<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Ekonomi, Faiz, Nikah, Kadının Şahitliği, Helal Yiyecekler yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.aliaksoy.net/2008/06/04/ekonomi-faiz-nikah-kadinin-sahitligi-helal-yiyecekler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aliaksoy.net/2008/06/04/ekonomi-faiz-nikah-kadinin-sahitligi-helal-yiyecekler/</link>
	<description>www.aliaksoy.net</description>
	<lastBuildDate>Thu, 22 Jul 2010 15:40:22 +0300</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>cemil batur tarafından</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2008/06/04/ekonomi-faiz-nikah-kadinin-sahitligi-helal-yiyecekler/comment-page-1/#comment-16144</link>
		<dc:creator>cemil batur</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Feb 2010 23:07:02 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.aliaksoy.net/2008/06/04/ekonomi-faiz-nikah-kadinin-sahitligi-helal-yiyecekler/#comment-16144</guid>
		<description>Selam, 
örneklerden biri olması açısından
Bağımsız yorumdan bir yazı
(yaptığımız yorumla birlikte) cy

annem gündeliğe gidiyordu’ diyen Türkiye Değişim Hareketi lideri Sarıgül”ün kendi üzerine toplam 15 menkulü ortaya çıktı.DSP’den ayrılarak Türkiye Değişim Hareketi’ni kuran Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün, çoğunluğu İstanbul’da olmak üzere kendi üzerine 15 gayrimenkulü olduğu ortaya çıktı. 1999’da Şişli Belediye başkanlığına seçilen Mustafa Sarıgül’ün ortaya çıkan malvarlığını çoğunu son 10 yılda alması da dikkat çekti.

ÇOĞU ŞİŞLİ’DE

Siyasi hayatına CHP gençlik kollarında başlayan daha sonra SHP’ye geçen ardından tekrar CHP’ye geçen ve Genel Başkanlığa aday olan, yaşanan krizden ötürü partiden ihraç edilen ve mahkeme kararı ile geri dönen Mustafa Sarıgül en sonunda katıldığı DSP’den de ayrılarak Türkiye Değişim Hareketi adı ile yeni bir parti kurdu.

Bu dönemde çok tartışılan Sarıgül, konuşmalarında “Annem beni okutmak için gündeliğe gitti” söylemi ile dikkatleri çekmeyi başardı. Ancak Sarıgül’ün, çoğu 1998’den itibaren Şişli civarında alınmaya başlanmış çok sayıda gayrimenkulü olduğu ortaya çıktı.

İŞTE O GAYRİMENKUL LİSTESİ

1) İstanbul Kadıköy Bağdat Cadde’sinde 1998 yılında alınmış 1.271 metrekarelik bina

2) İstanbul Bakırköy Kartaltepe’de 1998 yılında alınmış 2 bin 169 metrekarelik bina

3) İstanbul Şişli’de 1998 yılında alınmış 184 metrekarelik kat mülkiyeti

4) İstanbul Şişli’de 1998 yılında alınmış 203 metre karelik arsa

5) Kırklareli’nde 1998 yılında alınmış 43 bin 146 metre karelik orman çayırı arazisi

6) Kırklareli’nde 1998 yılında alınmış 71 bin 750 metre karelik arazi

7) İstanbul Şişli’de 1999 yılında alınmış 154 metrekarelik kat mülkiyeti

8) İstanbul Şişli’de 1999 yılında alınmış 154 metrekarelik kat mülkiyeti

9) İstanbul Şişli’de 1999 yılında alınmış 154 metrekarelik kat mülkiyeti

10) İstanbul Şişli Mecidiyeköy’de 1999 yılında alınmış 444 metrekarelik arsa

11) İstanbul Şişli Mecidiyeköy’de 2000 yılında alınmış 474 metrekarelik bina

12) İstanbul Şişli’de 2000 yılında alınmış 254 metrekarelik bina

13) İstanbul Beşiktaş Baltalimanı’nda 2000 yılında alınmış 16 bin 119 metrekarelik bina

14) Ankara Etimesgut Eryaman’da 2001 yılında alınmış 5 bin 764 metrekarelik bina

15) İstanbul Beşiktaş Dikilitaş’ta 2007 yılında alınmış 476 bin 60 metrekarelik bina

BABASINA DA ŞİŞLİ’DEN ARSA

Şişli bölgesinden aldığı gayrimenkuller dikkat çeken Mustafa Sarıgül’ün, İstanbul Şişli Cumhuriyet’te 2007 yılında alınmış 111.00 metrekarelik arsayı da babasına verdiği ortaya çıktı
 
cy tarfından 01.02.2010 07:20:25 tarihinde yazılmış.

belli ki koleksiyoncu, zamanında sizinde pul koleksiyonunuz yokmuydu ?  kat kat biriktirip yemeyin(riba)

esenlikle..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Selam,<br />
örneklerden biri olması açısından<br />
Bağımsız yorumdan bir yazı<br />
(yaptığımız yorumla birlikte) cy</p>
<p>annem gündeliğe gidiyordu’ diyen Türkiye Değişim Hareketi lideri Sarıgül”ün kendi üzerine toplam 15 menkulü ortaya çıktı.DSP’den ayrılarak Türkiye Değişim Hareketi’ni kuran Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün, çoğunluğu İstanbul’da olmak üzere kendi üzerine 15 gayrimenkulü olduğu ortaya çıktı. 1999’da Şişli Belediye başkanlığına seçilen Mustafa Sarıgül’ün ortaya çıkan malvarlığını çoğunu son 10 yılda alması da dikkat çekti.</p>
<p>ÇOĞU ŞİŞLİ’DE</p>
<p>Siyasi hayatına CHP gençlik kollarında başlayan daha sonra SHP’ye geçen ardından tekrar CHP’ye geçen ve Genel Başkanlığa aday olan, yaşanan krizden ötürü partiden ihraç edilen ve mahkeme kararı ile geri dönen Mustafa Sarıgül en sonunda katıldığı DSP’den de ayrılarak Türkiye Değişim Hareketi adı ile yeni bir parti kurdu.</p>
<p>Bu dönemde çok tartışılan Sarıgül, konuşmalarında “Annem beni okutmak için gündeliğe gitti” söylemi ile dikkatleri çekmeyi başardı. Ancak Sarıgül’ün, çoğu 1998’den itibaren Şişli civarında alınmaya başlanmış çok sayıda gayrimenkulü olduğu ortaya çıktı.</p>
<p>İŞTE O GAYRİMENKUL LİSTESİ</p>
<p>1) İstanbul Kadıköy Bağdat Cadde’sinde 1998 yılında alınmış 1.271 metrekarelik bina</p>
<p>2) İstanbul Bakırköy Kartaltepe’de 1998 yılında alınmış 2 bin 169 metrekarelik bina</p>
<p>3) İstanbul Şişli’de 1998 yılında alınmış 184 metrekarelik kat mülkiyeti</p>
<p>4) İstanbul Şişli’de 1998 yılında alınmış 203 metre karelik arsa</p>
<p>5) Kırklareli’nde 1998 yılında alınmış 43 bin 146 metre karelik orman çayırı arazisi</p>
<p>6) Kırklareli’nde 1998 yılında alınmış 71 bin 750 metre karelik arazi</p>
<p>7) İstanbul Şişli’de 1999 yılında alınmış 154 metrekarelik kat mülkiyeti</p>
<p> <img src='http://www.aliaksoy.net/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /> İstanbul Şişli’de 1999 yılında alınmış 154 metrekarelik kat mülkiyeti</p>
<p>9) İstanbul Şişli’de 1999 yılında alınmış 154 metrekarelik kat mülkiyeti</p>
<p>10) İstanbul Şişli Mecidiyeköy’de 1999 yılında alınmış 444 metrekarelik arsa</p>
<p>11) İstanbul Şişli Mecidiyeköy’de 2000 yılında alınmış 474 metrekarelik bina</p>
<p>12) İstanbul Şişli’de 2000 yılında alınmış 254 metrekarelik bina</p>
<p>13) İstanbul Beşiktaş Baltalimanı’nda 2000 yılında alınmış 16 bin 119 metrekarelik bina</p>
<p>14) Ankara Etimesgut Eryaman’da 2001 yılında alınmış 5 bin 764 metrekarelik bina</p>
<p>15) İstanbul Beşiktaş Dikilitaş’ta 2007 yılında alınmış 476 bin 60 metrekarelik bina</p>
<p>BABASINA DA ŞİŞLİ’DEN ARSA</p>
<p>Şişli bölgesinden aldığı gayrimenkuller dikkat çeken Mustafa Sarıgül’ün, İstanbul Şişli Cumhuriyet’te 2007 yılında alınmış 111.00 metrekarelik arsayı da babasına verdiği ortaya çıktı</p>
<p>cy tarfından 01.02.2010 07:20:25 tarihinde yazılmış.</p>
<p>belli ki koleksiyoncu, zamanında sizinde pul koleksiyonunuz yokmuydu ?  kat kat biriktirip yemeyin(riba)</p>
<p>esenlikle..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>admin tarafından</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2008/06/04/ekonomi-faiz-nikah-kadinin-sahitligi-helal-yiyecekler/comment-page-1/#comment-16100</link>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 05:28:56 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.aliaksoy.net/2008/06/04/ekonomi-faiz-nikah-kadinin-sahitligi-helal-yiyecekler/#comment-16100</guid>
		<description>Selam Cemil kardeşim,

Sure ve ayet numaraları için teşekkür ederim. Ne ilginçtir ki, Kuran gelenek dininin nice &quot;olumlu&quot; kavramını &quot;olumsuz&quot; anlamda, nice &quot;olumsuz&quot; kavramını &quot;olumlu&quot; anlamda kullanmıştır. Hep ters kşe, hep ters köşe.... Mucize diye buna denir. 

Esen kal.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Selam Cemil kardeşim,</p>
<p>Sure ve ayet numaraları için teşekkür ederim. Ne ilginçtir ki, Kuran gelenek dininin nice &#8220;olumlu&#8221; kavramını &#8220;olumsuz&#8221; anlamda, nice &#8220;olumsuz&#8221; kavramını &#8220;olumlu&#8221; anlamda kullanmıştır. Hep ters kşe, hep ters köşe&#8230;. Mucize diye buna denir. </p>
<p>Esen kal.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>cemil batur tarafından</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2008/06/04/ekonomi-faiz-nikah-kadinin-sahitligi-helal-yiyecekler/comment-page-1/#comment-16089</link>
		<dc:creator>cemil batur</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Feb 2010 03:45:14 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.aliaksoy.net/2008/06/04/ekonomi-faiz-nikah-kadinin-sahitligi-helal-yiyecekler/#comment-16089</guid>
		<description>Selam,
türkçede bildiğimiz faiz maddi artışla oluyor
vahiydeki faiz ise maddi manevi infakla
işte vahiydeki faiz
iman edip Allah yolunda canları ve mallarıyla hicret ve cehd edenler 9:20
sabrın karşılığı olarak 23:111
Allah&#039;a ve resulüne itaat edip, Allah&#039;a huşu duyarak 24:52
Ashabülcennet olarak 59:20

riba ise maddi manevi (bilgi, bulgu,adalet ,şefkat,sevgi, merhamet,istek ve arzuların,tek taraflı)  birikimi, bu birikimde de heva ve hevesince , dilediğine tasarruf edebilme
Sevgili Ali kardeşimin belirttiği gibi insanı hırs sahibi yapıyor. Kurtuluşu infak.

Ribanın faizle alakası yok
Bu ayetleri okuyunca duamız şudur:
Allah ribamızı eksik etsin, faizimizi artırsın.
Esenlikle..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Selam,<br />
türkçede bildiğimiz faiz maddi artışla oluyor<br />
vahiydeki faiz ise maddi manevi infakla<br />
işte vahiydeki faiz<br />
iman edip Allah yolunda canları ve mallarıyla hicret ve cehd edenler 9:20<br />
sabrın karşılığı olarak 23:111<br />
Allah&#8217;a ve resulüne itaat edip, Allah&#8217;a huşu duyarak 24:52<br />
Ashabülcennet olarak 59:20</p>
<p>riba ise maddi manevi (bilgi, bulgu,adalet ,şefkat,sevgi, merhamet,istek ve arzuların,tek taraflı)  birikimi, bu birikimde de heva ve hevesince , dilediğine tasarruf edebilme<br />
Sevgili Ali kardeşimin belirttiği gibi insanı hırs sahibi yapıyor. Kurtuluşu infak.</p>
<p>Ribanın faizle alakası yok<br />
Bu ayetleri okuyunca duamız şudur:<br />
Allah ribamızı eksik etsin, faizimizi artırsın.<br />
Esenlikle..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ali Rıza Borazan tarafından</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2008/06/04/ekonomi-faiz-nikah-kadinin-sahitligi-helal-yiyecekler/comment-page-1/#comment-9999</link>
		<dc:creator>Ali Rıza Borazan</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Mar 2009 07:55:20 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.aliaksoy.net/2008/06/04/ekonomi-faiz-nikah-kadinin-sahitligi-helal-yiyecekler/#comment-9999</guid>
		<description>Ne kadar naziksiniz Allah razı olsun.Siz Beni tanıyamadığınız için böyle söylemişsiniz. Kuran: Bildiğiniz gibi. Fert halinde olan bir Allah resulünün. küfür toplumunda yaşayan hayayatının örneklendirilmesi ile toplum ve otorite haline gelinceye kadar hayatını bize Allah tarafından örnek olarak sunulmasıdır. Faiz Olayı müslümanın yapacağı ve yiyeceği bir şey değildir. Zaten faizle para veren müslüman değidir. Çünkü o davranışıyla Allah ve resulüne savaş açmıştır. İslamın temel pirensiplerinden iki şeyden eğer  Mutlaka seçmek gerekirse iki kötüden daha az kötüyü iki iyiden de daha çok iyiyi tercih etmesi gerekmektedir. Herhalde. siz  Enfilasyonla faizi karıştırdınız gibi geliyor. biz infak olayından söz etmedik infakla ilgil
i söylediklerinin hepsine aynen katılıyorum. ama. bu infakla ilgili bir olay değil.sana ticari hayattan bir örnek vereyim. Enfilasyonun hızlı olduğu dönemlerde.ticaret hayatına yeni başlamış bir arkadaş.baktım aynı marka aynı kalite iki malı rafta üzerine farklı fiyatlar yazarak. satıyor. diyelim birisi elli yetele diğeri yetmişbeş ytl. Sordum bunları neden böyle farklı fiyata satıyorsun aynı kalite aynı mal olduğu halde dedim. o da dediki elliye sattığımı kırka yetmişbeşe sattığımı da altmışbeşe almıştım haram yameyeyim diye öyle yapmıştım diye söyledi. Aynı Meslekten  olan bir arkadaşta  gidip ben toptancıdan altmışbeşe alacağıma senden elliye alırım daha karlı olur deyip. ellilik malların hepsini alıyor.
o da böyle yapa yapa. elliliradan sattığı mallardan topladığı parayla gidip aynı maldan tereğe her maldan onbeş lira zarar ederek mal koyuyor ve sermayesi gittikçe azalarak iflas ediyor.. Kardeş ölçü terazi bu mu. eğer  infak dışında verilen paralarda böyle enfilsyonla eriyip gişdiyorsa o ödünç verme değil o vermiş olduğu paranın alım gücüyle geriye ödenirken kaybettiği alım gücü arasındaki fark adam için kayıp oluyor. bunun adını değiştirmek gerekiyor. ödünç değil karzı hasen diyelim ödünç bir malın verilen gibi eksiltilmeden veya arttırılmadan alınıp verilen şeyin adıdır.bU Konuyu Bununla  ilgili bir ekonomistle konuşmanı  tavsiye ediyorum. selam ve sevgiler sunarım.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ne kadar naziksiniz Allah razı olsun.Siz Beni tanıyamadığınız için böyle söylemişsiniz. Kuran: Bildiğiniz gibi. Fert halinde olan bir Allah resulünün. küfür toplumunda yaşayan hayayatının örneklendirilmesi ile toplum ve otorite haline gelinceye kadar hayatını bize Allah tarafından örnek olarak sunulmasıdır. Faiz Olayı müslümanın yapacağı ve yiyeceği bir şey değildir. Zaten faizle para veren müslüman değidir. Çünkü o davranışıyla Allah ve resulüne savaş açmıştır. İslamın temel pirensiplerinden iki şeyden eğer  Mutlaka seçmek gerekirse iki kötüden daha az kötüyü iki iyiden de daha çok iyiyi tercih etmesi gerekmektedir. Herhalde. siz  Enfilasyonla faizi karıştırdınız gibi geliyor. biz infak olayından söz etmedik infakla ilgil<br />
i söylediklerinin hepsine aynen katılıyorum. ama. bu infakla ilgili bir olay değil.sana ticari hayattan bir örnek vereyim. Enfilasyonun hızlı olduğu dönemlerde.ticaret hayatına yeni başlamış bir arkadaş.baktım aynı marka aynı kalite iki malı rafta üzerine farklı fiyatlar yazarak. satıyor. diyelim birisi elli yetele diğeri yetmişbeş ytl. Sordum bunları neden böyle farklı fiyata satıyorsun aynı kalite aynı mal olduğu halde dedim. o da dediki elliye sattığımı kırka yetmişbeşe sattığımı da altmışbeşe almıştım haram yameyeyim diye öyle yapmıştım diye söyledi. Aynı Meslekten  olan bir arkadaşta  gidip ben toptancıdan altmışbeşe alacağıma senden elliye alırım daha karlı olur deyip. ellilik malların hepsini alıyor.<br />
o da böyle yapa yapa. elliliradan sattığı mallardan topladığı parayla gidip aynı maldan tereğe her maldan onbeş lira zarar ederek mal koyuyor ve sermayesi gittikçe azalarak iflas ediyor.. Kardeş ölçü terazi bu mu. eğer  infak dışında verilen paralarda böyle enfilsyonla eriyip gişdiyorsa o ödünç verme değil o vermiş olduğu paranın alım gücüyle geriye ödenirken kaybettiği alım gücü arasındaki fark adam için kayıp oluyor. bunun adını değiştirmek gerekiyor. ödünç değil karzı hasen diyelim ödünç bir malın verilen gibi eksiltilmeden veya arttırılmadan alınıp verilen şeyin adıdır.bU Konuyu Bununla  ilgili bir ekonomistle konuşmanı  tavsiye ediyorum. selam ve sevgiler sunarım.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>admin tarafından</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2008/06/04/ekonomi-faiz-nikah-kadinin-sahitligi-helal-yiyecekler/comment-page-1/#comment-9992</link>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Mar 2009 20:33:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.aliaksoy.net/2008/06/04/ekonomi-faiz-nikah-kadinin-sahitligi-helal-yiyecekler/#comment-9992</guid>
		<description>Selam Ali Rıza bey;

Maalesef eskiden ben de böyle düşünüyor, böyle zannediyordum. 

Şu, &quot;dini ıstılah anlamı&quot; denen tahrif metodu yok mu ! 

Kuran&#039;da &quot;faiz&quot; kelimesi orjinal haliyle kullanıldığı halde, &quot;riba&quot; nasıl &quot;faiz&quot; olabilir ? 

Yani, Kuran arapça bir kelam olduğuna göre, &quot;faiz&quot; kelimesini kullanan Allah, &quot;riba&quot; dediğinde Araplar &quot;faiz&quot;den başka bir şey anlamış olmalılar. 

Düşünüp araştırmak gerekiyor. Mevcut &quot;anlama ve anlamlandırma&quot; uyarınca insanlara söylenen şudur: Kardeşim, biriktirebildiğin kadar biriktir, yatlar, katlar, hanlar, hamamlar, uşaklar, kuşaklar... Altını, gümüşü üstü üstüne yığ... Banknotları deste deste yap. Yeterki &quot;faiz&quot; alma ! 

Henüz anlama sürecinde olsak ta, bize göre &quot;riba&quot;, faiz değildir. Ondan daha tehlikeli ve daha ilginç bir şeydir. Üstüste biriktirmek, kat be kat çoğaltmak, yığmak demektir. Gerçekten bu anlam, &quot;Sana neyden infak edeceklerini sorarlar. Deki: İhtiyaç fazlasından&quot; ayeti ve &quot;En sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça asla iyiliğe ermiş olmazsınız&quot; ayeti ile uyum içerisindedir. Din, devletin veya toplumun cebri olmaksızın insanları, ihtiyaç fazlasından harcamaya çağırıyor. Hem, mevcudun en güzelini vermeyi öğütlüyor. 

&quot;Gözünüz kapalı alıcısı olmayacağınız şeyi sakın sadaka olarak vermeye yeltenmeyin&quot; diyor. Bu emirlere paralel olarak, mal biriktirme hırsıyla üstüste koyup yığın yığın servet hevesine düşmeyi yasaklıyor. 

Faiz kelimesi ayet numarası şu an aklımda değil ama hatırlayabildiğim kadarı ile; &quot;Biz onlara (müminlere) ecirlerini kat kat (faiziyle) vereceğiz&quot; gibi bir ayette geçiyor. 

İyi düşünülüp analiz edilmesi gereken bir konu. 

Esenlik dileklerimle...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Selam Ali Rıza bey;</p>
<p>Maalesef eskiden ben de böyle düşünüyor, böyle zannediyordum. </p>
<p>Şu, &#8220;dini ıstılah anlamı&#8221; denen tahrif metodu yok mu ! </p>
<p>Kuran&#8217;da &#8220;faiz&#8221; kelimesi orjinal haliyle kullanıldığı halde, &#8220;riba&#8221; nasıl &#8220;faiz&#8221; olabilir ? </p>
<p>Yani, Kuran arapça bir kelam olduğuna göre, &#8220;faiz&#8221; kelimesini kullanan Allah, &#8220;riba&#8221; dediğinde Araplar &#8220;faiz&#8221;den başka bir şey anlamış olmalılar. </p>
<p>Düşünüp araştırmak gerekiyor. Mevcut &#8220;anlama ve anlamlandırma&#8221; uyarınca insanlara söylenen şudur: Kardeşim, biriktirebildiğin kadar biriktir, yatlar, katlar, hanlar, hamamlar, uşaklar, kuşaklar&#8230; Altını, gümüşü üstü üstüne yığ&#8230; Banknotları deste deste yap. Yeterki &#8220;faiz&#8221; alma ! </p>
<p>Henüz anlama sürecinde olsak ta, bize göre &#8220;riba&#8221;, faiz değildir. Ondan daha tehlikeli ve daha ilginç bir şeydir. Üstüste biriktirmek, kat be kat çoğaltmak, yığmak demektir. Gerçekten bu anlam, &#8220;Sana neyden infak edeceklerini sorarlar. Deki: İhtiyaç fazlasından&#8221; ayeti ve &#8220;En sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça asla iyiliğe ermiş olmazsınız&#8221; ayeti ile uyum içerisindedir. Din, devletin veya toplumun cebri olmaksızın insanları, ihtiyaç fazlasından harcamaya çağırıyor. Hem, mevcudun en güzelini vermeyi öğütlüyor. </p>
<p>&#8220;Gözünüz kapalı alıcısı olmayacağınız şeyi sakın sadaka olarak vermeye yeltenmeyin&#8221; diyor. Bu emirlere paralel olarak, mal biriktirme hırsıyla üstüste koyup yığın yığın servet hevesine düşmeyi yasaklıyor. </p>
<p>Faiz kelimesi ayet numarası şu an aklımda değil ama hatırlayabildiğim kadarı ile; &#8220;Biz onlara (müminlere) ecirlerini kat kat (faiziyle) vereceğiz&#8221; gibi bir ayette geçiyor. </p>
<p>İyi düşünülüp analiz edilmesi gereken bir konu. </p>
<p>Esenlik dileklerimle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ali Rıza Borazan tarafından</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2008/06/04/ekonomi-faiz-nikah-kadinin-sahitligi-helal-yiyecekler/comment-page-1/#comment-9982</link>
		<dc:creator>Ali Rıza Borazan</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Mar 2009 14:36:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.aliaksoy.net/2008/06/04/ekonomi-faiz-nikah-kadinin-sahitligi-helal-yiyecekler/#comment-9982</guid>
		<description>Teşekkür ederim Ali Aksoy kardeş.
1-FAiz
2/275- Faiz (riba) yiyenler, ancak şeytan çarpmış olanın kalkışı gibi, çarpılmış olmaktan başka (bir tarzda) kalkmazlar. Bu, onların: &quot;Alım-satım da ancak faiz gibidir&quot; demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alış-verişi helal, faizi haram kılmıştır. Kime Rabbinden bir öğüt gelir de (faize) bir son verirse, artık geçmişi kendisine, işi de Allah&#039;a aittir. Kim (faize) geri dönerse, artık onlar ateşin halkıdır, orada sürekli kalacaklardır.&quot;
Allah Faizi Neden Yasaklıyor da ticareti haram kılıyor.. Elbette. ticarette risk var Faizde ise risk yok. Veriyor Parayı belirli bir müddet sonra arttırarak geri alıyor. yani zarar etme olayı yok. Faizi Karşılığında geriye arttırarak alan adam ihtiyaç sahibi olmayan. ama faizi arttırarak ödeyen ise ihtiyaç sahibi olandır. Hiç Bir insan ihtiyaç sahibi ise  sen bana para ver sana geriye faizi ile ödeyeyim demez. Ama Sıkışmış ve gerçekten o sıkıntısını bir yerden borç olarak bulamamışsa zorunlu olduğu içi
n faize razı olarak alıyor demektir. O zaman faizle para veren adam burada zulmediyor. Parayı faizle ihtiyacını görmek için alan ise zulme uğruyor. O zaman burada ikisi de görünüşte Allahın Yasak ettiği fiili işliyorlar ama. birisi insanların insanlara yardım etme ihtiyaçlarını görme duyarlılığı ortadan kalktığı için bu suçu işliyor. biri de zorunlu olduğundan ihtiyaçlı olduğundan  dolayı  işlemiştir. Allah Onlara Ruhsat veriyor.5/3- Ölü eti, kan, domuz eti, Allah&#039;tan başkası adına kesilen, boğulmuş, vurulmuş, yüksek bir yerden düşmüş, boynuzlanmış yırtıcı hayvan tarafından yenmiş, -(henüz canlıyken yetişip) kestikleriniz hariç,- dikili taşlar üzerine boğazlanan (hayvanlar) ve fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı. Bunlar fısktır (günahla yoldan sapmadır.) Bugün inkara sapanlar, sizin dininizden (dininizi yıkmaktan) umut kesmişlerdir. Bugün size dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam&#039;ı seçip-beğendim. Kim &#039;şiddetli bir açlıkta kaçınılmaz bir ihtiyaçla karşı karşıya kalırsa&#039; -günaha eğilim göstermeksizin- (bu haram saydıklarımızdan yetecek kadar yiyebilir.) Çünkü Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Bakınız Ayette de belirtildiği gibi Şiddetli bir açlıkla kaçınılmaz bir ihtiyaçla karşı karşıya kalındığı zaman allah Haram olanları yapmaya ve yemeye  ruhsat vermektedir. Asıl doğru olan insanların birbirlerine yardımcı olmasıdır. Şu Gün Bankacıların ve tefecilerin ortada bir müessese olarak bu faizi yaygınlaştırması. insanlık ayıbıdır. Allahın Kendilerine verdikleri malları başkalarına hakkıyla namkörlüklerinin yüzünden vermediklerinden kaynaklanmaktadır. Bu İnsanlığın helakı demektir.Bakınız Allah ne diyor.16/71- Allah rızıkta kiminizi kiminize üstün kıldı; üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altında bulunanlara onda eşit olacak şekilde çevirip-verici değildirler. Şimdi Allah&#039;ın nimetini inkar mı ediyorlar?
 İnsanlar malları biriktirip yığmakta yarış ediyorlar. şu anda. bir ihtiyaçlı olup da onun faizcilere tefecilere düşmesi o toplumun zengin olanların da onların ihtiyaçlarını karşılamaması. onların helak oluşunu göstermektedir. Bakınız  Allah müslümanım diyen insanları neye davet etmektedir.5/12- Andolsun, Allah İsrailoğulları&#039;ndan kesin söz (misak) almıştı. Onlardan on iki güvenilir- gözetleyici göndermiştik. Ve Allah onlara: &quot;Gerçekten Ben sizinle birlikteyim. Eğer namazı kılar, zekatı verir, elçilerime inanır, onları savunup-desteklerseniz ve Allah&#039;a güzel bir borç verirseniz, şüphesiz sizin kötülüklerinizi örter ve sizi gerçekten, altından ırmaklar akan cennetlere sokarım. Bundan sonra sizden kim inkar ederse, cidden dümdüz bir yoldan sapmıştır.&quot;
 Herhalde hiç bir yaratığın dengi olmayan yerleri ve gökleri yaratan  Allah borcu kendisi için isteyecek değildir. İşte hali vakti yerinde olanlara söylemektedir ihtiyaç sahiplerine verilmek üzere.  Düşündüğünüz  ve incelediğimiz zaman hayatını faiz üzerine kurmuş bankalar veya şahıslarda merhamet Allah korkusu diye bir şey kalmıyor onların kalpleri tamamen kararıyor. elli yıl tefecilere ve ya bankalara kendini köle et çalış çalış kazan ver onlara bir ödemeyi yapamadığın zaman. hemen zorunlu olarak sana ödettirmek için gerekli kanuni işlemlerini yaparlar ve onu senden geri almadıkça yakanı bırakmazlar. bu kadar bu adamın sırtından geçindik bunu da almayalım demezler. İşte Allah Faizle para vermeyi budan dolayı yasaklamıştır. Bunu yapanlar. artık doğru yolu görmez ve işitmez olarak hayatını ölünceye kadar sürdürür.3/75- Kitap Ehlinden öylesi vardır ki, bir kantar emanet bıraksan onu sana geri verir; öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet bıraksan, sen, onun tepesine dikilip durmadıkça onu sana ödemez. Bu onların &quot;ümmiler (zayıf ve bilgisizler veya Ehl-i Kitap olmayanlar) konusunda üzerinizde bir yol (sorumluluk) yoktur&quot; demiş olmalarındandır. Oysa kendileri (gerçeği) bildikleri halde Allah&#039;a karşı yalan söylemektedirler. Allhın Haram ettiği insanlar için incelesinler. mutlaka zararınadır  onun için haram etmiştir.. helal ettiği bütün şeylerde insanların yararınadır. onun için helal etmiştir. Zorunlu Bir durum olmadıkça  faiz ödeyerek faizle para almamak gerekir. Verenleri söylemiyoruz onlar zaten pusulayı kaybedenlerdir.
Bir de faizle şu olayı yanını enfilasyon olayını biribirine karıştırmamak gerekmektedir. Enfilasyon demek paranın değerini alım gücünü kaybetmesi demektir. Elbette  müslüman olanlar dayanışma içerisinde hayatlarını yürütmeleri gerekmektedir. Ama Alırlarken verirlerken de biri birlerini zarara uğratmamaları gerekmektedir.11/85- &quot;Ey kavmim, ölçüyü ve tartıyı -adaleti gözeterek- tam tutun ve insanların eşyasını değerden düşürüp- eksiltmeyin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın.&quot; Kişilerin kendi aralarındaki birbirlerine bağışlamaları hariç parayı borç olarak verdiği tarihteki alım gücü ile ödeme anındaki alım gücü arasındaki farkı  ek olarak ödemesi gerekmektedir. bu faiz değildir adil olan budur. işte teraziyi doğru tutmak da budur. selam ve sevgiler.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Teşekkür ederim Ali Aksoy kardeş.<br />
1-FAiz<br />
2/275- Faiz (riba) yiyenler, ancak şeytan çarpmış olanın kalkışı gibi, çarpılmış olmaktan başka (bir tarzda) kalkmazlar. Bu, onların: &#8220;Alım-satım da ancak faiz gibidir&#8221; demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alış-verişi helal, faizi haram kılmıştır. Kime Rabbinden bir öğüt gelir de (faize) bir son verirse, artık geçmişi kendisine, işi de Allah&#8217;a aittir. Kim (faize) geri dönerse, artık onlar ateşin halkıdır, orada sürekli kalacaklardır.&#8221;<br />
Allah Faizi Neden Yasaklıyor da ticareti haram kılıyor.. Elbette. ticarette risk var Faizde ise risk yok. Veriyor Parayı belirli bir müddet sonra arttırarak geri alıyor. yani zarar etme olayı yok. Faizi Karşılığında geriye arttırarak alan adam ihtiyaç sahibi olmayan. ama faizi arttırarak ödeyen ise ihtiyaç sahibi olandır. Hiç Bir insan ihtiyaç sahibi ise  sen bana para ver sana geriye faizi ile ödeyeyim demez. Ama Sıkışmış ve gerçekten o sıkıntısını bir yerden borç olarak bulamamışsa zorunlu olduğu içi<br />
n faize razı olarak alıyor demektir. O zaman faizle para veren adam burada zulmediyor. Parayı faizle ihtiyacını görmek için alan ise zulme uğruyor. O zaman burada ikisi de görünüşte Allahın Yasak ettiği fiili işliyorlar ama. birisi insanların insanlara yardım etme ihtiyaçlarını görme duyarlılığı ortadan kalktığı için bu suçu işliyor. biri de zorunlu olduğundan ihtiyaçlı olduğundan  dolayı  işlemiştir. Allah Onlara Ruhsat veriyor.5/3- Ölü eti, kan, domuz eti, Allah&#8217;tan başkası adına kesilen, boğulmuş, vurulmuş, yüksek bir yerden düşmüş, boynuzlanmış yırtıcı hayvan tarafından yenmiş, -(henüz canlıyken yetişip) kestikleriniz hariç,- dikili taşlar üzerine boğazlanan (hayvanlar) ve fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı. Bunlar fısktır (günahla yoldan sapmadır.) Bugün inkara sapanlar, sizin dininizden (dininizi yıkmaktan) umut kesmişlerdir. Bugün size dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam&#8217;ı seçip-beğendim. Kim &#8216;şiddetli bir açlıkta kaçınılmaz bir ihtiyaçla karşı karşıya kalırsa&#8217; -günaha eğilim göstermeksizin- (bu haram saydıklarımızdan yetecek kadar yiyebilir.) Çünkü Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Bakınız Ayette de belirtildiği gibi Şiddetli bir açlıkla kaçınılmaz bir ihtiyaçla karşı karşıya kalındığı zaman allah Haram olanları yapmaya ve yemeye  ruhsat vermektedir. Asıl doğru olan insanların birbirlerine yardımcı olmasıdır. Şu Gün Bankacıların ve tefecilerin ortada bir müessese olarak bu faizi yaygınlaştırması. insanlık ayıbıdır. Allahın Kendilerine verdikleri malları başkalarına hakkıyla namkörlüklerinin yüzünden vermediklerinden kaynaklanmaktadır. Bu İnsanlığın helakı demektir.Bakınız Allah ne diyor.16/71- Allah rızıkta kiminizi kiminize üstün kıldı; üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altında bulunanlara onda eşit olacak şekilde çevirip-verici değildirler. Şimdi Allah&#8217;ın nimetini inkar mı ediyorlar?<br />
 İnsanlar malları biriktirip yığmakta yarış ediyorlar. şu anda. bir ihtiyaçlı olup da onun faizcilere tefecilere düşmesi o toplumun zengin olanların da onların ihtiyaçlarını karşılamaması. onların helak oluşunu göstermektedir. Bakınız  Allah müslümanım diyen insanları neye davet etmektedir.5/12- Andolsun, Allah İsrailoğulları&#8217;ndan kesin söz (misak) almıştı. Onlardan on iki güvenilir- gözetleyici göndermiştik. Ve Allah onlara: &#8220;Gerçekten Ben sizinle birlikteyim. Eğer namazı kılar, zekatı verir, elçilerime inanır, onları savunup-desteklerseniz ve Allah&#8217;a güzel bir borç verirseniz, şüphesiz sizin kötülüklerinizi örter ve sizi gerçekten, altından ırmaklar akan cennetlere sokarım. Bundan sonra sizden kim inkar ederse, cidden dümdüz bir yoldan sapmıştır.&#8221;<br />
 Herhalde hiç bir yaratığın dengi olmayan yerleri ve gökleri yaratan  Allah borcu kendisi için isteyecek değildir. İşte hali vakti yerinde olanlara söylemektedir ihtiyaç sahiplerine verilmek üzere.  Düşündüğünüz  ve incelediğimiz zaman hayatını faiz üzerine kurmuş bankalar veya şahıslarda merhamet Allah korkusu diye bir şey kalmıyor onların kalpleri tamamen kararıyor. elli yıl tefecilere ve ya bankalara kendini köle et çalış çalış kazan ver onlara bir ödemeyi yapamadığın zaman. hemen zorunlu olarak sana ödettirmek için gerekli kanuni işlemlerini yaparlar ve onu senden geri almadıkça yakanı bırakmazlar. bu kadar bu adamın sırtından geçindik bunu da almayalım demezler. İşte Allah Faizle para vermeyi budan dolayı yasaklamıştır. Bunu yapanlar. artık doğru yolu görmez ve işitmez olarak hayatını ölünceye kadar sürdürür.3/75- Kitap Ehlinden öylesi vardır ki, bir kantar emanet bıraksan onu sana geri verir; öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet bıraksan, sen, onun tepesine dikilip durmadıkça onu sana ödemez. Bu onların &#8220;ümmiler (zayıf ve bilgisizler veya Ehl-i Kitap olmayanlar) konusunda üzerinizde bir yol (sorumluluk) yoktur&#8221; demiş olmalarındandır. Oysa kendileri (gerçeği) bildikleri halde Allah&#8217;a karşı yalan söylemektedirler. Allhın Haram ettiği insanlar için incelesinler. mutlaka zararınadır  onun için haram etmiştir.. helal ettiği bütün şeylerde insanların yararınadır. onun için helal etmiştir. Zorunlu Bir durum olmadıkça  faiz ödeyerek faizle para almamak gerekir. Verenleri söylemiyoruz onlar zaten pusulayı kaybedenlerdir.<br />
Bir de faizle şu olayı yanını enfilasyon olayını biribirine karıştırmamak gerekmektedir. Enfilasyon demek paranın değerini alım gücünü kaybetmesi demektir. Elbette  müslüman olanlar dayanışma içerisinde hayatlarını yürütmeleri gerekmektedir. Ama Alırlarken verirlerken de biri birlerini zarara uğratmamaları gerekmektedir.11/85- &#8220;Ey kavmim, ölçüyü ve tartıyı -adaleti gözeterek- tam tutun ve insanların eşyasını değerden düşürüp- eksiltmeyin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın.&#8221; Kişilerin kendi aralarındaki birbirlerine bağışlamaları hariç parayı borç olarak verdiği tarihteki alım gücü ile ödeme anındaki alım gücü arasındaki farkı  ek olarak ödemesi gerekmektedir. bu faiz değildir adil olan budur. işte teraziyi doğru tutmak da budur. selam ve sevgiler.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
