<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress/2.2.2" -->
<rss version="2.0" 
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
	<title>&#8220;Adem&#8221; nedir yada kimdir ? yazısına yapılan yorumlar</title>
	<link>http://www.aliaksoy.net/2008/07/01/adem-nedir-yada-kimdir/</link>
	<description>www.aliaksoy.net</description>
	<pubDate>Thu, 20 Nov 2008 08:28:27 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.2.2</generator>

	<item>
		<title>savaş hacıoğlu tarafından</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2008/07/01/adem-nedir-yada-kimdir/#comment-7834</link>
		<author>savaş hacıoğlu</author>
		<pubDate>Fri, 08 Aug 2008 13:25:53 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.aliaksoy.net/2008/07/01/adem-nedir-yada-kimdir/#comment-7834</guid>
		<description>Çamur Toplamın birliğidir.Çamurdan yaratılmış Adem toplamın birliğinin birliğidir.Çamur Ekmel mükemmelliktir.Eksiksizliktir.İyiyi Kötüyü bilme yolunda, O çamur elenerek ,süzülerek gereksizliklerden ,pürüzlerden sıyrılıyor.Ne iyi ne kötü, ne güzel ne çirkin ,Tam anlamıyla netleşiyor,saflaşıp arı oluyor .Arifler hem arıdır hem arıtıcı."İyiyi ,kötüyü Bilmekte Ey Adem sende Bizim gibi oldun"</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Çamur Toplamın birliğidir.Çamurdan yaratılmış Adem toplamın birliğinin birliğidir.Çamur Ekmel mükemmelliktir.Eksiksizliktir.İyiyi Kötüyü bilme yolunda, O çamur elenerek ,süzülerek gereksizliklerden ,pürüzlerden sıyrılıyor.Ne iyi ne kötü, ne güzel ne çirkin ,Tam anlamıyla netleşiyor,saflaşıp arı oluyor .Arifler hem arıdır hem arıtıcı.&#8221;İyiyi ,kötüyü Bilmekte Ey Adem sende Bizim gibi oldun&#8221;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>toprakerdem tarafından</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2008/07/01/adem-nedir-yada-kimdir/#comment-7677</link>
		<author>toprakerdem</author>
		<pubDate>Sun, 13 Jul 2008 12:30:12 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.aliaksoy.net/2008/07/01/adem-nedir-yada-kimdir/#comment-7677</guid>
		<description>Selam Ali AKSOY Kardeşim,

Müslümanların yanlış bidiği durumlardan biriside bu konudur.Sanki Kuranda sizi ademden yarattık diye bir ayet varmış gibi olaya bakmalarıdır.Halbuki 2/30'da ki Olay, yerkürede halife seçilen bir varlığın atanmasıdır. İster geniş zaman fiili ile olsun ister etken ortaç kalıbıyla olsun fark etmez. 

Tefsircilerin neden söz konusu(ceale) fiili yaratma anlamında kullanmış oldukları konusuna gelince,bu fiil hiçbir yerde yaratma anlamında tercüme edilmediği halde bu ayette her nedense yaratma olarak tercüme edilmiştir.Halbu ki ceale fiilinin anlam dünyasında, bir yaratma eylemi yoktur; bilakis yaratılmış olan bir şeyin, bir işlev sahibi kılınması ya da bir başka şeye dönüştürülmesi söz konusudur.Bunu kuranın tüm ifadelerinde bulabilirsiniz.Hatta buraya yaratma anlamı verildiği için ne kadar mantıksız bir sürece geçtiğini biliyoruz.Çünkü ifade edildiği gibi eğer henüz yok olan biri yaratılıyorsa melekler kan dökmüş olabileceğini bilmemeleri gerekirdi ve- şayet bazılarının iddiası gibi-eğer Allah özellikleri söylemişse soru sormamaları gerekiyordu.Tefsirciler burada hadislere zarar gelmemesi için bunu yaratma olarak ifade etmişlerdir.Ancak kuran semantiği bunu kabul etmez.

Burada meleklerin bilmesi insanı insan yapan özelliklerin evrimle bir süreç geçirdiğini göstermektedir.İsterseniz buna insansı deyin isterseniz de halen halife edilecek edilme aşamasında olan bir türün daha halife edinmediğini buradan hareketle insanın biyolojik yapılanmasının devam ettiğinin anlamını çıkarabilirsiniz.Ama kesin olan şudur ki ADEM bu diyalog esnasında vardır.Artık kişi olarak mı var yoksa tür olarak mı var o başka bir konu...Ama her nedense henüz insan denilecek bir varlık değilse de üzerinde uzun süre geçmiş bir varlığın yapıtaşlarının var edildiğinin göstermesi bakımından bilgi verebilmektedir.


Evrim aşamaları;


Genel olarak baktığımızda Kur’ân’da insan için “inorganik”, “organik” ve “ruhi” olmak üzere üç nevi evrim olduğu göze çarpmaktadır.

Her şeyin yaratılışını en güzel yapan ve insanı yaratmaya çamurdan başlayan O’dur. İnsanın neslini hakîr bir sudan yapan, sonra onu şekillendirip ruhundan üfüren, ve sizin için kulak, gözler ve kalpler vareden O’dur. Doğrusu şükrünüz pek az.”(Secde, 7-9) Ayetinde “insanı yaratmaya çamurdan başladı” ifadesi, yaratmanın aniden olmadığını merhalelerle meydana geldiğini belirtmektedir.

Bu ayette dikkatimizi çeken bir diğer nokta da; kendisine ruh verilene kadar insandan üçüncü şahıs olarak bahsedilmis, ruh ve idrak verildikten sonra muhatab sıgasının kullanılmış olmasıdır..

İnsanın inorganik iken insan şekline gelişi de kendi içinde muhtelif merhalelerden sonra olmuştur. İnsanın inorganik maddesinin evrimi yedi merhale ile gerçekleşmiştir. Bunlar sırasıyla: toprak (turâb), çamur (tîn), değişken cıvık ve kokulu çamur (hama’in mesnûn), yapışkan çamur (tîn lâzib), pişmemiş kuru çamur (salsâl)ı pişmiş çamur (şalşal ke’l-fahhâr), çamurdan süzülen bir öz (sulâle min tin).

İnsanın, organik süreci ilk canlı hücre, “Ol” emri doğrultusunda, yeni bir yaratılmaya geçmiş, ilâhî iradenin kontrolü altında çeşitli ayıklama ve değişmeler geçirerek insan olmak üzere oluşa devam etmiştir.(doğal seleksiyon.vs) Hayatın bu yönelişinde insan, organik âlemin bütün türleriyle bir beraberlik arzetmektedir. Önce ilkel bitkileri, sonra tohumlu yüksek bitkileri meydana getiren hayat, daha sonra da hayvanlar alemini basitten mürekkebe doğru ortaya çıkarmıştır. “Biyolojik Nesil Ağacı”nın ana gövdesi ve uzantısı olan dal diyebileceğimiz insan, daha sonra akıl ve idrakına kavuşarak, organik dünyanın en olgun varlığı olmuştur..

Ruh verilme aşamasında Balçıktan süzülerek gelen sulâle(öz), insanın ilk organik maddesi olmuş, aradan uzun bir zaman geçtikten sonra da insan şeklini almış sonra da kendisine akli melekeler anlamında “Ruh” verilmiştir.Yukarıda ilk ayette verdiğim halife atanması işte bu üçüncü merhaleye geçişle beraber olmuştur.

Saygılarımla...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Selam Ali AKSOY Kardeşim,</p>
<p>Müslümanların yanlış bidiği durumlardan biriside bu konudur.Sanki Kuranda sizi ademden yarattık diye bir ayet varmış gibi olaya bakmalarıdır.Halbuki 2/30&#8242;da ki Olay, yerkürede halife seçilen bir varlığın atanmasıdır. İster geniş zaman fiili ile olsun ister etken ortaç kalıbıyla olsun fark etmez. </p>
<p>Tefsircilerin neden söz konusu(ceale) fiili yaratma anlamında kullanmış oldukları konusuna gelince,bu fiil hiçbir yerde yaratma anlamında tercüme edilmediği halde bu ayette her nedense yaratma olarak tercüme edilmiştir.Halbu ki ceale fiilinin anlam dünyasında, bir yaratma eylemi yoktur; bilakis yaratılmış olan bir şeyin, bir işlev sahibi kılınması ya da bir başka şeye dönüştürülmesi söz konusudur.Bunu kuranın tüm ifadelerinde bulabilirsiniz.Hatta buraya yaratma anlamı verildiği için ne kadar mantıksız bir sürece geçtiğini biliyoruz.Çünkü ifade edildiği gibi eğer henüz yok olan biri yaratılıyorsa melekler kan dökmüş olabileceğini bilmemeleri gerekirdi ve- şayet bazılarının iddiası gibi-eğer Allah özellikleri söylemişse soru sormamaları gerekiyordu.Tefsirciler burada hadislere zarar gelmemesi için bunu yaratma olarak ifade etmişlerdir.Ancak kuran semantiği bunu kabul etmez.</p>
<p>Burada meleklerin bilmesi insanı insan yapan özelliklerin evrimle bir süreç geçirdiğini göstermektedir.İsterseniz buna insansı deyin isterseniz de halen halife edilecek edilme aşamasında olan bir türün daha halife edinmediğini buradan hareketle insanın biyolojik yapılanmasının devam ettiğinin anlamını çıkarabilirsiniz.Ama kesin olan şudur ki ADEM bu diyalog esnasında vardır.Artık kişi olarak mı var yoksa tür olarak mı var o başka bir konu&#8230;Ama her nedense henüz insan denilecek bir varlık değilse de üzerinde uzun süre geçmiş bir varlığın yapıtaşlarının var edildiğinin göstermesi bakımından bilgi verebilmektedir.</p>
<p>Evrim aşamaları;</p>
<p>Genel olarak baktığımızda Kur’ân’da insan için “inorganik”, “organik” ve “ruhi” olmak üzere üç nevi evrim olduğu göze çarpmaktadır.</p>
<p>Her şeyin yaratılışını en güzel yapan ve insanı yaratmaya çamurdan başlayan O’dur. İnsanın neslini hakîr bir sudan yapan, sonra onu şekillendirip ruhundan üfüren, ve sizin için kulak, gözler ve kalpler vareden O’dur. Doğrusu şükrünüz pek az.”(Secde, 7-9) Ayetinde “insanı yaratmaya çamurdan başladı” ifadesi, yaratmanın aniden olmadığını merhalelerle meydana geldiğini belirtmektedir.</p>
<p>Bu ayette dikkatimizi çeken bir diğer nokta da; kendisine ruh verilene kadar insandan üçüncü şahıs olarak bahsedilmis, ruh ve idrak verildikten sonra muhatab sıgasının kullanılmış olmasıdır..</p>
<p>İnsanın inorganik iken insan şekline gelişi de kendi içinde muhtelif merhalelerden sonra olmuştur. İnsanın inorganik maddesinin evrimi yedi merhale ile gerçekleşmiştir. Bunlar sırasıyla: toprak (turâb), çamur (tîn), değişken cıvık ve kokulu çamur (hama’in mesnûn), yapışkan çamur (tîn lâzib), pişmemiş kuru çamur (salsâl)ı pişmiş çamur (şalşal ke’l-fahhâr), çamurdan süzülen bir öz (sulâle min tin).</p>
<p>İnsanın, organik süreci ilk canlı hücre, “Ol” emri doğrultusunda, yeni bir yaratılmaya geçmiş, ilâhî iradenin kontrolü altında çeşitli ayıklama ve değişmeler geçirerek insan olmak üzere oluşa devam etmiştir.(doğal seleksiyon.vs) Hayatın bu yönelişinde insan, organik âlemin bütün türleriyle bir beraberlik arzetmektedir. Önce ilkel bitkileri, sonra tohumlu yüksek bitkileri meydana getiren hayat, daha sonra da hayvanlar alemini basitten mürekkebe doğru ortaya çıkarmıştır. “Biyolojik Nesil Ağacı”nın ana gövdesi ve uzantısı olan dal diyebileceğimiz insan, daha sonra akıl ve idrakına kavuşarak, organik dünyanın en olgun varlığı olmuştur..</p>
<p>Ruh verilme aşamasında Balçıktan süzülerek gelen sulâle(öz), insanın ilk organik maddesi olmuş, aradan uzun bir zaman geçtikten sonra da insan şeklini almış sonra da kendisine akli melekeler anlamında “Ruh” verilmiştir.Yukarıda ilk ayette verdiğim halife atanması işte bu üçüncü merhaleye geçişle beraber olmuştur.</p>
<p>Saygılarımla&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
