<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Aramızdaki Ortak Kelime yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.aliaksoy.net/2007/10/01/aramizdaki-ortak-kelime/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aliaksoy.net/2007/10/01/aramizdaki-ortak-kelime/</link>
	<description>www.aliaksoy.net</description>
	<lastBuildDate>Wed, 10 Mar 2010 19:20:01 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>fatih tarafından</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2007/10/01/aramizdaki-ortak-kelime/comment-page-1/#comment-11774</link>
		<dc:creator>fatih</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jun 2009 00:03:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.aliaksoy.net/2007/10/01/aramizdaki-ortak-kelime/#comment-11774</guid>
		<description>Muhammet Mesleme kardeşim,Hz.Kur&#039;an&#039;dan ayetler vermişsin çok doğal olarak.Acizane birkaç sorum olacak size.
1.Ayetlerdeki parantezleri kaldırıp okuduğunda aynı anlam çıkar mı?
2.Hz.Peygamber&#039;i kabul etmeyenleri cehenneme atmak &quot;Rahmetim gazabımı örtmüştür.&quot;buyuran Hz.Allah&#039;ın rahmetine sığar mı?
3.&quot;Yetmiş iki milleti bir gözle görmeyen halka müderris de olsa hakikatte asidir.&quot;diyen bir inancın inananlarıyken saçının telini dahi ömrü boyunca kimseye göstermeyen,eline erkek eli deymeyen bir kadını(-aynen anladığınız gibi:bir rahibeyi) küfür üzere göstermek nasıl bir anlayıştır?
4.Hz. Allah&#039;ın gönderdiği-sayısı ancak O&#039;na malum olan-tüm peygamberlerin ortak tebliği &quot;La ilahe illallah&quot;tır.Sırf bu yüzden dahi İslam&#039;ın şartı BİR iken,Allah&#039;ın kullarını AVrupa&#039;nın en uzun soluklu hatalarından biri olan &quot;öteki&quot; mantığı ile görüp değerlendirmek Rahmet peygamberinin ümmetine yakışan bir tavır mıdır?
Selamlar.(fkyavuz82@hotmail.com)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Muhammet Mesleme kardeşim,Hz.Kur&#8217;an&#8217;dan ayetler vermişsin çok doğal olarak.Acizane birkaç sorum olacak size.<br />
1.Ayetlerdeki parantezleri kaldırıp okuduğunda aynı anlam çıkar mı?<br />
2.Hz.Peygamber&#8217;i kabul etmeyenleri cehenneme atmak &#8220;Rahmetim gazabımı örtmüştür.&#8221;buyuran Hz.Allah&#8217;ın rahmetine sığar mı?<br />
3.&#8221;Yetmiş iki milleti bir gözle görmeyen halka müderris de olsa hakikatte asidir.&#8221;diyen bir inancın inananlarıyken saçının telini dahi ömrü boyunca kimseye göstermeyen,eline erkek eli deymeyen bir kadını(-aynen anladığınız gibi:bir rahibeyi) küfür üzere göstermek nasıl bir anlayıştır?<br />
4.Hz. Allah&#8217;ın gönderdiği-sayısı ancak O&#8217;na malum olan-tüm peygamberlerin ortak tebliği &#8220;La ilahe illallah&#8221;tır.Sırf bu yüzden dahi İslam&#8217;ın şartı BİR iken,Allah&#8217;ın kullarını AVrupa&#8217;nın en uzun soluklu hatalarından biri olan &#8220;öteki&#8221; mantığı ile görüp değerlendirmek Rahmet peygamberinin ümmetine yakışan bir tavır mıdır?<br />
Selamlar.(fkyavuz82@hotmail.com)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>toprakerdem tarafından</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2007/10/01/aramizdaki-ortak-kelime/comment-page-1/#comment-2417</link>
		<dc:creator>toprakerdem</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Jan 2008 10:35:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.aliaksoy.net/2007/10/01/aramizdaki-ortak-kelime/#comment-2417</guid>
		<description>merhaba değerli arkadaşlar...

İnanmak, görmektir. 
İnanmak, bütünleşmektir. 
İnanmak, evrene uyum sağlamaktır. 
İnanmak, evrenle ve onun getirdikleriyle inatlaşmamaktır.
İnanmak, herşeyin ve herkesin büyük bir birliğin parçası olduğunu bilmektir. 
İnanmak, kimseyi ötekileştirmemektir. Herkese ve herşeye bedeninin bir parçasıymış gibi davranmaktır. Ki zaten öyledir. 
İnanmak, olgunlaşmaktır. Kavgaya sebep bulamamaktır. Çünkü tüm kavgalar insanın kendisiyle yaptığıdır. 
İnanmak, huzur bulmaktır. Bütünlüğün ruhuna; evrenin bilincine güvenmektir. 
İnanmak, barışmaktır. 
İnanmak, sevmektir, AŞKtır. Zaten bütünlüğün mükemmelliğini görüp de aşık olmamak mümkün müdür?

İşte bu nedenle dünyanın tek bir sorunu var: İnanmak. Gerçekten inanan o kadar az, inandığını zanneden o kadar çok ki... İnsanlığın gerçek anlamda imanı, tüm dünyaya barışı getirecektir. 

Düşünsenize, &quot;öteki&quot; diye bir olgu yok. O zaman neden savaşıyoruz? 

İşte inanmak, bu soruyu sormaktır. 

İmanda yol değil, sonuç önemlidir. Hangi yolu tutarsan tut. Bütünlüğü gör ve İNAN

toprakerdem2005@hotmail.com</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>merhaba değerli arkadaşlar&#8230;</p>
<p>İnanmak, görmektir.<br />
İnanmak, bütünleşmektir.<br />
İnanmak, evrene uyum sağlamaktır.<br />
İnanmak, evrenle ve onun getirdikleriyle inatlaşmamaktır.<br />
İnanmak, herşeyin ve herkesin büyük bir birliğin parçası olduğunu bilmektir.<br />
İnanmak, kimseyi ötekileştirmemektir. Herkese ve herşeye bedeninin bir parçasıymış gibi davranmaktır. Ki zaten öyledir.<br />
İnanmak, olgunlaşmaktır. Kavgaya sebep bulamamaktır. Çünkü tüm kavgalar insanın kendisiyle yaptığıdır.<br />
İnanmak, huzur bulmaktır. Bütünlüğün ruhuna; evrenin bilincine güvenmektir.<br />
İnanmak, barışmaktır.<br />
İnanmak, sevmektir, AŞKtır. Zaten bütünlüğün mükemmelliğini görüp de aşık olmamak mümkün müdür?</p>
<p>İşte bu nedenle dünyanın tek bir sorunu var: İnanmak. Gerçekten inanan o kadar az, inandığını zanneden o kadar çok ki&#8230; İnsanlığın gerçek anlamda imanı, tüm dünyaya barışı getirecektir. </p>
<p>Düşünsenize, &#8220;öteki&#8221; diye bir olgu yok. O zaman neden savaşıyoruz? </p>
<p>İşte inanmak, bu soruyu sormaktır. </p>
<p>İmanda yol değil, sonuç önemlidir. Hangi yolu tutarsan tut. Bütünlüğü gör ve İNAN</p>
<p><a href="mailto:toprakerdem2005@hotmail.com">toprakerdem2005@hotmail.com</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Muhammed Mesleme tarafından</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2007/10/01/aramizdaki-ortak-kelime/comment-page-1/#comment-1600</link>
		<dc:creator>Muhammed Mesleme</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Nov 2007 18:02:37 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.aliaksoy.net/2007/10/01/aramizdaki-ortak-kelime/#comment-1600</guid>
		<description>Hazret-i Muhammed (asm)&#039;ın peygamberliğini kabul etmeyen; ve belki peygamber olduğunu kabul ettiği hâlde &quot;benim peygamberimdir&quot; demeyen kişi asla cennete giremeyecektir. Peygamberlerin sonuncusu Hâtem-ul Enbiyâ olan Hz.Muhammed (asv) Efendimiz buyuruyor ki; &quot;Benim peygamberliğimi tasdîk etmeyen îmân etmiş olamaz. Îmân etmeyen asla cennete giremez.&quot; 

İnsanları kandırmanın bütün semâvî dinlerce haram kılındığına kimsenin itirazı olduğunu sanmıyorum. Öyleyse siz ey site sahipleri! deyin ki; Ehl-i kitâb (denilen Yahudi ve Hıristiyanlar) şayet (İslâm&#039;ın tevhîd inancına göre) îmân edip, Allah&#039;a ve âhiret gününe inanırlarsa (İslâm&#039;ın 5 şartını yerine getirip, îmânın 6 şartına inanırlarsa) ancak bu şartlarda mü&#039;min olurlar. Bu şartları yerine getirmezlerse îmân etmiş olmazlar ve asla cennete giremezler. Allah&#039;ın peygamberi olan Hz.İsa (as) ve Hz.Musa (as)&#039;ın peygamberliğini kabul edip &quot;benim de peygamberimdir&quot; demeyen kişi tevhîd inancına göre mü&#039;min olamayacağı gibi, Allah&#039;ın peygamberi olan Hazret-i Muhammed (asv)&#039;ın peygamberliğini tasdîk edip &quot;benim de peygamberimdir&quot; demeyen kişi aynı tevhîd inancına göre nasıl mü&#039;min olabilir?...

Eğer sizler bu inanç dışında (İslâm&#039;ın tevhîd inancı dışında) bir sözü, bir fikri, bir akîdeyi savunursanız, size dünyada ve âhirette iki cezâ olduğunu söylüyorum. Tıpkı Hz.İbrahim (as)&#039;ın tevhîd inancında olduğu gibi, tıpkı Hz.Muhammed (asv)&#039;ın aynı tevhîd inancında olduğu gibi Allah&#039;ı birleyip, bütün peygamberlere îmân etmeyen kişi mü&#039;min değildir ve asla cennete giremeyecektir. Yanlış mı söylüyorum? Tevhîd inancı bir tanedir, iki tane değildir. Hz.İbrahim (as) ve diğer peygamberlerin hepsi Hz.Muhammed (asv) ile aynı tevhîd inancı üzerinde birleşmişken, nasıl olur da namaz kılmayan bir Hıristiyan, zekât vermeyen bir Yahûdi nasıl tevhîd inancına mensub olabilir? Ortada dağ gibi son peygamber Hz.Muhammed (asv) varken, sanki hanîf denilen başka bir dîn ve bu dînin bir peygamberi varmış gibi insanları O&#039;nun (asv) dîninden (İslâmiyetten) başka Allah&#039;a ulaşma metodlarına yöneltenler kimlerdir? Hz.Muhammed (asm)&#039;dan sonra peygamber gelmediğine göre; ve O (asm) kıyâmete kadar bütün insanlığa peygamber olarak gönderildiğine göre; ve kendisinden önce vârolan -Hz.İbrahim (as)&#039;ın şeriatı da dâhil- bütün şeriatları nesh ettiğine göre; bu &quot;hanîf&quot; dîni nedir? Peygamberi kimdir?...

Hâl böyleyken, Hz.İsa&#039;ya (as) &quot;Tanrı&quot; diyen Hıristiyanlık ve Hz.Üzeyr&#039;e (as) &quot;Tanrı&quot; diyen Yahûdîlik  inancına mensub kişiler nasıl olur da Allah katında mü&#039;min olabilirler? Bu hangi tevhîd inancına göre cennete götüren bir i&#039;tikâddır? Bu Hz.İbrahim&#039;in (as) dînince ve Hz.Muhammed (asv)&#039;ın dînince ve bütün semâvî şeriatlarca küfür sayılan bir inançken; nasıl olur da Allah (cc) Kur&#039;ân-ı Kerîm&#039;de Yahûdîlerin ve Hıristiyanların içinden bâzılarının cennete gireceğini söyleyebilir? Allah&#039;ın böyle söylediğini iddiâ eden kişiler apaçık sapıklık içindedirler. Ve onlar, insanları Hak olan İslâm dîninden yüzçevirtip, sanki İslâmiyet&#039;ten başka hanîf bir din varmış gibi kandırmaya çalışmaktadırlar.

Âl-i İmrân/110. : Siz (Müslümanlar) insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten meneder ve Allah&#039;a inanırsınız. Ehl-i kitap da inansaydı, elbet bu, kendileri için çok iyi olurdu. (Gerçi) içlerinde (Müslüman olup) iman edenler var; (fakat) çoğu yoldan çıkmış(Yahudi ve Hıristiyan olarak kalmış)lardır.

Âl-i İmrân/111. : Onlar (ehl-i kitab olan Yahudi ve Hıristiyanlar) size, incitmekten başka bir zarar veremezler. Sizinle savaşa girecek olsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez.

Âl-i İmrân/112. : Onlar (yahudiler) nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah&#039;ın ahdine ve insanların (mü&#039;minlerin) himayesine sığınmadıkça kendilerine zillet (damgası) vurulmuştur; Allah&#039;ın hışmına uğramışlar ve miskinliğe mahkum edilmişlerdir. Çünkü onlar, Allah&#039;ın âyetlerini inkâr ediyorlar ve haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı. Bu da, onların isyan etmiş ve haddi aşmış bulunmalarındandır.

Âl-i İmrân/113. : Hepsi bir değildir; ehl-i kitap içinde istikamet sahibi bir topluluk (İslâmiyete girmiş, Müslüman olmuş bir topluluk) vardır ki, gece saatlerinde secdeye kapanarak Allah&#039;ın âyetlerini okurlar.

Âl-i İmrân/114. : Onlar (Müslümanlar), Allah&#039;a ve ahiret gününe inanırlar; iyiliği (İslâm&#039;ın emirlerini) emreder, kötülükten (İslâm&#039;ın yasaklarından) menederler; hayırlı işlere koşuşurlar. İşte bunlar iyi insanlardandır.

Âl-i İmrân/115. : Onların yaptıkları hiçbir hayır karşılıksız bırakılmayacaktır. Allah, takvâ sahiplerini çok iyi bilir.

Diyânet Vakfı Meâli&#039;nde bu âyetten sonra şu açıklama mevcud :

Bazı tefsirlerde bu âyetin nüzul sebebi şöyle anlatılır: Ehl-i kitaptan Abdullah b. Selâm ve çevresindekiler MÜSLÜMAN OLUNCA, yahudiler onlara, «Siz bu dine girmekle kendinize yazık ettiniz» kabilinden sözler söylemişlerdi. Allah Teâlâ bu âyeti ile, iddia edilenin aksine, onların kurtuluşa erdiklerini ve gerek onların, gerekse diğer müminlerin yaptıkları iyiliklerin karşılıksız kalmayacağını, kusursuz adaleti ile her türlü hayırlı faaliyetlerin mükâfatını eksiksiz olarak lütfedeceğini ifade buyurmaktadır.

Âl-i İmrân/116. : İnkâr edenler (İslâm&#039;ı inkâr eden Yahudi ve Hıristiyanlar) var ya, onların malları da evlâtları da Allah&#039;a karşı kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır. İşte onlar, cehennemliklerdir; onlar orada ebedî kalacaklardır.

Âl-i İmrân/117. : Onların, bu dünya hayatında yapmakta oldukları harcamaların durumu, kendilerine zulmetmiş olan bir kavmin ekinlerini vurup da mahveden kavurucu bir rüzgârın durumu gibidir. Onlara Allah zulmetmedi; fakat onlar kendilerine zulmediyorlar.

Âl-i İmrân/118. : Ey iman edenler! Kendi dışınızdakileri (Yahudi ve Hıristiyanları) sırdaş edinmeyin. Çünkü onlar size fenalık etmekten asla geri durmazlar, hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Gerçekten, kin ve düşmanlıkları ağızlarından (dökülen sözlerinden; İslâm&#039;dan başka hanîf din varmış gibi sözlerden) belli olmaktadır. Kalplerinde sakladıkları (düşmanlıkları) ise daha büyüktür. Eğer düşünüp anlıyorsanız, âyetlerimizi size açıklamış bulunuyoruz.

Âl-i İmrân/119. : İşte siz öyle kimselersiniz ki, onlar sizi sevmedikleri halde siz onları(n peygamberlerini) seversiniz. Siz, bütün kitaplara inanırsınız; onlar ise, sizinle karşılaştıklarında «İnandık» derler; kendi başlarına kaldıklarında da, size olan kinlerinden dolayı parmaklarının uçlarını ısırırlar. De ki: Kininizden (kahrolup) ölün! Şüphesiz Allah kalplerin içindekini hakkıyla bilmektedir.

Diyânet Vakfı Meâli&#039;nde bu âyetten sonra şu açıklama mevcud :

Âyetin ilk cümlesi, bazı müfessirlerce şöyle yorumlanmıştır: «Siz onları seversiniz; yani onların müslüman olmalarını istersiniz. Çünkü İslâm her şeyden hayırlıdır. Halbuki onlar sizi sevmezler; yani sizin kâfir olmanızı isterler, kâfir olmak ise her şeyden kötüdür.»</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hazret-i Muhammed (asm)&#8217;ın peygamberliğini kabul etmeyen; ve belki peygamber olduğunu kabul ettiği hâlde &#8220;benim peygamberimdir&#8221; demeyen kişi asla cennete giremeyecektir. Peygamberlerin sonuncusu Hâtem-ul Enbiyâ olan Hz.Muhammed (asv) Efendimiz buyuruyor ki; &#8220;Benim peygamberliğimi tasdîk etmeyen îmân etmiş olamaz. Îmân etmeyen asla cennete giremez.&#8221; </p>
<p>İnsanları kandırmanın bütün semâvî dinlerce haram kılındığına kimsenin itirazı olduğunu sanmıyorum. Öyleyse siz ey site sahipleri! deyin ki; Ehl-i kitâb (denilen Yahudi ve Hıristiyanlar) şayet (İslâm&#8217;ın tevhîd inancına göre) îmân edip, Allah&#8217;a ve âhiret gününe inanırlarsa (İslâm&#8217;ın 5 şartını yerine getirip, îmânın 6 şartına inanırlarsa) ancak bu şartlarda mü&#8217;min olurlar. Bu şartları yerine getirmezlerse îmân etmiş olmazlar ve asla cennete giremezler. Allah&#8217;ın peygamberi olan Hz.İsa (as) ve Hz.Musa (as)&#8217;ın peygamberliğini kabul edip &#8220;benim de peygamberimdir&#8221; demeyen kişi tevhîd inancına göre mü&#8217;min olamayacağı gibi, Allah&#8217;ın peygamberi olan Hazret-i Muhammed (asv)&#8217;ın peygamberliğini tasdîk edip &#8220;benim de peygamberimdir&#8221; demeyen kişi aynı tevhîd inancına göre nasıl mü&#8217;min olabilir?&#8230;</p>
<p>Eğer sizler bu inanç dışında (İslâm&#8217;ın tevhîd inancı dışında) bir sözü, bir fikri, bir akîdeyi savunursanız, size dünyada ve âhirette iki cezâ olduğunu söylüyorum. Tıpkı Hz.İbrahim (as)&#8217;ın tevhîd inancında olduğu gibi, tıpkı Hz.Muhammed (asv)&#8217;ın aynı tevhîd inancında olduğu gibi Allah&#8217;ı birleyip, bütün peygamberlere îmân etmeyen kişi mü&#8217;min değildir ve asla cennete giremeyecektir. Yanlış mı söylüyorum? Tevhîd inancı bir tanedir, iki tane değildir. Hz.İbrahim (as) ve diğer peygamberlerin hepsi Hz.Muhammed (asv) ile aynı tevhîd inancı üzerinde birleşmişken, nasıl olur da namaz kılmayan bir Hıristiyan, zekât vermeyen bir Yahûdi nasıl tevhîd inancına mensub olabilir? Ortada dağ gibi son peygamber Hz.Muhammed (asv) varken, sanki hanîf denilen başka bir dîn ve bu dînin bir peygamberi varmış gibi insanları O&#8217;nun (asv) dîninden (İslâmiyetten) başka Allah&#8217;a ulaşma metodlarına yöneltenler kimlerdir? Hz.Muhammed (asm)&#8217;dan sonra peygamber gelmediğine göre; ve O (asm) kıyâmete kadar bütün insanlığa peygamber olarak gönderildiğine göre; ve kendisinden önce vârolan -Hz.İbrahim (as)&#8217;ın şeriatı da dâhil- bütün şeriatları nesh ettiğine göre; bu &#8220;hanîf&#8221; dîni nedir? Peygamberi kimdir?&#8230;</p>
<p>Hâl böyleyken, Hz.İsa&#8217;ya (as) &#8220;Tanrı&#8221; diyen Hıristiyanlık ve Hz.Üzeyr&#8217;e (as) &#8220;Tanrı&#8221; diyen Yahûdîlik  inancına mensub kişiler nasıl olur da Allah katında mü&#8217;min olabilirler? Bu hangi tevhîd inancına göre cennete götüren bir i&#8217;tikâddır? Bu Hz.İbrahim&#8217;in (as) dînince ve Hz.Muhammed (asv)&#8217;ın dînince ve bütün semâvî şeriatlarca küfür sayılan bir inançken; nasıl olur da Allah (cc) Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;de Yahûdîlerin ve Hıristiyanların içinden bâzılarının cennete gireceğini söyleyebilir? Allah&#8217;ın böyle söylediğini iddiâ eden kişiler apaçık sapıklık içindedirler. Ve onlar, insanları Hak olan İslâm dîninden yüzçevirtip, sanki İslâmiyet&#8217;ten başka hanîf bir din varmış gibi kandırmaya çalışmaktadırlar.</p>
<p>Âl-i İmrân/110. : Siz (Müslümanlar) insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten meneder ve Allah&#8217;a inanırsınız. Ehl-i kitap da inansaydı, elbet bu, kendileri için çok iyi olurdu. (Gerçi) içlerinde (Müslüman olup) iman edenler var; (fakat) çoğu yoldan çıkmış(Yahudi ve Hıristiyan olarak kalmış)lardır.</p>
<p>Âl-i İmrân/111. : Onlar (ehl-i kitab olan Yahudi ve Hıristiyanlar) size, incitmekten başka bir zarar veremezler. Sizinle savaşa girecek olsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez.</p>
<p>Âl-i İmrân/112. : Onlar (yahudiler) nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah&#8217;ın ahdine ve insanların (mü&#8217;minlerin) himayesine sığınmadıkça kendilerine zillet (damgası) vurulmuştur; Allah&#8217;ın hışmına uğramışlar ve miskinliğe mahkum edilmişlerdir. Çünkü onlar, Allah&#8217;ın âyetlerini inkâr ediyorlar ve haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı. Bu da, onların isyan etmiş ve haddi aşmış bulunmalarındandır.</p>
<p>Âl-i İmrân/113. : Hepsi bir değildir; ehl-i kitap içinde istikamet sahibi bir topluluk (İslâmiyete girmiş, Müslüman olmuş bir topluluk) vardır ki, gece saatlerinde secdeye kapanarak Allah&#8217;ın âyetlerini okurlar.</p>
<p>Âl-i İmrân/114. : Onlar (Müslümanlar), Allah&#8217;a ve ahiret gününe inanırlar; iyiliği (İslâm&#8217;ın emirlerini) emreder, kötülükten (İslâm&#8217;ın yasaklarından) menederler; hayırlı işlere koşuşurlar. İşte bunlar iyi insanlardandır.</p>
<p>Âl-i İmrân/115. : Onların yaptıkları hiçbir hayır karşılıksız bırakılmayacaktır. Allah, takvâ sahiplerini çok iyi bilir.</p>
<p>Diyânet Vakfı Meâli&#8217;nde bu âyetten sonra şu açıklama mevcud :</p>
<p>Bazı tefsirlerde bu âyetin nüzul sebebi şöyle anlatılır: Ehl-i kitaptan Abdullah b. Selâm ve çevresindekiler MÜSLÜMAN OLUNCA, yahudiler onlara, «Siz bu dine girmekle kendinize yazık ettiniz» kabilinden sözler söylemişlerdi. Allah Teâlâ bu âyeti ile, iddia edilenin aksine, onların kurtuluşa erdiklerini ve gerek onların, gerekse diğer müminlerin yaptıkları iyiliklerin karşılıksız kalmayacağını, kusursuz adaleti ile her türlü hayırlı faaliyetlerin mükâfatını eksiksiz olarak lütfedeceğini ifade buyurmaktadır.</p>
<p>Âl-i İmrân/116. : İnkâr edenler (İslâm&#8217;ı inkâr eden Yahudi ve Hıristiyanlar) var ya, onların malları da evlâtları da Allah&#8217;a karşı kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır. İşte onlar, cehennemliklerdir; onlar orada ebedî kalacaklardır.</p>
<p>Âl-i İmrân/117. : Onların, bu dünya hayatında yapmakta oldukları harcamaların durumu, kendilerine zulmetmiş olan bir kavmin ekinlerini vurup da mahveden kavurucu bir rüzgârın durumu gibidir. Onlara Allah zulmetmedi; fakat onlar kendilerine zulmediyorlar.</p>
<p>Âl-i İmrân/118. : Ey iman edenler! Kendi dışınızdakileri (Yahudi ve Hıristiyanları) sırdaş edinmeyin. Çünkü onlar size fenalık etmekten asla geri durmazlar, hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Gerçekten, kin ve düşmanlıkları ağızlarından (dökülen sözlerinden; İslâm&#8217;dan başka hanîf din varmış gibi sözlerden) belli olmaktadır. Kalplerinde sakladıkları (düşmanlıkları) ise daha büyüktür. Eğer düşünüp anlıyorsanız, âyetlerimizi size açıklamış bulunuyoruz.</p>
<p>Âl-i İmrân/119. : İşte siz öyle kimselersiniz ki, onlar sizi sevmedikleri halde siz onları(n peygamberlerini) seversiniz. Siz, bütün kitaplara inanırsınız; onlar ise, sizinle karşılaştıklarında «İnandık» derler; kendi başlarına kaldıklarında da, size olan kinlerinden dolayı parmaklarının uçlarını ısırırlar. De ki: Kininizden (kahrolup) ölün! Şüphesiz Allah kalplerin içindekini hakkıyla bilmektedir.</p>
<p>Diyânet Vakfı Meâli&#8217;nde bu âyetten sonra şu açıklama mevcud :</p>
<p>Âyetin ilk cümlesi, bazı müfessirlerce şöyle yorumlanmıştır: «Siz onları seversiniz; yani onların müslüman olmalarını istersiniz. Çünkü İslâm her şeyden hayırlıdır. Halbuki onlar sizi sevmezler; yani sizin kâfir olmanızı isterler, kâfir olmak ise her şeyden kötüdür.»</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>admin tarafından</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2007/10/01/aramizdaki-ortak-kelime/comment-page-1/#comment-1385</link>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Oct 2007 05:16:50 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.aliaksoy.net/2007/10/01/aramizdaki-ortak-kelime/#comment-1385</guid>
		<description>Selam Selçuk;

Hayır, alıntı. Yazının altında linki var.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Selam Selçuk;</p>
<p>Hayır, alıntı. Yazının altında linki var.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Selçuk Kanka tarafından</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2007/10/01/aramizdaki-ortak-kelime/comment-page-1/#comment-1379</link>
		<dc:creator>Selçuk Kanka</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Oct 2007 22:44:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.aliaksoy.net/2007/10/01/aramizdaki-ortak-kelime/#comment-1379</guid>
		<description>Selam. 
Yazı size mi ait?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Selam.<br />
Yazı size mi ait?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
