılanların sitesidir defalarca tecrübe ettim önyargıların oluğu yerde küfür olur. 

şefaat in manası = rica dır.

allahtan başka şefaatçi yoktur ayetinin iniş sebebine bakarsan mananın senin anladığın şekilde olmadığı ortaya çıkar. onlar için hiç bir şefatçinin şefati fayda vermez ayetinde ise onlardan kasıtın tefsirlere bakarsan istisnasız kafirler olduğunu anlarsan . bana hiçbir ayet gösteremezsin ki iman edenlere şefaatin olmadığını yazsın . genelleme yapan 3 ayet vardır ittifakla hpside iman etmeyenler içindir.23 adet şefaatle ilgili ayet vardır . ve çoğudu la olumsuzluk la başlar.
ama bu olumsuzluk vurguları iman etmiyenler içindir. ayetlerin öncesine ve sonrasına bknz lütfen .

şefaat manası rica dır yani allahın izin verdiği sözünden hoşnut olduğu kişilerin allahtan rica(af ve mafiret) etmeleri manasına gelir.kim şefaatçi ise o rica eder manası vardır.

peki sorarım size allah şefaatçi olunca kimden rica edecek daha büyük güç mü vardır kendisindende allahı şefaatçi ediyorsun.

muhakkakki şefaatçi allahtan başkasıdır allahın yarttıklarından birisi veya birileridir. şefaatçi allah olamaz haşa şirktir. allahtan başka daha güçlü bir varlığın ilanıdır sözün kelimenin manasına aykırıdır. sakın arapların yanında arapça bilen birinin yanında söleme çok komik duruma düşersin uzaylı gibi bakarlar ama türk olduğunu söleyince normal karşılarlar gerçi. 

şefaat ya allah haaaa. haddinizi bilin bilmiyosanız bilene sorun öle her duyduğunuza inamyın taklittende sakının araştırıcı olun lütfen öle her önüne gelen kitabı okumakla araştırıcı olunmaz.

bakınız şeffati inkar eden okadar fırka varki görüş varki hepside arapçaya mükemmel bir şekilde vakıf . eğer sizin dediğiniz gibi bi ayetle şefaatin allaha ait oluğu anlaşılsa size kalmazdı bunun ilanı emin olun. yanlızca türkiyede bazı ahmakları kandırarak ne bilmediğini bilmeyen kişilenrin sloganıdır dünyanın hiçbiyerindede böle bişey duyamazsın ispatı çok basittir.yanlız kuran diyenlerin yanında pek takılmamanı tavsiye ederim. kardavi yi tavsiye ederim fırsat buldukça takip et ilim gör. 

şefaat allaha aittir ayetinin lütfen iniş sebebini okuyalım. ve alahı ricacı yapmayalım. şefaat allahtan istenir allah şefaatçi olamaz sıfatlarına aykırıdır.

şefaat le ilgili bileninde bilmeyeninde dikkat etmesi gereken en önemli husus şudur:
lütfen dikkatle oku: mademki şefaat cennete gidecek olanlara var şefaati tevessül konusu yapmak cehalettir.

bu site çok komik bi site</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>şefaatçi allahmı?  aman allhım haricilik hortladı zaten bu sitede başka bi mantık yok.</p>
<p>sen okuduğun ayetleri anladığın şekilde yorumlarsan esas sen bu şekilde şirke düşersin sana şefaat ya allah mı yoksa şefaat ya resulullahmı şirk izah edeyim.<br />
madem allah herşeyi apaçık şekilde kuranda yazmış neden tefekkür et diyor ozaman madem en aptalların anlıyacağı şekilde yazılmış kuran neden hep bizi düşünmeye davet ediyor. bey efendi bu site düşünmeden konuşulan yazılanların sitesidir defalarca tecrübe ettim önyargıların oluğu yerde küfür olur. </p>
<p>şefaat in manası = rica dır.</p>
<p>allahtan başka şefaatçi yoktur ayetinin iniş sebebine bakarsan mananın senin anladığın şekilde olmadığı ortaya çıkar. onlar için hiç bir şefatçinin şefati fayda vermez ayetinde ise onlardan kasıtın tefsirlere bakarsan istisnasız kafirler olduğunu anlarsan . bana hiçbir ayet gösteremezsin ki iman edenlere şefaatin olmadığını yazsın . genelleme yapan 3 ayet vardır ittifakla hpside iman etmeyenler içindir.23 adet şefaatle ilgili ayet vardır . ve çoğudu la olumsuzluk la başlar.<br />
ama bu olumsuzluk vurguları iman etmiyenler içindir. ayetlerin öncesine ve sonrasına bknz lütfen .</p>
<p>şefaat manası rica dır yani allahın izin verdiği sözünden hoşnut olduğu kişilerin allahtan rica(af ve mafiret) etmeleri manasına gelir.kim şefaatçi ise o rica eder manası vardır.</p>
<p>peki sorarım size allah şefaatçi olunca kimden rica edecek daha büyük güç mü vardır kendisindende allahı şefaatçi ediyorsun.</p>
<p>muhakkakki şefaatçi allahtan başkasıdır allahın yarttıklarından birisi veya birileridir. şefaatçi allah olamaz haşa şirktir. allahtan başka daha güçlü bir varlığın ilanıdır sözün kelimenin manasına aykırıdır. sakın arapların yanında arapça bilen birinin yanında söleme çok komik duruma düşersin uzaylı gibi bakarlar ama türk olduğunu söleyince normal karşılarlar gerçi. </p>
<p>şefaat ya allah haaaa. haddinizi bilin bilmiyosanız bilene sorun öle her duyduğunuza inamyın taklittende sakının araştırıcı olun lütfen öle her önüne gelen kitabı okumakla araştırıcı olunmaz.</p>
<p>bakınız şeffati inkar eden okadar fırka varki görüş varki hepside arapçaya mükemmel bir şekilde vakıf . eğer sizin dediğiniz gibi bi ayetle şefaatin allaha ait oluğu anlaşılsa size kalmazdı bunun ilanı emin olun. yanlızca türkiyede bazı ahmakları kandırarak ne bilmediğini bilmeyen kişilenrin sloganıdır dünyanın hiçbiyerindede böle bişey duyamazsın ispatı çok basittir.yanlız kuran diyenlerin yanında pek takılmamanı tavsiye ederim. kardavi yi tavsiye ederim fırsat buldukça takip et ilim gör. </p>
<p>şefaat allaha aittir ayetinin lütfen iniş sebebini okuyalım. ve alahı ricacı yapmayalım. şefaat allahtan istenir allah şefaatçi olamaz sıfatlarına aykırıdır.</p>
<p>şefaat le ilgili bileninde bilmeyeninde dikkat etmesi gereken en önemli husus şudur:<br />
lütfen dikkatle oku: mademki şefaat cennete gidecek olanlara var şefaati tevessül konusu yapmak cehalettir.</p>
<p>bu site çok komik bi site</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>hüseyin altınbay tarafından</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2007/03/20/sefaat-nedir-kim-kime-sefaat-eder/#comment-6653</link>
		<author>hüseyin altınbay</author>
		<pubDate>Tue, 13 May 2008 19:26:40 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.aliaksoy.net/2007/03/20/sefaat-nedir-kim-kime-sefaat-eder/#comment-6653</guid>
		<description>her oluşun ana kaynagı önce imandır.asl olan iman ve buna baglı ameldir.hüküm ise ALLAH cc  ın dır.vekil olarak o yeter.yahudiler üzeyir as mı hrıstıyanlarda isa as ımı ALLLAH katında şefaatcı yaptı .yoksa bizde mi onlar gibi şirk e mi düşelim.mutlak şefaatcı ALLAH cc dir. saygılarımla</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>her oluşun ana kaynagı önce imandır.asl olan iman ve buna baglı ameldir.hüküm ise ALLAH cc  ın dır.vekil olarak o yeter.yahudiler üzeyir as mı hrıstıyanlarda isa as ımı ALLLAH katında şefaatcı yaptı .yoksa bizde mi onlar gibi şirk e mi düşelim.mutlak şefaatcı ALLAH cc dir. saygılarımla</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>enes tarafından</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2007/03/20/sefaat-nedir-kim-kime-sefaat-eder/#comment-6596</link>
		<author>enes</author>
		<pubDate>Wed, 07 May 2008 16:26:18 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.aliaksoy.net/2007/03/20/sefaat-nedir-kim-kime-sefaat-eder/#comment-6596</guid>
		<description>Bütün islam âlimleri, ittifakla, hepsi şefaati kabul etmişlerdir. Sadece nakilden çok akla tâbi olan Mutezile denilen sapık bir fırka ve Vehhabiler şefaati inkâr etmiştir.

Yeni türedi bazı yazarlar da Peygamber efendimize düşmanlık ederek, “Kur'anı getirmekle onun vazifesi bitmiştir. Kimseye faydası olmaz, şefaat edemez” diyorlar. Onun, âlemlere rahmet olarak geldiğini kabul etmiyorlar, Mutezileye, Vehhabilere inanıyorlar da, şefaatin hak olduğunu bildiren âyet ve hadisleri inkâr ediyorlar.

Halbuki Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.) [Nisa 80]
(Allah ve Resulüne itaat eden, en büyük kurtuluşa ermiştir.) [Ahzab 71]

(Peygamberin verdiğini alın, yasak ettiğinden sakının!) [Haşr 7]
(De ki; “Bana uyun ki, Allah da sizi sevsin!”) [Al-i İmran 31]

{Bu âyet-i kerime gelince, münafıklar, “Muhammed kendisine tapılmasını istiyor” dediler. [Şimdiki mezhepsizler de, “Peygamber, Allah’tan üstün tutuluyor” diyorlar.] Bunun üzerine aşağıdaki âyet-i kerime inmiştir. (Şifa-i şerif)}
(De ki; “Allah’a ve Peygambere itaat edin! [İtaat etmeyip] yüz çeviren [kâfir olur] Elbette Allahü teâlâ kâfirleri sevmez.) [Al-i İmran 32]

Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Allahü teâlâ, şefaat edene ve şefaat edilene izin vermedikçe, hiç kimse şefaat edemez. Kalblerindeki müthiş korku giderilince, [şefaat bekleyenler, şefaat edenlere] “Rabbiniz şefaat hakkında ne buyurdu?” diye soracaklar. Onlar [şefaat edenler] ise, “Hak olanı buyurdu [şefaate izin verdi]” diyecekler.) [Sebe 23]

(O gün, kimse şefaat edemez. Ancak Rahman olan Allah’ın izin verdiği ve sözünden hoşlandığı kimse şefaat eder.) [Taha 109]

(Rahman olan Allah’ın nezdinde söz ve izin alanlardan başkası şefaat edemez.) [Meryem 87]

(Allah’ı bırakıp da, taptığı putlar şefaat edemez. Ancak hak dine inanıp ona şahitlik eden kimseler şefaat eder.) [Zuhruf 86]

(Onlar, Onun [Allah’ın] rızasına kavuşmuş olandan başkasına şefaat etmezler.) [Enbiya 28]

(Sadece Allah’ın dilediği ve razı olduğu kimselere şefaat etmesi için izin verilen, göklerde nice melekler vardır.) [Necm 26]

(Allah’ın izni olmadan kim şefaat edebilir?) [Bekara 255]
(Allah’ın izni olmadan hiç kimse şefaatçi olamaz.) [Yunus 3]
(Bütün şefaatler Allah’ın iznine bağlıdır.) [Zümer 44]

Bu âyet-i kerimelerde görüldüğü gibi, şefaat yetkisine sahip olanlar, (Peygamberler, âlimler, şehidler gibi) ancak Allahü teâlânın izni ile şefaat edeceklerdir.

Yukarıdaki âyet-i kerimelerde, Allah’ın izni olmadan kimsenin şefaat edemiyeceği açıkça bildirilmektedir. Ancak Allah’ın izin verdiklerinin bundan müstesna oldukları, yani ancak Allah’ın izni ile şefaat edecekleri bildirilmiştir.

Kimler şefaate kavuşur?
Kâfirlere şefaatçi olmadığını ve putların şefaat edemiyeceğini gösteren âyetleri vehhabiler müslümanlara yüklemeye çalışıyorlar, Peygamberler de şefaat edemez diyorlar. Şefaate sadece iman ehli kavuşacak, kâfirler şefaatten mahrum kalacaklardır.
Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Artık şefaat edicilerin [Peygamberlerin, meleklerin, salihlerin, şehidlerin] şefaati, onlara [kâfirlere] fayda vermez.) [Müddesir 48]

(O gün zalimler [kâfirler] için, müşfik bir dost, sözü dinlenecek şefaatçi de yoktur.) [Mümin 18]
(Kâfir için dost ve şefaatçi yok) demek, (Müminler için dost ve şefaatçi var) demektir. Mesela Mümin suresinin 7, 8 ve 9.âyet-i kerimelerinde, meleklerin müminler için dua ettiği bildirilmektedir. Meleklerin duası elbette kabul olur.

(Kitabın haber verdiği sonuçtan başka bir şey mi bekliyorlar? Haber verilenler ortaya çıktığı gün, önce onu unutmuş olanlar, “Rabbimizin Peygamberleri elbette bize gerçeği getirmişti, şimdi bize şefaat etsin, yahut geriye çevrilsek [dünyaya tekrar gitsek] de işlediklerimizin başka türlüsünü işlesek” derler. Doğrusu kendilerini mahvetmişlerdir, uydurdukları şeyler [putlar] onları koyup kaçmışlardır.) [Araf 53]

(Orada putlarıyla çekişerek derler ki: “Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi âlemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da, inananlardan olsak.) [Şuara 96-102]

(Allah'a koştukları) ortaklarından kendilerine hiçbir şefaatçi çıkmayacaktır. Zaten onlar, ortaklarını da inkâr edeceklerdir.) [Rum 13]

(Ondan başka ilahlar mı edineyim? O Rahman olan Allah, eğer bana bir zarar dilerse putların şefaati bana hiçbir fayda vermez, beni kurtaramaz.) [Yasin 23]

Yukarıdaki âyetler, kâfirlere putların şefaat edemiyeceğini göstermektedir. Bu âyetleri ileri sürerek, (Müslümanlara Peygamberler, melekler, âlimler, evliya, şehidler, Kur’an-ı kerim şefaat edemez) diyerek cahilce iftira ediyorlar.

Kur’anı insanlara açıkla
Eşsiz mucize olan Kur’an-ı kerime uyabilmek için, Kur’anın muhatabı olan Peygamber efendimize uymak ve şerefli sözlerini [hadis-i şeriflerini] kabul etmek lazımdır. Allahü teâlâ, Resulüne Kur’anın açıklamasını, hüküm koymasını emredip, iman, itaat ve Kelime-i şehadette de Resulünü kendisiyle birlikte bildiriyor:
(Kur’anı insanlara açıklayasın diye sana indirdik.) [Nahl 44]

(İhtilaflı şeyleri insanlara açıklayasın ve iman eden bir kavme de hidayet ve rahmet olsun diye bu Kitabı sana indirdik.) [Nahl 64]

(İhtilaflı bir işin hükmünü Allah’tan [Kur’andan] ve Resulünden [Sünnetten] anlayın!) [Nisa 59]

(Aralarındaki anlaşmazlıkta seni hakem tayin edip, verdiğin hükmü tereddütsüz kabullenmedikçe, iman etmiş olmazlar.) [Nisa 65]

(Allah ve Resulü, bir işte hüküm verince, artık inanmış kadın ve erkeğe, o işi kendi isteğine göre, tercih, seçme hakkı kalmaz.) [Ahzab 36]

(Allah’a ve ümmi nebi olan Resulüne iman edin!) [Araf 158]
(Allah’a ve Resulüne itaat edin!) [Enfal 20]

(Allah’a ve Resulüne inanmayan [kâfir olur] kâfirler için de çılgın bir ateş hazırladık.) [Feth 13]
(Size kitabı, hikmeti getiren ve bilmediklerinizi öğreten bir Resul gönderdik.) [Bekara 151]

(Yalnız Kur’an) diyenler kesinlikle Kur’an-ı kerime inanmıyorlar. İslamiyet’i yıkmak için inanmış gibi görünüyorlar. Bunların, Kur’an ve Sünneti kabul etmedikleri için kâfir olduklarını âyetlerle bildirdik.
Bu konudaki hadis-i şerifler de şöyledir:
(Cebrail aleyhisselam, Kur’an ile beraber açıklaması olan sünneti de getirmiştir.) [Darimi]
(Bana Kur’anın misli kadar daha hüküm verildi.) [İ. Ahmed]

(Yalnız Kur’andaki helal ve haramı kabul edin diyenler çıkar. İyi bilin, Peygamberin haram kılması, Allah’ın haram kılması gibidir.) [Tirmizi, Darimi]

(Bana uyan Cennete girer, bana isyan eden ise giremez.) [Buhari]
(Bir zaman gelir “Kur’andan başka şey tanımam” diyenler çıkar) [Ebu Davud]

(Kur’ana ve sünnete uyan hiç sapıtmaz.) [Hakim]
(Sünnetimden yüz çeviren benden değildir.) [Müslim]

(Bir zaman gelir, beni yalanlayanlar çıkar. Bir hadis söylenince, “Resulullah böyle şey söylemez. Bunu bırak, Kur’andan söyle” der.) [Ebu Ya’la]

Yalnız Kur’an diyenler, Kur’andaki İslam diyenler, utanmadan yalan söylüyorlar. Sözlerinde zerre kadar samimiyet yoktur. Kur’ana inanmalarında samimi olsalardı, âyetlere inanırlardı. Allahü teâlâ yalnız Kur’an mı diyor? (Resulüme uyun, onun bildirdiği her şeyi kabul edin, haram ettiklerinden sakının, Resule uyan bana uymuş olur. Ona isyan eden bana isyan etmiş olur. Onun sözleri vahye dayanır. Onun sözünü benim sözüme aykırı görenler ve Allah’ın yolu ile Peygamberin yolunu birbirinden ayırmak isteyenler kâfirdir) buyurmuyor mu?

İşte âyet-i kerime mealleri:
(Resulümün verdiğini alın, yasakladığından da sakının!) [Haşr 7]
(O, [Resulüm] vahiyden başkasını söylemez.) [Necm 3,4]

(Resulüme uyun ki, doğru yolu bulun!) [Araf 158, Nur 54]
(Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.) [Nisa 80]
(Allah ve Resulüne itaat eden Cennete, isyan eden Cehenneme gider.) [Nisa 13,14]

(Aralarında hüküm verilmek üzere Allah’a ve Peygambere çağırıldıkları vakit: “İşittik, itaat ettik” demek, ancak müminlerin sözüdür, işte kurtuluşa erenler onlardır.) [Nur 51]

(Allah’a ve Resulüne karşı gelen, bilsin ki, Allah’ın azabı çok şiddetlidir.) [Enfâl 13]

(Allah’a ve Resulüne itaat edin! [uymayıp] yüz çeviren [kâfirdir] Allah da kâfirleri sevmez.) [A. İmran 32]

(Allah ile resullerinin emirlerini birbirinden ayırıp ikisi arasında bir yol tutmak isteyen kâfirdir.) [Nisa 150,151]

Kur’anda, (yalnız Kur’ana uyun) denmiyor, (Allah’a ve resulüne uyun) deniyor. Resulünü devreden çıkaran, Kur’anın açıklaması olan hadisleri delil saymayan, Kur’anın ifadesi ile kâfir olur.

Resulullah efendimiz açıklıyor
Allahü teâlâ, (Ey Resulüm, Kur’anı insanlara açıkla) buyuruyor. Resulü de açıklıyor:
(İsra suresinin (yakında Rabbin sana makamı mahmudu verecektir) [mealindeki] âyet-i kerimedeki "Makamı mahmud" bana verilecek şefaat hakkıdır.) [Tirmizi]

(Ahirette ilk şefaat eden ve şefaati kabul olan ben olacağım.) [İbni Mace]
(Kıyamet günü en önce ben şefaat edeceğim.) [Müslim]
(İmanla ölen herkese şefaat edeceğim.) [Buhari, Müslim]

(Her Peygamberin, müstecab [kabul olan] bir duası vardır. Ben duamı, ümmetime şefaat etmek için ahirete sakladım.) [Buhari]

(Ümmetimin yarısının Cennete girmesi ile şefaat etmem arasında serbest bırakıldım. Şefaat etmeyi seçtim. Çünkü şefaatimle daha çok kimse Cennete girer.) [İbni Mace]

(Benden önce hiçbir Peygambere verilmeyen beş şeyden biri şefaattir. Şirk üzere ölmeyen [imanla ölen] herkese şefaat edeceğim.) [Bezzar]

(Ümmetimden büyük günah işleyenlere şefaat edeceğim.) [İmam-ı Ahmed, Nesai, Tirmizi, Ebu Davud]

Peygamber efendimiz, günahkârlara şefaat edeceğini bildirince, Hz. Ebüdderda, (İmanı olan hırsız ve zâniler de şefaate kavuşacak mı?) diye sual etti, (Evet, onlara da şefaat edeceğim) buyurdu. (Hatib)

(Nefslerine aldananlara şefaat edeceğim.) [Deylemi]
(Kıyamette, kum sayısından daha çok kimseye şefaat ederim.) [Taberani]

(Ehl-i beytimi sevenlere şefaat edeceğim.) [Hatib]
(Eshabımı kötüleyenden başka, herkese şefaat edeceğim.) [Buhari]

(Kabrimi ziyaret edene şefaatim vacip oldu.) [Buhari, Müslim]
(Kabrimi ziyaret edenin şefaatçisiyim.) [Taberani]

(Sırf beni ziyaret için gelen, Allah’ın izniyle şefaatime kavuşur.) [Müslim]
(Medine’de ölenlere şefaat ederim.) [Tirmizi]

(Medine’nin sıkıntılarına katlanana, şefaat ederim.) [Müslim]
(Sünnetimi [imanını] elinden kaçıran kimseye [kâfire] şefaatim haram oldu.) [Şir’a]

(Şefaatime inanmayan kimse, ona kavuşamaz.) [Şir’a]
(Şefaatime kavuşmak isteyen kızını fasıka vermesin!) [Şir’a]

(Şefaatime en layık olan, bana en çok salevat okuyandır.) [Tirmizi]
(Cuma günü ve gecesi çok salevat getirene şefaat ederim.) [Beyheki]

(Ümmetimden geri kalan olur korkusu ile Cennete girdiğim halde tahtıma oturmam. Allahü teâlâya, "Ya Rabbi ümmetim ümmetim" derim. Rabbim "Ümmetine ne yapmamı istiyorsun?" buyurur. Ben de "Ya Rabbi onların hesaplarını çabuk gör, sıkıntıdan kurtulsunlar" derim. Cehennemliklerin listesi bana verilir. Onlara şefaat ederim. Hatta Cehennem hazini Malik "Ümmetinden cezalanacak kimse bırakmadın" der.) [Beyheki, Taberani]

(Rabbin sana [ahirette çeşitli nimetler, şefaat izni] verecek, sen de hoşnut, razı olacaksın) mealindeki Duha suresi beşinci âyet-i kerimesi inince, Resulullah efendimizin, (Ümmetimden bir kişi Cehennemde kalsa razı oldum demem) diye söylediği tefsirlerde bildirilmiştir. (Tibyan)

Lütfu ile daha fazla verir
Şuarâ suresinin 100. âyetinde, Cehennemdekilerin, (Bizim için şefaat edici [şefaat etmesine izin verilen] kimse yoktur) dedikleri bildirilmektedir. Şurâ suresinin 26. âyetinde ise, (İman edip salih amel işleyenlerin dualarına icabet eder. Lütfundan, fazlasını da verir) buyuruluyor. Fazlasını verir ifadesi, “Onlara şefaat edici arkadaşlar verir ve beraber Cennete girerler” diye tefsir edilmiştir. (İhya)

Hadis-i şerifte de buyuruldu ki:
(Kıyamette Peygamberler, âlimler ve şehidler şefaat eder.) [İ.Mace]

Bütün müfessirler, muhaddisler ve fakihler gibi, dört mezhep imamı da şefaatin hak olduğunu bildirmişlerdir. Bütün âlimlerin en büyüğü olan imam-ı a’zam hazretleri, (Peygamberler, âlimler ve salihler, günahkârlara şefaat edecektir) buyurdu. (Fıkh-ı ekber)

Buraya kadar, şefaatin hak olduğunu bildiren âyet-i kerime ve hadis-i şerifler ile Ehl-i sünnet âlimlerinin yazılarından bazısını bildirdik. Kur’an-ı kerimi açıklayan Peygamber efendimiz ve Eshabı ve Ehl-i sünnet âlimlerinin tamamı şefaatin hak olduğunu bildirmiştir. Bir hadis-i şerifin Kur’an-ı kerime aykırı olup olmadığını en iyi bilen muhaddisler ve diğer Ehl-i sünnet âlimleridir. Bütün muhaddisler, şefaatle ilgili hadis-i şerifleri bildirmişlerdir. Onlar, bir hadisin Kur’an-ı kerime aykırı olup olmadıklarını bilemiyor da, Mısırlı, Suriyeli ve yerli türedi mezhepsizler mi biliyor?

Sen razı olana kadar
Putlarla ilgili âyet-i kerimeleri gösterip, (Resulullah müminlere şefaat edemez) demek, mezhepsizliğe has bir taktiktir.

Duha suresinin, (Sen razı olana [yeter diyene] kadar, her dilediğini vereceğim) mealindeki 5. âyeti, Allahü teâlânın, Peygamberine bütün ilimleri, bütün üstünlükleri, ahkam-ı İslamiyeyi, düşmanlarına karşı yardım ve ümmetine kıyamette her türlü şefaat ve tecelliler ihsan edeceğini vaad etmektedir.
Bu âyet-i kerime gelince, Cebrail aleyhisselama bakıp, (Cehennemde bir müminin kalmasına razı olmam) buyurdu.

Yine buyurdu ki:
(O kadar çok kimseye şefaat ederim ki, Rabbim Allahü teâlâ, bana, “Razı oldun mu?” diye sorunca, “Evet razı oldum” derim.) [Beyheki, Bezzar, Taberani]

(Kıyamette Sırat köprüsünün başında durur, ümmetimin geçmesini beklerim. Allahü teâlâ, "Dilediğini iste, istediklerine şefaat et, şefaatin kabul olunacaktır" buyurur. Ümmetime şefaatten sonra, yalvarmaya devam ederim. Rabbim bana "Ümmetinden ihlasla bir defa "La ilahe illallah" diyen ve imanla ölen herkesi Cennete koy" buyuruncaya kadar yerimden kalkmam.) [İ. Ahmed]

(Allahü teâlâ bana, "Ümmetinin üçte ikisini sorgusuz sualsiz Cennete koymamı mı istersin, yoksa şefaat izni mi istersin?" buyurdu. Ben de şefaat hakkı vermesini istedim. Şefaatim elbette bütün müslümanlaradır.) [Taberani]

(Şirk üzere ölmeyen [imanla ölen] herkese şefaat edeceğim.) [İbni Hibban]

Resulullahı vesile edenlerin, onun şefaati ile tevbelerinin kabul olunacağını şu âyet-i kerime de göstermektedir:
(Nefslerine zulmedenler, sana gelip, Allah’tan af diler ve Resulüm olarak sen de, onlar için af dilersen, Allahü teâlâyı, tevbeleri kabul edici ve merhamet edici bulurlar.) [Nisa 64]

Resulullah gibi şefaatçi olmasaydı
Kabirden, önce Resulullah efendimiz, üzerinde Cennet elbisesi ile kalkacak. Burak üzerinde, elinde liva-ül-hamd isimli bayrakla mahşer yerine gidecek, Peygamberler ve bütün insanlar bu bayrağın altında duracak, hepsi, beklemekten çok sıkılacak, önce Peygamberlerden Hz. Âdem, sonra Hz. Nuh, sonra Hz. İbrahim, Hz. Musa ve Hz. İsa’ya gidip, hesaba başlanması için şefaat etmelerini dileyeceklerdir. Her biri, birer özür bildirerek, Allahü teâlâdan utandıklarını söyleyecekler, şefaat edemiyecekler, sonra Resulullaha gelip yalvaracaklardır.

Önce, Onun ümmeti, Sırattan geçip Cennete girecektir. Sonra bütün Peygamberler şefaat edecektir. (Buhari)

Peygamber efendimizin şefaati şöyle olacak:
1- Makam-ı Mahmud şefaati ile, mahşerde beklemek azabından kurtaracaktır.
2- Çok kimseyi, sorgusuz, sualsiz Cennete sokacaktır.
3- Azap çekmesi gereken müminleri azaptan kurtaracaktır.
4- Günahı çok olan müminleri Cehennemden çıkaracaktır.
5- Sevapla günahı eşit olup, Araf’ta bekleyen kimselerin Cennete gitmelerine şefaat edecektir.
6- Cennete girmiş olanların derecelerinin yükselmesine şefaat edecektir.

Şefaat ile hesaptan kurtardığı yetmiş bin kimsenin her birinin şefaatleri ile de, yetmişer bin kişi sorgusuz, sualsiz Cennete girecektir.

İmam-ı Rabbani hazretleri buyurdu ki:
(Peygamberlerin sonuncusu gibi bir şefaatçi olmasaydı, bu ümmetin günahları kendilerini helak ederdi. Bu ümmetin günahları çok ise de, Allahü teâlânın af ve mağfireti de sonsuzdur. Allahü teâlâ, bu ümmete af ve mağfiretini o kadar saçacak ki, geçmiş ümmetlere böyle merhamet ettiği bilinmiyor. Doksandokuz rahmetini, sanki bu günahkâr ümmet için ayırmıştır.

Allahü teâlâ, af ve mağfiret etmeyi sever. Günahı çok olan bu ümmet kadar af ve mağfirete uğrayacak hiçbir şey yoktur. Bunun için, bu ümmet, ümmetlerin en hayırlısı oldu. Bunların şefaatçileri olan Peygamberleri, Peygamberlerin en üstünü oldu.

Furkan suresi, 70. âyet-i kerimesinde mealen, (Allahü teâlânın, günahlarını iyiliklerle değiştireceği kimseler, onlardır. Onun mağfireti, merhameti sonsuzdur) buyuruldu.) [C.2, m.3]

İmanlı ölen herkese şefaat
İmanını muhafaza ederek ölen herkes şefaate kavuşacaktır. Şefaate kavuşabilmek için imanlı ölmek şarttır. İmanlı ölenler de ebedi kurtuluşa kavuşmuş demektir.

Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(O gün Allah, Peygamberlerini ve iman edip onunla beraber olanları rüsvay etmez.) [Tahrim 8]

Peygamber efendimiz, (Ya Rabbi, ümmetimin kusurlarını başkalarının duymaması için onların hesaplarını bana ver!) deyince, Allahü teâlâ, (Onlar senin ümmetin ise, benim de kullarımdır. Ben onlara senden daha merhametliyim. Ne sen, ne başkaları onların kusurlarını bilemez, hesaplarını gizli görürüm) buyurdu. (İ. Gazali)

(Kıyamette “Ya Rabbi, zerre kadar imanı olanı Cennete koy!” diyeceğim. Hepsi şefaatimle Cennete girecek.) [Buhari]

Hz. Ebu Hüreyre anlatır:
Resulullah efendimizden, kıyamette şefaatine kavuşacak en mutlu kişinin kim olduğunu sordum. (Senin hadislerime olan sevginin çokluğunu bildiğim için, böyle bir soruyu senden önce hiç kimsenin sormayacağını tahmin etmiştim. O mesud kişi, La ilahe illallah Muhammedün Resulullah diyerek imanla ölen kişidir) buyurdu. (Buhari)

__________________</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bütün islam âlimleri, ittifakla, hepsi şefaati kabul etmişlerdir. Sadece nakilden çok akla tâbi olan Mutezile denilen sapık bir fırka ve Vehhabiler şefaati inkâr etmiştir.</p>
<p>Yeni türedi bazı yazarlar da Peygamber efendimize düşmanlık ederek, “Kur&#8217;anı getirmekle onun vazifesi bitmiştir. Kimseye faydası olmaz, şefaat edemez” diyorlar. Onun, âlemlere rahmet olarak geldiğini kabul etmiyorlar, Mutezileye, Vehhabilere inanıyorlar da, şefaatin hak olduğunu bildiren âyet ve hadisleri inkâr ediyorlar.</p>
<p>Halbuki Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:<br />
(Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.) [Nisa 80]<br />
(Allah ve Resulüne itaat eden, en büyük kurtuluşa ermiştir.) [Ahzab 71]</p>
<p>(Peygamberin verdiğini alın, yasak ettiğinden sakının!) [Haşr 7]<br />
(De ki; “Bana uyun ki, Allah da sizi sevsin!”) [Al-i İmran 31]</p>
<p>{Bu âyet-i kerime gelince, münafıklar, “Muhammed kendisine tapılmasını istiyor” dediler. [Şimdiki mezhepsizler de, “Peygamber, Allah’tan üstün tutuluyor” diyorlar.] Bunun üzerine aşağıdaki âyet-i kerime inmiştir. (Şifa-i şerif)}<br />
(De ki; “Allah’a ve Peygambere itaat edin! [İtaat etmeyip] yüz çeviren [kâfir olur] Elbette Allahü teâlâ kâfirleri sevmez.) [Al-i İmran 32]</p>
<p>Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:<br />
(Allahü teâlâ, şefaat edene ve şefaat edilene izin vermedikçe, hiç kimse şefaat edemez. Kalblerindeki müthiş korku giderilince, [şefaat bekleyenler, şefaat edenlere] “Rabbiniz şefaat hakkında ne buyurdu?” diye soracaklar. Onlar [şefaat edenler] ise, “Hak olanı buyurdu [şefaate izin verdi]” diyecekler.) [Sebe 23]</p>
<p>(O gün, kimse şefaat edemez. Ancak Rahman olan Allah’ın izin verdiği ve sözünden hoşlandığı kimse şefaat eder.) [Taha 109]</p>
<p>(Rahman olan Allah’ın nezdinde söz ve izin alanlardan başkası şefaat edemez.) [Meryem 87]</p>
<p>(Allah’ı bırakıp da, taptığı putlar şefaat edemez. Ancak hak dine inanıp ona şahitlik eden kimseler şefaat eder.) [Zuhruf 86]</p>
<p>(Onlar, Onun [Allah’ın] rızasına kavuşmuş olandan başkasına şefaat etmezler.) [Enbiya 28]</p>
<p>(Sadece Allah’ın dilediği ve razı olduğu kimselere şefaat etmesi için izin verilen, göklerde nice melekler vardır.) [Necm 26]</p>
<p>(Allah’ın izni olmadan kim şefaat edebilir?) [Bekara 255]<br />
(Allah’ın izni olmadan hiç kimse şefaatçi olamaz.) [Yunus 3]<br />
(Bütün şefaatler Allah’ın iznine bağlıdır.) [Zümer 44]</p>
<p>Bu âyet-i kerimelerde görüldüğü gibi, şefaat yetkisine sahip olanlar, (Peygamberler, âlimler, şehidler gibi) ancak Allahü teâlânın izni ile şefaat edeceklerdir.</p>
<p>Yukarıdaki âyet-i kerimelerde, Allah’ın izni olmadan kimsenin şefaat edemiyeceği açıkça bildirilmektedir. Ancak Allah’ın izin verdiklerinin bundan müstesna oldukları, yani ancak Allah’ın izni ile şefaat edecekleri bildirilmiştir.</p>
<p>Kimler şefaate kavuşur?<br />
Kâfirlere şefaatçi olmadığını ve putların şefaat edemiyeceğini gösteren âyetleri vehhabiler müslümanlara yüklemeye çalışıyorlar, Peygamberler de şefaat edemez diyorlar. Şefaate sadece iman ehli kavuşacak, kâfirler şefaatten mahrum kalacaklardır.<br />
Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:<br />
(Artık şefaat edicilerin [Peygamberlerin, meleklerin, salihlerin, şehidlerin] şefaati, onlara [kâfirlere] fayda vermez.) [Müddesir 48]</p>
<p>(O gün zalimler [kâfirler] için, müşfik bir dost, sözü dinlenecek şefaatçi de yoktur.) [Mümin 18]<br />
(Kâfir için dost ve şefaatçi yok) demek, (Müminler için dost ve şefaatçi var) demektir. Mesela Mümin suresinin 7, 8 ve 9.âyet-i kerimelerinde, meleklerin müminler için dua ettiği bildirilmektedir. Meleklerin duası elbette kabul olur.</p>
<p>(Kitabın haber verdiği sonuçtan başka bir şey mi bekliyorlar? Haber verilenler ortaya çıktığı gün, önce onu unutmuş olanlar, “Rabbimizin Peygamberleri elbette bize gerçeği getirmişti, şimdi bize şefaat etsin, yahut geriye çevrilsek [dünyaya tekrar gitsek] de işlediklerimizin başka türlüsünü işlesek” derler. Doğrusu kendilerini mahvetmişlerdir, uydurdukları şeyler [putlar] onları koyup kaçmışlardır.) [Araf 53]</p>
<p>(Orada putlarıyla çekişerek derler ki: “Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi âlemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da, inananlardan olsak.) [Şuara 96-102]</p>
<p>(Allah&#8217;a koştukları) ortaklarından kendilerine hiçbir şefaatçi çıkmayacaktır. Zaten onlar, ortaklarını da inkâr edeceklerdir.) [Rum 13]</p>
<p>(Ondan başka ilahlar mı edineyim? O Rahman olan Allah, eğer bana bir zarar dilerse putların şefaati bana hiçbir fayda vermez, beni kurtaramaz.) [Yasin 23]</p>
<p>Yukarıdaki âyetler, kâfirlere putların şefaat edemiyeceğini göstermektedir. Bu âyetleri ileri sürerek, (Müslümanlara Peygamberler, melekler, âlimler, evliya, şehidler, Kur’an-ı kerim şefaat edemez) diyerek cahilce iftira ediyorlar.</p>
<p>Kur’anı insanlara açıkla<br />
Eşsiz mucize olan Kur’an-ı kerime uyabilmek için, Kur’anın muhatabı olan Peygamber efendimize uymak ve şerefli sözlerini [hadis-i şeriflerini] kabul etmek lazımdır. Allahü teâlâ, Resulüne Kur’anın açıklamasını, hüküm koymasını emredip, iman, itaat ve Kelime-i şehadette de Resulünü kendisiyle birlikte bildiriyor:<br />
(Kur’anı insanlara açıklayasın diye sana indirdik.) [Nahl 44]</p>
<p>(İhtilaflı şeyleri insanlara açıklayasın ve iman eden bir kavme de hidayet ve rahmet olsun diye bu Kitabı sana indirdik.) [Nahl 64]</p>
<p>(İhtilaflı bir işin hükmünü Allah’tan [Kur’andan] ve Resulünden [Sünnetten] anlayın!) [Nisa 59]</p>
<p>(Aralarındaki anlaşmazlıkta seni hakem tayin edip, verdiğin hükmü tereddütsüz kabullenmedikçe, iman etmiş olmazlar.) [Nisa 65]</p>
<p>(Allah ve Resulü, bir işte hüküm verince, artık inanmış kadın ve erkeğe, o işi kendi isteğine göre, tercih, seçme hakkı kalmaz.) [Ahzab 36]</p>
<p>(Allah’a ve ümmi nebi olan Resulüne iman edin!) [Araf 158]<br />
(Allah’a ve Resulüne itaat edin!) [Enfal 20]</p>
<p>(Allah’a ve Resulüne inanmayan [kâfir olur] kâfirler için de çılgın bir ateş hazırladık.) [Feth 13]<br />
(Size kitabı, hikmeti getiren ve bilmediklerinizi öğreten bir Resul gönderdik.) [Bekara 151]</p>
<p>(Yalnız Kur’an) diyenler kesinlikle Kur’an-ı kerime inanmıyorlar. İslamiyet’i yıkmak için inanmış gibi görünüyorlar. Bunların, Kur’an ve Sünneti kabul etmedikleri için kâfir olduklarını âyetlerle bildirdik.<br />
Bu konudaki hadis-i şerifler de şöyledir:<br />
(Cebrail aleyhisselam, Kur’an ile beraber açıklaması olan sünneti de getirmiştir.) [Darimi]<br />
(Bana Kur’anın misli kadar daha hüküm verildi.) [İ. Ahmed]</p>
<p>(Yalnız Kur’andaki helal ve haramı kabul edin diyenler çıkar. İyi bilin, Peygamberin haram kılması, Allah’ın haram kılması gibidir.) [Tirmizi, Darimi]</p>
<p>(Bana uyan Cennete girer, bana isyan eden ise giremez.) [Buhari]<br />
(Bir zaman gelir “Kur’andan başka şey tanımam” diyenler çıkar) [Ebu Davud]</p>
<p>(Kur’ana ve sünnete uyan hiç sapıtmaz.) [Hakim]<br />
(Sünnetimden yüz çeviren benden değildir.) [Müslim]</p>
<p>(Bir zaman gelir, beni yalanlayanlar çıkar. Bir hadis söylenince, “Resulullah böyle şey söylemez. Bunu bırak, Kur’andan söyle” der.) [Ebu Ya’la]</p>
<p>Yalnız Kur’an diyenler, Kur’andaki İslam diyenler, utanmadan yalan söylüyorlar. Sözlerinde zerre kadar samimiyet yoktur. Kur’ana inanmalarında samimi olsalardı, âyetlere inanırlardı. Allahü teâlâ yalnız Kur’an mı diyor? (Resulüme uyun, onun bildirdiği her şeyi kabul edin, haram ettiklerinden sakının, Resule uyan bana uymuş olur. Ona isyan eden bana isyan etmiş olur. Onun sözleri vahye dayanır. Onun sözünü benim sözüme aykırı görenler ve Allah’ın yolu ile Peygamberin yolunu birbirinden ayırmak isteyenler kâfirdir) buyurmuyor mu?</p>
<p>İşte âyet-i kerime mealleri:<br />
(Resulümün verdiğini alın, yasakladığından da sakının!) [Haşr 7]<br />
(O, [Resulüm] vahiyden başkasını söylemez.) [Necm 3,4]</p>
<p>(Resulüme uyun ki, doğru yolu bulun!) [Araf 158, Nur 54]<br />
(Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.) [Nisa 80]<br />
(Allah ve Resulüne itaat eden Cennete, isyan eden Cehenneme gider.) [Nisa 13,14]</p>
<p>(Aralarında hüküm verilmek üzere Allah’a ve Peygambere çağırıldıkları vakit: “İşittik, itaat ettik” demek, ancak müminlerin sözüdür, işte kurtuluşa erenler onlardır.) [Nur 51]</p>
<p>(Allah’a ve Resulüne karşı gelen, bilsin ki, Allah’ın azabı çok şiddetlidir.) [Enfâl 13]</p>
<p>(Allah’a ve Resulüne itaat edin! [uymayıp] yüz çeviren [kâfirdir] Allah da kâfirleri sevmez.) [A. İmran 32]</p>
<p>(Allah ile resullerinin emirlerini birbirinden ayırıp ikisi arasında bir yol tutmak isteyen kâfirdir.) [Nisa 150,151]</p>
<p>Kur’anda, (yalnız Kur’ana uyun) denmiyor, (Allah’a ve resulüne uyun) deniyor. Resulünü devreden çıkaran, Kur’anın açıklaması olan hadisleri delil saymayan, Kur’anın ifadesi ile kâfir olur.</p>
<p>Resulullah efendimiz açıklıyor<br />
Allahü teâlâ, (Ey Resulüm, Kur’anı insanlara açıkla) buyuruyor. Resulü de açıklıyor:<br />
(İsra suresinin (yakında Rabbin sana makamı mahmudu verecektir) [mealindeki] âyet-i kerimedeki &#8220;Makamı mahmud&#8221; bana verilecek şefaat hakkıdır.) [Tirmizi]</p>
<p>(Ahirette ilk şefaat eden ve şefaati kabul olan ben olacağım.) [İbni Mace]<br />
(Kıyamet günü en önce ben şefaat edeceğim.) [Müslim]<br />
(İmanla ölen herkese şefaat edeceğim.) [Buhari, Müslim]</p>
<p>(Her Peygamberin, müstecab [kabul olan] bir duası vardır. Ben duamı, ümmetime şefaat etmek için ahirete sakladım.) [Buhari]</p>
<p>(Ümmetimin yarısının Cennete girmesi ile şefaat etmem arasında serbest bırakıldım. Şefaat etmeyi seçtim. Çünkü şefaatimle daha çok kimse Cennete girer.) [İbni Mace]</p>
<p>(Benden önce hiçbir Peygambere verilmeyen beş şeyden biri şefaattir. Şirk üzere ölmeyen [imanla ölen] herkese şefaat edeceğim.) [Bezzar]</p>
<p>(Ümmetimden büyük günah işleyenlere şefaat edeceğim.) [İmam-ı Ahmed, Nesai, Tirmizi, Ebu Davud]</p>
<p>Peygamber efendimiz, günahkârlara şefaat edeceğini bildirince, Hz. Ebüdderda, (İmanı olan hırsız ve zâniler de şefaate kavuşacak mı?) diye sual etti, (Evet, onlara da şefaat edeceğim) buyurdu. (Hatib)</p>
<p>(Nefslerine aldananlara şefaat edeceğim.) [Deylemi]<br />
(Kıyamette, kum sayısından daha çok kimseye şefaat ederim.) [Taberani]</p>
<p>(Ehl-i beytimi sevenlere şefaat edeceğim.) [Hatib]<br />
(Eshabımı kötüleyenden başka, herkese şefaat edeceğim.) [Buhari]</p>
<p>(Kabrimi ziyaret edene şefaatim vacip oldu.) [Buhari, Müslim]<br />
(Kabrimi ziyaret edenin şefaatçisiyim.) [Taberani]</p>
<p>(Sırf beni ziyaret için gelen, Allah’ın izniyle şefaatime kavuşur.) [Müslim]<br />
(Medine’de ölenlere şefaat ederim.) [Tirmizi]</p>
<p>(Medine’nin sıkıntılarına katlanana, şefaat ederim.) [Müslim]<br />
(Sünnetimi [imanını] elinden kaçıran kimseye [kâfire] şefaatim haram oldu.) [Şir’a]</p>
<p>(Şefaatime inanmayan kimse, ona kavuşamaz.) [Şir’a]<br />
(Şefaatime kavuşmak isteyen kızını fasıka vermesin!) [Şir’a]</p>
<p>(Şefaatime en layık olan, bana en çok salevat okuyandır.) [Tirmizi]<br />
(Cuma günü ve gecesi çok salevat getirene şefaat ederim.) [Beyheki]</p>
<p>(Ümmetimden geri kalan olur korkusu ile Cennete girdiğim halde tahtıma oturmam. Allahü teâlâya, &#8220;Ya Rabbi ümmetim ümmetim&#8221; derim. Rabbim &#8220;Ümmetine ne yapmamı istiyorsun?&#8221; buyurur. Ben de &#8220;Ya Rabbi onların hesaplarını çabuk gör, sıkıntıdan kurtulsunlar&#8221; derim. Cehennemliklerin listesi bana verilir. Onlara şefaat ederim. Hatta Cehennem hazini Malik &#8220;Ümmetinden cezalanacak kimse bırakmadın&#8221; der.) [Beyheki, Taberani]</p>
<p>(Rabbin sana [ahirette çeşitli nimetler, şefaat izni] verecek, sen de hoşnut, razı olacaksın) mealindeki Duha suresi beşinci âyet-i kerimesi inince, Resulullah efendimizin, (Ümmetimden bir kişi Cehennemde kalsa razı oldum demem) diye söylediği tefsirlerde bildirilmiştir. (Tibyan)</p>
<p>Lütfu ile daha fazla verir<br />
Şuarâ suresinin 100. âyetinde, Cehennemdekilerin, (Bizim için şefaat edici [şefaat etmesine izin verilen] kimse yoktur) dedikleri bildirilmektedir. Şurâ suresinin 26. âyetinde ise, (İman edip salih amel işleyenlerin dualarına icabet eder. Lütfundan, fazlasını da verir) buyuruluyor. Fazlasını verir ifadesi, “Onlara şefaat edici arkadaşlar verir ve beraber Cennete girerler” diye tefsir edilmiştir. (İhya)</p>
<p>Hadis-i şerifte de buyuruldu ki:<br />
(Kıyamette Peygamberler, âlimler ve şehidler şefaat eder.) [İ.Mace]</p>
<p>Bütün müfessirler, muhaddisler ve fakihler gibi, dört mezhep imamı da şefaatin hak olduğunu bildirmişlerdir. Bütün âlimlerin en büyüğü olan imam-ı a’zam hazretleri, (Peygamberler, âlimler ve salihler, günahkârlara şefaat edecektir) buyurdu. (Fıkh-ı ekber)</p>
<p>Buraya kadar, şefaatin hak olduğunu bildiren âyet-i kerime ve hadis-i şerifler ile Ehl-i sünnet âlimlerinin yazılarından bazısını bildirdik. Kur’an-ı kerimi açıklayan Peygamber efendimiz ve Eshabı ve Ehl-i sünnet âlimlerinin tamamı şefaatin hak olduğunu bildirmiştir. Bir hadis-i şerifin Kur’an-ı kerime aykırı olup olmadığını en iyi bilen muhaddisler ve diğer Ehl-i sünnet âlimleridir. Bütün muhaddisler, şefaatle ilgili hadis-i şerifleri bildirmişlerdir. Onlar, bir hadisin Kur’an-ı kerime aykırı olup olmadıklarını bilemiyor da, Mısırlı, Suriyeli ve yerli türedi mezhepsizler mi biliyor?</p>
<p>Sen razı olana kadar<br />
Putlarla ilgili âyet-i kerimeleri gösterip, (Resulullah müminlere şefaat edemez) demek, mezhepsizliğe has bir taktiktir.</p>
<p>Duha suresinin, (Sen razı olana [yeter diyene] kadar, her dilediğini vereceğim) mealindeki 5. âyeti, Allahü teâlânın, Peygamberine bütün ilimleri, bütün üstünlükleri, ahkam-ı İslamiyeyi, düşmanlarına karşı yardım ve ümmetine kıyamette her türlü şefaat ve tecelliler ihsan edeceğini vaad etmektedir.<br />
Bu âyet-i kerime gelince, Cebrail aleyhisselama bakıp, (Cehennemde bir müminin kalmasına razı olmam) buyurdu.</p>
<p>Yine buyurdu ki:<br />
(O kadar çok kimseye şefaat ederim ki, Rabbim Allahü teâlâ, bana, “Razı oldun mu?” diye sorunca, “Evet razı oldum” derim.) [Beyheki, Bezzar, Taberani]</p>
<p>(Kıyamette Sırat köprüsünün başında durur, ümmetimin geçmesini beklerim. Allahü teâlâ, &#8220;Dilediğini iste, istediklerine şefaat et, şefaatin kabul olunacaktır&#8221; buyurur. Ümmetime şefaatten sonra, yalvarmaya devam ederim. Rabbim bana &#8220;Ümmetinden ihlasla bir defa &#8220;La ilahe illallah&#8221; diyen ve imanla ölen herkesi Cennete koy&#8221; buyuruncaya kadar yerimden kalkmam.) [İ. Ahmed]</p>
<p>(Allahü teâlâ bana, &#8220;Ümmetinin üçte ikisini sorgusuz sualsiz Cennete koymamı mı istersin, yoksa şefaat izni mi istersin?&#8221; buyurdu. Ben de şefaat hakkı vermesini istedim. Şefaatim elbette bütün müslümanlaradır.) [Taberani]</p>
<p>(Şirk üzere ölmeyen [imanla ölen] herkese şefaat edeceğim.) [İbni Hibban]</p>
<p>Resulullahı vesile edenlerin, onun şefaati ile tevbelerinin kabul olunacağını şu âyet-i kerime de göstermektedir:<br />
(Nefslerine zulmedenler, sana gelip, Allah’tan af diler ve Resulüm olarak sen de, onlar için af dilersen, Allahü teâlâyı, tevbeleri kabul edici ve merhamet edici bulurlar.) [Nisa 64]</p>
<p>Resulullah gibi şefaatçi olmasaydı<br />
Kabirden, önce Resulullah efendimiz, üzerinde Cennet elbisesi ile kalkacak. Burak üzerinde, elinde liva-ül-hamd isimli bayrakla mahşer yerine gidecek, Peygamberler ve bütün insanlar bu bayrağın altında duracak, hepsi, beklemekten çok sıkılacak, önce Peygamberlerden Hz. Âdem, sonra Hz. Nuh, sonra Hz. İbrahim, Hz. Musa ve Hz. İsa’ya gidip, hesaba başlanması için şefaat etmelerini dileyeceklerdir. Her biri, birer özür bildirerek, Allahü teâlâdan utandıklarını söyleyecekler, şefaat edemiyecekler, sonra Resulullaha gelip yalvaracaklardır.</p>
<p>Önce, Onun ümmeti, Sırattan geçip Cennete girecektir. Sonra bütün Peygamberler şefaat edecektir. (Buhari)</p>
<p>Peygamber efendimizin şefaati şöyle olacak:<br />
1- Makam-ı Mahmud şefaati ile, mahşerde beklemek azabından kurtaracaktır.<br />
2- Çok kimseyi, sorgusuz, sualsiz Cennete sokacaktır.<br />
3- Azap çekmesi gereken müminleri azaptan kurtaracaktır.<br />
4- Günahı çok olan müminleri Cehennemden çıkaracaktır.<br />
5- Sevapla günahı eşit olup, Araf’ta bekleyen kimselerin Cennete gitmelerine şefaat edecektir.<br />
6- Cennete girmiş olanların derecelerinin yükselmesine şefaat edecektir.</p>
<p>Şefaat ile hesaptan kurtardığı yetmiş bin kimsenin her birinin şefaatleri ile de, yetmişer bin kişi sorgusuz, sualsiz Cennete girecektir.</p>
<p>İmam-ı Rabbani hazretleri buyurdu ki:<br />
(Peygamberlerin sonuncusu gibi bir şefaatçi olmasaydı, bu ümmetin günahları kendilerini helak ederdi. Bu ümmetin günahları çok ise de, Allahü teâlânın af ve mağfireti de sonsuzdur. Allahü teâlâ, bu ümmete af ve mağfiretini o kadar saçacak ki, geçmiş ümmetlere böyle merhamet ettiği bilinmiyor. Doksandokuz rahmetini, sanki bu günahkâr ümmet için ayırmıştır.</p>
<p>Allahü teâlâ, af ve mağfiret etmeyi sever. Günahı çok olan bu ümmet kadar af ve mağfirete uğrayacak hiçbir şey yoktur. Bunun için, bu ümmet, ümmetlerin en hayırlısı oldu. Bunların şefaatçileri olan Peygamberleri, Peygamberlerin en üstünü oldu.</p>
<p>Furkan suresi, 70. âyet-i kerimesinde mealen, (Allahü teâlânın, günahlarını iyiliklerle değiştireceği kimseler, onlardır. Onun mağfireti, merhameti sonsuzdur) buyuruldu.) [C.2, m.3]</p>
<p>İmanlı ölen herkese şefaat<br />
İmanını muhafaza ederek ölen herkes şefaate kavuşacaktır. Şefaate kavuşabilmek için imanlı ölmek şarttır. İmanlı ölenler de ebedi kurtuluşa kavuşmuş demektir.</p>
<p>Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:<br />
(O gün Allah, Peygamberlerini ve iman edip onunla beraber olanları rüsvay etmez.) [Tahrim 8]</p>
<p>Peygamber efendimiz, (Ya Rabbi, ümmetimin kusurlarını başkalarının duymaması için onların hesaplarını bana ver!) deyince, Allahü teâlâ, (Onlar senin ümmetin ise, benim de kullarımdır. Ben onlara senden daha merhametliyim. Ne sen, ne başkaları onların kusurlarını bilemez, hesaplarını gizli görürüm) buyurdu. (İ. Gazali)</p>
<p>(Kıyamette “Ya Rabbi, zerre kadar imanı olanı Cennete koy!” diyeceğim. Hepsi şefaatimle Cennete girecek.) [Buhari]</p>
<p>Hz. Ebu Hüreyre anlatır:<br />
Resulullah efendimizden, kıyamette şefaatine kavuşacak en mutlu kişinin kim olduğunu sordum. (Senin hadislerime olan sevginin çokluğunu bildiğim için, böyle bir soruyu senden önce hiç kimsenin sormayacağını tahmin etmiştim. O mesud kişi, La ilahe illallah Muhammedün Resulullah diyerek imanla ölen kişidir) buyurdu. (Buhari)</p>
<p>__________________</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
