Hanif Dostlar
HANİF DOSTLAR
Yıllarca hücrede kalmışım sanki,
Önüm karanlık, arkam karanlık,
Ruhum karanlık, aklım karanlık…
Şimşek gibi parladı ayetler…
Yaratan Rabbinin adıyla oku.
Oku da son bulsun karanlığa sultanlık.
Onlar bir garip insanlardı,
Bu nasıl cesaretti böyle,
Ashab-ı Kehf gibi diklene diklene,
Bin dört yüz sene uyumuşlar da,
Yenice uyanmışlar gibi,
Yoksa mehdi yerine bunlar mı geldi beklene beklene…
Yoksa bu bir tuzak mı?
Komplo mu kuruldu müminlerin üstüne,
Ya değilse bildiğime uydurma diyenlerin kastı ne ?
Bir başka okuyorlardı bildiğim / okuduğum şeyleri,
Silivermişler hocaları şeyhleri,
Korkulacak şeyler söylüyor bunlar,
“Tövbe tövbe” dedirtecek,
Kahretsin, bu bir çaresizlik !
Kuran’a dayanıp hep haklı çıkmalarıysa kafayı yedirtecek !
Seviniyor muyum ne bunlar haklı çıktıkça,
Üzerime yüklenmiş ciltler dolusu günahım azalıyor mu ne yoksa ?
Yoksa şeytan işi mi bu ?
Ya Rabbi ! Ayetlerin beni delirtecek !
Hem öyle sabırlılar ki,
Hem öyle güçsüzler, öyle azlar ki,
Sanki Kuran yenice inmiş,
Sahabe olmuş üç beş adam Kuran’a,
Haykıra haykıra ilan ediyorlar,
“La ilahe illallah”
“Allah’tan başka ilah yoktur”
“Onun sözü doğruluk ve adalet bakımından tam kemalindedir”
“O’ndan başka dost yoktur”
“Rabbinizden size bir Nur gelmiştir”
Müşrikler taşlıyor Kuran’ı,
Onlarsa siper olmuşlar Peygamber’in dini üzerine…
Allah’ım ne tarafta yer alsam ?
Yaş doldu gözlerime…
Ah, aklım ah ! Sen ne inatçısın !
Kim Allah’ı birliyorsa,
Kim tevhide yönelmişse ona yöneltiyorsun beni…
Yoksa azınlık psikolojisi mi bu yöneliş…
Ayet ayet bu söyleyiş.
Hücreme mi dönsem ne,
Dışarısı uçsuz bucaksız aydınlık,
Dışarısı Rahmet,
Bense kapı eşiğinde kaldım.
Burası muhasebe,
Burası muharebe !
Nerde kaldı “Heykellere tapmıyorum” diye sevindiğim günler…
Hani şu, hükmüne ortaklar katıp,
Ciltler dolusu fetva ile avunduğum günler…
Burası hesap, burası kitap,
Ölüp ölüp dirilmek gibi,
Gidip gidip geliyorum şirk çukurunda…
Dualar etmiştim halbuki.
“Allah’ım Kuran’dan konuşan arkadaşlar ver” demiştim.
Meğerse “bana acı” diyecekmişim de bilememişim.
Onlarsa kılıçlarını çekmiş,
Yetmiş kişi bilinmeze ilerleyen,
“Allah ne güzel vekildir” diyenler gibi…
Bilseler ki ölecekler,
Azraile bile gülecekler…
Bir baktım ki, karşımda İbrahim,
Yıkılmış bütün putlarımız,
Baltalı bir put dikilmiş tepeme…
Artık cevap vaktidir…
Gidip gidip gelen bu kalp,
Çağlar ötesinin sesidir.
Hani atalarım nerdesiniz ?
Güçlü, kuvvetli, derin alimlerim…
Nerdesiniz ?
Gün cevap vaktidir…
Evet bekliyorum, soruyorum !
Hala cevap veremediniz…
Ne hücreme dönerim, ne eşikte beklerim,
Dışarısı Kuran,
Dışarısı aydınlık,
Dosdoğru beyan,
Gerisi tam çılgınlık…
Yıllarca hücrede kalmışım sanki,
Önüm karanlık, arkam karanlık,
Ruhum karanlık, aklım karanlık…
Şimşek gibi parladı ayetler…
Yaratan Rabbinin adıyla oku.
Oku da son bulsun karanlığa sultanlık.
Onlar bir garip insanlardı,
Bu nasıl cesaretti böyle,
Ashab-ı Kehf gibi diklene diklene,
Bin dört yüz sene uyumuşlar da,
Yenice uyanmışlar gibi,
Yoksa mehdi yerine bunlar mı geldi beklene beklene…
20.04.2007
Hidayetin tek sahibi, Alemlerin Rabbi’ne hamd olsun.
Yazı ve yorumları ile cahillikten ve gizli şirkten arınmama vesile oldukları için “Hanif Dostlar” sitesindeki tüm dostlarıma bu vesile ile tekrar teşekkür ederim. Bu şiiri, internet sitemde son zamanlarda artan tehditler üzerine yazdım. Mesleğim / avukatlık gereği çok zaman türlü türlü tehditler alırım ama dinim yüzünden hiç tehdit almamıştım şimdiye kadar…
Allah dosdoğru yolundan ayırmasın.
Selam ve dua ile…


20 Nisan 2007 - 17:48
Selam Ali Aksoy
Kıymetli dostum, ellerine ve yüreğine sağlık. Bu güzel şiirini bir yol haritası ve bir dua olarak görüyorum.
Bu siteler vesilesiyle bizleri sizin gibi değerli dostlarla buluşturduğu için Yüce Allah’a şükrediyorum.
Sevgili Savana’nın da dediği gibi hanifdostlar bir okul sanki. Öğretmeni olmayan bir okul ve bir ruha sahip. Hepimize dirilten ve silkeleyen bir ruha…
Muhabbetle, Alperen
20 Nisan 2007 - 17:54
Ve aleyküm selam Alperen kardeşim,
Desteğin ve ilgin için teşekkür ederim.
Hanif dostlarla tanışma ve onları değerlendirme sürecini içeren bir şiir bu… Beni burada tehdit eden insanların da belki benzer bir süreçten geçeceklerini düşünerek yazma gereği duydum.
Allah dosdoğru yolundan ayırmasın.
26 Nisan 2007 - 13:39
Ali Bey, merhabalar,
Duygular kalemden akmış gitmiş…
Yüreğinize sağlık, tebrik ederim…
Hanif Dostlar, Okulunuzun en değerli üyelerinden birisi olarak sizinle gurur duyuyordur…
Selam ve sevgiyle,
Asude
14 Ekim 2007 - 22:45
merhaba sevgili kardeşim.Verdiğin mücadelede ALLAH yar ve yardımcın olsun. SAYGİLAR VE HÜRMETLER
14 Ekim 2007 - 22:50
CENANBI ALLAH AKLINI KULLANAN KULLARINDAN EYLESİN
20 Kasım 2007 - 17:27
Sayın Aksoy,
Yazdıklarınızı birebir yaşamış biri olarak size olan manevi desteğimi belirtmek istedim. Allah razı olsun. Taşıdığımız su işe yaramaz belki ama tarafımız belli olsun. La ilahe illallah.
04 Mart 2008 - 20:13
Hidayet karanlıkta kalana güneş.Asli olan ,asıl olan ,asaletli olan aydınlıktır.KARANLIK ARIZİDİR.Nadir olan şeyler kıymetlidir.Doğruyu bulmak güzel,istikamet üzere bir hayat dilerim.
04 Nisan 2008 - 13:56
nediyeyim yüreginize saglık.sadece kendi kendine düşünebilen biri olarak, sizin karşınızda görüş beyan edenlerin pek saglıklı düşündüklerini zannetmiyorum.ve bu kıyasa allahın emrettigi gibi ‘aklederek’yapıyorum. Allah yolunuzu açık eylesln…
21 Nisan 2008 - 22:52
SUPHANALLAH
Bir elimizde Karasancak , aklımızda hep Kur’an,
Yüreğinde imanla, geliyor Hanif Müslüman,
Nar’dan nar’a cenk eden karasancaklı akıncılar,
SüphanAllah diyene Senden başka Yar’mı var …
Durduk Divanına, uyduk Kur’anımıza,
Rabbim Senin Rızan için Farz Namazımıza,
Kabul eyle Yarabbim Hanif kullarını Huzuruna,
SübhanAllah diyene Senden başka Yar’ mı var…
Uludağdan Karasancak çekeriz Arş-ı Ala’ya,
Unutmadık verdiğimiz sözleri Kalu Bela’da,
Ey HaliluRahman Milleti İbrahim-i Hanifa,
SübhanAllah diyene Senden başka Yar mı var…
Gönüllerden gönüllere Kabe’ye çıkar yollar,
Aman verme müşriklere, Ey karasancaklı Nar,
Bitmesin sendeki bu azim, bu aşk Mahşere kadar,
SübhanAllah diyene Senden başka Yar mı var…
07 Ekim 2008 - 22:17
allah emeklerinizi zayi etmasin.allah razi olsun
30 Nisan 2009 - 16:30
Hani adamlar vardır,merhamet yüklü.. azığıda tatlı söz,
Sonra adamlar vardır,merhamet yüklü..azığıda tatlı söz.
Lakin ilk adamlar canları yandığında öfkeye kapıldığında,sanki önünde monütör patlamışçasına gadr dolu,
Ve ikinci adamlar vardır,ortada olan ortanca,orta yol üzerindekiler,onlar canları yandığında azıkları yine tatlı söz yükleride merhamettir değişmez.Kardeşim duygularının mürekkebi gözyaşların olmuş,içindeli sızı ise artık saklanamaz olmuş sevincin ise;işte onu sorma..ne ben böyle sevinebildim ne de çığlıklar atabildim,taa buradan belli oluyor ve hakkı hak sahibine iadeyle mutlu kal Rauf Ali kardeşim.
10 Ekim 2009 - 01:20
selam arkadaşlar sizin site ile tanışmak şerefverdi minaremizi çalıp kılıfınıda hazırlamışlar şu an nasıl bizleri yahud hizmetçisi haline getirdiklerini çözdük sankı ölümden sonra diriliş gibi mezardan yeni çıktım teşekkürler.