Kaybolan bacaklar bulundu!
(İnternetHaber) Milyonlarca yıl öncesine ait bir taştan çıkan fosil yıllardır tartışılan bir konuya son noktayı koydu.
Fransız bilim adamları, Lübnan’da kireçtaşı içinde bulunan 92 milyon yaşındaki bir hayvan fosili üzerinde yaptıkları incelemede, bunun iki bacaklı bir yılan olduğunu tespit ettiler.
Eski kertenkeleden modern kolsuz bacaksız yılana giden evrimleşme konusunda bundan önce ellerinde pek fazla tür bulunmayan bilim adamları, röntgen tekniğiyle yaptıkları incelemede, kireçtaşına hapsolmuş hayvanın biri açıkça görünen, diğeri taş katmanı altında katlanmış bacaklarını gördüler.
BACAKLAR VÜCUDUN GERİSİNDE
Araştırmaya katılan Paris’teki Ulusal Doğal Tarih Müzesi’nden Alexandra Houssaye, “Hayvanın iki bacağı olduğundan eminiz, birinde görmediğimiz karakteristik özellikleri diğerinde görmeyi umuyoruz” diyerek, fosil üzerindeki araştırmaların süreceğini söyledi.
92 MİLYON YAŞINDA
“Eupodophis descouensi” olarak bilinen 85 cm uzunluğundaki Geç Cretaceous dönemine ait hayvanın fosilinin 92 milyon yaşında olduğunu belirten Fransız araştırmacılar, bacakların, hayvanın vücudunun iyice gerisinde bulunduğunu kaydettiler.
Bu keşfe dek, yılanların 150 milyon yıl önce ortaya çıktıkları düşünülüyordu. Fosil, 2000 yılında Lübnan’ın el Namura köyünde bulunmuştu.


13 Nisan 2008 - 12:25
sn. ali aksoy,
nihayet bu cok kritik Evrim konusuna da bir ucundan
el atmis oldunuz, bu yazinizla.
Allah Onun ugrunda yaptiginiz & yapacaginiz tum salih amellerinizi
bolca mukafatlandirsin.
bu Evrim tartismasi bundan yaklasik 100 yil once ABD’de
baslamis ve su anda da –ABDnin buyuk ortadogu “hacli”
projesi kapsaminda– tum ortadoguya ve islam alemine empoze
edilmis ve tum hiziyla edilmek istenen en kritik konulardan biri olmalidir.
bu konuya tum muslumanlar olarak hepimizin cok uyanik & cok temkinli
yaklasmamizi onemle tavsiye ederim,
cunki bu isin altinda “baska & derin isler”
olmasi cok muhtemeldir.
bu acidan ben burada ozellikle ABD merkezli olarak
dunya capinda yaklasik 100 yildan bu yana calisan bu fanatik
cok kati Evrim karsiti “Evanjelik Hristiyan Ideolojisini” cesitli
alintilarla buradaki tum inancli arkadaslara bir miktar
aktarmak ve tanitmak istiyorum. bu alintilarin bir cogunun
daha once yayinlandigi bazi siteler bazi “gorunmez ellerin”
mudahelelerine ugradi. fakat insallah bunlar er ya da gec
tum inancli insanlara ulastirilacaktir. bu onemli konuyu tum
yonleriyle bilmek ve daha sonra bu onemli konuya cok daha
temkinli, itidalli ve makul bir tarzda yaklasmak acisindan
tum inancli arkadaslara faydali olmasini dilerim
tum bu yazi ve alintilarin. bunlari aynen onaylayip yayinlarsaniz,
size de ayrica hayir-dualarimi & sukranlarimi sunarim.
***************************
yukarida anilan ve bu insan genomu projesinin direktoru olan
–genetik alaninda dunyanin en onemli uzmanlarindan–
unlu amerikali prof. Francis Collins
hem Yaraticiya inanan teist bir insan ve hem de evrimin
temelde Yaraticinin iradesiyle gerceklestigine inanan
bir inancli bilimadami olmalidir.
http://www.cnn.com/2007/US/04/03/collins.commentary/index.html
ayrica bunun disinda evrim dusuncesini temelde ve
bircok yonleriyle destekleyen cok sayida musluman ve
hristiyan bilim ve din adamlari mevcut olmalidir.
bu baglamda Yaraticinin evrim mekanizmalarini kullanarak
hayati “ol” emriyle kendiliginden baslatip
daha sonra evrimsel bir cizgide gelistirmis olabilecegine
isaret eden cok sayida ayetler mevcut olmalidir.
(Ankebut 20 & Enbiya 30 & Nuh 13-14 & Enam 133 & Araf 69…)
http://yenisafak.com.tr/diziler/nasa/nasa04.html
http://www.tempodergisi.com.tr/toplum_politika/03636/
http://www.kuranmuslumani.com/2008/01/01/kuranda-evrimtekamulyada/
ve belki de yine yuce Allah her isini “ol” emriyle ve el degmeden
ve daha onceden bizzat kendisinin yaratip takdir ettigi
ve tamamen kontrolu altinda tuttugu tum dogal mekanizmalari
–kendi diledigi sekilde– kullanarak yaptigini kendi Kitabinda isaret
etmis olmalidir. (Yasin 82 & Nur 43…)
CEMAL
***************************
***************************
sn. ahmet arkadas, yine yukarida demissiniz:
———-
Ama dini inancı ne olursa olsun “tek tek
tasarlanmış türler” fikrini kabul etmek bir biyolog
için çılgınlık olurdu.
Bunu yapabilmek için yüzlerce yıllık evrimsel bulguyu ve kanıtları
hiçe saymanız gerekli olur. Onlar da zaten “çılgınlar kulübünde”
kendi savları peşindeler.
———-
fakat zaten yukarida –genetik alaninda dunya capinda en onde gelen inancli
bilim adamlarindan biri olan– Francis Collins’in de
hem fosil bulgulari ve hem de DNA uzerinde gunumuze dek
yapilan calismalar ve bulgular sonunda
“artik yadsinamaz kadar acik oldugunu” bildirdigi bu ortak atalardan
evrimsel olarak gelme dusuncesini biz zaten kendi inandigimiz
Kitabimizda da –eger dikkatli okursak– belki de
onceden bulabiliyor olmaliyiz:
**********
size ne oluyor ki, Allaha gerekli saygiyi duymuyorsunuz?
ve o sizi “etvaren” tarzinda yaratmis oldugu halde.
(Kuran, 71/13-14)
**********
buradaki “etvaren” kelimesi Kuran’da ve arapcada
hem (= asamadan asamaya) hem (= turden ture) hem (halden hale)
anlamlarina gelmektedir.
bugun yeryuzundeki tum canlilari onlardan evrimsel olarak
tureyip-yayildiklari dusunulen “ortak atalara” gore
–genetik ve anatomik yapilarini esas alarak– “asama asama”
& “tur tur” & “hal hal” siniflandirabilen “phylogeny” dali
belki de bu acidan bizim icin bizim inandigimiz bu
yaraticinin bizlere kendi
———-
oncelikle onun ol emriyle “el degmeden” orataya cikarip
(yasin 82 & ankebut 20 & enbiya 30) ve daha sonra yine
kendi vahyiyle “el degmeden” kontrol edip yonlendirerek
(isra 44 & enam 59) kendi diledigi sekilde gelistirdigi
———-
bu hikmetli “evrimsel yaratis mekanizmasini” aciklayan
ve haber veren bir bildirisi olmalidir.
su an bunu bu sekilde kabul eden cok sayida musluman din
ve bilim adamlari mevcut olmalidir. (yukaridaki ilk yazimda
vedigim bazi linkleri inceleyebilirsiniz)
ve hatta akilli tasarimci michael behe de bu “ortak ata”
fikrini kismen (veya belki de tumden) kabul etmis olmalidir
yakin bir tarihte, eger cok yanilmiyorsam.
bunun disinda, yaraticinin yeryuzundeki butun canli turlerini
bizzat “kendi ellerini” kullanarak ve sadece bildigimiz
“6 gun icinde” ve sip-sak “ayri ayri” yarattigini
-–ve ozellikle insan turunu de bunun sonunda ve tam 6. gunde
ve cok ayrica ve sip-sak, evrimden tamamen munezzeh nitelikte,
(hasa) Kendi Suretinde–-
yarattigini dusunen evanjelik hristiyan “yaratilisci dusunce”
mevcut olmalidir. bunun kokleri incil-tekvin kitabinin
1. bolumunde anlatilan “yaratilis hikayesine” dayanmaktadir
temelde. (bkz. incil-tekvin 1/1-30)
Kuran’da ise yine yeryuzunde ilk canliligin
–muhtemelen “suda” ve en basit organizmalarla baslatilarak–
ortaya cikarilmasi ve bundan sonra “dalli budakli bir evrimsel
surec icinde” yayilip gelistirilmesi ve bunun sonunda “insan”
turunun –muhtemelen insana benzer bazi insanimsi turlerin ardindan
bir halife olarak– ortaya cikarilmasinin yuce Allahin vahyi
ve iradesiyle “cok uzun devirler” (= hiynun min eldehri)
icinde meydana getirildigine ozellikle isaret edilmis
olmalidir. (ankebut 20, enbiya 30, nuh 13-14,
6/133 & 2/30, insan 1)
kisacasi bu tip bir “evrim” temelde Allahin cok hikmetli
bir “yaratis mekanizmasi” olarak algilanmaktadir, yukarida
cok kisaca iletmeye calistigim bu bakis acisini benimsemis
bircok inancli din ve bilim adamlari tarafindan.
siz “evrimin” sadece ateizmi destekledigine ve bu
prosedurun ustunde hicbir yonlendirici hikmetli bir “ilahi guc”
olmadigina inanmayi tercih ediyorsaniz, bu sizin tercihinizdir.
biz elbette hic kimseyi bu dine & bu anlayisa inanmaya mecbur kilamayiz.
fakat tum bu harika planlarin ardinda ve tum yeryuzunde
ve tum evrende ve boyle harika bir evrim dusuncesi sonucu
ortaya cikarilmis olabilecek tum canlilarda gordugumuz
butun “hikmet & zeka & kudret & akil” urunu olduklari
izlenimi uyandiran yapilasmalarin arkasinda bir gizli
“en hikmetli & en zeki & en akilli & en kudretli” bir yaraticinin
olduguna inanmak da bizim tercihimizdir. bu ihtimal de
kanimca hicbir zaman asla yadsinamamalidir.
tekrar selamlarimla.
CEMAL
***************************
***************************
evet kaldigim yerden bu cok kritik konuya
biraz daha devam etmek istiyorum.
yukaridaki yazilarimda bir miktar deginmeye calistigim
bu “amerikan evanjelik hristiyan ideolojisinin”
ve bu hareketin yaklasik 100 yildan fazla bir suredir
–basta amerikada ve sonra dunya capinda– devam eden
cok kati ve fanatik “anti-evrimci” mucadelesinin
bir miktar daha derinden incelenebilmesi
ve anlasilabilmesi icin,
asagida bu konu hakkinda bazi arkadaslar tarafindan
yapilmis –bu site teknik! bir arizaya kurban
gitmeden once burada yayinlanmis olan–
bazi inceleme ve aktarimlarini tekrar aynen
buraya koymak istiyorum.
ogrenmek, bilmek, ve tedbirli olmak acisindan
butun samimi dindar arkadaslara tekrar
cokca faydali olmasini diliyorum.
*********************************************
asagidaki yazilar sirasiyla
http://www.apologeticspress.org
http://www.christiananswers.net
gibi bazi en onde gelen amerikan evanjelik hristiyan
sitelerinde, bugun evrim dusuncesini temelde bircok
yonleriyle kabul eden ve “theistic evolution”
(=dindar evrimcilik) olarak anilan bu diger amerikan
hristiyan dusunce akimina karsi yazilmis bazi
karsit fikirli yazilardan alintilardir.
hristiyan dunyasi icindeki –yaklasik 100 yildir–
bu suregelen tartismayi
biraz daha iyi anlamak, belki bizim de bu konulara
bakis acimizda daha derin ve tutarli bir perspektif
kazanmamiz acisindan faydali olabilir umidiyle,
bunlari asagida kisaca aktarmak istiyorum.
————————-
(dindar evrimcilik & kilisenin laneti)
hristiyan dinbilimci prof.
r.l. wysong yazisinda diyor ki=
(hristiyan aleminde) dindar evrimcilik tarihte
Augustine ve Aquinas tarafindan vaaz edilmisti.
bugun ise artik moda haline geldi. bugun artik evrime
su veya bu sekilde inanmayan birini bulmak cok zor
hale geldi,
ve yine bir yaraticiya su veya bu sekilde inanmayan
birini bulmak cok zorlasti.
bu melez inanc (dindar evrimcilik) bu ikisi arasinda
(kilise & okul) kesin bir secim yapmak istemeyenlere
buyuk bir kapi acmis oldu.
————————-
————————-
hristiyan dinbilimci prof.
bert thompson yazisinda diyor ki=
evrim teorisi elbette evrimin milyarlarca yillik
bir surecte olustugunu iddia ediyor. halbuki
incil-cikis 20/11, 31/17… bunun tam aksini soyluyor.
incil-tekvin 1. bolum bize yaratilisin her gununun
“gunduz ve geceden” mutesekkil normal “gunler”
(toplam 6 gunde) oldugunu bildiriyor,
ta ki bu konuda bu “gun” ifadesinin uzunlugu konusunda
suphe olusmasin.
(Abdulmelikin notu= halbuki “gun” ifadesi Kuran’da,
bunun aksine, ayni zamanda “uzun devirler” anlaminda da
kullanilmis olmalidir. 70/4)
incil-tekvin 1/27 erkek ve kadinin bildigimiz tek bir
“gun” icinde yaratildigini bildiriyor.
ve bunlar tamamen yetiskin, ve Tanrinin
butun emirlerini derhal yerine getirebilecek kadar
eriskin idiler.
fakat evrim oncelikle Adem ve Havvanin olmadigini,
ve sonra yeryuzundeki ilk ciftin uzun jeolojik
zamanlardan sonra evrimleserek ortaya ciktigini soyluyor.
(Abdulmelikin notu= halbuki Kuran’da da ilk
insanin (ve esinin) yeryuzunde ortaya cikisinin “uzun
devirlerden” sonra ve muhtemelen “evrimsel asamalar”
halinde olduguna isaret ediliyor olmalidir. 76/1 &
71/13-14)
o halde, bu iki iddia (bilimin iddiasi & incilin iddiasi)
arasinda hicbir tutarlilik yoktur.
oyleyse bu (hristiyan) evrimci dindarlar bunun hangisini
kabul edecekler simdi?
o halde, bu cirkin ve asagilayici incil karsiti
(evrimci) dusunce nicin bugun bircoklarina cazip geliyor?
bu sadece incilin ilahi yazarlarini (Abdulmelikin notu=
incilin onemli bir bolumunu kendi elleriyle yazan
papazlar kastediliyor olmali burada) yalanci ve
sarlatanlar haline cevirecek olan buyuk
bir odun verme olayidir.
o halde, Tanrinin kendi sozunde bildirdigi bu
yaratilis (alti normal “gun” icinde ve aniden) fikrinde
ne zarar vardir?
yoksa Onun incil sozu artik bizim icin yeterince dogru
degil midir?
————————-
————————-
dunya capinda faaliyet gosteren
ve cok populer bir amerikan evanjelik hristiyan
site olan (tum yazi ve makaleleri dunyanin neredeyse
butun dillerine cevrilmis ve halen cevrilmekte)
christiananswers.net sitesinde deniliyor ki=
Tanrinin kendi oglu Isa Mesihte tecellisi
Incilin ana ogretilerinden biridir.
Incil der ki: Kelime ete burunduruldu ve
(Tanrinin Tecellisi olarak) bizim aramizda yerlesti.
Mesih Isa (Tanrinin Tecellisi olan) mukemmel bir
insan seklinde yaratildi.
Halbuki Evrim Dusuncesi bu bizim Kurtulus doktrinimizin
temelini sarsmaktadir.
Evrim Dusuncesini destekleyen (hristiyan bilim adami)
Hoimar Von Ditfurth Isanin bedenlestirilmis Tanri
olmasi inanciyla Evrim Dusuncesinin uyusmazligini
soyle dile getirmektedir:
Evrim Dusuncesi kacinilmaz olarak bizi bu Hristiyan
doktrinini ciddi olarak sorgulamaya goturecektir.
Bu suphesiz ki, en temel Hristiyan inanci olan
“Tanrinin Isa’da Tecellisi” fikri icin de gecerlidir.
not: yukaridaki yazida adi gecen “Hoimar Von Ditfurth”
evrim dusuncesini temelde bircok yonleriyle kabul eden
ve bunu genel cercevede buyuk bir “ilahi mucize” olarak
degerlendiren inancli hristiyan Alman bir bilim adami
olmalidir.
yukaridaki fikirlerinden oturu fanatik “anti-evrimci”
Evanjelik Hrstiyanlar tarafindan aforoz edilmis,
ve ateist ve komunistlerle isbirligi icinde olan bir
hain olarak takdim edilmeye calisilmistir cogu zaman.
Allah gunahlarini affetsin.
Mekani cennet ve hz. Isa’nin (a.s.)
yani olsun. (Ali Imran 55)
————————-
————————-
asagida yine
http://www.apologeticspress.org
hristiyan sitesinde,
EVRIMIN MODERN DUNYANIN DUSUNCE TARZINA ETKISI
isimli bir makalede tesbit edebildigim bazi onemli
hususlari aktarmak istiyorum.
bu makaleyi kaleme alan hristiyan dinbilimci
profesor Furman Kearley, Ph.D.
burada oncelikle Evrim dusuncesini
once marksizimin, nazizimin, pragmatizimin vs,
ve sonra yeryuzundeki hirsizligin, dolandiriciligin,
ahlaksizligin, ve akla gelebilecek baska herturlu
kotulugun vs,
temel kaynagi olarak gosterip lanetledikten sonra,
en sonunda yine isi bugun Evrim dusuncesini bircok
yonleriyle destekleyen diger hristiyan dindar akima
getiriyor, ve bakin konuyu nasil bagliyor=
Evrimin “Tanri ve Incil” inancina yonelik etkisi
ise asamali olarak soyle gelismektedir:
Evrimin boyle bir (hristiyan) kisi tarafindan kabul
edilmesi once onu theistic evolution (=dindar evrimcilik)
fikrine,
ve buradan dindar liberalizme,
ve buradan da sonunda (Incilin ogretisini) tamamen
kufre (=inkara) goturmektedir.
oncelikle boyle bir (hristiyan) kisi ozel yaratilisi
(=Incilde aktarilan ve 6 normal “gunde” ve aniden oldugu
bildirilen yaratilis fikri) reddetmekle ise basliyor.
(abdulmelikin notu= bu tip hristiyanlar Kuran’da
aktarilan ve 6 “uzun devirde” olduguna isaret edilen
yaratilis fikrine daha yakin insanlar olmus
oluyorlar boylelikle)
daha sonra bu (hristiyan) kisi evrensel tufan
fikrini reddediyor.
(abdulmelikin notu= bu tip hristiyanlar yine Kuran’da
isaret edilen ve buyuk ihtimalle bolgesel oldugu
izlenimi tasiyan Nuh tufani fikrine daha yakin insanlar
olmus oluyorlar belki de yine temelde)
—
ve son olarak boyle bir kisi Mesihin bedensel
olarak tekrar dirilisini (Incilde aktarilan Mesihin
carmiha gerilme hadisesinden 3 gun sonra, bedensel
olarak dirilip tekrar kisa bir muddet icin havarilere
geri donmesi inanci) reddediyor,
ya da bunu tamamen manevi bir olay olarak algiliyor.
(abdulmelikin notu= bu tip hristiyanlar yine Kuran’da
bildirilen hz. Isanin –carmiha gerilmeden once– Allah
tarafindan vefat ettirilip Onun katina yukseltildikten
sonra, tekrar 3 gun icinde ve sonrasinda asla fiziksel
olarak geriye donmedigini acikca bildiren Kuransal
goruse (Maide Suresi 117) daha yakin insanlar olmus
oluyorlar boylelikle yine)
ve makalesinin sonunda bu prof. hristiyan dinbilimci
soyle ikrar ediyor=
Evrim dusuncesi elbette burada tartistigimiz bu
seytani meyvanin (=bencillik, ahlaksizlik, hirsizlik,
arsizlik vs.) en buyuk temel sebebi degildir kuskusuz.
fakat gunahkar insan –insanin Tanriya baskaldirma
arzusu– en buyuk temel sebebtir.
Evrim ise burada sadece felsefi bir sistem olarak
islev goruyor, ve insanoglunun Tanridan bagimsiz olmasi
dusuncesini gerceklestiriyor.
(abdulmelikin notu= bu kisi Yaraticiya inanan ve ayni
zamanda bircok yonlerden –ilahi yonlendirme altinda
gerceklesen– evrim fikrine inanan ve ahlakli
yasayan bircok (Kuranda bildirilen bazi temel inanclara
kendilerinden cok daha yakin) diger hristiyanlari asla gercek
dindar insanlar olarak gormedigi, ve asla kabul etmek
istemedigi icin,
ve diger bu evrim dusuncesine temelde ve bircok yonleriyle
inanan bircok dindar ve ahlakli insanlari
israrla topyekun gormezden gelme egiliminde oldugu icin,
herhalde yine boyle kesin ve genel bir yargiya variyor
olmali burada.)
ve makalesini soyle bitiriyor,
bu prof. hristiyan dinbilimci=
o halde, haydi bu seytani felsefeyi (Evrim dusuncesi)
birakalim tamamen, ve kendimizi Tanriya teslim edelim.
(abdulmelikin notu= tesekkurler sayin hristiyan dinbilimci,
fakat izninizle ben almayim.
sizin Tanriniz size, benim Yaraticim bana olsun…
———————
———————
asagida yine –yukarida belirttigim– ayni hristiyan
siteden bir alinti daha aktarmak istiyorum.
burada yine hristiyan dinbilimci profesor Bert Thompson
theistic evolution (=dindar evrimcilik) fikrine su
sekilde elestiri getiriyor=
…bu problem elbette (hristiyan) evrimci dindarlari
uzun zamandir rahatsiz etmektedir.
bu sebeble, “ilerleyici yaratiliscilik”
ve “ilkselci yaratiliscilik” fikirleri ortaya atildi
–-fakat basaridan yoksun kaldi.
cunki Incil acikca beyan eder ki: Tanri insani
Tanrinin suretinde yaratmistir (Tekvin 1/27)
ve onun icine bir ruh uflemistir.
o halde, simdi bu ruh insanin oteki butun organlari gibi
evrimlesmekte midir?
o halde, bu (hristiyan) evrimci dindarlar insanin icine
bu ruhu nasil yerlestirecekler simdi?
(Abdulmelikin notu= oncelikle, Kurana gore Allahin
kesinlikle misli (=benzeri) yoktur,
dolayisiyla hicbir yaratik gercekte asla Onun
suretinde olamaz. (42/11)
ve insanin icine Allahin ruhundan (=ilahi mesajindan)
uflenmesi olayi ise,
-–sadece insana mahsus bir ozellik olarak–-
belki de ana rahminde gerceklesmekte olan bir olay
olmalidir. (32/8-9)
buna gore, insanin evrimlesmesi fikrinde bu acidan da
Kurana aykiri bir durum soz konusu olmamalidir. bilakis
bu evrim dusuncesi sadece bugunku hristiyanligin
bu en temel (Kurana gore tamamen yanlis) doktrinini
sarsan onemli bir “bilimsel tehdit” hukmunde olmalidir.
cunki belki, kisaca tekrar soyle ozetlersek,
yuce Allah daha ana rahminde iken
-–Ademe ve onun soyundan gelen–-
herbir insana bu ruhundan (= ilahi mesajindan) ufleyerek:
…ben sizin Rabbiniz degil miyim? (Araf 172 & Secde 8-9)
butun bu insanlari teker teker boylece yetkin ve
sorumlu kilmis,
———-
ruh kelimesi Kuran’da “Allahin ilham ettigi her turlu
ilahi mesaji ve bildiriyi” kasteden bir ifade olarak da
kullanilmaktadir. (Sura 52)
———-
ve ayni zamanda diger yandan da insan turunun bedensel
evrimini tarih icinde diledigi sekilde devam ettirerek
(Araf 69) boylece kesinlikle insani “kendi suretinde”
yaratmadigini (cunki Allahin kendisi asla evrimlesmez,
dolayisiyla evrime acik olan hicbir tur Allahin
suretini temsil edemez)
ortaya koymus olabilir; Allah en iyi bilendir.
————————-
————————-
yukarida da linkini verdigim yine bu
http://www.apologeticspress.org
ayni hristiyan sitesinde, ayrica soyle beyan ediliyor=
ulusal capta yapilan yedi Gallup Anketinde
1982, 1993, 1997, 1999, 2001, 2004,
ve son olarak 2006
bu rakamlar buyuk capta sabit kaldi.
2006 Anket sonuclarina gore,
Amerikan halkinin %46’si
“Tanri insanlari buyuk oranda simdiki suretlerinde,
ve son 10.000 yil icinde yaratti.”
fikrini benimsediklerini acikladilar.
Amerikan halkinin %36’si
“Tanri evrim olayini kullanarak ve yonlendirerek
insanlari ortaya cikardi.”
fikrini benimsediklerini acikladilar.
ve diger %13′u “Tanrinin bu iste hicbir alakasi yoktur.”
fikrini benimsediklerini acikladilar.
(Abdulmelikin notu= Amerika’da yaklasik bir asirdir
devam eden bu cok yogun anti-evrimci Evanjelik
hristiyan propaganda ve baskiya ragmen,
Amerika’daki dindar hristiyan halkin %36’sinin evrim
fikrini genel olarak benimsemis olduklarini aciklamalari
gercekten azimsanacak bir durum olmamalidir.
ve yukaridaki yazilarimda bir miktar aciklamaya
calistigim bazi ozel ayetlerden ve sebeblerden oturu,
sanirim Islamin bize tanittigi
“benzersiz & mukemmel tek ilah yuce Allah”
ve Onun “normal insan elci kulu onurlu hz. Isa”
inancini ahirzamanda bizlerle paylasacaklari
ve bu Evanjelik (cok kati anti-evrimci) isaperest & papazperest
hristiyan inkarcilara karsi ustun kilinacaklari Kuran’da
isaret edilen (Ali Imran 55 & Maide 17) bazi samimi
“Allahi birleyici” hristiyanlar belki de yakin bir
zaman sonra bu –ilahi yonlendirme altindaki–
(evrim dusuncesine temelde olumlu bakan)
%36′lik kesimin icinden cikacak olabilirler, insallah…
Allah en iyi bilendir.
en icten saygilarimla.
ABDULMELIK
******************************************
…….ve yukaridaki yazilarimda linklerini verdigim
bazi onde gelen musluman ve hristiyan din ve bilim
adamlarinin bu evrim konusunda temelde olumlu olarak
yaptiklari cesitli Kuransal ve Bilimsel yorum ve
goruslere de mutlaka kulak verelim.
ve alelacele evrim dusuncesini daha en basta ve kokten
reddederek “ateizmden” kactigimizi sanirken
boylelikle aslinda yanlislikla
bu lanetli ezeli anti-evrimci evanjelik “MESIH DECCAL” ideolojisinin
tuzagina dusmeyelim. selam ve saygilarimla.
13 Nisan 2008 - 16:15
Selam Cemal;
Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim.
Allah’ın vahyini sadece mushaftakilerden ibaret görenler en büyük bir yanılgı içindedirler. Çünkü O’nun kelimeleri tükenmez. Çünkü O, her an bir işte, bir yaratıştadır.
Kuran’da okuduğumuz ayetler gibi, kainatta gelişen her olay ve ona sebep teşkil eden her yasa O çok yüce, üstün bilgi ve kudret sahibi Rahman’ın ayetleridir. Her ikisi de “eskimez din”in beyanıdır.
Din denince akıllarına sadece şekilsel ritüeller gelen zavallıları, kitabın tamamını okumaya davet ediyorum.
O Allah ki, insanın hangi ayetlere bakması gerektiğini Kuran’da bir bir saymış, referans göstermiştir.
“Salat, zekat, oruç …” O’nun emri de, “Yaratmaya ilkin nasıl başlanıldığını araştırmak” başka birinin emri midir ?
Kitabın sadece bir kısmını okuyanlardan olmaktan Allah’a sığınırım.
Kuran’ı okumaktan ne kadar haz duyuyorsam, belgeselleri izlemekten de o kadar haz duyarım. Çünkü onlar aynı Allah’ın ayetlerinden bahsediyorlar.
Benim için, Allah’ın kainattaki ayetlerini inceleyen bilim adamları da en güzel müfessirlerdir. Hem onlar, her inatçı şeytanın fısıltılarının değil de, kendilerinin bizzat şahit oldukları hakikatlerin peşine düşen ayet okuyucularıdır.
Bunların içinden hangisinin hangi inanca mensup olduğu beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor. Doğru, kim söylerse söylesin doğrudur. Yanlış ta kim söylerse söylesin yanlıştır.
Allah cümlemizi indirdiği açık seçik delillere en güzel suretle tabi / teslim olanlardan eylesin.
Muhabbetlerimle…