<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Evrenin akıllı yaratıkları sadece bizler miyiz? yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.aliaksoy.net/2007/09/16/evrenin-akilli-yaratiklari-sadece-bizler-miyiz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aliaksoy.net/2007/09/16/evrenin-akilli-yaratiklari-sadece-bizler-miyiz/</link>
	<description>www.aliaksoy.net</description>
	<lastBuildDate>Thu, 22 Jul 2010 15:40:22 +0300</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>toprakerdem tarafından</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2007/09/16/evrenin-akilli-yaratiklari-sadece-bizler-miyiz/comment-page-1/#comment-1824</link>
		<dc:creator>toprakerdem</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Nov 2007 12:08:50 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.aliaksoy.net/2007/09/16/evrenin-akilli-yaratiklari-sadece-bizler-miyiz/#comment-1824</guid>
		<description>EVRİM KONUSUNU KURANSAL AÇIDAN TARTIŞACAK FORUM OLMADIĞINDAN BU FORUMA YAZDIM.

KURAN VE EVRİM

Zaman içinde değişme meydana getiren herhangi bir sürece evrim denir. Biyolojide ise
evrim canlıların genetik yapılarındaki uzun vadeli değişmeler demektir. İlk defa Charles
Darwin ve Alfred Wallace&#039;ın &quot;Origin Of Species&quot; adlı eserinde gündeme gelen bu teori kısa
zamanda bilim adamları arasında ilgi topladı.
Evrim mikro evrim ve makro evrim diye ikiye ayrılır. Mikro evrim; mutasyonlar,
genetik sürüklenme, doğal seçilim gibi küçük değişimleri kapsarken, makro evrim; bunların
birikmesiyle canlıda oluşan büyük değişimler demektir.
Evrim kuramı maalesef sadece bu mekanizmanın işleyişini açıklayabilmekte, örneğin
ilk organizmanın nasıl meydana geldiğine yorum getirememektedir. Tek bir hücrenin bile
komplike yapısı düşünüldüğünde bunu tesadüflere dayandırmak ve göz, kulak gibi komplike
organları bu kadar nizamlı ve muntazamlı yaratanın evrim olduğunu düşünmek akıl alacak iş
değildir.
Çoğu Müslüman Allah&#039;ın Adem&#039;i &quot;Ol&quot; demesiyle bir anda yarattığını ve evrimin
Kuran&#039;da yeri olmadığını düşünür. Aksine Kuran&#039;daki yaratılışı evrim daha iyi açıklamaktadır.

Yazıya başlamadan önce okuyuculara Kuran&#039;ın benzetimlerden bolca yaralandığını
göz önünde bulundurmalarını isterim.
03:07 Kitap&#039;ı sana indiren O&#039;dur: Onun ayetlerinden bir kısmı muhkemlerdir (KİLİTLİ) ki;
onlar Kitap&#039;ın anasıdır. Diğer ayetlerse müteşâbihlerdir (BENZEYEN). Şu var ki, kalplerinde
bir eğrilik ve bozukluk bulunanlar, fitne aramak, onun yorumuna öncelik tanımak için
Kitap&#039;ın sadece müteşâbih kısmının ardına düşerler. Onun tevilini ise bir Allah bilir. İlimde
derinlemiş olanlar: &quot;Ona inandık, hepsi Rabbimizin katındandır.&quot; derler. Gönül ve akıl
sahiplerinden başkası gereğince düşünemez.
39:23 Allah, sözün en güzelini, birbirine benzer ikili mânalar ifade eden bir Kitap halinde
indirmiştir. Rablerinden korkanların ondan derileri ürperir. Sonra da hem derileri hem de
kalpleri, Allah&#039;ın zikri/Kur&#039;an&#039;ı karşısında yumuşar. Bu, Allah&#039;ın kılavuzudur ki, onunla
dilediğini/dileyeni hidayete erdirir. Allah&#039;ın saptırdığına gelince, ona kılavuzluk edecek
yoktur.
Örneğin şu anlatıma bakın, müteşabih anlatıma ne güzel bir örnek oluşturuyor
göreceksiniz...
41:10-11 Orda (yerde) onun üstünde sarsılmaz dağlar var etti, onda bereketler yarattı ve
isteyip-arayanlar için eşit olmak üzere ordaki rızıkları dört günde takdir etti. Sonra, duman
halinde olan göğe yöneldi; böylece ona ve yere dedi ki: &quot;İsteyerek veya istemeyerek gelin.&quot;
İkisi de: &quot;İsteyerek (İtaat ederek) geldik&quot; dediler.

Adem konusuna başlamadan önce adem ve &quot;eşinin&quot; yeryüzündeki ilk iyiyi kötüden
ayıracak kadar zeki insanları simgelediğini düşündüğümü belirtmek isterim.
02:35 Ve Âdem&#039;e şöyle buyurmuştuk: &quot;Ey Âdem, sen ve eşin cennete yerleşin ve orada
dilediğiniz yerde, bol bol yiyin. Ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zulme sapanlardan
olursunuz.&quot;
Adem kelimesi İbrani&#039;cedir ve &quot;siyah tenli&quot;, &quot;insanoğlu&quot; gibi anlamlara gelir. Cennet
kelimesinin kökü (cim, nun, nun) ise örtü anlamına gelir ve cennet yeryüzünü yer
gözükmeyecek kadar örten yeşillik / bahçelere denir. Kuran&#039;da bu kelime dünyamızdaki
bahçeleri anlatmak için kullanıldığı gibi (6:141, 17:91 ve 18:32-40) ahiretteki bahçeyi
anlatmak için de kullanılmış. Bu ayetteki cennette normal bir bahçe anlamında çünkü:
20:120 Derken, şeytan ona şöyle diyerek vesvese verdi: &quot;Ey Âdem! Sana, sonsuzluk ağacıyla
eskimez-çökmez mülk ve saltanatı göstereyim mi?&quot;
Zaten cennette olan birinin saltanata ihtiyacı yoktur. Artı, adem ve &quot;eşi&quot;nin bulunduğu yerde
Güneş vardı:
20:119 &quot;Ve sen burada ne susayacaksın ne de güneşten yanacaksın.&quot;
02:36 Bunun üzerine şeytan onların ayaklarını kaydırdı da onları içinde bulundukları yerden
çıkardı. Biz de şöyle buyurduk: &quot;Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak aşağıya inin. Belli
bir süre kadar yeryüzünde sizin için bir bekleme yeri, bir nimet/bir yararlanma imkânı
olacaktır.&quot;
Adem (ırkı) &quot;cenneteyken&quot; sayıları fazla değildi, Allah&#039;a itaatsizlik edince kovulunca &quot;arz&quot;
(tüm dünya) kelimesinin kullanıldığını görüyoruz. Bu her yerin artık onların nüfuz sahası
olduğunu anlatmak için kullanılmış. Artık &quot;bahçeye&quot; bağlı olmayan insanlar yayılmış ve
birbirlerine düşman olmuşlar. &quot;Ehbitu&quot; (inin) rahatlarının bol olduğu yerden artık sıkıntı dolu
hayata başlangıcı tanımlamak için kullanılmış. (2:61&#039;de bu duruma bir başka örnek var.)
Canlılığın ilk Amazon ve Afrika ormanlarında başladığını savunan İlkel Çorba (Primordial
Soup) teorisine bu anlatım benzerlik göstermektedir.
Kuran ademin ilk insan olduğunu da iddia etmez. Hatta ademden önce dünyada bazılarının
fesat çıkardığını ve İNSANIN halife olduğunu anlatır. Halife Arapça&#039;da &quot;ardıl, peşinden
gelen, izleyen&quot; demektir.
02:30 Bir zamanlar Rabbin meleklere: &quot;Ben, yeryüzünde bir halife atayacağım.&quot; demişti de
onlar şöyle konuşmuşlardı: &quot;Orada bozgunculuk etmekte olan, kan döken birini mi
atayacaksın? Oysaki bizler, seni hamd ile tespih ediyoruz; seni kutsayıp yüceltiyoruz.&quot; Allah
şöyle dedi: &quot;Şu bir gerçek ki ben, sizin bilmediklerinizi bilmekteyim.&quot;

20:121 Nihayet, ikisi de ondan yediler. Bunun üzerine, çirkin yerleri kendilerine açıldı;
üzerlerine cennet yapraklarından örtmeye başladılar. Âdem, Rabbine isyan etmiş, azmış,
ziyana uğramıştı.
Dikkatinizi çekerim yedikleri elma değil. &quot;Ondan yediler&quot; olarak geçiyor. Böylece saltanatı
(hür iradeyi) ele geçirdiler yani ilk zeki canlılar olup kendilerini yapraklarla örtmeye
başladılar.
Evrimi destekleyen diğer ayetler:
07:11 Andolsun ki sizi yarattık (ara), sonra sizi biçimlendirdik, sonra da meleklere &quot;Âdem&#039;e
secde edin&quot; dedik. Onlar da secde ettiler. Ama İblis etmedi, secde edenlerden olmadı o.
Allah yarattığı insanı eliyle şekillendirmedi, bunu evrim yoluyla yaptı. Melek kelimesinin
kökü مل ك kontrol etmek, hükmetmek demektir. Melekler ile o sıralar yeryüzünü kontrol eden
varlıklar anlaşılabileceği gibi (cinler / homosapienler), Allah&#039;ın yaratmış olduğu fizik
yasalarını da anlayabiliriz. Bu kurallar ademe secde ediyor / saygı gösteriyor. İblis ise yoldan
sapmış bir cin (homosapien sapien) olabilir.
15:28 Hatırla o zamanı ki Rabbin meleklere, &quot;Ben, kupkuru bir çamurdan, değişken, cıvık
balçıktan bir insan yaratacağım.&quot; demişti.
15:29 &quot;Onu, amaçlanan düzgünlüğe ulaştırıp öz ruhumdan içine üflediğim zaman, önünde
hemen secdeye kapanın.&quot;
Bir başka evrim olarak anlaşılabilecek ayet:
71:14 &quot;O ki, sizi halden hale/evreden evreye geçirerek yarattı.&quot;
Başka bir ayet:
24:45 Allah, tüm canlıları [külle dabbetin] sudan yarattı. Onlardan kimileri karnı üzerinde
yürür, kimileri iki ayak üstünde yürür, kimileri de dört ayak üstünde... Allah dilediğini
yaratıyor, Allah her şeye kadirdir.
07:189 O, odur ki, sizi bir TEK CANLIDAN yarattı, eşini de ondan vücuda getirdi ki, gönlü
buna ısınsın...
Dabbe (24:45) yaşayan, spontane hareket eden her şey olarak tanımlanabilir. Bu tüm
hayvanları, insanı, bakteri gibi hayvanların hepsini kapsar.
64:03 Gökleri ve yeri hak olarak yarattı; sizi biçimlendirdi ve görünüşlerinizi güzel yaptı.
Yalnız O&#039;nadır dönüş.
İbrahim Yılmaz: Büyük Kandırmaca
114
Allah bizi hayattayken &quot;elleriyle&quot; biçimlendirmediğine göre bunu kendi koyduğu kurallar
çerçevesinde gerçekleştirdi.

NOT: Bu sadece bir teoridir. Yaratılış ile ilgili ayetler Kitab&#039;ın müteşabih kısmına girdiğinden
çeşitli şekillerde yorumlanabilir. Allah, bunların tevilinin sadece kendisi tarafından
bilineceğini söylemiştir ama şunu unutmayınız ki, Kuran evrime işaret etmektedir..
06:133 Senin o Ganî Rabbin rahmet sahibidir. Dilerse sizi ortadan kaldırır ve sizi bir başka
topluluğun soyundan vücuda getirdiği gibi, ardınızdan da dilediğini sizin yerinize getirir.
29:20 De ki: &quot;Yeryüzünde dolaşın da yaratılışın nasıl BAŞLADIĞINA bir bakın. İleride Allah
öteki oluşmaya da vücut verecektir. Allah, her şeye Kadîr&#039;dir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>EVRİM KONUSUNU KURANSAL AÇIDAN TARTIŞACAK FORUM OLMADIĞINDAN BU FORUMA YAZDIM.</p>
<p>KURAN VE EVRİM</p>
<p>Zaman içinde değişme meydana getiren herhangi bir sürece evrim denir. Biyolojide ise<br />
evrim canlıların genetik yapılarındaki uzun vadeli değişmeler demektir. İlk defa Charles<br />
Darwin ve Alfred Wallace&#8217;ın &#8220;Origin Of Species&#8221; adlı eserinde gündeme gelen bu teori kısa<br />
zamanda bilim adamları arasında ilgi topladı.<br />
Evrim mikro evrim ve makro evrim diye ikiye ayrılır. Mikro evrim; mutasyonlar,<br />
genetik sürüklenme, doğal seçilim gibi küçük değişimleri kapsarken, makro evrim; bunların<br />
birikmesiyle canlıda oluşan büyük değişimler demektir.<br />
Evrim kuramı maalesef sadece bu mekanizmanın işleyişini açıklayabilmekte, örneğin<br />
ilk organizmanın nasıl meydana geldiğine yorum getirememektedir. Tek bir hücrenin bile<br />
komplike yapısı düşünüldüğünde bunu tesadüflere dayandırmak ve göz, kulak gibi komplike<br />
organları bu kadar nizamlı ve muntazamlı yaratanın evrim olduğunu düşünmek akıl alacak iş<br />
değildir.<br />
Çoğu Müslüman Allah&#8217;ın Adem&#8217;i &#8220;Ol&#8221; demesiyle bir anda yarattığını ve evrimin<br />
Kuran&#8217;da yeri olmadığını düşünür. Aksine Kuran&#8217;daki yaratılışı evrim daha iyi açıklamaktadır.</p>
<p>Yazıya başlamadan önce okuyuculara Kuran&#8217;ın benzetimlerden bolca yaralandığını<br />
göz önünde bulundurmalarını isterim.<br />
03:07 Kitap&#8217;ı sana indiren O&#8217;dur: Onun ayetlerinden bir kısmı muhkemlerdir (KİLİTLİ) ki;<br />
onlar Kitap&#8217;ın anasıdır. Diğer ayetlerse müteşâbihlerdir (BENZEYEN). Şu var ki, kalplerinde<br />
bir eğrilik ve bozukluk bulunanlar, fitne aramak, onun yorumuna öncelik tanımak için<br />
Kitap&#8217;ın sadece müteşâbih kısmının ardına düşerler. Onun tevilini ise bir Allah bilir. İlimde<br />
derinlemiş olanlar: &#8220;Ona inandık, hepsi Rabbimizin katındandır.&#8221; derler. Gönül ve akıl<br />
sahiplerinden başkası gereğince düşünemez.<br />
39:23 Allah, sözün en güzelini, birbirine benzer ikili mânalar ifade eden bir Kitap halinde<br />
indirmiştir. Rablerinden korkanların ondan derileri ürperir. Sonra da hem derileri hem de<br />
kalpleri, Allah&#8217;ın zikri/Kur&#8217;an&#8217;ı karşısında yumuşar. Bu, Allah&#8217;ın kılavuzudur ki, onunla<br />
dilediğini/dileyeni hidayete erdirir. Allah&#8217;ın saptırdığına gelince, ona kılavuzluk edecek<br />
yoktur.<br />
Örneğin şu anlatıma bakın, müteşabih anlatıma ne güzel bir örnek oluşturuyor<br />
göreceksiniz&#8230;<br />
41:10-11 Orda (yerde) onun üstünde sarsılmaz dağlar var etti, onda bereketler yarattı ve<br />
isteyip-arayanlar için eşit olmak üzere ordaki rızıkları dört günde takdir etti. Sonra, duman<br />
halinde olan göğe yöneldi; böylece ona ve yere dedi ki: &#8220;İsteyerek veya istemeyerek gelin.&#8221;<br />
İkisi de: &#8220;İsteyerek (İtaat ederek) geldik&#8221; dediler.</p>
<p>Adem konusuna başlamadan önce adem ve &#8220;eşinin&#8221; yeryüzündeki ilk iyiyi kötüden<br />
ayıracak kadar zeki insanları simgelediğini düşündüğümü belirtmek isterim.<br />
02:35 Ve Âdem&#8217;e şöyle buyurmuştuk: &#8220;Ey Âdem, sen ve eşin cennete yerleşin ve orada<br />
dilediğiniz yerde, bol bol yiyin. Ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zulme sapanlardan<br />
olursunuz.&#8221;<br />
Adem kelimesi İbrani&#8217;cedir ve &#8220;siyah tenli&#8221;, &#8220;insanoğlu&#8221; gibi anlamlara gelir. Cennet<br />
kelimesinin kökü (cim, nun, nun) ise örtü anlamına gelir ve cennet yeryüzünü yer<br />
gözükmeyecek kadar örten yeşillik / bahçelere denir. Kuran&#8217;da bu kelime dünyamızdaki<br />
bahçeleri anlatmak için kullanıldığı gibi (6:141, 17:91 ve 18:32-40) ahiretteki bahçeyi<br />
anlatmak için de kullanılmış. Bu ayetteki cennette normal bir bahçe anlamında çünkü:<br />
20:120 Derken, şeytan ona şöyle diyerek vesvese verdi: &#8220;Ey Âdem! Sana, sonsuzluk ağacıyla<br />
eskimez-çökmez mülk ve saltanatı göstereyim mi?&#8221;<br />
Zaten cennette olan birinin saltanata ihtiyacı yoktur. Artı, adem ve &#8220;eşi&#8221;nin bulunduğu yerde<br />
Güneş vardı:<br />
20:119 &#8220;Ve sen burada ne susayacaksın ne de güneşten yanacaksın.&#8221;<br />
02:36 Bunun üzerine şeytan onların ayaklarını kaydırdı da onları içinde bulundukları yerden<br />
çıkardı. Biz de şöyle buyurduk: &#8220;Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak aşağıya inin. Belli<br />
bir süre kadar yeryüzünde sizin için bir bekleme yeri, bir nimet/bir yararlanma imkânı<br />
olacaktır.&#8221;<br />
Adem (ırkı) &#8220;cenneteyken&#8221; sayıları fazla değildi, Allah&#8217;a itaatsizlik edince kovulunca &#8220;arz&#8221;<br />
(tüm dünya) kelimesinin kullanıldığını görüyoruz. Bu her yerin artık onların nüfuz sahası<br />
olduğunu anlatmak için kullanılmış. Artık &#8220;bahçeye&#8221; bağlı olmayan insanlar yayılmış ve<br />
birbirlerine düşman olmuşlar. &#8220;Ehbitu&#8221; (inin) rahatlarının bol olduğu yerden artık sıkıntı dolu<br />
hayata başlangıcı tanımlamak için kullanılmış. (2:61&#8242;de bu duruma bir başka örnek var.)<br />
Canlılığın ilk Amazon ve Afrika ormanlarında başladığını savunan İlkel Çorba (Primordial<br />
Soup) teorisine bu anlatım benzerlik göstermektedir.<br />
Kuran ademin ilk insan olduğunu da iddia etmez. Hatta ademden önce dünyada bazılarının<br />
fesat çıkardığını ve İNSANIN halife olduğunu anlatır. Halife Arapça&#8217;da &#8220;ardıl, peşinden<br />
gelen, izleyen&#8221; demektir.<br />
02:30 Bir zamanlar Rabbin meleklere: &#8220;Ben, yeryüzünde bir halife atayacağım.&#8221; demişti de<br />
onlar şöyle konuşmuşlardı: &#8220;Orada bozgunculuk etmekte olan, kan döken birini mi<br />
atayacaksın? Oysaki bizler, seni hamd ile tespih ediyoruz; seni kutsayıp yüceltiyoruz.&#8221; Allah<br />
şöyle dedi: &#8220;Şu bir gerçek ki ben, sizin bilmediklerinizi bilmekteyim.&#8221;</p>
<p>20:121 Nihayet, ikisi de ondan yediler. Bunun üzerine, çirkin yerleri kendilerine açıldı;<br />
üzerlerine cennet yapraklarından örtmeye başladılar. Âdem, Rabbine isyan etmiş, azmış,<br />
ziyana uğramıştı.<br />
Dikkatinizi çekerim yedikleri elma değil. &#8220;Ondan yediler&#8221; olarak geçiyor. Böylece saltanatı<br />
(hür iradeyi) ele geçirdiler yani ilk zeki canlılar olup kendilerini yapraklarla örtmeye<br />
başladılar.<br />
Evrimi destekleyen diğer ayetler:<br />
07:11 Andolsun ki sizi yarattık (ara), sonra sizi biçimlendirdik, sonra da meleklere &#8220;Âdem&#8217;e<br />
secde edin&#8221; dedik. Onlar da secde ettiler. Ama İblis etmedi, secde edenlerden olmadı o.<br />
Allah yarattığı insanı eliyle şekillendirmedi, bunu evrim yoluyla yaptı. Melek kelimesinin<br />
kökü مل ك kontrol etmek, hükmetmek demektir. Melekler ile o sıralar yeryüzünü kontrol eden<br />
varlıklar anlaşılabileceği gibi (cinler / homosapienler), Allah&#8217;ın yaratmış olduğu fizik<br />
yasalarını da anlayabiliriz. Bu kurallar ademe secde ediyor / saygı gösteriyor. İblis ise yoldan<br />
sapmış bir cin (homosapien sapien) olabilir.<br />
15:28 Hatırla o zamanı ki Rabbin meleklere, &#8220;Ben, kupkuru bir çamurdan, değişken, cıvık<br />
balçıktan bir insan yaratacağım.&#8221; demişti.<br />
15:29 &#8220;Onu, amaçlanan düzgünlüğe ulaştırıp öz ruhumdan içine üflediğim zaman, önünde<br />
hemen secdeye kapanın.&#8221;<br />
Bir başka evrim olarak anlaşılabilecek ayet:<br />
71:14 &#8220;O ki, sizi halden hale/evreden evreye geçirerek yarattı.&#8221;<br />
Başka bir ayet:<br />
24:45 Allah, tüm canlıları [külle dabbetin] sudan yarattı. Onlardan kimileri karnı üzerinde<br />
yürür, kimileri iki ayak üstünde yürür, kimileri de dört ayak üstünde&#8230; Allah dilediğini<br />
yaratıyor, Allah her şeye kadirdir.<br />
07:189 O, odur ki, sizi bir TEK CANLIDAN yarattı, eşini de ondan vücuda getirdi ki, gönlü<br />
buna ısınsın&#8230;<br />
Dabbe (24:45) yaşayan, spontane hareket eden her şey olarak tanımlanabilir. Bu tüm<br />
hayvanları, insanı, bakteri gibi hayvanların hepsini kapsar.<br />
64:03 Gökleri ve yeri hak olarak yarattı; sizi biçimlendirdi ve görünüşlerinizi güzel yaptı.<br />
Yalnız O&#8217;nadır dönüş.<br />
İbrahim Yılmaz: Büyük Kandırmaca<br />
114<br />
Allah bizi hayattayken &#8220;elleriyle&#8221; biçimlendirmediğine göre bunu kendi koyduğu kurallar<br />
çerçevesinde gerçekleştirdi.</p>
<p>NOT: Bu sadece bir teoridir. Yaratılış ile ilgili ayetler Kitab&#8217;ın müteşabih kısmına girdiğinden<br />
çeşitli şekillerde yorumlanabilir. Allah, bunların tevilinin sadece kendisi tarafından<br />
bilineceğini söylemiştir ama şunu unutmayınız ki, Kuran evrime işaret etmektedir..<br />
06:133 Senin o Ganî Rabbin rahmet sahibidir. Dilerse sizi ortadan kaldırır ve sizi bir başka<br />
topluluğun soyundan vücuda getirdiği gibi, ardınızdan da dilediğini sizin yerinize getirir.<br />
29:20 De ki: &#8220;Yeryüzünde dolaşın da yaratılışın nasıl BAŞLADIĞINA bir bakın. İleride Allah<br />
öteki oluşmaya da vücut verecektir. Allah, her şeye Kadîr&#8217;dir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
