Süper bir Mehdi Hayal Ediyorum, Bilincim Kapalı
Bir ramazan gecesiydi. Ortalık zifiri karanlıktı. O esnada sanırım uyuyordum.
Doğu tarafından aniden bir gürültü koptu. Sandım ki mutfaktaki, banyodaki, odadaki ve kömürlükteki tüpler patladı. (Evde bu kadar tüpün olması iyiye işaret değildi biliyordum). Tüpleri kontrol edeyim diye fırladım yatağımdan. Bir de ne göreyim, tüplerde hiçbirşey yoktu.
Evdeki tek ses; buzdolabının, televizyonun, açık kalan bilgisayarın, müzik setinin ve çamaşır makinesinin gürültüsüydü. Evde çıt yoktu. O an anlamıştım “bu ses dışardan geliyor”. Hemen pencereye fırladım, acaba gökyüzünde bir değişiklik var mı diye. Bir de ne göreyim! Hiçbir değişiklik yok. Geçen akşam saydığım 2 küsür milyon yıldız yerinden bile oynamamış. Ama kutup yıldızının biraz sola çektiğini fark ettim.
Sonra da arkasından mavi, yeşil ve kırmızı ışık saçarak kayan bir gök taşı kümesi farkettim. Bu bir işaretti. Evet evet bu bir işaretti. O an anladım ki bu gece beklenen geceydi. O gelmişti. Şölenlere, kutlamalara, sevinç çığlıklarına ve şenliklere hazır olmalıydım.
O ara bizim ufaklık yanıma yanaştı ve “baba” diye seslendi. “Şehrin göbeğinde bugün konser var herhalde, havai fişekler gökyüzünü ne güzel aydınlatıyor değil mi” dedi. O an bütün umutlarımı yitirmiştim. Hayallerim mahvolmuştu. Bizim 6,75 yaşındaki bücür hayallerimin üzerinden adeta bir kamyon gibi geçmişti.
Aha geldi aha gelecek, gözünüz yollarda kaldı biliyorum. Hasretlik zor iş. Bilin bakalım güneyden mi yoksa kuzeyden mi zuhur edecek? “Mehdi” yaz 6666’ya gönder nereden zuhur edeceğini öğren.
Peki herkesi razı edebilir mi kahramanımız? Karada kaçanı, havada uçanı, gariban solucanı, sırt üstü dönmüş tosbağayı, emekliyi, dulu ve yetimi? Ne dersiniz?.. Memnun edebilir mi? Eder niye etmesin? Adı üstünde “Süper Mehdi.. Hem de 100 oktan”.
Acaba nasıl bir donanıma sahip. Özellikleri ne? Eminim merak ediyorsunuz.. Bugüne kadar onun hakkında ne söylendiyse az ve eksik söylendi. Ben tamamlamaya niyet ettim. Onun tam ve kusursuz olmasını istiyorum. Hesabı sıkı tutmasını istiyorum. Bir oturuşta bir buzağıyı yemesini, kürdan ve peçete kullanmasını istiyorum. Karşısına dağlar, taşlar, kuşlar ağaçlar bile dikilse hepsini ezip geçmesini istiyorum. Işınlanmasını, bir an burada bir an New Zelanda’da olabilmesini istiyorum. Kuru bir ağacı söküp başka bir yere diktiğinde ağacın hemen karpuz vermesini istiyorum. Karpuz ağacını yetiştirebilen tek kişi olmasını istiyorum. Kuru bir kamış ağacını eline aldığı zaman, ağacın aniden “NEY veya Obua” olmasını istiyorum.
Onun da bir ışın kılıcının olmasını istiyorum. USA kahramanlarından neyi eksik. Hatta yeşil bir taytının olmasını ve o taytın üzerine don giymesini istiyorum. Leb demeden nohutu anlamasını istiyorum. Dünyanın öbür ucundaki bir kadının dırdırını işitebilmesini ve kocasının yerine “yeter artık ulan” deyip kapıyı çarpar gibi yapmasını istiyorum.
Bol bol gizli güçlerinin olmasını, bir oturuşta yediyüz kitap okumasını, hamur açmasını, zeytinyağlı dolma yapmasını, engelli koşu yapmasını, bir de sigara içmesini istiyorum. (Tiryakisi olup nasıl sigara bırakılırmış herkese öğretsin diye. Zayban meretinden de kurtarır bizi)
Bütün püsürüklü işlerin girift tarafını bilmesini ve çözüm bulmasını istiyorum. Organik tarımı yaygınlaştırıp milleti hormondan kurtarmasını, “stokçuluk yapan bizden değildir” anlayışını yeryüzüne hakim kılmasını, yeni doğan her bebenin gönlüne “sevgiyi” aşılamasını, baktı olmuyor kızamık, hepatit B, C, D aşısı yapmasını istiyorum.
Kayıp kaseyi bulmasını, sır namına ne varsa hepsini ortaya dökmesini, ebced, matematik, fizik, kimya, biyoloji, antropoloji, kısaca ne kadar “loji” varsa hepsini bilmesini istiyorum.
Erzincan’ı dünyanın başkenti yapmasını, İstanbul’u nahiye haline çevirmesini, hatta mümkünse özgürlük anıtını bulunduğu yerden kaldırıp Irak’a dikmesini istiyorum.
“Savulun uleyn” demesini, bir yayla 200 ok fırlatmasını, ata ters binebilmesini, bir bakışıyla dağ ve çam devirmesini istiyorum.
Bir tıkla herkesin elektrik, su, telefon, doğalgaz ve vergi borçlarını ödeyebilmesini istiyorum. Bankacılığı kaldırmasını bunun yerine “MFK” (Mehdi finans kurumları) kurumunu yaygınlaştırmasını istiyorum.
Ortaya çıktığı vakıt bir daha kaybolmamasını, kaybolsa bile ara sıra cep telefonuyla “nerde olduğunu bize söylemesini istiyorum.
Biraz da fiziksel özelliklerinden bahsetmek istiyorum.
Metre cinsinden 1.30’dan küçük, 1.90’dan büyük olmamalı. Kivi tenli, lila saçlı yeşil gözlü, body building vücutlu, iki omuz arası mesafenin en az 2 metre olmasını, alnının geniş burnunun parlak, 45 numero palet giymesini, yarım metre çapında bir de elinin olmasını istiyorum. Şaplaaa godummu uzatsın diye. Kirli sakallı gezen, gözünden ışık, burun deliklerinden de ateş saçabilmesini istiyorum.
130 erkeğin cinsel gücüne sahip olmasını ve Cengizhan’ı aratmamasını istiyorum. Ondan bin yıl sonra dünyanın %80’inin onun torunu olmasını istiyorum.
Sağ yanağına gözünün hemen alt kısmına da bir tane ben istiyorum. Benin rengiyle ilgili de kararsız kalmak istiyorum. Omzunda mühür, kolunda dövme, burnunda hızma, göbeğinde pirsing, kulağında da gümüş bir küpe olmasını istiyorum.
Onun bir sürü kardeşinin olmasını istiyorum. Hayır vazgeçtim az kardeşi olsun. Olmadı bundan da vazgeçtim onun hiç kardeşi olmasın. Hatta anasız babasız olsun. Ama halası dayısı da olsun.
Evet farkındayım çok şey istiyorum. Hatta ve hatta zopa istiyorum.
Sonuç olarak, bu beklentimin boşa çıkacağını ve avucumu yalayacağımı bilmiyor muyum?! Eşşek (bal mıydı yoksa) gibi de biliyorum. “Niye o zaman fantezi kurup duruyorsun” diyenleri de duyar gibi oluyorum. (Bana mı zuhur etti ne?) Başlıktan da mı anlamıyorsunuz kardeşim, şu an bilincim kapalı. Gayet normal değil mi? Bilincim açılana dek fantezi kurma hakkım saklıydı kullandım. Hadi ben fark ettim bilincimin kapalı olduğunu ve hatamı anladım. Ya asırlardır bilinci kapalı olup da insanları hayal aleminde bir oraya bir buraya koşturan işgüzarlara ne demeli? Gücünüz bu garibana mı yetiyor?
Aha geldi aha gelecek diye asırlarca kandırılmadınız mı? Uyutulmadınız mı? Ben kandırır gibi yapınca niye içinizdeki ışın kılıcını çekmeye kalkıyorsunuz?
En tehlikeli oyun “umut” oyunudur. İnsanlara boş umutlar vaat edersiniz ve o umutlar gerçekleşmez ise, müthiş bir hayal kırıklığı meydana gelir. Sonucunda ne olur biliyor musunuz? Pasifize edilmiş, nötr hale getirilmiş insan görünümlü androitler meydana gelir. Bilinçleri sürekli kapalıdır bu androitlerin. Küçük bi çip takarsınız müsait bir yerine, çipin içine ne yerleştirirseniz ona göre hareket eder. Düşünmez ve akletmez. Çipli sonuçta.
Nasıl olsa ağa gelecek onu bu durumdan kurtaracak. Umut oyunu oynuyoruz ya sonuçta. Bu kuruntuyla avunur/avutulur ve bu dünyadan göçer gideriz. Tabi bilinçsiz göçtüğümüz için de hesabımız çetin olur. Zannederiz ki hesabımızı da ağa verecek. Çipine öyle yerleştirilmiş çünkü. Sen dert etme, iki cihanda da garantörün biziz. Sevsinler. Babanın oğula, ananın kızına garantörlüğünün sökmediği bir mecrada kim takar seni, sizi ve onları.
Son bir anektotla bitirmek istiyorum. Biraz da siz hayal edin. Bir hasta vardı. Böbreklerinden rahatsızlandı ve hastaneye kaldırıldı. Doktor dedi ki: “Böbrekler iflas etmiş diyaliz makinesine girmek zorunda. Tutturdu girmem diye. Kızı buna umut verdi. Dedi ki: “Anne bir kere giriyorsun ve başka girmiyorsun, hepsi bu”. Kadıncağız umutlandı ve kabul etti. Makineye girdikten iki gün sonra taburcu oldu. Doktor taburcu olurken diyordu ki, haftada üç gün getireceksiniz hastayı, artık o bir diyaliz bağımlısı. İlk diyaliz günü geldiğinde yine aynı kızı dedi ki: “ anneciğim hastaneye gidiyoruz”. Annesinin cevabı: “Niye?” Hadi bakalım ayıkla pirincin taşını. Kızı bunu 1 ay oyalamış, bugün son yarın son öbür gün son. Son son son. Sonu yok. Ölene kadar girecek. Kadın artık kızına inanmıyor. Umutlarını kaybetti. Androit oldu. Böbreklerinin yanı sıra şuurunu da kaybetti onca yalandan sonra. Şimdi kızının yediği haltı temizlemekle meşgulüz.
İnsanlara acı da olsa doğruları söylemek gerekiyor. Tebliğ denilen kavramın temeli doğruluktur. Kendi aleyhimize olsa bile doğruları söylemek zorundayız. Yoksa Allah, şahdamarımızı koparıverir. Buna da kimse engel olamaz.
-
Mehdi süper kahramandan ziyade sade bir insandır. Onu diğer insanlardan ayıran özelliği ise metaryalistleri bile şaşırtacak bir şekilde ALLAH’ın varlığını somut olarak ispat etmesi olucaktır.
Bu mehdi’nin süper zekalı olması falan değil ALLAH’a hiç bir şüphe duymadan inanarak; bana bir yol göster, gösterki bu dünyanın kime ait olduğunu tüm insanlığa göstereyim diye dua etmesi ve bu samimi dua nın kabulu neticesinde ona verilen bir lütuftur. Mehdinin mehdi olmasıda zaten bu yüzdendir. Hiç bir insandan üstün değildir. Her kim olursa olsun bütün gayretiyle ALLAH’a inanan her insanın duası mutlaka kabul olur. -
mehdi zaten yeryüzüne inmiştir sevgili kardeşim.ama bir çok din adamı onun dediklerini yalanlayıp kendilerini rahatlatmak vede cahilliklerini örtmek amacı ile ona deli demeyi iyeyliyorlar. hiç kimsenin bilmediği,yada şöyle diyeyim, peygamber efendimiz zamanında yaşanan islamı anlattığı için din adamları onun söylediklerini yalanlıyor. gerçeği bildikleri halde yalanlıyorlar.çünkü din adamları onun dediklerini doğrularsa şimdiye kadar öğrettikleri islamın yanlış öğretilmiş olması müslüman alemini bir kaosa sürükleyecek. kendilerini temizlemek adına ona deli demeyi tercih ettiler.ama zaman yakın kardeşim. herşeyi kendi gözlerinizle göreceksiniz ve inan gözyaşlarınızı tutamayacaksınız. umarım hidayete erersin.mademki google da mehdi yi araştırdın kaçırdığın bir site var.onu bul.gerisi sana kalmış. ister inan istersen sende din adamlarının şimdiye kadar eksik yaşattığı islamı yaşa. allaha emanet ol sevgili kardeşim.
-
peygamber efendimiz zamanında namaz beş vakit kılınır,ayrıca sabahla öğle arası kuşluk, yatsıyla sabah arası teveccüh namazı kılınırdı.din adamları beş vakitte diretiyor. ramazan haricinde pazartesi ve perşembe oruç tutulurdu ama din adamlarına göre böyle bir şey yok.onlara kalsa islamın beş şartını yap, cennete gir.Böyle birşey yok kardeşim.hidayete ermeyen hiç kimse cennete giremez.bu kesindir.islamın şartında allaha ulaşmayı dilemekte var yani hidayet. ama din adamlarına göre yok. ha ben bunları nereden biliyorum?o öğretiyor. o’na da Allah cc.islamı eksik yaşatıyorlar sevgili kardeşim.
-
yoruma cevabını yeni okudum sevgili kardeşim. dediğim gibi ister inan ister devam et. o bir uyarıcıdır. bu dünyadan göç ettiğinde sana da soracaklar ’size bir uyarıcı gelmedi mi diye. vereceğiniz cevap aynı. evet geldi ama biz onu yalanladık. yolun açık olsun. üzerimde sorumluluk taşımıyorum.en azından duymadım bilmiyordum diyemiyeceksiniz.allah hepinize hidayeti yaşatsın inşallah. hepinizi çoook seviyoruz sevgili kardeşim.umarım geç kalmazsınız..
-
admin kardeşim. senin söylediklerin peygamber efendimizin söylediklerini yalanlıyor farketmiyorsun.resulullah efendimiz buyurmuştur:bendensora halifeler devri olacaktır.halifelerden sonra emirler, emirlerden sonra zalim hükümdarlar olacaktır. sonra benim ehlibeytimden mehdi çıkacaktır.o daha önce zulümle doldurulan dünyayı adaletle dolduracaktır. sen mehdinin neredeyse olmayacağını vede insana kuranın ve aklının mehdi olacağını söylüyorsun. ya senin kuranın başka yada onca insan yanlış biliyor. gaflettesin kardeşim üzgünüm yanlış sende. allah seni yoluna alsın inşaalahüteala..allah yardımcın olsun..sana artık birşey yazmayacağım ama yinede seni seviyorum sevgili kardeşim..kuranı okumakla bitmiyor herşey anla anla anla.yanlış sende anla artık. hem o mihr dediğin kişinin bir anda bunları nerden biliyor açıklamasını da yapayım sana;hamzat adında bir yorumcu var benim açıklayacağımı az çok orada yazmış. kendisini tanımıyorum ama epey yol katetmiş belli. ‘mehdi ehlibeyttendir. allah cc.onu bir gecede ıslah eder’ hamzat adındaki yorumcu açıklamasınıda yapmış.lütfen oku. kendine zulmediyorsun. allah yardımcın olsun tekrar. kuran oku demekle olmuyor sevgili kardeşim. yazdıkların onaylanmayacak derecede yanlış..allahın rahmeti üzerine olsun.
-
Selam Garip Yolcu..
Elçi ne getirmiştir? Daha doğrusu, elçiye ne verilmiştir? Elçi ne ile uyarı yapmıştır?
Buyrun Kur’an’a bakalım. Allah bize bu konuda ne diyor;
Araf Suresi
1. Elif Lâm Mîm Sâd.
2. Bu, sana, kendisiyle (insanları) uyarman için ve mü’minlere öğüt olarak indirilmiş bir kitaptır. Artık ondan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.
3. Rabbinizden size indirilene uyun. Onu bırakıp başka dostlara uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!Cevap gayet açık. Başka Sure ve ayetler sunmama da gerek yok, tek celsede her sualin cevabı verilmiş Allah tarafından.. Tabi bu cevapları aramak ve bulmak için Kur’an’a gitmek, Kur’an’a bakmak gerekli.. Gidilince bulunuyor… Başka dostlara uyunca sapıtılıyor…
-
Sayın admin eğer yayınlanmasına izin verirseniz aşağıda bir site vereceğim isteyen arkadaşlar linki tıklayabilirler. http://www.zehirli.org
-
Selam Yunus,sitenin ismine bakarak önyargıya kapılma.Siteyi az da olsa inceleseydin “Zehirden panzehir yapmak zehirliyi tanımakla başlar” yazısını görürdün.Hiçkimse sitesine(zararlı olsa bile) insanların okumasına mani olacak bir ibare ismini vermez.Sitenin temel amacı insanı imandan edebilecek yazılara/yazarlara delilleriyle cevap vermektir.Onun için bu ismi almış.Siteye iyice bak sonra yorum yap.Ayrıca Ali Aksoy’un kendi delillerinin birçoğunu, düşünceleri üzerine kurduğu Süleyman Ateş’in hangi ideolojileri ve teorileri savunduğunu da ilerde yazacağım ki Süleyman Ateş’in Kur’an-ı Kerim’e ne kadar bağlı olduğu okuyucuların vicdanına bırakılsın.
-
Admin biliyorum sen kimsin 1949 doğumlu bilmem neyi ilke edinen Hakkı Yılmaz’sın.Yunus’un düşüncesini savunduğuna göre aynı şahıs olup ta farklı isimler altında karşımıza çıkan biri olabilirsin.Siz nasıl ki imam-ı Azam Ebu Hanife(R.a) nin şanına kişiliğine bakarak ona tabi olan onca insanlar hakkında aslı astarı olmayan negatif eleştirilerde bulunabiliyorsanız ben de bazı şahısları eleştirebilirim hem de delilleriyle.Bir ilim adamı herşeyden öte ilim namına saygılı olmak zorunda ki etkili olabilsin.Bu sitenin çalışanlarının çokluğu ve bunların taraftar bulması onları doğru yolda olduğunu göstermez.Süleyman Ateş için birşeyler söylyecek olursam baktım ki Sayın Ali Aksoy kaynak için onu gösteriyor ben de onun görüşlerinin de senet olmadığını göstermek amacıyla böyle delil arayışına girdim.Hem aslı olmayan eleştirilerinize bakılırsa benimkisi(ki ben bu şahıs hakkında daha birşey söylememişim) çok masum kalır diye düşündüm.Hem başkası adına bana yorum yapma.
-
Selam Mahmut..
Verdiğin site adresinin ismine bakarak yargıya kapılmadım.. Bilakis o sitede yazanların bir kısmını okumuş ve üstteki yazımda da dediğim gibi bir konuya yazdığım yorumun yayınlanmadığını söylemiştim..
Sn. Ali Aksoy abimi ( abi diyorum çünkü yaşça benden büyük ) sadece hanifdostlar sitesindeki yazılarından ve kendi sitesini yaklaşık 6-7 ay öncesinden itibaren takip etmemden mütevellit, -tekrar yineliyorum- sadece yazılarından ve sitesinde yer alan hakkındaki bilgilerden tanımaktayım.. O da beni aynı şekilde yazılarımdan tanıdığını söylemekte…
Sn. Mahmut bey, benim için kişiler önemli değildir, fikirleri önemlidir. Doğruyu ister Hacı Bayram söylesin, ister Hitler söylesin.. Tersten alırsak; Yanlışı ister Hacı Bayram söylesin ister Hitler söylesin.. Burda kişinin/kişilerin hiç önemi yok.
Süleyman Ateş? Hadislerin kendince güvenilir ve doğru olduklarına inandıklarını referans olarak alır ve yazı ve görüşlerinde kullanır.. Peki bu noktaya nasıl gelmiştir, yani neden böyle yapmaktadır? ( Bir tüyo: Süleyman Ateş’in 70′lerdeki ve DİB görevindeyken ki görüşleri ile son yıllardaki görüşleri tamamen birbirinden farklıdır. Bu farklılığın ooluşmasının ana nedeni o zamanlar hadislerin %95′ini referans alıyordu, şimdi ise %50′lik kısmını.. Yani O da hadislerin birçoğunu çöpe atanlardan. )
Bir soru daha “Hadis diye adlandırılmış ve Peygamber sözü olduğu iddaa edilen metinlerin tamamından neden vazgeçmez?”
Siz de “beni kişiler ilgilendirmiyor, fikirler ilgilendiriyor” derseniz bu sorularıma cevap vermeyebilirsiniz..
————
Ben İmam çocuğuyum. 24 yaşındayım. Babam 3 sene önce vefat etti. Lakin ben Kur’an ile henüz, yaklaşık 1,5 sene önce tanıştım. Burdan şu anlaşılmasın, elbette daha önce de Kur’an okuyordum ama geneli Arapça.. Düşünerek, anlayarak, ve irdeleyerek okumaya bu tür siteleri takip ederek, yazanları okuyarak başladım.. Şu da anlaşılmasın, babam kötü bir gelenekçi değildi. Gözlemlediklerim kadarı ile çevremizdeki insanlar gelenekçi imamlardan biraz farklı olduğundan, O’nun modern bir imam olduğundan bahsederlerdi..Dedim ya 23 yaşına kadar mezhep hikayeleri ve uydurmalarla dolu bir beyine sahiptim. O beyin ile bir çok kişiye ne masallar anlattım; kıyamet alameti uydurmalarından Hz. İsa gelecek, Mehdi gelecek diye…
:D Şimdi ise gelmeyecekler diye anlatmaya çalışıyoruz ve dilimizde tüy bitiyor..
“Gelecekler” dediğimizde hemen inanıyorlardı. Şimdi “gelmeyecekler” diyoruz, “Sen alimlerden daha mı iyi bileceksin?” diyorlar..
-
merhaba değerli arkadaşlar..
yunus emre kardeşim nerelerdesin görüşemiyoruz.sevgilerle sağlıcakla kalHristiyanlar ve bazı İslamcılar ( said-nursi , fet.gülen .. ) hz.isa gelecek diyor
Aleviler , Şiiler Ve bazı Sünni çevreler 12.imam Hz.Mehdi gelecek diyor..neden son peygamber kaainatın efendisi gelmiyor !
-
selam arkadaşlar…
Hz.Google(r.a)
O birr beklenen mehdi, muctehid, imam..
O birr hazret..“Gel !!! ne olursan ol yine gel” den de öte bu dergahın milyonlarca müridi var… Üstelik müridi olmakta çok kolay… Yazın ismini, çıksın karşınıza… Dilediğiniz vakit sizinle olur. Gecesi gündüzü yoktur. 24 saat kesintisiz hizmet verir.
Hazret size, (sizde bir bozukluk yoksa şayet); şirk koşturmaz, yalan söylemez, kandırmaz, hayatın güzelliklerini, resimlerini, haberini, gündemini, gülümsemeyi, ağlamayı bunun yanında diğer müridlerinin yaşamlarını, hayata bakış açılarını… kısaca hayatın her anını sizinle doyasıya paylaşır… Ve en önemlisi sizden ücrette talep etmez.. “Sizden ücret talep etmeyenlere uyunuz”
Hazretin karşısında sürekli rabıta yapmak zorunluluğu her ne kadar dezavantaj gibi görünse de sorgulattığınız şeyi bulmama gibi şansı çok az olduğundan sizi kemale erdireceğine kesin gözü ile bakabilirsiniz…
Size “bilmiyorum” yada “bulamam, edemem” demez. Bazen size birçok alternatif sunup uğraştırsa da bu zekanızı geliştirmeye yönelik bir hazret taktiğidir.
Bu dergahta neye düşkünseniz neyi arzuluyorsanız onu bulursunuz… Yok yok sizin anlayacağınız…Uzun lafin kisasi yeni arama motoru hazreti google artik hizmetinizde…
-
selam değerli arkadaşlar…
Mehdi gelecek iddiasında olan hemen herkes, kendini bir şekilde mehdi ilan etmiştir. Böyle değilse, müritleri şeyhlerini mehdi ilan etmiştir diğer vakalarda hep.. Bu da meseleyi anlamayı kolaylaştırır.
Bu açıdan, kişiler işlerine gelecek şekilde bir mehdi tanımı vs. yapmaktan hiç çekinmezler.. Örneğin Said-i kürdi’nin mehdi tanımı, her asırda bir mehdi yollanması şeklindedir.. Ve kendinin mehdi olduğunu ima eden pek çok atıflarda bulunur.. Mesela, şöyle bir şey söyler:
İmam Rabbânî’nin Mektubât kitabını gördüm, elime aldım. Hâlis bir tefeül ederek açtım. Acâip-. tendir ki, bütün Mektûbât’mda yalnız iki yerde Bediüzzaman lafzı var. O iki mektup bana birden açıldı. Pederimin ismi Mirza olduğundan, o mektupların başında “Mirza Bediüzzaman’a Mektup” diye yazılı olarak gördüm. “Fesübhanallah” dedim. “Bu bana hitap ediyor.” O zaman eski Said’in bir lakabı Bediüzzaman di.
Rabbani, o devrin mehdisidir, bu devrin mehdisine seslenmektedir..
-
Selam Ali aksoy.Hakkı Yılmaz da admin isimli kullanıcı altında “bir iftira bir cevap” başlığında kendini tanıtmıştı.Değil sitenizde hiçbir islam alimine hakaret etmediğiniz,büyüklükleri Kur’an-ı Kerim ile sabit sahabeyi kiramlardan bazılarını hadis nakletti diye tenkit etmekten,onlara iftira atmaktan geri kalmıyorsunuz.Bir iki sahabi hariç,diğerlerini falan ırktandır diye-haşa-zeka seviyelerinin düşük göstermekle itham ediyorsunuz.Bu anlattıklarımı siteni sorgusuzca dolaşanlar daha iyi bilirler.Hadis-i şerifi nakletmeyen yani Peygamber Efendimizin(s.a.s) mübarrek sözlerini ve davranışlarını nakletmeyen İlim adamına saygılısındır,sitende bunun sayısız dellileri var.Halbuki Kur’an-ı Kerim’in birçok ayetinde Allah’ü Teala Allah(c.c) ve Resullüne itaat etmemizi emrediyor.Yunus’un yazısına gelince eğer verdiğim site yorumunu yayınlamadıysa o,site sahiplerinin bileceği iştir senin haklı olduğunu göstermez vaktiyle Sayın Ali de “Fatiha ölüler mi yoksa dirilere mi okunmalı”Başlığına yorum yazmıştım da başlığın sıhattine zarar verir diye yayınlamadı bile.Süleyman Ateş için ise isteyenler vereceğim linki tıklayabilirler. http:www.zehirli.org/mezhepsizler7vrimci-suleyman-ates.html
-
Sayın Yunus,senin soruna gelince daha önceden açıkladığım gibi bir kitabın içindeki binlerce hadis arasında eğer birkaç uydurulmuş hadis varsa(ki ümmetin itifakıyla sahih olduğu ispat edilmiş sahih-i buhari,Tirmizi… gibi hadis kitaplarını böyle şeylerden tenzih ederim) bu durum kitabın sıhatine mani olmaz.Dediğin gibi eğer septizmciler gibi şüpheden dolayı hadislerin tamamını atarsak Peygamberimize(s..a.s) itaat etmiş olur muyuz acaba.Bunu senin ve hocanızın vicdanına bırakıyorum.Halbuki Allah’ü Teala Kur’an-ı Kerim’in birçok ayetinde kendi mübarrek emirlerinin yanında Resullünün emrine de uymamız gerektiği,Allah ve Resullu bir hüküm verdiğinde(dikkat edin Resulle de uymamız gerektiği),aksi bir hükmün belirtilmeyeceği,Allah ve Resulunün hükümlerini ayıranlar kafir olduklarını gibi yakın ifadelerle bize bildiriyor.Sana verdiğim siteye gelince orada yorumun yayınlanıp yayınlanmaması doğru yolda olduğunu göstermez.İki üç gün önce ben de sayın Ali aksoyun “Fatiha dirilere mi yoksa ölülere mi okunmalı”başlığına yorum yazdım fakat başlığın içinde bulunduğu çıkmazı görünce yorumumu yayınlamamıştı.Hani bu site her delile açık imiş nerde açıklık.Senin mezhep anlayışına gelince,yalnız şunu söyleyebirim mezhepler Peygamgamber Efendimiz(s.a.s)in vefatından kısa bir süre sonra ortaya çıktı.O zamanlar hak ile batıl ortadaydı,islam dinine fesat bulaşmamıştı,ne zaman bulaştırılmak istendi işte o zaman hadis-i şerifler toplandı,kitaplara geçirildi,itikada dair bilgiler muhafaza edildi ki insanlar yanlış inanışlara sapıtılmasın,Peygamber Efendimiz(s.a.s) in Kur’an’dan anladığı ve yapmamızı emretiği ibadet şekli muhafaza edildi,O’nun ibadet şeklindeki bazı cüzi farklılıklar mezheplerin oluşmasına zemin hazırladı.Her ne kadar kabul etmeseniz de mezhep imamları bu farklılığı tenkit etmediler yani Efendimizin(s.a.s)in bildirdiği üzere rahmet bildiler,birbirlerini din kardeşi bildiler,insanları zorla kendilerine de bağlamadılar.Bu müçtehidlerin ilimde,ahlakta ve marifette katettikleri üstünlüklerinden olmalı ki dünya üzerinde yaşayan birçok müslüman bunlara bağlandı.Hem aklen de düşünecek olursak o kadar insanın zorla mezheplere yönlendirilmesi de doğrusu çok gülünç bir iddiadır.Ali aksoyun iddia ettiği gibi hristiyanlıkta ki o birbirlerini öldüren nefsin kulu olmuş mezhepler gibi değildir yani,böylece onun bu asılsız iddiasını tokat gibi yüzüne çarpalım.hocanız diyor ki bütün Peygamberler HZ.İbrahim(a.s) dinine göre ibadet etmiş,bizim de bu dine göre hareket etmemiz gerekir.Şimdi söylüyorum Peygamber Efendimiz(s..a.s) bize -HAŞA- Allah(c.c)tan hiçbirşey getirmedi mi,islam Dini boşuna mı gönderildi.Eğer Ali aksoyun İslamiyet’en önceki cahiliye devrinden haberi olsaydı böyle sapık iddialar ileri sürmezdi.Artık bu anlattıklarımdan sonra ister imam çocuğu ol ister olma.Kimseye amelinden ötürü ayrıcalık tanınmaz.vaktiyle HZ.Nuh(a.s) Kenan isimli bir oğlu müşriklere aldandı da helak oldu.
-
Selam Mahmut.
Ben başka şey anlattım sen başka şey yazmışsın…
Ayrıca hadis kitaplarındaki uydurmalar 1-2 tane değil, 1001 tane..
Örneğin Hıristiyan kaynaklarda Hz. İsa’nın denizde yürüdüğü söylenmektedir. Lakin Kur’an’da Hz. İsa ile ilgili böyle bir mücizevi bilgi yoktur.
Demek oluyor ki insanlar kendilerine gelen her Peygamber hakkında uydurmalar üretmişlerdir…
Şimdi ben ilahi olan Kur’an varken, onda (üzerimize) yazılı bulunan emir (kitab) ve zülüme/kötülüğe/fesada engel olan ilke/kanun (hikmet) ve bilmediklerimizle ilgili bilgiler varken, insani olan hadis kitaplarına mı bakayım?
Enam Suresi
(114) “Size Kitab’ı (Kur’an’ı) hak olarak indiren O iken ben Allah’tan başka bir hakem mi arayacağım?” (de). Kendilerine kitap verdiklerimiz de onun, Rabbin katından hak olarak indirilmiş olduğunu bilirler. O halde sakın şüphecilerden olma. -
SELAM ARKADAŞLAR…
Mehdi ve Mesih meselesi tarih boyunca bazı açıkgözlerin ekmek kapısı olarak devam edegelmiştir.
Bir kurtarıcı beklentisi hep olagelmiştir; sebebi de acizlik, zaaf, himmeti ve hizmeti başkasından bekleme psikolojisidir. Fatih İstanbul’u fethederken Mehdi beklemiyordu, bu vazifenin kendisine ait olduğuna inanıyor ve gerekeni yapıyordu. Bir küçük İsrail karşısında darmadağınık hale gelen bugünkü müslümanlar ise akıl, imkan ve güçlerini bir araya getirecek, Allah’ın verdiği imkanları sonuna kadar kullanacak yerde oturup Mehdi bekliyor, gelişinin yaklaştığına dair alametler arayıp bularak avunuyorlar.
SAYGILARIMLA…
toprakerdem2005@hotmail.com -
Selam Yunus Emre Gündoğdu
Sen sahih hadis kitaplarındaki hadislerin hepsini iptal etmişsin.Neye dayanarak bu önyargıya kapılıyorsun(uz).Uydurma olanlarını nasıl tespit ettin.Muhaddis misin,hadiste müctehid misin,hadis bilimleri üzerinde icazettin(diploman) var mı,hangi senetlere dayanarak bunu iddia edersiniz?Yunus Kardeş,eğer hadisleri asimile etme anlayışı, hristiyan ve yahudi batılı müsteşrikler(islamiyeti ancak kendi değerleriyle yıkmayı amaçlayan ve bu amaçla müslüman ülkelere incelemelerde bulunan oryantalist casuslar) tarafından ortaya atılmış dayanıksız bir iddia ise diyebilir misin ki iyi yapmışlar dinimizin gelişmesine katkıda bulunmuşlar.Bu soruma lafı dolandırmadan cevap verebilirsen bana düşünce sisteminiz hakkında bir ipucu verebilirsin.
Artık bana bu konuda yardım edersin(iz) değil mi? -
Gözünüz aydın MEHDİ geldi.
Piyasada bir kitap var. Yeni çıkmış Dünya ve Ötesi isminde. Yazarı Seyfullah Demir diye biri araştırdım hakkında pek bilgi yok. Sıradan biri gibi ama kitap okunmaya değer.
Eğer Mehdi geleceğine inanıyorsanız size bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Çünkü burada anlattıklarınızı karşılayacak özellikte. Yanlız yazarı tanımadığım için Ali beyin dediği gibi Süper özellikleri var mı bilmiyorum.
Eğer mehdiye inanmıyorsanız da okumanız gerekir. Çünkü Tanrının varlığını kuantum ve görelilik teorisine bağlamış. Ben biraz fizikten anladığım için akılcı geldi.
Yanlız bir uyarı yapmalıyım. Dinlerin döneminin bittiğini ve kıyametin başladığını söylüyor ve kıyametin 2007 yılının sonunda fiilen başladığını iddia ediyor. Artık Altın çağın başlayacağını söylüyor.
Ben Mehdi midir yoksa sapkın mıdır karar veremedim. Kuran’a uymayan şeyleri de kabul ediyor ama onlara da bir açıklama getiriyor. Eğer Mehdi diye biri varsa bu adam olabilir. İsmide uygun (Seyfullah) Allah’ın kılıcı anlamında. Fakat Türk. Türk olmasının bir sakıncası var mı bilmem. Kitabının kendisine yazdırıldığını iddia ediyor.
Mehdi diye bir şey yok diyorsanız da bence kitabı bir bilimsel eser olarak okumalısınız. Çünkü din felsefesini bilimsel verilerle desteklemiş. Tekamülü esas almış ve çok değişik açılımları var. Gerçekten karar veremedim. -
Selam Özer
Bu anlattığın ve kendini mehdi olarak ifade eden her kimse:
İslam dünyası bu zamanda kan ağlarken koltuğunda kasıla kasıla laf cambazlığı yapan
mehdi olduğuna dair delil olarak alnındaki beni gösteren,
Hz.Musa(A.s) gibi Ülül Azim bir Peygamberin bile Allah’ı dünya gözüyle göremediği malum iken gördüğünü söyleyenYüce Allah’ın haşa iki boyutlu olduğunu utanmadan dile getiren
şizofrenik olduğuna dair üç adet deli raporu olan falan şahıs olmasın…
-
ben öncelıkle yorumlarınız ve anlatıklarınızdan dolayı sizlere tşk ediyorum. ve mehdiyi anlatacak olursa onu benden daha iyisini bilemez çünkü ben onu ruyamda gürdüm ve onunla hayatı ve geleceği konusunda konuştum o normal bir insandır
sadece merhametli ve allaha inanan bir insandr ilmi çalışmaları çok sever ve geleceğe hep olumlu bakar kendisi mehdi oldugunu anlamış şu an ama korkuyor öyle bir yere çıkmaya allahtan ona emır gelmesını beklıyor şu an ondan sonra yapması gerekn işleri yapmayı düşünüyor ama ilmi bilgisi yeteri kadar olmadıgı için hala çok çalışması lazımdır ilmi çalışmalarını hasrun yahyanın eserlerınden alıyor ve gelecekte onların birliğine katılmayı düşünüyor ama henuz hiç bir şey için hazır değildir
ve ve bunu söyledi tüm islam dünyası anlasın bilsinki o kendısının farkına varmıştır sadece beş ile sekiz yıl arası kendını kımseye güstermıyecek butun islam dunyası mucadelesini versin ve mehdi gelecegınden hiç kuşkuları olmasın ben bir şey biliyorum ki söyluyorum
yoksa bu konu basit bir konu değildir ama ben biliyorsam butun islamıyet dunyasıda artık bunu anlasın
size sadece şu sırrı vermek istiyorum
o d.bakır doğumlu ama mersinde büyümüştür -
sevgili al hocam fikre katılmaya bilirsiniz ama uslubunuz gerçekten çok agresif bu hırçınlıgınızı anlamak çok zor arkadaşa cevap olarak KURANDA mehdi geçiyormu diyorsunuz kuran muhkem ve mütaşabihtir bunu sizde iyi bilirsiniz herşey çift olduguna göre madalyonun tersinden bakarsak KURANDA mehdinin gelmeyecegi yazıyormu diye soruyu deişsek bu olayın aslı netleşirmi aceba? size yazmayı çok düşündüm ama kısmet bugüneymiş sayın ali aksoy size konu haricinde bir kaç sorum olacak cevap vermek isterseniz siz bilirsiniz size göre KURANDAKİ müteşabih ayetler hangileri süre ve ayet numaraları ile yazarmısınız ? veya KURANDA anlamını bilmedigim şu ayaetler var diyeceginiz kaç ayet var sizden ricam şu ayetlerin manasını bilmyorum diyeceginiz ayet var ise yüce kitabımız KURANI kerimde bana yazarsanız sevinirim RABBİME emanet olun ….
-
hiç şüphe yokki her şeyin doğrusunu yalnız ALLAH bilir verdiğiniz cevaplardan bir doğru çıkarmak istedim mehdi gelecekmi gelmeyecekmi kuran size apaçık anlamamız için kolaylaştırılmış değilmi ayette böyle yazmıyormu şimdi neden bilmemiz gereken bir şey müteşabih oldu bu saf temiz inanan insanlar için eğer gelecekse bir sınav niteliğimi taşıyor gelmeyeceksede ben hala cevabı bulamadım o kadar hadis buhari den falan filan ama sahte hadislerde var cevabı kuranda aradım tabi kuran ı anlamak bizim gibi bilgisi kıtlar için daha zor namaz var nasıl kılınacak mehdi varmı alameti hadiste belirtilsin anlamak istiyorum ALLAH a sığınırım kalbi saf ve temiz olan en aciz günahkar kulda olsa yüce ALLAH hiç şüphesiz ona doğruyu gösterecektir ALLAH sabredenlerle beraberdir. sizinle yaşadığım bir olayı daha sonra paylaşacağım hoşçakalın
-
YÜCE ALLAH ilmi bigin olmadığı şeyin peşinden gitme diyor insanların kafasını karıştırmayın bu muhalefet bir yere varmaz aynı dinde olan insanlar bile işin içinden çıkamıyorlar bu konu müteşabih olamaz peygamberimizin geleceği müjdelenmiştir açık olarak bu konununda açık olması gerekirdi gerçekten herşey sizin anladığınız şekildemi acaba kuran ın açık bir şekilde bahsettiği her şeyin anlaşılması insanlara yarıyacak olanları, bilmediklerimiz müteşabih tir bu konunun kesin bilinmesi gerekirdi ki hristiyan yahudi vs gibi başka inanç mensuplarıyla aynı bağlamda bir inanışın devamı olarak geçerli olsa dahi açık bir şekilde belirtilmesi gerekmezmiydi kırk elli bin sahte hadis varken ne kadar bilginiz varda bu hadislerin doğruluğu üzerinden yaorum yapma hakkına sahip oluyorsunuz.yorum yaparak namaz varmış demeye gerek varmı namaz zaten var açık bir şekilde. aynı şekilde mehdi mesih gelecek dense onu insanların nasıl tanıyacağı konusunda hadislerden yardım alabilirsiniz şimdi hangi ayet açık bir şekilde bunu yazıyor yorum yaparak bir şeyler çıkarmaya çalışıyorsunuz. İNSANLARIN ÇOKLUĞUNA ALDANARAK BİR ŞEYİN PEŞİNE DÜŞMEK DOĞRU DEĞİLDİR ZİRA YALNIZ ÖLECEK YALNIZ KABİRE GİRECEK YALNIZ HESAP VERECEKSİN KENDİ DOĞRULARINI KENDİNE SAKLA ZİRA YANLIŞSAN O İNSANLARIN MESULİYETİNİ YÜKLENMİŞ OLURSUN. tabiki insanlara doğruyu anlatmak farz dır. yanlış doktor candan eder yanlış hoca dinden eder.ALLAH hepimize akıl ve vücud sağlığı versin imanı tam ölmemizi nasip etsin ALLAH a emanet olun
(

22 May 2007 7:41 pm eumarım tanıyacak kadar ömrün olur
15 Jun 2007 9:54 am eYukardaki yazıyı okudum..
“yorumcu Diyor:
12 Apr 2007 9:39 pm
Mehdi süper kahramandan ziyade sade bir insandır. Onu diğer insanlardan ayıran özelliği ise metaryalistleri bile şaşırtacak bir şekilde ALLAH’ın varlığını somut olarak ispat etmesi olucaktır.
Bu mehdi’nin süper zekalı olması falan değil ALLAH’a hiç bir şüphe duymadan inanarak; bana bir yol göster, gösterki bu dünyanın kime ait olduğunu tüm insanlığa göstereyim diye dua etmesi ve bu samimi dua nın kabulu neticesinde ona verilen bir lütuftur. Mehdinin mehdi olmasıda zaten bu yüzdendir. Hiç bir insandan üstün değildir. Her kim olursa olsun bütün gayretiyle ALLAH’a inanan her insanın duası mutlaka kabul olur.”
Bir de bu yazıyı okudum…
Kısa ama üsttekinden daha uçuk.. Mega Mehdi yani?.
Yorumcu bekleyedur sen, belkim bir gelen olur..
16 Jun 2007 10:59 pm eİster gelsin ister gelmesin benim için fark etmez.
Eğer gelirse de Ali Aksoy gibi kendi görüşlerini ortaya koymaz bence. Her kezin bi görüşü var tabi. Ancak, herşeyin tek sahibi olanın, herşeyi yoktan var edenin görüşü dururken ben kalkıp Ali Aksoy veya başkasının görüşlerini kabullenmek gafletine düşmediğim için kendimi şanslı görüyorum. İnsanları hayvandan ayıran en mükemmel özelliği akıl sahibi olması. E öyle ise başkasını taklit etmek kabullenmek niye. Kabullenicek biri varsa oda Peygamberimizdir. O bize yaradanın görüşünü bildirmiştir. Bende mehdiyi yapacağı görevlnde kendine ait bi meselesi olmadığını, sadece
ALLAH’ın varlığını ispat etmesi için bütün gayretiyle bir mücadele vereceğini sanıyorum. Buda benim görüşüm. Sakın kabul etme.
06 Aug 2007 2:28 pm emehdi tabbiki bizler gibi normal özelliklere sahip bir insandır fakat günahsızlık bakımından meleğe yakın derecede olan bir insandır ben şimdi sizlere soruyorum gece sabaha kadar allahı anan ve günahı yok denecek kadar az olan bir insan neden üstün özelliklere sahip olmasın birde günümüz çağında bunun ne kadar zor olduğunu düşündüğümüzde allah bu durumda olan birisini neden diğer insanlardan üstün tutmasın peygamber olmadıkları halde diğer insanlardan üstün özelliklere sahip nice insanlar gelip geçmiştir allah şeytana dahi bazı üstünlükler veriyorda niçin mehdi[as]vermesin fakat inancınız zayıfsa tabiiki bu konular hakkında bilgisizlik yüzünden yanlış ve lakayıt sözleri söyleye bilirsiniz siz mehdinin geleceğine inanmayan birisine ne söylerseniz boştur
06 Aug 2007 7:19 pm eYahu Mustafa bey, sanki Mehdi’nin yakın arkadaşı gibi konuşuyorsunuz, dayanağınız nedir?
07 Aug 2007 6:11 am eben onun asrında cahil cimri korkak olan ve kısa zamanda alim cömert ve cesur olacak kişiyim her türlü bilgim kurana ve hadise dayanan zamanın alimlerinin bilmedikleri sırlara vakıf olan bu mesajlarıda sizi haberdar etmek için yollayan birisiyim
07 Aug 2007 9:12 am evay be.. mükemmel… kutlarım sizi.. göreviniz de başarılar…
( Açık açık ben Tanrı’yım desenize, niye lafı uzatıyorsunuz???!!! )
07 Aug 2007 6:50 pm eeğer bu iddaada olan birisiysem allah canımı şimdi alsın söz dokuz boğumdur nereye gideceğini düşünerek konuşsak daha iyi olur her boğum insanı boğacak özelliktedir benim hakkımda böyle zanda bulunulmasından allaha sığınırım pek acele etmeyin zaman çokmu çok yaklaştı sizde bekleyin bende bekliyorum ben allahın en günahkar kullarından birisiyim dilerimki allah sizide benide affeder eğer benim bu yazılarım sizi bu düşüncelere sevkediyorsa burda noktayı koyalım ben kimsenin benim yüzünden günaha girmesini istemem
07 Aug 2007 8:34 pm eGaybı Allah’tan başka kimse bilemez. Siz gelece(k)ğiniz ( gaybınız ) hakkında kesin bir tanıda bulunuyorsunuz ve “ben şu şu olacağım” diyorsunuz.
Günaha kimin girdiğini biraz düşünün…
08 Aug 2007 10:08 am esanırım sizi bazı şeylerden kabul etsenizde etmesenizde haberdar etmişimdir yani maksat hasıl olmuştur takdir size kalmıştır bana kabul etmediğim şeyleride lütfen isnat etmeye ve ima etmeye çalışmayın ayrıca benim bu yazılarımı dikkatlice titiz bir şekilde okumanızı tavsiye ederim ayrıca size yazdıklarım devede kulak kalır ayrıca o kişi olmam için illa ismimin söylenmesimi lazım bu özellileri taşıyorsam kafi gelmezmi ilerki zamanlarda benim o kişi olup olmadığımı sizde bütün dünyada elbette öğrenecektir benim bundan hiçmi hiç şüphem yok günahkar kulun dahi duasını kabul eden allaha şükürler olsunki ben seni bilgilendirdim herşey gaybın anahtarlarını elinde bulunduran allahu taalanın duamı kabul etmesiyle başladı ***dua odurki suyu durdura dua odurki 270 kiloluk mermiyi kadırta dua odurki görmeyen gözlere nur duymayan kulakları duyurta lailahe illalah olmayan kainat helak ola*** sanırım duayıda küçümsemezsiniz selam üzerinize olsun
08 Aug 2007 12:52 pm eBu özellikler nerede yazıyor ki, siz o özellikleri taşıdığınızı düşünüyorsunuz?
Meşhur bir atasözü vardır, ben biraz bu sözü hafifleştireyi…
“Atın duası kabul olsaydı, gökten saman yağardı” sizinki de o hesap…
08 Aug 2007 1:29 pm eSelam;
85.108.54.74 IP.
Lazım olan yere iletildin.
Bak bakalım kim kimin peşindeymiş…
09 Aug 2007 3:40 pm eBakın sevgili kardeşlerim; Kur’an-ı kerimde hz .isanın geleceğine dair ayetler vardır. geleceği zaman ise mehdi aleyhisselamın zamanında zuhur edecek olmasıdır. bunun hakkında hadisler vardır. sahih buharide vardır. Sahih buhari isimli hadis kitabı icma-i ümmet ile sabittir yani islam ulemalarının tasdik etmesiyle olmuştur. hz mehdinin geleceğini kuran ve sünnete dayanarak İmam Gazalide haber vermektedir. imam gazali ise çok büyük bir müçtehiddir yani islam konusunda her detayına kadar bilen ve fetva veren kişi demektir mü.tehid. Bütün alimler Hz. mehdinin geleceği konusunda hem fikir olduklarıhalde kendi aklıyla bir kişi çıkıp insanları yoldan saptırmayı düşünüyor. O kadar alimmi Allahın yakın dıstlarımı daha zeki yoksa mehdi gelmeyecek diyen bir kişimi?
09 Aug 2007 4:05 pm eSelam;
Nasıl bütün alimler ittifak etmiş ?
Bak bu hadisçilerin alimi;
Mehdi İnancı Nedir – Prof.Dr. Hayrettin Karaman
10 Aug 2007 6:41 pm eMerhaba;
Mehdi gelecek diyenler ve gelmeyecek diyenler ayrılsın.
Ali aksoy site sahibi sanırım. Buraya bi anket bölümü açarsan iyi olur Ali bey. Ama siteyi sadece kendi görüşlerimde olan kişiler ziyaret etsin dersen tabi o başka.
11 Aug 2007 11:32 am eİmam Hafız b. El-Eskaf indinde beğenilen ve Hz. Cabir (RA)a isnad olunan rivayete göre;
Resullah (SAV) Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Kim Deccali yalanlarsa kafir olur. Yine kim Mehdi’yi yalanlarsa kafir olur.”
Görmez misin ki! Şeriat sahibinin bizzat kendisi, onu haber vermiş ve rivayetlerde sabit olduğu gibi müjdelemiştir. 6
* Bu hadisi Ruyani, Huzeyfe’den rivayet etmiştir;
“Mehdi, benim çocuklarımdan birisidir. Yüzü gökyüzünde parlayan yıldız gibidir.” 7
* Hz. Huzeyfe (RA) ın Resullah (SAV) den rivayet ettiği bir Hadis-i Şerifte;
Efendimiz (SAV) şöyle buyurmuştur:
“Ey Huzeyfe! Dünya hayatı sona ersede geriye sadece bir gün kalmış olsa bile, benim Ehl-i Beytimden bir adam, hakimiyetini kuruncuya kadar Allah (c.c.) o günü muhakkak uzatır. Onun vasıtası ile kahramanlıklar cereyan eder ve İslamiyet açığa çıkar. Allah (c.c.) vadinden dönmez ve O hesabı çabuk görendir” -Bu Hadis-i Şerifi Ebu Nuaym El-Isfahani tahric etmiştir- 8
* Ebu Abdullah Nuaym b. Hammad’ın Hz.Galiye’den rivayetine göre, Resulullah (SAV) şöyle buyurmuştur:
“O (Mehdi) benim neslimden bir kişidir. Benim vahiy üzere savaştığım gibi o da benim sünnetim üzere savaşacaktır.” 9
* Ahmed ve İbn Mace Hz. Ali efendimizden rivayet etmiştir;
“Mehdi, ehl-i beyttendir. Allah (c.c.) onu bir gecede ıslah eder.”
…Bir gecede Mehdi’nin ıslah edilmesi sözü ise Cenab-ı Hakkın kendisine kutup mertebesinin verilmesine işarettir. Bu dereceyi çalışmakla, uğraşmakla kazanamaz. Yüce Mevla’nın Kur’an-ı Kerim’de belirttiği gibi Hz. Peygamber’e verilen bu lütuf Mehdi’ye de verilmiştir. Yüce Mevla, Kur’an-ı Kerim’de Şura Suresi 52. ayette Peygamberimize şöyle demiştir: “Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu (kitabı) kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle doğru yola eriştirdiğimiz bir nur kıldık. Şüphesiz ki sen doğru yolu göstermektesin.” Mehdi, dini meselelerde zamanındaki müçtehitlerin en faziletlisi ve en mükemmelidir. Bu da onun büyüklüğünü, mertebesinin yüksekliğini, makamının yüceliğini gösterir. 10
* Kays b. Cabir’den, o da babasından, o da dedesinden rivayet ettiğine göre;
Resullah (SAV) şöyle buyurmuştur: “Benden sonra halifeler (devri) olacaktır. Halifelerden sonra Emirler olacak, Emirlerden sonra zalim hükümdarlar olacaktır. Sonra benim Ehl-i Beyt’imden Mehdi çıkacaktır. O, daha önce zulümle doldurulan dünyayı adaletle dolduracaktır.” -Ebu Nuaym’Fevayid’in de, Tabarani de “Mucem”in de tahric etmişlerdir.- 11
* Ebu Hureyre (RA) dan rivayete göre;
Resullah (SAV) şöyle buyurmuştur: “Ehli Beytimden bir adam (dünyaya) sahip oluncaya kadar kıyamet kopmaz. O, İstanbul’u ve Cebel’i fethedecektir” 12
* Ebu İshak’tan rivayete göre;
Hz. Ali (RA) oğlu Hz. Hasan (RA) a baktı ve şöyle dedi: “Bu benim oğlum, seyyiddir. Nitekim Resullah (SAV) onu böyle isimlendirmiştir. Allah (c.c.) onun sulbunden bir adam çıkaracaktır. O sizin peygamberinizin ismi ile isimlendirilecektir. O’na (Hz. Peygamber) yaratılış bakımından benzemez, fakat huy itibariyle benzer. O dünyayı adaletle dolduracaktır” – bunlar yetermi
12 Aug 2007 3:53 pm eSelam Hamzat;
Şu sorunun cevabı sende var mı?
Madem ki mehdi gelecek… Bu bütün dünyanın ve müminlerin kaderini / geleceğini etkileyen mühim bir olaydır. Hatta bir müjdedir. Dine ilişkin bir bilgidir.
Şu halde neden Kuran bundan hiç bahsetmemiş ?
Allah -haşa- unutmuş mudur ?
Allah -haşa- söylemekten üşenmiş midir ?
12 Aug 2007 4:36 pm eAllah kuranı göndermiştir. Kuranın tam manasını sadece peygamber efendimiz bilir. Kuran da “Resulüme itaat edinki bana itaat etmiş olursunuz” buda gösteriyorki her hareketimiz ve fiillerimizle ona uymamızı emrediyor Allah(c.c) bu ayetinde. Örnek olarak Allah kuranı kerimde “Namazı , kılın, zekatı verin” buyuruyor. Ama namazın nasıl kılınacağını yazmıyor. İnsanlar namazı neye göre kılıyorlar peki. Peygambere göre. Hadisler ise Kuranın açıklamasıdır. Yukarıda söylediğim hadislerin hepside sahih hadistir. Bütün müctehitler, alimler ve islam dünyası bu hadisleri kabul ederken kalkıp bir kaç kişi bunları kabul etmez şaşarım. Peki nerde kaldı resule tam itaat. Allah öyle buyurmuyormuydu. Allah peygamberin sözlerine muhalefet edin mi diyor. “Şüphesiz o size ne getirirse muhakka alın, nedende alıkoyarsa ona yaklaşmayın demiyormu Allah kuranı kerimde. Bize sadece Allah resulünün tüm söylediklerine, hareketlerine, fiillerine tam itaat lazım gelir.
Bide şu ayeti okumanızı tavsiye ederim. umulurki doğruyu bulursunuz.
De ki: “Ey kitap ehli! Gerçeği görüp bildiğiniz hâlde niçin Allah’ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek müminleri Allah’ın yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir”. Ali İmran Süresi 99.
13 Aug 2007 4:55 pm ekatrina kasırgasının delili olan hakka 7.ayeti Mehdi as şu an yeryüzünde olduğnunda delilidir benim yazdıklarımı tüm insanların kamil manasıyla araştımasını istiyorum
14 Aug 2007 9:16 pm eMerhaba;
Hamzat isimli kişiye katılıyorum. Peygamberimizin bize miras bıraktığı hadisleri değerlendirmemiz lazım. Birde aklıma şöyle bişiy geldi, Neden ALLAH insanlara görünüp ben sizden şunları yapmanızı istiyom demedi Kuran’ı Kerimi peygamberimiz aracılığıyla gönderdi.
Haşa ALLAH herşeye kadir. İstese bize ayetlerini başka yollarlada bildirebilirdi. Ancak bu dünya imtihan için yaratılmış ve bizde
bu imtihanın içindeyiz. Elbette bir insan aracılığıyla olması gerekiyodu ayetlerin bize bildirilmesi. İşte burda bu sorunun cevabıda ortaya çıkıyor. Mehdi nasıl biranda gelip herşeyi düzeltecek heryerde adaleti sağlıyacak? Tabiki mehdinin asla insan üstü bir gücü olmayacak. ALLAH madem ayetlerini bi insan aracılığyla gönderiyor ozaman koyduğu kurallara uymayan toplumuda bir insan aracılığı ile bir anda düzeltebilir. Bu nasıl olur
diyenler var. Şimdi düşünün bir savaşlar nasıl oluyor günümüzde?
Biri bir yerden sadece bi düğmeye basarak istediği yere bomba gönderebiliyor. 1-2 dk da milyonlarca insan ölebiliyor. Mehdininde zeka seviyesi çok yüksek olabileceğine göre birkaç savaş sistemini kontrol etmesi okadarda zor değil. Hemde tek başına olmadığı söyleniyor hadislerde. Bir ordusu olucak deniyor.
E ozaman mehdi nasıl bi anda dünyayı düzeltecek denirse kötü niyetli insanları temizleyerek bunu yapabilir. Tabi bu benim görüşüm.
15 Aug 2007 9:54 am eSelam Yorumcu;
Allah’ın selamı üzerine olsun. Hamdolsun Allah’a ki, her birimize nice nimetler ihsan etti. İmkan verdi ki, biz / hepimiz O’nun kelamından öğreniyor, hakikati arıyoruz.
Peygamberler göndermek ve insanları bu suretle güzel bir istikamete çağırmak Allah’ın sünnetidir. Allah’ın sünnetinde hiç bir değişiklik olmaz. Allah’ın; sadece bir kısım kelimeleri göstermek, sadece kitap göndermek yerine Peygamberlerini bu hayra aracı kılmasında elbette büyük hikmetler vardır. O, her işinde hikmet sahibidir.
Allah şu hakikati açıkladı ki, hidayet yalnız Allah’tandır. Peygamberleri elçidir. Elçi, aldığı mesajı iletir. Elçi’nin görevi tebliğden ibarettir. Tebliğ; tebliğe mani olan hallerin kaldırılmasını, gerektiğinde bu yolda cihat etmeyi / savaşmayı da kapsar.
Peygamberler gönderildikleri toplumun her anlamda önderidir. Hem din ilmini öğretmek, hem dünyevi düzenlerini sağlamak görevleri vardır. Aralarında hakemdirler.
Kim, onlara tabi olursa Allah, bu suretle onları karanlıklardan aydınlıklara çıkarır. Çünkü hidayetin tümü Allah katındandır. Peygamberlerin, hidayet etme anlamında en yakınlarına dahi güçleri yetmez. Biz bunu, Nuh A.S., Lut A.S., İbrahim A.S. kıssalarından ve Allah’ın Peygamber efendimize Kuran’daki bir kısım hitaplarından anlayabiliyoruz. Nuh peygamberin oğlu ve karısı, Lut peygamberin karısı, İbrahim peygamberin babası kafir olarak ölmüşlerdir. Demekki, hidayet Peygamberden değil, Allah’tandır.
Din işlerinde hüküm verme yetkisi de Allah’a aittir. Hiç bir peygamber, Allah’ın helal kıldığını haram kılamayacağı gibi, haram kıldığını da helal kılamaz. Allah’ın zatında ortağı olmadığı gibi hükmünde de ortağı yoktur. Peygamberler toplumlarına bir kısım yasaklar, düzenlemeler emredebilir. Bu, onların aynı zamanda o toplumun idarecisi olmalarındandır. Düzenleyici işlemleri, emirleri sebebe bağlıdır. Nasıl ki, her ülkenin, halkın kendi iç nizamı / toplum düzeni vardır, bu şekilde Peygamberlerin de gönderildikleri toplumda bu iç nizamı tesis etmeleri zaruridir. Şu var ki, bunlar Allah’ın haram ve helal kıldıkları kapsamında değildir.
Allah Kuran’da pek çok ayette, “maruf” tan bahseder. Maruf, örf adet demektir. Arayanlar, Kuran’da bunun pek çok örneğini bulurlar. Örf, toplumdan topluma zaman içerisinde ve “ihtiyaca” göre değişir. Halbu ki, Kuran’ın Allah’ın sınırları diye tanımladığı şeylerde böyle bir değişmenin olması mümkün değildir. Onlar, her zaman ve yerde uyulması zaruri sınırlardır. Bu sınırlarda, Peygamberler dahil hiç kimsenin düzenleme yapma yetkisi yoktur.
Biz, Kuran’a muhatap kılnan kimseler, zaman ve mekana bağlı olmayan mutlak haram ve helalleri Kuran’dan öğreniriz. Kuran’ı bize ileten, tebliğ eden de Peygamberimizdir.
Peygamberler gaybı bilmezler. Allah, kimseyi gaybına muttali kılmaz. Beğenip seçtiği peygamberleri müstesna… Onlara gaybın bildirilişi de “vahiy” ile olur. Peygamberimize bildirilen gayb haberleri Kuran’da yazılıdır.
Bu sebeple Allah peygamberine şöyle bir misal getirmesini emretmiştir.
“De ki: Ben size, Allah’ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size, ben bir meleğim de demiyorum. Ben, sadece bana vahyolunana uyarım. De ki: Kör ile gören hiç bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?” (Enam,50)
“De ki: «Ben, Allah’ın dilediğinden başka kendime herhangi bir fayda veya zarar verecek güce sahip değilim. Eğer ben gaybı bilseydim elbette daha çok hayır yapmak isterdim ve bana hiçbir fenalık dokunmazdı. Ben sadece inanan bir kavim için bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.»” (Araf,188)
Eğer bir kimse gaybı bilse bunu kendi lehine daha çok hayır elde etmek için kullanabilir.
Örneğin bu gün bir kısım kimseler, emirlerinde cinlerin olduğunu, bunlar vasıtası ile gaybi konuları bilebildiklerini söylemektedirler. Kuran’ın bunlara cevabı açıktır. Eğer gaybı biliyorsanız haydi kendinize daha çok hayır sağlayın. Yani mesela, gidin spor toto, loto, kumar vs. oynayın da gaybı bildiğinizden kazandıkça kazanın
Bu müthiş bir misaldir. Ne onlar, ne başkaları gaybı asla bilemezler.
“De ki: Göklerde ve yerde, Allah’tan başka kimse gaybı bilmez. Ve onlar ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.” (Neml,65)
Şimdi tüm bu açıklamalardan sonra Peygamberimize iftira edilip te, gayptan haber veren “hadis” adı altındaki bir kısım sözlere nasıl itibar edebiliriz ? Bunların “hadis” adı ile tanımlandırılması sakın sizi şüphelendirmesin.
“Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur.” (İsra,36)
Şimdi; Peygamberimizin vefatından sonra yani yokluğunda, uydurma bir kısım sözlerle din üretmek nedir ? Bu hususu güzel bir şekilde açıklayan bir yazı var.
Diyor ki; Samirilik pegamberin yokluğunda onun adını kullanarak din üretmektir.
Siz önce Peygamberimizin yokluğunda bir kısım sözleri ona iftira edip uyduracak, Kuran’ı neredeyse devre dışı bırakacak ve bu suretle ümmeti Muhammedi doğru yoldan ayıracaksınız, ondan sonra da yine iftira ettiğiniz sözlere dayanarak kurtarıcı bir “mehdi” bekleyeceksiniz. Kendi bekleşmeniz yetmiyor gibi, ümmeti de bekleteceksiniz.
Halbu ki; ihtiyaç duyduğunuz mehdi hemen elinizin altında ve bir de beyninizin içinde beklemektedir. Biri Kuran, diğeri de bu Kuran’ı akledip düşünecek bir beyin…
Son Nebi, Hz. Muhammed Mustafa (SAV), gelmiş ve beraberinde bütün zamanların kurtarıcısı, mürşidi olan Kuran’ı tebliğ etmiştir.
Bizim bu husustaki görüşerimiz bu şekildedir.
Selam ve dua ile…
Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.
15 Aug 2007 11:43 am esiz mehdinin hale gelmeyeceğinimi iddaa ediyorsunuz net bir bilgiye sahip olayım yani ağızdan duyayım
15 Aug 2007 11:43 am ebir cevap yazın
15 Aug 2007 12:11 pm eSelam Mustafa doğan;
Hakkında zandan uzak bir bilgimizin olmadığı bir konuda karanlığı / gaybı taşlamayı bırakıp Kuran’da bize açıkça bildirilmemiş olan bu gayp haberini doğrulamıyoruz.
Selam ile…
15 Aug 2007 12:43 pm eSelam Mustafa Doğan..
Rüyalarını kendine sakla….
16 Aug 2007 8:50 am eSelam keşke sizin gibi bende zan duyabilsem Allah yardımcımız olsun görüşmek üzere saygılarla