NUH’UN GEMİSİ CUDİ DAĞI’NDA
Gertrude Margaret Louthian Bell (1868-1926), bir İngiliz Arkeolog , yazar ve hükümet
görevlisidir. Oxford Üniversitesi’nde, kendi dalında şeref listesine giren ilk kadındır. 1899 ve 1914 yılları arasında, devamlı seyahat etmiş ve Orta Doğuda pek çok keşiflerde bulunmuştur. Farsça ve Arapça öğrenmiş ve seyahatlerini yazıya dökmüştür. Bell , Orta Doğuda, 1.Dünya savaşı boyunca, İngiltere için bölge ile ilgili bilgiler elde etmiş ve bu bilgileri İngiliz Gizli Servisine aktarmıştır(1914).
1915 yılında, Arapları, Türklere karşı kullanmak için bilgi toplayan Kahire’deki Arap Bürosu’na atanmıştır. Basra ve Bağdat’taki Mezopotamya keşif heyetine katılmıştır. 1921 yılında 1.Faysal, Irak’ta ilk Kral olduğunda, Haşimi Hanedanlığı’nın kurulmasında etkili olmuştur. 1926 yılında, Bağdat’ta Arkeoloji Müzesini kurmuş ve Irak Antik Eserler Direktörü olmuştur. Ayrıca Irak’ta, İngiliz Arkeoloji Enstitüsü kurulmasını finanse etmiştir. Ölümünden bir yıl sonra, 1927 yılında, Gertrude Bell’in Mektupları, iki cilt halinde yayınlanmıştır.
Gertrude Bell , keşif yolculuğuna Halep’ ten başlamış, Fırat kıyıları boyunca Aşağı Mezopotamya ‘ya inerek Bağdat’ a ulaşmıştır. Sonra, Türkiye ‘ye, Tigris(Dicle) nehrine geri dönmüş, orada Cudi Dağı ‘na tırmanmış, Tigris ( Dicle )den Diyarbakır‘a geçmiş ve Konya ‘ya kadar gitmiştir. Gertrude Bell’in Kitabı, ” Amurath to Amurath ” da anlatılan bu yolculuğunun, Nuh’un Gemisi ile ilgili bölümünden aşağıya alıntı yapılmıştır:
“NEBİ NUH’UN GEMİSİ”
•”Babilliler , Nestorianlar ve Müslümanlar, Nuh’un Gemisi ile ilgilenmişlerdir. Sular çekildiğinde Gemi, Ararat ‘a değil, Cudi Dağı ‘na oturdu. Sarp bir tepenin altında, Dağın bayırlarından yukarıya doğru, yüksek meşe ağaçlarının arasında olduğum için, Musul ‘u terk ettiğimizden beri üzerimize çöken boğucu sıcağı, neredeyse unutmuş durumdayım. Ağaçların arasında yürümeye devam ediyordum. Çünkü, doruktaki kar yığınlarını ve ‘Sefineti Nebi Nuh’(Nebi Nuh’un Gemisi) ni görme arzum, ağır basıyordu.
Papaz Kas Mattai ‘nin bulunduğu yere varıncaya kadar, bir yarım saat daha yürüdük. Kas Mattai, sağlam yapılı, aydınlık çehreli,çok şirin bir Nestorian papazı. Arapça,Kürtçe ve Süryanice biliyor. Kendi anadili ise Fellah dili. Bu dil, Asur köylülerinin konuştuğu dildir. Papaz bize, Nuh’un Gemisi ‘nin hemen üzerimizde olduğunu söyledi. Ve nihayet Nuh’un Gemisi’nin yanına geldik. Kırmızı lalelerle dolu bir yerdeydi. Burada daha önce, çok ünlü bir Nestorian Manastırı varmış. Yeri ise ,tam Cudi ‘nin zirvesinde. Ancak bu manastır, yıldırım sebebiyle harap olmuş. Kas Mattai dedi ki:
Müslümanlar, tam da buraya bir türbe yapmışlar, fakat o da yıkılmış. Hıristiyanlar , Yahudiler ve Müslümanlar yaz bitiminde, belli bir günde, bu Dağı ziyaret edip, adaklarını sunuyorlarmış. Burada, bir sürü derme çatma yapı var. Bu yapıların stilinden, hangisinin, hangi dine mensup insanlar tarafından yapıldığını anlayabiliyorsunuz. En itinalı yapılar Nestorian ‘lara ait.”
“GEMİ CUDİ’YE OTURDU”
•”Bu ziyaret yerinden görülen manzara, bir kalbin arzu edeceği kadar vahşi, engebeli ve şahane. Cudi Dağı ‘nın sırtı, kuzeye doğru alçalıyor. Buralarda, dayanıklı dağ halkının yaşayabileceği çok geniş yaylalar var. Burada 4 köy görülüyor. Köylerin en büyüğü Şandoh. Kürtlerin yaşadığı bir köy. Bu köyün doğusunda, Seksenler köyü var. Köye, bu adın veriliş sebebi:
Nuh ‘un Gemisi ‘nden kurtulan 80 kişinin, bu köyü kurduğuna inanılması. Kuzeye doğru, Van Gölü ‘yle aramızda sonu gelmez dalgalar gibi dağlar var. Doğuya doğru, Nestorian ‘ların kabileler halinde yaşadığı “Tiyai tepeleri ” var. Kürt kabilelere karşı, inançlarını canlarıyla koruyorlar. Hıristiyanlar ve Kürtler arasında, nesilden nesile süren bir savaş bu. Fitilli tüfeklerin, martini tüfeklere üstünlüğü ile devam ediyor.
•Nuh‘un Mezarı‘nı ziyaret ettiğimde hac görevimi de tamamlamış oldum. Zirveden yarım saat aşağıda, Kürt çobanlara rastladık. Bu çobanların burada bulunma nedenleri, dini vecibelerini yerine getirmek için değil, devletin aldığı koyun vergisinden kaçmakmış.
•Sonunda eve geldim. Yardımcım Fettah ‘Allah uzun ömürler versin:
Nuh ‘un Gemisi’ ni gördünüz mü? Dedi.
“Ah Fettah!” diye cevapladım.Hadi bana bir çay hazırla. Nuh ‘un Gemisi’ ni gördüm.
•İşte böyle. Daha sonra bu meseleyi, Kur’an ‘dan da teyid ettim. Kur’an, şöyle diyordu”:
“Denildi ki:
‘Ey Arz (yer), suyunu yut ve ey Sema (gök), sen de (suyunu) tut!’
Su çekildi, emir kaza edildi (yerine geldi). (Gemi de) Cudi (dağı) üstüne oturdu. Ve zalimler kavmine de; ‘uzak olsun’ denildi.”
[HUD(11)/44]
Kaynak: Gertrude Bell, Amurath to Amurath,1909(Noahs Ark Search. Com.), çev. Gökben Coşkun


17 Şubat 2009 - 22:55
Necati ATEŞ
Saygılarımla araştırmalarım
valla benim araştırmalarım hz nuh’un gemisi ne ağrı nede cudi dağıdır bence araştırma yapan kişiler araştırdıkları kadarın yüz bin katı kadar daha ağrı ve cudide araştırsalar ebedi bulamazlar cüki gemi onların dediyi yerle alakası ve bağı hiç bir şekilde bağdaşmıyor
BELET Suresi 9 /10 ayetlerinde iki tepe ve sarp yamaçtan haber verir yani gemi iki tepede kalmış
tepede tam 300 sene kalmış 300 sene sonra sökülerek bir mağaranın meydanına doldurulup üstü kapatılmış. bu iki tepe hz süleymanın mescidinin bulunduğu tepedir tepenin güneyinde yaklaşık 15 ila 10 metre arası güney yamacında mağaranın iki tepe arasında doğal bir taş kemer vardır
sadece şunu söyliyim bu bölge ege bölgesidir TÜRKİYE olarak denize en alcak bölge ege bölgesidir ilk etapda tufandan sonra o bölgeye yerleşenler muacirlerdir
Oku KARIYA Suresi / ve kariyalılar’ın yaşadıkları bölge ege bölgesidir Örneyin muğla ve cevresi halklarının kariyalı ırkındandır
ve KURANDA şarabın çok icildiyi bölgeden haber verir üzümün, incirin, balın, ve zakkum ağacından haber verir
Örneyin kılgamışta gul yabani kelimesini tersine okursak yabani gül anlamı yani KURAN ayetinde söylenen zakkum ağacıdır,
daha bir çok işaretler mevcutdur
selamlar
17 Şubat 2009 - 23:14
Selam Necati Ateş;
Anlattıklarınızdan, anlat(a)madığınız başka şeyler de olduğunu kanısına eriştim. Lütfen görüşlerinizi paylaşınız. Burada kişilerin haklarına saldırı olmadığı ve yasal olarak suç da teşkil etmediği müddetçe her görüş yayınlanır.
Esenlikle…
18 Şubat 2009 - 16:51
Necati ateş
ADIYAT Suresi KURANDA mevcut ayet / hz. süleyman’ın atlarından bahseder ve över ayet
ALABANDA / koşan atlar anlamında bir sözcüktür dolaisiyla hz süleyman’ın atlarının tur dağında atlarının koşturduğu tarihi belde’nin ismidir
[URL=http://imageshack.us][IMG]http://img21.imageshack.us/img21/6485/defneaa3.jpg[/IMG][/URL]
gönderdiyim bu resimde hz.NUH’un gemisinin kaldığı tepe ve hz.süleyman’ın mescidi yani tapınağı ve mağaranın yeri mevcutdur üstü kapalıdır
ayetler kehf suresinde mevcutdur
örneyin ARAF / bir anlamda Dağın orta yeri bir anlamda dağın ismidir
SELAMLAR
16 Ağustos 2009 - 12:19
ibrahim peygamber urfalıdır.peygamber efendimizin atasıdır.ana dili kürtçedir bu bilgi bazı kaynaklarda kanıtlanmıştır.esselamu aleyküm……
19 Ağustos 2009 - 22:58
Al bır mıtolojı daha sıze neymıs efendım gemı cudıdeymıs yok bılmem baska yerdeymıs.boyle bır gemı asla olmadı bunu ıyı bılın.daha onemlı ısler varken boyle ıslerle ugrasmamak lazım.dunyadakı mazlum halk ıcın bır modern gemı ınsa edınde onları koruyun
14 Şubat 2010 - 18:07
sunu diyim size din iman sahibi olanlar geminin nerde oldugunu bilirler ordan burdan kafasina gore laf yazanlarda bilsinlerki asla ama asla dediklerinin hic bir gerckler alakasi yoktur. kuranin bilmem hangi suresinde bilmem nerde diye yaziyo sen hayatinda kuran diye bir kitap gormusmusundurki oyle diyosun senin bahsettigin kurani bilemicem ama bizim bildigimiz kurani kerimede cudi dagi diye geciyo bu gercegi ne sen nede senin gibiler asla degitiremicek bunuda boyle bilin