Bebektin,
Sabah gibiydin, gün oldun ufuklarda…
Sabah sisi kadar gizemli ve sakin,
Çiğ gibi duruydun.

Kuş cıvıltısı gibiydi ilk gülüşlerin.
Toprak bedenin gün yedikçe kabarıyordu…

Sessizdin,
Toroslarda çamlar kadar yeşil,
Akdeniz gibi maviydi sevgin…

Güneşin ufukta yükselişi gibi uzadı boyun…
Daha bir yükseklerden baktın arza ve hayata.
Daha güzel gördün geceden gizleneni…
Büyüdün gündüz oldun.

Ne civandın öyle,
Ne sıcaktı arzuların, ne hevesliydin…

An oldu öfkelendin, yaktın geçtin…
“Ben buradayım, ben de varım” der gibiydi,
Bulutlar arasından sıyrılışın.

Yeşili de, maviyi de ışıldattın,
Kamaştırdın gözleri başarılarınla…

Hiç engel tanımadın.

Ne rüzgar durdurabildi, ne yağmur,
Dağları aşıp geçtin ömrün en egemen çağına…

Zirveler yorucu olurmuş,
Dönüp geçtin batı yakasına,
Yükselişin kadar çevik dinginleştin.

Şimdi bir tuhafsın sen.
İkindiler gibi sakinsin.

Keyifli çay sohbetlerinin bilgesi oldun.

Yaşlandın mı ne ?
Kamaşmıyor sana bakan gözler…
Bir bilgenin sözünü dinlemek gibi baktıkça bakılası,
Dinledikçe dinlenilesi oldun.

Dur dedin aşırı gidene,
Koca koca okyanuslar utandı,
Kızardı yanında…

Bir zaman gölgeler bile korkar, kısalırdı seni görünce…
Şimdi uzadıkça uzanıyor,

Nasılsa göçüp gidecek diye gecene mi özeniyor ne ?

Pek çıkmaz oldun ortalılara,
Dağların ardına saklanan sen,
Bulutları siper eden sen…

Ne bu köşeye çekiliş…

Bana sakın öldüğünü söyleme,
Ağlatma beni karanlıklarda…

Bu mu gündüzün ahiri, ahiret…

Ne nankör dünya bu !

Hiçbir şey kalmadı senden geriye,
Kapkaranlık sensiz bu ev…

Belki ısıttığın şeyler hatırlar,
Taş kalpli, topraktan beşer nankörmüş de,
Akıp giden sular gibi anılar,
Denizler kadar engin sevgiler sadıkmış…

Belki sözleşiriz seninle…

Dünyaya tekrar gelecek misin ?

Ali Aksoy – 07.04.2009

  • Share/Bookmark