Grup Orhun – Çocuklar Ölmesin Albümü Satışa Çıktı
Ağu 27th
Please enable Javascript and Flash to view this Viddler video.
Merhaba,
İmzalı albümümüzü GittiGidiyor.com‘dan satın alabilirsiniz. Satın almak için GittiGidiyor Logosuna tıklayarak ürün satış sayfamızdan işleminizi tamamlayabilirsiniz.
Grup Orhun’a destek verdiğiniz için teşekkür ederiz.
Grup Orhun
KAPIDA ÖDEME SİSTEMİ İLE SATIN ALMAK İÇİN
GRUP ORHUN Çocuklar Ölmesin Albümünü Kapıda Ödeme Sistemi ile satın alabilirsiniz. Kapıda ödeme sisteminde albüm size teslim edildiğinde albüm ücreti ve kargo bedelini ödersiniz.
Kapıda ödeme sistemi ile Grup Orhun albümünü satın almak için aşağıdaki butonla Grup Orhun resmi sayfasındaki iletişim formunu doldurmanız yeterli.
Tanrı Dağda Hac – Grup Orhun
Tem 6th
BÜYÜK KAVGA
Haz 4th

Bu yazıda ileri gelenlerle resuller arasında daimi olan, günümüzde de izlerini istikrar içerisinde sürdüren büyük bir kavgaya değineceğiz.
Kuran’a göre, resullere ve onların getirdiği dine / yol ve yönteme ilk itiraz edenler, en azılı düşmanlar daima o bölgenin “servetle şımarmış” ileri gelenleridir. İlle bir mazeret ileri sürerek resullere muhalif olmuşlardır.
Peki bu kavganın sebebi nedir ? Neyi bölüşemediler, neden uzlaşamadılar ?
Aslında bu kavganın kökleri insanın ilk çağlarına, ilk dönemlerine kadar uzanmaktadır.
Kuran’a göre, “insanın üzerinden anılmaya değer bir şey olmadığı çok uzun devirler” geçmiştir. İnsan, insanlık bu döneminde insandır ama “adem” değildir. Anılmaya, kendisine vahyedilmeye değer bir varlık olamamış, tekamülünü tamamlamamıştır. İnsan “Adem” olduğunda Yaratıcı alemlerdeki bütün meleklere / kuvvetlere şöyle seslenir:
“… yer yüzünde bir halife / ardıl tayin edeceğim.”
Gelenekselleşmiş dini inanış bu ayette insanı “Allah’a halife” olarak görmüşse de, sonu gelmeyen bir varlığın (Yani Allah’ın) halifesi / ardılı olamayacağı için biz bu görüşü kabul edemiyoruz. İnsan yani adem, kendisinden önceki “anılmaya değer olmayan varlığın” halifesidir. Devamını Okumak için »
AYET OKUMAK
Haz 2nd

Anadoluda ona Kuran okumak, sure okumak derler. Bizim Kuran’ı yani “okunan”ı okumayı unutuşumuz çok eskilere dayanır.
Kuran’ın ayet dizininin “oku” diyerek başladığına inanırız da, onu okumayız. Okuduğumuz şey; arap harflerinin bir araya gelmesinden ibaret bir söz yığınıdır. Anlamını bilmeden söyleriz, anlamını bilmeden dinleriz. Büyülü, tılsımlı, sihirli sözcüklerdir. Kayıp eşyaların bulunmasında, hastalıkların şifasında, kapanan kısmetin açılmasında, bozulan ekonominin –biz yapar olduklarımızı değiştirmediğimiz halde – düzelmesinde ve bilhassa ölmüşlerimizin ruhlarının ferahlamasında pek istifade ederiz ondan. İçimizde anlamını bilmeden okumaya ve anlamını bilmeden dinlemeye “ziyafet” diyenlerimiz de vardır.
Alemlerin Rabbinin muhataplarının öğüt alması için indirdiği ayetleri “namaz”da üstelik yine anlamını bilmeden O’na geri okumamızdan da herhangi bir kuşku duymayız. Devamını Okumak için »
BOZKURTLARIN DİRİLİŞİ (4)
May 22nd

Yönelince doğruya,
Derman olur ağrıya,
Kulak tut bu çağrıya,
Dirilecek bozkurtlar !
Ve devrilecek putlar !
Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu
Önce putları yıkacağız. Aklımızın içindeki görünmez putları, sahte tanrıları yıkacağız ki, aklımızı ve vicdanımızı hür bir şekilde işletelim, doğruyu yeni baştan tanımlayalım.
Önce görme, işitme yeteneğimizi tekrar kazanacağız. Tekrar gören, işiten bir güruh olacağız ki, akıl çarkının dişlerinin arasına sıkışan “çelişkileri” görebilelim. Bu çelişkilerden arınalım.
Çelişkilerden arınanlar, gerçeğe bütün çıplaklığıyla şahit olurlar. Gerçek insanı yanıltmaz, gerçek insanı yolda bırakmaz, gerçek insanı utandırmaz. Gerçeğe dayanan, tuzağa düşmez. Devamını Okumak için »
BOZKURTLARIN DİRİLİŞİ (3)
May 20th
Gelenekleşmiş inanış biçimimize göre, Kuran ve/veya vahiy, hayata ve olaylara bakış açımızı düzenleyecek temel bilgi kaynağıdır. Böyle olunca, güncel yaşamımızda karşımıza çıkan, etrafımızda olup biten her şeyi vahiyle veya “din sahasının” eski bilgi kaynaklarıyla anlama ve anlamlandırma hatasına düşeriz.
Hatta her şeyi, her durumu ve konuyu Kuran’la anlama çabası bazen öyle bir hal alır ki, Kuran’da bilimsel icatları bile ararız. Üç aşağı beş yukarı, kıyısından bucağından bir icatla benzerlik arz eden her söz, her ayet hakkında “Şu buluş zaten Kuran’da var” deriz. İnsanlığın tüm buluş ve icatlarını Kuran’da bulamayacağımızı bile bile yaparız bunu.
Bu tutum gelenek dininin bağlılarını öyle bir kalıba sokar ki, Allah Kuran’ı hafızalardan ve sinelerden söküp alsa insan “hiçbir şeysiz” kalacaktır. Halbuki bizzat Kuran’ın kendisi bunu inkar ediyor. Devamını Okumak için »
BOZKURTLARIN DİRİLİŞİ (2)
May 18th

Bir önceki yazıda Kuran’ın “ölü” olarak nitelediği birey ve toplumların mecazen dirilişlerinde vahiyle dirilişten bahsetmiştik. Vahiyle veya vahiysiz dirilişi Ülkücü Hareket için nasıl anlamamız gerektiğine değinmeden önce “vahiysiz diriliş”ten bahsetmeliyiz.
Kuran’da vahiy olmaksızın dirilişin, doğru yolu bularak gerçeğe tabi olmanın misali Hz. İbrahim’dir.
Hz. Peygamber’e “İbrahim milletine” tabi olmak emredilmiştir.
“Daha sonra sana şunu vahyettik: Bir hanîf olarak İbrahim’in milletine uy! O, müşriklerden değildi.” (Nahl,123)
O da, bu emre itaat etmiştir:
“De ki: “Beni, dosdoğru yola Rabbim iletmiştir. Güçlü, pürüzsüz bir dine, hanîf olan İbrahim’in milletine. Müşriklerden değildi o.” (Enam, 161)
Sonra Hz. Peygamber de, bütün toplumunu İbrahim milletine uymaya davet etmiştir: Devamını Okumak için »
BOZKURTLARIN DİRİLİŞİ (1)
May 18th
Kaosun düzen getirdiği, düzenin de kaosa ilerlediği görüşü hep garibime gitmiştir. Aslında bu sözle alemlerin yaratılış kanununun zıtlıklar üzerine kurulduğu hakikati teyit ediliyor gibi. Kimilerince Sünnetullah, kimilerince Adetullah diye tanımlansa da, Allah’ın kanunları orta yolu zıtlıklara verdiği referansla tanımlar ve hiçbir zıt kutbu ebediyen hakim kılmaz. Muhakkak, zaman içerisinde biri diğerine egemen gelir ve hakimiyet kutuplar arasında yer değiştirir.
Bir önceki yazıda bozkurtların ölümünden bahsetmiş, bozkurtların dirilişi konusunda kalmıştık. Dirilişte, düzelişte iki yol var:
Ya hastalığının farkına varırsın ve titreyerek kendine dönersin,
Ya ölürsün ve ölümünün ardınca dirilirsin.
Ölmeden dirilmek olmaz. Devamını Okumak için »
BOZKURTLARIN ÖLÜMÜ
May 18th

Bir iki sene önce ofisime kitap satıcısı bir kardeşimiz geldi. Elinde bir katalog. Türk Milliyetçisi olduğunu bildiği kimselere kitap satmaya çalışıyor.
Kataloğu inceledim ve şunu sordum: “Hepsi gerçekten bu kadar mı?”
“Neyin abi ?” dedi.
- Ülkücü Hareketin ürettiği kitaplar, özellikle son 5-10 yıl içerisinde yazılanlar, hepsi bu kadar mı?
“Abi” dedi.
“Biz bunları satamıyoruz, niye kitap yazılsın ki?”
Aslında sorun çok daha derin. Okuyucu azlığı, talep azlığı elbette etkindir. Ancak, son 10 yıl içerisinde Ülkücü Hareketin hayata ve olaylara bakış açısını yansıtacak kitapların sayısının iki elin parmaklarını aşmayacak sayıda olmasının başka nedenleri de olmalıdır.
İşin garibi, bu tespitin nedenlerinden ziyade sonuçları daha ürkütücüdür.
Çünkü sonuç “Bozkurtların Ölümü”dür ! Devamını Okumak için »
MHP’nin ölüleri, MHP’nin dirileri
May 18th
Geçenlerde bir internet sitesinde MHP’de milletvekilliğine aday adayı olması beklenen ya da olacağı dile getirilen isimlere yönelik bir liste yayınladı ve bu liste büyük yankı uyandırdı. Bu tutum, MHP tabanının partisine olan bağlılığı ve umudunun bir göstergesidir. MHP yıllardan beri siyasette hep “kilit” rol oynadı ve Türk siyasetinin bir çok kilidini de açtı. MHP, rahmetli Alparslan Türkeş’in sağlığından bu yana özellikle 1990 sonrası Türk siyasetinde hatta daha da önemlisi devlet çarkının işleyişinde etken bir rol üstlendi.
Türk Milliyetçilerinin ülkenin kaderindeki belirleyici rolü o günden bu güne hiç değişmeden önemini sürdürüyor. Ne var ki, bu belirleyici tutum, hiçbir zaman etkilemenin ötesine geçip “düzenleyici” bir nitelik arz edemedi. Bu gün AKP’nin elinde var olan güç hiçbir zaman MHP’nin elinde olmadı. Belki de bu “arada sıkışıp kalmış” güç nedeniyle MHP, sanki iktidar partisiymiş gibi hep eleştirilen taraf olmuş, ne İsa’ya ne Musa’ya yaranamamıştır.
Türk Milliyetçilerinin arasında da bu konu zaman zaman tartışılır ve şu üç ihtimal konuşulur: Devamını Okumak için »
HALKA ÇATMAK…
Mar 10th

Siyasiler için tüyler ürpertici bir kavram olsa gerek… Hele hele, hiçbir fikri dayanağı olmayan, bütün sermayesi bir şekilde ikna ettiği insanlardan aldığı oylar olan siyasetçiler için bindiği dalı kesmek gibi bir şey…
Tarih sahnesindeki karizmatik liderlerin çoğu için ise, karizmalarına karizma katan bir davranıştır. Onlar halka çatmaktan çekinmezler. Hem döven, hem seven cinstendir onlar…
Mevcut siyasi yelpazede kısmen de olsa halka çatma becerisi gösteren tek isim Tayyip Erdoğan. Gerçi onun kendi seçmen kitlesine çattığını pek görmedim. O da lehdarlarından aldığı cesaretle, karşı cepheye yükleniyor. Çünkü, karşı cepheden ciddi bir oy kayması olmayacağını o da biliyor. Eğer oradan oy alma ihtimalini öngörseydi muhtemeldir, mevcut çatmalarını da yapmazdı.
Bu yazıda liderlerin, politikacıların öcü gibi korktuğu bu konuya değineceğiz. Devamını Okumak için »
Münafıklık kaça ayrılır ?
Mar 10th

İşimiz gücümüz “mış” gibi yapmak…
Devlet Güvenlik Mahkemeleri’ni kaldır(mış) gibi yapıp, yerine özel yetkili mahkemeler kurarsan, kötüye kullanıldığından şikayet etmeyeceksin. Gerçi, “niyet” kötü olunca kanunla istediğin düzenlemeyi yap. “Gizli Tanık” uygulaması dünyanın bir çok ülkesinde vardır. Ama hangi ülkede kanuna karşı hile olarak belirli bir maksada hizmet etsin diye ırzına geçilmiştir, onu bilemiyorum. Basit bir “ihbar” müessesinin bile “suyunu çıkarma” becerisi bizde varsa, biz daha çok şeyler görürürz.
Demokratik(miş) gibi, laik(miş) gibi, hukuk devletiy(miş) gibi yaşadıkça, bu çelişkilerin sonuçlarına da katlanacağız. Evet, bu bizim ortak kaderimiz. Onu biz yazdık, biz yazıyoruz. Devamını Okumak için »
Top 10: Nesli Tükenecek Teknolojiler!
Kas 15th
Önümüzdeki Yıllarda Tedavülden Kalkacak Teknolojiler Belli Oldu: İşte Nesli Tükenen Dinazorlar…
Pıxmania Dünyanın Nesli Tükenme Tehlikesiyle Karşı Karşıya Olan Teknolojilerini Listeledi. 2010′a Girerken Endüstri Uzmanlarının Katıldığı Bir Panelde 2500 Teknoloji Değerlendirildi. Bu Teknolojilerin Geçtiğimiz Yıllarda Ne Kadar Geliştiği ve Geleceğe Dönük Olarak Neler Sunabileceği Hesaplandı. İstikrar ve Kullanışlılık Göz Önüne Alındığında Geride Kalan ve Önümüzdeki Yıllarda Tedavülden Kalkma İhtimali Yüksek İlk 10 Teknoloji Şöyle Sıralandı: Devamını Okumak için »






Ne Dediler