Bağlayıcı olan tek yazılı kitap Kuran-ı Kerîm’dir


Bizim bildiğimiz vahiy Kurân’dır. Bunun dışında Peygamber’in kalbine doğan bazı düşünceler olabilir ama Peygamber bu düşünceleri kendi söz kalıplarıyla ifade etmiştir. İşte bu tür sözlere kutsal hadis denilir. Ama bunlar Kur’ân ağırlığında vahiy değildir, Peygamber’in insansal düşüncelerinin bunlarda etkisi vardır. Bundan dolayı Peygamberimiz Kur’ân vahyi dışında herhangi bir sözünü yazdırmamış, hatta sözlerinin yazılmasını yasaklamıştır. Kıyamete kadar insanları bağlayacak emirler, yasaklar Kur’ân vahyiyle sabit olanlardır. Bunun dışındaki emirler Peygamber’in kendi sözü de olsa geçicidir, bağlayıcı değildir. Çünkü Peygamberimiz bunları o zamanın şartları içinde söylemiş, “herkes için geçerlidir, bağlayıcıdır” dememiştir. Zira kendi söz ve emirlerinin bir kısmını sonradan şartlar değişince değiştirmiştir. Bazı yasakları kaldırmış, zamanın gereği ne ise onu yapmıştır. Ama Kur’ân emrini değiştirme yetkisine sahip değildir: “De ki: Onu kendi tarafımdan değiştiremem. Ben sadece bana vahyolunana uyarım. Şayet ben Rabbime karşı gelirsem, büyük bir günün azabından korkarım” (Yunus: 15).

KALBİNE DOĞAN İLHAMLAR

Fakat sonradan gelenler Kur’ân ile yetinmeyip Peygamber’in her sözünü vahiy kategorisine sokup Kur’ân ile eşit yapmaya kalkmışlardır. Oysa sözlerin bir bölümü ilham olsa da Kur’ân vahyi ağırlığında değildir.

… Ama kutsal hadis dediğimiz Peygamber’in kalbine doğan ilhamların ifade tarzı Peygamber’in kendi sözleridir. Bundan dolayı bunlar yazılmadığı için aktarımlarında büyük farklar, fazlalıklar, eksiklikler vardır. Bunlar bağlayıcı olmadığı için Peygamberimiz bunları yazdırmadı. Kendisinden sonra gelen dört Halife de bunları yazdırmadı. Onlar için bağlayıcı tek yazılı kitap Kur’ân-ı Kerîm’dir.

Kaynak:Gazete Vatan


Toplam Okunma: 770 | Bugunku Okunma: 3 | En Son Okunma: 29.08.2008 - 10:36

5 Yorum

  1. aragorn01:

    Ali bey size göre namaz kılmak nasıl oluyor
    kaç rekat kılıyorsunuz bana anlatırmısınız

  2. Ümit:

    selam aragorn tek kelime edicem başka bir kelimeye hacet duymam Yeryüzünde gezen her türlü canlı ve (gökte) iki kanadıyla uçan her tür kuş, sizin gibi birer topluluktan başka bir şey değildir. Biz Kitap’ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonunda hepsi Rablerinin huzuruna toplanıp getirilecekler.enam suresi 38 .ayet şimdi söliceğim söliceğinin tersine dir eğer ki bir insan hani kuranda şu nerde derse Allahınn bu ayetini yok saymış kabul etmemiş iman etmemiş olur hatta ben o insanın imanından şüphe ederim selametle

  3. gamze:

    tesekkürler ümit bu ayeti ezberliycem…

  4. nesrin:

    çok gzl olmuş kuran olan yol göstericimizi uzun uzun anlatmışsınız tekrar saolun

  5. mustafa:

    zehırlıorg sıtesınden alıntı…..

    Nisan 1994…

    Bursa-Gönlü Ferah Oteli’nde bir toplantı yapılıyor.

    Kur’an Vakfı’nın tertiplediği toplantıda konu şu: Dinde Islâhât Yapılmalı…

    Lügatlar, “Islâhât” kelimesi hakkında şunları yazıyor:

    ISLÂHÂT: Düzeltme, iyileştirme işleri, reform. Eksik ve kusurlarını giderme, tamamlama. Kötü yönlerini düzelterek mükemmel bir hale getirme.

    İlâhiyatçılarımız, İslam ve Kur’an hakkında işte bunu yapmayı düşünüyorlar.

    Kur’an’ın ve İslâm’ın eksik ve kusurlarını düzelteceklermiş.

    Dikkat!

    Yukarıdaki kelimeler içinde “reform” da geçiyor.

    Olmasa bile, diğer kelimeler de aynı manayı taşıyor zaten…

    Rabbimiz ne buyuruyooor, onlar ne diyor!..

    Peygamberimiz’in Veda Haccı’nda, yani hayatının son günlerinde, “Bugün dininizi kemâle erdirdim; size nimetimi tamamladım. Sizin için İslâm’ı din olarak beğenip seçtim” buyuruyor. (Mâide Sûresi, 3)

    Bazıları da kalkmış, Allah’ın “tamamladım” buyurduğu dinin, eksiklerini tamamlayacaklarını söylüyorlar.

    Kimler?
    Gönlü Ferah Oteli’ndeki toplantıyı yöneten, eski Diyanet İşleri Başkanı Süleyman Ateş.

    başka bişe yazmaya gerek varmı bılmıyorum rabbım hepınızı ıslah etsın yolunuz nerye cıkıyo ınsalah goruyosunuzdur

Yorum yapın



Rastgele Yazı