<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ali Aksoy &#187; Ali Aksoy</title>
	<atom:link href="http://www.aliaksoy.net/category/ali-aksoy/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aliaksoy.net</link>
	<description>www.aliaksoy.net</description>
	<lastBuildDate>Wed, 10 Mar 2010 13:30:35 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>HALKA ÇATMAK&#8230;</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2010/03/10/halka-catmak/</link>
		<comments>http://www.aliaksoy.net/2010/03/10/halka-catmak/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 13:30:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ali Aksoy]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Çatmak]]></category>
		<category><![CDATA[halka]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aliaksoy.net/?p=2076</guid>
		<description><![CDATA[
Siyasiler için tüyler ürpertici bir kavram olsa gerek… Hele hele, hiçbir fikri dayanağı olmayan, bütün sermayesi bir şekilde ikna ettiği insanlardan aldığı oylar olan siyasetçiler için bindiği dalı kesmek gibi bir şey…
Tarih sahnesindeki karizmatik liderlerin çoğu için ise, karizmalarına karizma katan bir davranıştır. Onlar halka çatmaktan çekinmezler. Hem döven, hem seven cinstendir onlar…
Mevcut siyasi yelpazede [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="aligncenter size-full wp-image-18630" title="halk" src="http://www.antalyagunlugu.com/wp-content/uploads/2010/03/halk.jpg" alt="" width="256" height="256" /></p>
<p style="text-align: justify;">Siyasiler için tüyler ürpertici bir kavram olsa gerek… Hele hele, hiçbir fikri dayanağı olmayan, bütün sermayesi bir şekilde ikna ettiği insanlardan aldığı oylar olan siyasetçiler için bindiği dalı kesmek gibi bir şey…</p>
<p style="text-align: justify;">Tarih sahnesindeki karizmatik liderlerin çoğu için ise, karizmalarına karizma katan bir davranıştır. Onlar halka çatmaktan çekinmezler. Hem döven, hem seven cinstendir onlar…</p>
<p style="text-align: justify;">Mevcut siyasi yelpazede kısmen de olsa halka çatma becerisi gösteren tek isim Tayyip Erdoğan. Gerçi onun kendi seçmen kitlesine çattığını pek görmedim. O da lehdarlarından aldığı cesaretle, karşı cepheye yükleniyor. Çünkü, karşı cepheden ciddi bir oy kayması olmayacağını o da biliyor. Eğer oradan oy alma ihtimalini öngörseydi muhtemeldir, mevcut çatmalarını da yapmazdı.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu yazıda liderlerin, politikacıların öcü gibi korktuğu bu konuya değineceğiz.<span id="more-2076"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Çok önemlidir halka çatmak. Liderin, siyasetçinin, sanatçının halka çatması, halkı eğitmesi, olumlu olarak yönlendirmesidir aslında. Onun için Kuran’da bol bol görürsünüz bu çatmaları… Çünkü Kuran, halktan onay almak için değil, insanları yönlendirmek, tutumlarını değiştirmek için indirilmiştir. Hal böyle olunca, insanlık tarihi boyunca Peygamberler de tebliğ ettikleri şeylerle halka çatanların öncüleridir. Hep inkarla reddedilmişler, bulundukları yerden sürülmüşlerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Mevcut siyasilerimizin, risalet sistemi ile yakından uzaktan bir alakaları bulunmadığı için işin bu kısmıyla ilgilenmezler.  Halbu ki, Kuran’a göre yeryüzünde iktidar ancak adaleti tesis etmek, iyiliği emredip, kötülükten sakındırmak için gereklidir. İnkarcıların iktidarı nesli yok etmeye, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya hizmet ederken salihlerin, muttakilerin, müslimlerin, muhsinlerin, müminlerin iktidarı daima sulh ve adalete kilitlenmiştir. Hayra destek olarak salat ederler, kötülüklerden arınarak zekat verirler.</p>
<p style="text-align: justify;">İsa şöyle söylüyor: “Bana yaşamım boyunca salatı ve zekatı emretti”</p>
<p style="text-align: justify;">Onun nezdinde bütün insanlara emirdir bu. Hayra destek çıkmak, şerre engel olmak ve bu suretle arınmak.</p>
<p style="text-align: justify;">Her insan, kendi yaşam alanında iktidar sahibidir. Etki alanı küçük veya büyük her insan bir irade, bir iktidar sahibidir. Küçük veya büyük iktidar sahası olsun, yukarıda anlatılan şekilde salatı ikame ve zekatı verme vazgeçilmez koşuldur.</p>
<p style="text-align: justify;">Salatı ikame ederken yani hayra destek çıkarken, hayrın gereğini ikame ederken çoğunlukla bir direnişle karşılaşır insan. Çünkü insanların çoğu aksi istikamete meğillidir.</p>
<p style="text-align: justify;">“Andolsun, insanların çoğuna (!)  uyarsan seni Allah yolundan çıkarırlar”</p>
<p style="text-align: justify;">İyiler, salihler hep azınlık olmuştur. Bu azınlık, saptırmaya ve sapmaya meğilli çoğunlukla mecburen kavgalıdır. Bu kavga onların var oluş sebepleridir, hayatlarıdır, karakterleridir.</p>
<p style="text-align: justify;">İşte “halka çatma” ; böyle bir kavganın eseridir.</p>
<p style="text-align: justify;">Hz. Peygamber’in veya önceki resullerin hayatlarıyla ilgili Kuran’da verilen bilgilerde asla “takıyye” olgusuna rastlayamazsınız. Çünkü takıyye, münafıklığın ta kendisidir. Onlar ister istemez “insanların çoğu” ile bir mücadele içerisinde olmuşlardır. Gerek kendi saflarında bulunsun, gerekse karşı cenahta bulunsun çizginin dışına çıkanlarla sürekli bir mücadele, bitmek bilmeyen bir mücahededir bu…</p>
<p style="text-align: justify;">O tarihlerde demokrasi yoktu. Eğer olsaydı da vaziyet asla değişmeyecekti. Çünkü, peygamberlere bu günkü karşılığı ile “oy” dan çok daha değerli mevkiler, makamlar, dünya hayatını süsleyecek nice şeyler teklif edildi. Bunların hepsi kesin olarak reddedilmiştir. İnkarcılarla, bozguncularla, azgınlık içerisinde bulunanlarla hiçbir suretle uzlaşma olmamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">“Güçleninceye kadar onlar gibi olma, onlardan gibi görünme, güçlendikten sonra niyetin her ne idiyse onu yerine getirme” münafıklığı, hiçbir peygamberin hiçbir kıssasında görülmez.</p>
<p style="text-align: justify;">Onlar, vahiy kendilerine tebliğ edildiği andan itibaren kesin bir ayrışmanın tarafı olmuşlardır. Tebliğin gizli yapıldığı dönemler dahil olmak üzere, kötülüğün, şerrin tasdik edildiği, “şimdilik kaydıyla” iyi olarak nitelendirildiği hiçbir vakıa, hiçbir olgu yoktur.</p>
<p style="text-align: justify;">Kendilerine vahyedilen şey, hep kötülüğe çatmıştır. Kötülüğün sahibi, o kötülüğü yapan her kim olursa olsun bu değişmemiştir. İster halktan biri, ister kudretli bir hükümdar, ister açık bir zorba, isterse resullerin yandaşlarından biri olsun, her kötü hareket hemen tenkit edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">İşte bu sebepledir ki, resullerin hayatı daimi bir kavga içerisinde geçmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Birkaç misal üzerinde duralım.</p>
<p style="text-align: justify;">Nuh Peygamber, ömrü boyunca kavmini uyarmış, onlarla daimi bir restleşme içerisinde bulunmuştur. İnkarcılara destek çıkan oğlu ve karısı da dahil olmak üzere…</p>
<p style="text-align: justify;">İbrahim peygamber, iyilerin azlığına en güzel misallerden biridir. Onca tebliğ ve vakıaya rağmen halkını terk ederken cemaatinde sadece bir kişi vardır. O da daha sonra peygamber yapılan Lut peygamberdir…</p>
<p style="text-align: justify;">İsa peygamberin ömrü “egemen” Yahudilerle mücadele içerisinde geçmiştir. En ağır şekilde onlara çatmaktan hiç geri durmamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Musa peygamberin de risaletinin önemli bir kısmı kendi cemaatine çatmakla geçmiştir. Çünkü onlar, işin hiçbir aşamasında onun getirdiği şeye gerçekte inanmamışlardır. Her emrine, her uyarısına ille muzur bir itiraz ileri sürdüler. Hz. Musa’nın Kuran’da bilinen son seslenişi şöyledir:</p>
<p style="text-align: justify;">“Ey Rabbim, ben kendimle şu biraderim Harun’dan başkasına söz geçiremiyorum. Artık bu zalim kavimle bizim aramızı ayır !”</p>
<p style="text-align: justify;">Akıllara durgunluk verecek bir sahnedir bu… Kendi cemaatini bir kalemde silip atmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Çünkü bütün resuller aynı İbrahim peygamber gibi “başlı başına bir ümmet”tir. Onların, ne bir tebaya, ne de kendisine yalakalık edecek cemiyetlere ihtiyaçları yoktur. Onlar, tek başlarına bir ordu, tek başlarına bir devlet gibidir. Müstahkem bir kale gibi insanlık tarihine dikilmişlerdir. Dünya hayatının karanlık denizinde yapayalnız ışıldayan, hayra, adalete,  barışa ışık tutan fener gibidirler.</p>
<p style="text-align: justify;">Hz. Muhammed’in ashabından da hata edenler olmuştu. Vaki midir ki, sırf güç kazanma gayesiyle onların kötülüklerine ses çıkarılmasın !</p>
<p style="text-align: justify;">İnsanlık tarihinin belki de en çetin sosyal ambargosu Muhammed peygamberin cemaati içinde yaşanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Görev yerini terk edenlerin işittiği azar, Hz. Peygamber’in hanımına atılan iftirayı dilden dile taşıyanlara yöneltilen ihtar ve benzeri bir çok vakıa, “benim cemaatimden birinin yaptığı kötülük, karşı cephenin iyiliğinden de iyidir” mantığına reddiyedir. Kuran bu ahlaksızlığa hiçbir suretle geçit vermez.</p>
<p style="text-align: justify;">Onun için, “çalsın ama çalışsın” diyebilen bir milletin milliyetçiliğinin yapılamayacağını, erdemli sanatçının, erdemli politikacının, cehaleti, kötülüğü velev ki bu halkın ekseri çoğunluğundan kaynaklansın var gücüyle yermesi gerektiğini makalelerimde sürekli olarak işledim.</p>
<p style="text-align: justify;">Eğer milletin kötü yönelişine ses çıkarılmaz, onun istek ve arzuları her değerin üstünde tutulursa “milli irade” denen sahte bir “tanrı” oluşacağını vurguladım.</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdilerde bu “milletin iradesi” söylemi o hale getirildi ki, milletin iradesi gerçeği inkara yönelse, kötülüğü, şerri emretse mevcut politikacılar sırf onlardan biraz daha oy alabilmek için suskunluk bir tarafa, yönelişin doğruluğu hususunda millete bir de yağ çekecekler…</p>
<p style="text-align: justify;">İslamı dillerine dolayan sözde İslamcıların, olup biten hırsızlıklara, arsızlıklara, adaletsizliğe sırf yandaşlarının eylemidir diye sessiz kalışlarını, hatta sessiz kalmak bir tarafa sözüm ona aklamak için şeytanın bile aklına gelmeyecek gerekçeler üretmeye çalışmalarını hayretle, ibretle, buğz ederek izliyorum…</p>
<p style="text-align: justify;">Kaldı ki, bu hastalık sadece bu kişilerde yok. Siyasi yelpazenin bir çok aktöründe var…</p>
<p style="text-align: justify;">Hangi siyasi parti lideri halka doğrudan çatabiliyor ?</p>
<p style="text-align: justify;">Mesela;</p>
<p style="text-align: justify;">“Bu ülkede rüşvet olgusu varsa rüşveti alan gibi bir de veren var. Siz millet olarak rüşvet verenler değil misiniz ?” diyen var mı?</p>
<p style="text-align: justify;">“İçinizden kaçınız, bir davaya bakmakta olan hakim hataen veya bir bedel karşılığında haksız olduğunuz halde sizin lehinize karar verecek olsa buna itiraz edersiniz ?” diye soran var mı?</p>
<p style="text-align: justify;">“Bu ülkede trafik kazasından ölenlerin sayısı terörden ölenlerden kat ve kat daha fazla… Siz, bu açıdan terörden daha tehlikelisiniz” diyebilen var mı?</p>
<p style="text-align: justify;">“Bu gün kömüre, iki kilo bulgura, fasulyeye oyunu satanlar, yarın daha büyük bedellere daha mühim şeyleri de satarlar” diyebilen var mı?</p>
<p style="text-align: justify;">“Sahtekarlığa, hırsızlığa, yalancılığa, kayırmacılığa, adaletsizliğe, zulme ses çıkarmayanlar aynı eylemleri yapanlar kadar suçludur, demek siz kendiniz onların yerinde olsanız aynılarını yapacaktınız” diye çekişen var mı?</p>
<p style="text-align: justify;">Ne mümkün !</p>
<p style="text-align: justify;">Halk, çoğunluk, milli irade tanrısının önünde secde edip her kötülüğe sessiz kalanlar, Allah’ın değil, başka şeylerin müslümanı / teslim olanıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">“Aziz Millet”miş…</p>
<p style="text-align: justify;">Ne azizi ?</p>
<p style="text-align: justify;">Her sorunu kavga dövüş halleden, liderlere karşı olabildiğince yalaka, ahdine vefasız, komşusu açken tok yatan, çabuk gaza gelen ve gazı hemen alınabilen, esip gürleyen ama hiç yağmayan, ülkesinin her köşesinde huzur evleri, kadın sığınma evleri, yetiştirme yurtları  açılmış, millet olarak ana babasına, çoluk çocuğuna  sahip çıkamamış, kendisine devlet kapısında bir mevkii verildiğinde hemen şımarıp böbürlenen, çalışanının parasını, borcunu ödemeyen bir millet mi “aziz”dir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">O “aziz” millet ölmüş, yerine başka bir millet gelmiş…</p>
<p style="text-align: justify;">Türk Milliyetçileri bile, vasıfları dejenere olmuş bu toplumun arızalı yönlerine çatarak, bu yönleri tenkit ederek halkı yönlendirmek, yeni nesiller yetiştirmek yerine mevcudun savunucusu, milliyetçisi olmuş…</p>
<p style="text-align: justify;">Bu gün bir haber vardı internette… PKK gösterilerine katılan, okuma yazma bilmeyen (ki bence okuma yazma bilip bilmemesi çok önemli değildir) altı çocuklu bir kadın, sırf örgütün gösterisine katıldı ve suç teşkil eden bir pankart taşıdı diye 7 küsur sene hapis cezasına mahkum edilmiş. Hem de ilk celsede… Haber hakkındaki yorumları okudum.</p>
<p style="text-align: justify;">Milliyetçi arkadaşlar demişler ki, “Oh olmuş, iyi olmuş, öbürlerine ibret olsun, keşke idam etselermiş, gebersin….”</p>
<p style="text-align: justify;">Demek milliyetçilik; kendisine yapılmasını istemeyeceğin bir adaletsizlik, haddini aşmış bir ceza, karşı görüşteki birine yapıldığında alkış tutmaktır !</p>
<p style="text-align: justify;">Demek milliyetçilik; bu topraklarda yaşayan insanları böyle ayrı gayrı görmek, göreni tasdik etmek, milletin bir kısmını ayrı tutup, onlara yapılan her kötü muameleye ölçüsü ne olursa olsun onay vermektir…</p>
<p style="text-align: justify;">“Eğer inkarcılardan biri senden aman dilerse ona aman ver. Ta ki Allah’ın kelamını dinlesin. Sonra onu kendisini emin hissedeceği bir yere kadar bırak” diyen Kuran kimin kitabıdır ?</p>
<p style="text-align: justify;">“Allah kendisinden başka hiçbir ilah bulunmadığı hakikatini ADALETİ AYAKTA TUTARAK açıkladı…”</p>
<p style="text-align: justify;">“Adil olun. Çünkü Allah adalet yapanları sever”</p>
<p style="text-align: justify;">“Bir kavme olan kininiz sakın sizi adaletsiz davranmaya sevk etmesin” diyen Kuran kime sesleniyor ?</p>
<p style="text-align: justify;">Sadece pankart taşıdı diye altı çocuklu bir kadına veya herhangi bir insana 7 sene hapis cezası verilmesini kim, hangi adalet duygusu, hangi vicdan reva görebiliyor ?</p>
<p style="text-align: justify;">Anlaşılan o ki, bir kesime duyulan kin, bütün adalet ölçüsünü alt üst etmiş… Milliyetçiliği, tarafı her ne olursa olsun milletin her bir ferdinin hak ve hukukunu gözetmek olarak benimsemesi gerekenler de ölmüşler…</p>
<p style="text-align: justify;">Demek siz, yeryüzünde bir iktidar elde etseniz teraziyi tümden yok edecek, bozgunculuğu gidermek için daha büyük bir bozgunculuğu tercih edeceksiniz. Demek siz yeryüzünde iktidar sahibi olsanız merhameti unutacaksınız. Hem de Rahman’ı dillerinize dolaya dolaya… “Muhammed” adını duyduğunuzda bin salavat getirecek ama O’nun Kuran’daki hatırasından bi haber olacaksınız. Birbirinin anasını, babasını, kardeşini öldüren müşriklerle müminlerin barışını yad edecek ama kendi hayatlarınızda bunun esamesini bile sergilemeyeceksiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">Aslında hergün akşam ana haber bülteninden sonra birkaç saat belgesel seyretmek, kimin savunuculuğunun yapılması gerektiğini apaçık ortaya koyuyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir tarafta hangi maksatla olursa olsun, kavga edip didişenler, diğer tarafta insanlara bir çare, bir kolaylık olması için dünyanın bilmem ne çölünde, ormanında kuşun, kurdun, böceğin peşinde ömür tüketenler…</p>
<p style="text-align: justify;">Bir tarafta tahammülsüz, kibirli insan yığını, diğer tarafta insanlık için gerçeğin peşinde labaratuarlarda ömür çürütenler…</p>
<p style="text-align: justify;">Bir tarafta birileri “alkışlarken beni görsün” diye takla peşinde veya beni kim alkışlamıyor diye kalabalığa bakıyor, öbür tarafta birileri kudreti sonsuz yaratıcının yarattığı dağa, dereye, uzaya bakıyor… Hem alıcı, seçici bilinçli, meraklı bir gözle…</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi, hangi kesim hayrın ve barışın destekçisidir ? Hangi taraf, salatı ikame ediyor ?</p>
<p style="text-align: justify;">Eğer bir insan topluluğunun milliyetçiliğini / savunuculuğunu yapacaksak hangisi savunulmaya, korunmaya, desteklenmeye layıktır ?</p>
<p style="text-align: justify;">Veya hangisine “çatmak” icab eder ?</p>
<p style="text-align: justify;">ALİ AKSOY – 10.03.2010</p>
<div id="crp_related">
<h3>Related Posts:</h3>
<ul>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/04/08/inan-dostum/" rel="bookmark" class="crp_title">İnan Dostum</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/04/04/imdat-cagrisi/" rel="bookmark" class="crp_title">İmdat Çağrısı !!!</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/03/02/zikir-02032007/" rel="bookmark" class="crp_title">Zikir &#8211; 02.03.2007</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/10/04/allahin-emri-celiskisiz-ve-delile-dayali-bilgiye-tabi-olmak/" rel="bookmark" class="crp_title">Allah&#8217;ın emri; &#8220;Çelişkisiz ve delile dayalı bilgiye tabi olmak&#8221;</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/03/02/dua-02032007/" rel="bookmark" class="crp_title">Dua 02.03.2007</a></li>
<li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/contextual-related-posts/">Contextual Related Posts</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aliaksoy.net/2010/03/10/halka-catmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Münafıklık kaça ayrılır ?</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2010/03/10/munafiklik-kaca-ayrilir/</link>
		<comments>http://www.aliaksoy.net/2010/03/10/munafiklik-kaca-ayrilir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 13:28:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ali Aksoy]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılır]]></category>
		<category><![CDATA[kaça]]></category>
		<category><![CDATA[münafıklık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aliaksoy.net/?p=2074</guid>
		<description><![CDATA[
İşimiz gücümüz &#8220;mış&#8221; gibi yapmak&#8230;
Devlet Güvenlik Mahkemeleri&#8217;ni kaldır(mış) gibi yapıp, yerine özel yetkili mahkemeler kurarsan, kötüye kullanıldığından şikayet etmeyeceksin. Gerçi, &#8220;niyet&#8221; kötü olunca kanunla istediğin düzenlemeyi yap. &#8220;Gizli Tanık&#8221; uygulaması dünyanın bir çok ülkesinde vardır. Ama hangi ülkede kanuna karşı hile olarak belirli bir maksada hizmet etsin diye ırzına geçilmiştir, onu bilemiyorum. Basit bir &#8220;ihbar&#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="aligncenter size-full wp-image-17342" title="munafik" src="http://www.antalyagunlugu.com/wp-content/uploads/2010/02/munafik.jpg" alt="" width="310" height="210" /></p>
<p style="text-align: justify;">İşimiz gücümüz &#8220;mış&#8221; gibi yapmak&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Devlet Güvenlik Mahkemeleri&#8217;ni kaldır(mış) gibi yapıp, yerine özel yetkili mahkemeler kurarsan, kötüye kullanıldığından şikayet etmeyeceksin. Gerçi, &#8220;niyet&#8221; kötü olunca kanunla istediğin düzenlemeyi yap. &#8220;Gizli Tanık&#8221; uygulaması dünyanın bir çok ülkesinde vardır. Ama hangi ülkede kanuna karşı hile olarak belirli bir maksada hizmet etsin diye ırzına geçilmiştir, onu bilemiyorum. Basit bir &#8220;ihbar&#8221; müessesinin bile &#8220;suyunu çıkarma&#8221; becerisi bizde varsa, biz daha çok şeyler görürürz.</p>
<p style="text-align: justify;">Demokratik(miş) gibi, laik(miş) gibi, hukuk devletiy(miş) gibi yaşadıkça, bu çelişkilerin sonuçlarına da katlanacağız. Evet, bu bizim ortak kaderimiz. Onu biz yazdık, biz yazıyoruz.<span id="more-2074"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Kuran, bu çelişik tutuma &#8220;münafıklık&#8221; adını verir. Öyle olmadığın halde &#8220;öyleymiş&#8221; gibi yapmak, öyleymiş gibi konuşmak, öyleymiş gibi davranmak&#8230; Hatta Allah&#8217;tan bile &#8220;öyleymiş&#8221; gibi bir şeyler ummak&#8230;<!--more--></p>
<p style="text-align: justify;">Kuran&#8217;ın anlattığı münafıklık iki eksene oturur.</p>
<p style="text-align: justify;">Birincisi, inanmadığın halde &#8220;inan(mış)&#8221; gibi konuşmak, davranmaktır. Bu, işin iman boyutu. Bu yazının konusu değil.</p>
<p style="text-align: justify;">İkincisi, bir topluluğa ait olmadığın halde veya onlara gerçekte düşmanlık beslediğin halde &#8220;onlardanmış&#8221; gibi davranmak&#8230; Ekseriyetle &#8220;Yahudiler&#8221; çerçevesinde Kuran bunun örneklerini verir.</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi, münafıklığın bu yönü aslında imanla doğrudan ilgili değil, daha çok siyasi&#8230;  Gündelik tutumlarla ilgili&#8230; Bu siyasi boyut, sadece o zamana has değil. İşin bu güne &#8220;benzeyen&#8221; yönlerine bir kaç değinme yapacağız.</p>
<p style="text-align: justify;">Mesela, demokrasiyi benimsemediğin halde &#8220;demokrasi&#8221; naraları atarsan, demokrasi münafıklığı yapıyorsundur. &#8220;Demokrasi bindiğimiz bir trendir, hedefe varınca ondan ineriz&#8221; diyebildiğin halde, demokrasi aşığı kesiliyorsan böylesindir.</p>
<p style="text-align: justify;">Mesela, var gücünle demokrasi çığırtkanlığı yaptığın halde yönettiğin cemaatte demokrasinin &#8220;d&#8221; si bile yoksa yine demokrasi münafığısındır. Münafıklığın modern versiyonu &#8220;takıyye&#8221; içerisindesindir. Çünkü demokrasiyi gerçekten benimsiyor ve yönetilenlerin yöneticileri hakkında karar kılmaları gerektiğine, &#8220;milli iradenin her şeyin üstünde olduğuna&#8221; gerçekten inanıyorsan, kendi cemaatinin içinde &#8220;yönetilenlerin&#8221; yöneticilerini seçtiği bir organizasyon pekala kurabilirdin. Kurmaman, bunun gerçekten yarayışlı,  iyi bir şey olduğuna inanmadığının kanıtıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye&#8217;nin siyasi yelpazesine bu gözle baktığınızda, &#8220;demokrasi münafığı&#8221; olmayan bir parti görebiliyor musunuz ? Hiç biri dillerinden düşürmüyor ama kendi içlerinde uygulamaya geldiğinde ne hikmetse o bitmek tükenmek bilmeyen &#8220;hassas dönem&#8221; edebiyatı hemen devreye giriyor. Halbu ki, belki o &#8220;hassas dönemden&#8221; çıkamayışımızın sebebi bizzat bu &#8220;demokrasi münafıklığıdır&#8221;&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Hukuk ve adalet münafıklığı&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Hukuk devletini savunanlardan &#8220;ileri gelenlerin&#8221; çoğu böyledir. Hukuk, sadece işlerine gelirse &#8220;iyi&#8221; bir şeydir. Hukukun üstünlüğü, yargıç bağımsızlığı ne zaman işine gelirse o zaman pek yüce, pek kıymetlidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Taraflara bakınız&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">HSYK&#8217;yı eleştirerek &#8220;Yargıya müdahale edildiği&#8221; yaygarası koparanlar, Adalet Bakanı&#8217;nın savcıyı arayarak yürütülen bir soruşturmaya doğrudan müdahalesi hakkında hiç sesleri çıkıyor mu ? Çıkmaz, çünkü hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığına hiç bir zaman inanmadılar. Sadece inan(mış) gibi yapıyorlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Ya HSYK&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">O ve savunucuları çok mu farklı ?</p>
<p style="text-align: justify;">Acaba HSYK&#8217;ya, bu güne kadar &#8220;yetkisini aşan, görevini ihmal eden, görevini kötüye kullanan&#8221; kaç savcı ve hakim hakkında şikayetler gitmiştir? Hangi birisini bir kaç gün içerisinde alelacele karara bağlamıştır ?</p>
<p style="text-align: justify;">Ergenekon savcıları hakkındaki benzer iddiaların hangisine ne işlem yaptın ? Hani, &#8220;yetkiyi veren sensen, o yetkiyi alma yetkisi de sende ya (!)&#8221; o bakımdan söylüyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Mesela, Erzincan Başsavcısı hakkında arama, göz altına alma ve tutuklamaya sevkeden savcılar yetkilerni aştılar. Peki bu talepleri kanunu tanımadan &#8220;derhal&#8221; kabul eden hakim, hamiline arama kararları çıkaran hakim&#8230; O yetkisini aşmadı mı? Yoksa sen de &#8220;kanunun uygulanmasını sağlamaya çalışıyor(muş)&#8221; gibi mi yapıyorsun ?</p>
<p style="text-align: justify;">Biz avukatlar önceden beri farkındayız da, millet ya adliyeye düşünce veya medyada ayyuka çıkınca öğreniyor.  &#8220;Yaptım, oldu&#8221; hukuku yeni değil. Adalet, her gün sergilenen bir tiyatroya dönüşeli çok oldu. Hakim(miş) gibi karar kılmak, avukat(mış) gibi savunma yapmak, tanık(mış) gibi ifade vermek&#8230; Herkes rolünü iyi belledi. Sırf, &#8220;adalet var(mış)&#8221; gibi görünsün diye, ne kılıklara giriyoruz. Adalet mülkün temeliy(miş) gibi söylüyoruz. Hakimlere yılda 3.000 &#8211; 5.000 dosya verip, yargıla(mış) gibi yap diyeli, onları yetersiz personelle ufacık odalara, duruşma salonlarına sıkıştırıp, &#8220;çalışıyor(muş)&#8221; gibi yapmalarını isteyeli çoook uzun zaman oldu&#8230; Kaçma şüphesi var(mış) gibi tutuklamalar, gerekçeliy(miş) gibi yazılan kararlar&#8230;  Saymakla bitmez.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu gözle ülkemizde yaşanan bütün olaylara baktığınızda karşınıza çıkan &#8220;çelişkiler lağımı&#8221;, bu toplumun ileri gelenlerinin münafıklıklarıdır. Onlarca, yüzlerce, binlerce, milyonlarca durumda benzer çelişkiler ilmek ilmek işlenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Halkçıyım der, halktan haberi yok. Milliyetçiyim der, milletle ilgisi yok. Dinciyim der dinle alakası yok&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Mağdur eder, mağdurum der. &#8220;Fakir fukara, garip gureba&#8221; der, zengini daha zengin, fakiri daha fakir eder.</p>
<p style="text-align: justify;">Demokrasi münafıklığı, hukuk ve adalet münafıklığı, barış münafıklığı, islam(cı)lık münafıklığı, milliyetçilik münafıklığı, halkçılık münafıklığı, iktidar olmana rağmen mağduriyet münafıklığı, rüşvet verdiğin halde rüşvete karşı olmak, adam kayırmaya karşıyım dediğin halde bir yakınının kayırılması için her yolu denemek&#8230; Saymakla bitecek gibi değil&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İşte toplumların kaderi böyle yazılır. Eden, bulur. Allah&#8217;ın ağır ağır ama pek sağlam işleyen değirmeni, göründüğü gibi olmayan, olduğu gibi görünmeyenleri un ufak eder, rezil eder. Yeni bir durum değildir. Hep tekerrür halindedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir silkinişle sıyrılmadığınız taktirde elinizi, kolunuzu, vücudunuzu alıverir içine. Toplum olarak battıkça batarsınız.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Sana gelen her şer, kendi ellerinin üretip kazandığı şeyler yüzündendir&#8221; diyor Kuran&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu gün toplumumuza ciddi bir &#8220;şer&#8221; ilişmiş durumdadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi düşünme zamanı, &#8220;biz ne yaptık ki, bunlar başımıza geldi ?&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Bakalım, &#8220;mış&#8221; gibi yapan ileri gelenlerle, o ileri gelenlere koşulsuz itaat eden halkımız, &#8220;mış&#8221; gibi yapmak batağından çıkmadan, bu &#8220;değirmenden&#8221; çıkabilecek mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Ali Aksoy &#8211; 25.02.2010</p>
<div id="crp_related">
<h3>Related Posts:</h3>
<ul>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/04/08/inan-dostum/" rel="bookmark" class="crp_title">İnan Dostum</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/04/04/imdat-cagrisi/" rel="bookmark" class="crp_title">İmdat Çağrısı !!!</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/10/04/allahin-emri-celiskisiz-ve-delile-dayali-bilgiye-tabi-olmak/" rel="bookmark" class="crp_title">Allah&#8217;ın emri; &#8220;Çelişkisiz ve delile dayalı bilgiye tabi olmak&#8221;</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/10/04/utahda-yeni-bir-dinozor-turu/" rel="bookmark" class="crp_title">Utah&#8217;da yeni bir dinozor türü</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/11/08/ayetten-telefon-zili-olur-mu-olmaz-mi/" rel="bookmark" class="crp_title">Ayetten &#8216;Telefon Zili&#8217; Olur mu Olmaz mı?</a></li>
<li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/contextual-related-posts/">Contextual Related Posts</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aliaksoy.net/2010/03/10/munafiklik-kaca-ayrilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;ŞÜPHESİZ GERÇEK&#8221; Grup ORHUN</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2009/08/01/suphesiz-gercek-grup-orhun/</link>
		<comments>http://www.aliaksoy.net/2009/08/01/suphesiz-gercek-grup-orhun/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Aug 2009 19:49:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ali Aksoy]]></category>
		<category><![CDATA[Besteler]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Videolar]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[Videoklip]]></category>
		<category><![CDATA[mp3]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aliaksoy.net/2009/08/01/suphesiz-gercek-grup-orhun/</guid>
		<description><![CDATA[
ŞÜPHESİZ GERÇEK -ilahi-
Akleden insanlara indirdi delilleri
Açık-seçik anlattı fethetti gönülleri
Mübarek kıldı vahyi anlar isen mübarek
İşte Rabbin sözleri, işte şüphesiz gerçek…
Gönlüme güneş doğsa, gözlerim selle dolsa
Şu fani geçen ömrüm, yoluna köle olsa
Sen Kur’ansın Furkan sen, gerçeği buyuransın
Hakk’a batıl karışmış kıblemi ayıransın
Batıllar yanaşamaz sözlerin güzeline
Bir Hüda ki iletir izlerin güzeline..
Gönlüme güneş doğsa, gözlerim selle dolsa
Şu fani geçen ömrüm, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><script src="http://static.livestream.com/scripts/playerv2.js?channel=basbugtv&#038;layout=playerEmbedDefault&#038;backgroundColor=0xffffff&#038;backgroundAlpha=1&#038;backgroundGradientStrength=0&#038;chromeColor=0x000000&#038;headerBarGlossEnabled=true&#038;controlBarGlossEnabled=true&#038;chatInputGlossEnabled=true&#038;uiWhite=true&#038;uiAlpha=0.5&#038;uiSelectedAlpha=1&#038;dropShadowEnabled=true&#038;dropShadowHorizontalDistance=10&#038;dropShadowVerticalDistance=10&#038;paddingLeft=10&#038;paddingRight=10&#038;paddingTop=10&#038;paddingBottom=10&#038;cornerRadius=10&#038;backToDirectoryURL=null&#038;bannerURL=null&#038;bannerText=null&#038;bannerWidth=320&#038;bannerHeight=50&#038;showViewers=true&#038;embedEnabled=true&#038;chatEnabled=true&#038;onDemandEnabled=true&#038;programGuideEnabled=false&#038;fullScreenEnabled=true&#038;reportAbuseEnabled=false&#038;gridEnabled=false&#038;initialIsOn=false&#038;initialIsMute=false&#038;initialVolume=10&#038;contentId=flv_4e141037-24d3-43ff-b064-35706e580e74&#038;initThumbUrl=http://mogulus-user-files.s3.amazonaws.com/chbasbugtv/2009/08/02/4e141037-24d3-43ff-b064-35706e580e74_150.jpg&#038;playeraspectwidth=4&#038;playeraspectheight=3&#038;mogulusLogoEnabled=true&#038;width=400&#038;height=400&#038;wmode=window" type="text/javascript"></script></p>
<p>ŞÜPHESİZ GERÇEK -ilahi-</p>
<p>Akleden insanlara indirdi delilleri<br />
Açık-seçik anlattı fethetti gönülleri<br />
Mübarek kıldı vahyi anlar isen mübarek<br />
İşte Rabbin sözleri, işte şüphesiz gerçek…</p>
<p>Gönlüme güneş doğsa, gözlerim selle dolsa<br />
Şu fani geçen ömrüm, yoluna köle olsa</p>
<p>Sen Kur’ansın Furkan sen, gerçeği buyuransın<br />
Hakk’a batıl karışmış kıblemi ayıransın<br />
Batıllar yanaşamaz sözlerin güzeline<br />
Bir Hüda ki iletir izlerin güzeline..</p>
<p>Gönlüme güneş doğsa, gözlerim selle dolsa<br />
Şu fani geçen ömrüm, yoluna köle olsa</p>
<p>Söz : Ali AKSOY &#8211; Barış EKEN<br />
Müzik : Barış EKEN
<div id="crp_related">
<h3>Related Posts:</h3>
<ul>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2008/05/16/yetenek/" rel="bookmark" class="crp_title">Yetenek</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/09/22/mustafa-islamoglu-haramnehiy/" rel="bookmark" class="crp_title">Mustafa İslamoğlu (Haram &#8211; Nehiy)</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/10/28/bu-aklu-fikr-ile-hakan-aykut/" rel="bookmark" class="crp_title">Bu Aklu fikr ile &#8211; Hakan Aykut</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2008/04/10/kuran-mucizeleri-kemikler-ve-kaslar/" rel="bookmark" class="crp_title">Kuran mucizeleri: Kemikler ve kaslar</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/09/22/ibret-almak-icin-daha-ne-gerekir/" rel="bookmark" class="crp_title">İbret almak için daha ne gerekir ?</a></li>
<li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/contextual-related-posts/">Contextual Related Posts</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aliaksoy.net/2009/08/01/suphesiz-gercek-grup-orhun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
<enclosure url="http://video.ak.facebook.com/video-ak-sf2p/v2685/22/78/124093526488_37990.mp4" length="7276287" type="video/mp4" />
		</item>
		<item>
		<title>Ali Paşa Ağıtı &#8211; Grup Orhun</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2009/06/23/ali-pasa-agiti-grup-orhun/</link>
		<comments>http://www.aliaksoy.net/2009/06/23/ali-pasa-agiti-grup-orhun/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 2009 21:19:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ali Aksoy]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Video Klip]]></category>
		<category><![CDATA[Video Klip - Ali Aksoy]]></category>
		<category><![CDATA[Videoklip]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aliaksoy.net/2009/06/23/ali-pasa-agiti-grup-orhun/</guid>
		<description><![CDATA[

Related Posts:

Yetenek
Mustafa İslamoğlu (Haram &#8211; Nehiy)
Bu Aklu fikr ile &#8211; Hakan Aykut
Kuran mucizeleri: Kemikler ve kaslar
İbret almak için daha ne gerekir ?
Powered by Contextual Related Posts


]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><script src="http://static.livestream.com/scripts/playerv2.js?channel=haniftv&#038;layout=playerEmbedDefault&#038;backgroundColor=0xffffff&#038;backgroundAlpha=1&#038;backgroundGradientStrength=0&#038;chromeColor=0x000000&#038;headerBarGlossEnabled=true&#038;controlBarGlossEnabled=true&#038;chatInputGlossEnabled=true&#038;uiWhite=true&#038;uiAlpha=0.5&#038;uiSelectedAlpha=1&#038;dropShadowEnabled=true&#038;dropShadowHorizontalDistance=10&#038;dropShadowVerticalDistance=10&#038;paddingLeft=10&#038;paddingRight=10&#038;paddingTop=10&#038;paddingBottom=10&#038;cornerRadius=10&#038;backToDirectoryURL=null&#038;bannerURL=null&#038;bannerText=null&#038;bannerWidth=320&#038;bannerHeight=50&#038;showViewers=true&#038;embedEnabled=true&#038;chatEnabled=true&#038;onDemandEnabled=true&#038;programGuideEnabled=false&#038;fullScreenEnabled=true&#038;reportAbuseEnabled=false&#038;gridEnabled=false&#038;initialIsOn=false&#038;initialIsMute=false&#038;initialVolume=10&#038;contentId=flv_56d7945a-bed3-4fee-9ae7-5ce42e8152b3&#038;initThumbUrl=http://mogulus-user-files.s3.amazonaws.com/chhaniftv/2009/07/22/56d7945a-bed3-4fee-9ae7-5ce42e8152b3_180.jpg&#038;playeraspectwidth=4&#038;playeraspectheight=3&#038;mogulusLogoEnabled=true&#038;width=400&#038;height=400&#038;wmode=window" type="text/javascript"></script>
<div id="crp_related">
<h3>Related Posts:</h3>
<ul>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2008/05/16/yetenek/" rel="bookmark" class="crp_title">Yetenek</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/09/22/mustafa-islamoglu-haramnehiy/" rel="bookmark" class="crp_title">Mustafa İslamoğlu (Haram &#8211; Nehiy)</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/10/28/bu-aklu-fikr-ile-hakan-aykut/" rel="bookmark" class="crp_title">Bu Aklu fikr ile &#8211; Hakan Aykut</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2008/04/10/kuran-mucizeleri-kemikler-ve-kaslar/" rel="bookmark" class="crp_title">Kuran mucizeleri: Kemikler ve kaslar</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/09/22/ibret-almak-icin-daha-ne-gerekir/" rel="bookmark" class="crp_title">İbret almak için daha ne gerekir ?</a></li>
<li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/contextual-related-posts/">Contextual Related Posts</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aliaksoy.net/2009/06/23/ali-pasa-agiti-grup-orhun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>PUTLAR MI ZARARLIDIR YOKSA PUTLARIN ZARAR VEREBİLECEĞİNE İNANMAK MI?</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2009/04/24/putlar-mi-zararlidir-yoksa-putlarin-zarar-verebilecegine-inanmak-mi/</link>
		<comments>http://www.aliaksoy.net/2009/04/24/putlar-mi-zararlidir-yoksa-putlarin-zarar-verebilecegine-inanmak-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2009 13:08:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ali Aksoy]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Tarikat - Evliya]]></category>
		<category><![CDATA[Uyarıcı Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[ibadet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aliaksoy.net/2009/04/24/putlar-mi-zararlidir-yoksa-putlarin-zarar-verebilecegine-inanmak-mi/</guid>
		<description><![CDATA[
Putlar mı kötüdür, taşlar mı diye soracak olsak ezberci çoğunluk “Putlar kötüdür” deyiverir.
Ezberci yapımızın bizi sürüklediği çıkmaz sokaklar da böylece önümüzde belirir. Çünkü, “Putlar kötüdür, zararlıdır” diyen, putları kırmak yahut onlardan uzaklaşmakla kötülük ve zarardan kaçındığını düşünür. Hatta o kişi, putları kırmak ve/veya onları engellemek suretiyle kendisinden başka insanlar için de hayırlı bir iş yaptığına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.aliaksoy.net/wp-content/put.jpg" align="top" width="300" height="200" /></p>
<p>Putlar mı kötüdür, taşlar mı diye soracak olsak ezberci çoğunluk “Putlar kötüdür” deyiverir.</p>
<p>Ezberci yapımızın bizi sürüklediği çıkmaz sokaklar da böylece önümüzde belirir. Çünkü, “Putlar kötüdür, zararlıdır” diyen, putları kırmak yahut onlardan uzaklaşmakla kötülük ve zarardan kaçındığını düşünür. Hatta o kişi, putları kırmak ve/veya onları engellemek suretiyle kendisinden başka insanlar için de hayırlı bir iş yaptığına inanır. Kötülüğün merkezi olan şey artık yoktur. İnsanlar da onun şerrinden kurtulmuştur.</p>
<p>Putları kırmasıyla meşhur bir Peygamberimiz var… Önce O’nun kıssasını okuyalım.</p>
<p>İbrahim’in kavmine seslenişi ve putlar hakkındaki sözleri:</p>
<p>Şuara Surasi</p>
<p>69.<br />
İbrahim’in haberini de oku onlara.</p>
<p>70.<br />
Hani babasına ve toplumuna şöyle demişti: “Siz neye ibadet ediyorsunuz?”<span id="more-1896"></span></p>
<p>71.<br />
Dediler: “Birtakım putlara tapıyoruz. Onların önünde toplanıp tapınmaya devam edeceğiz.”</p>
<p>72.<br />
Dedi: “Yalvarıp yakardığınızda sizi duyuyorlar mı?”</p>
<p>73.<br />
“Size yarar sağlıyor yahut ZARAR VERİYORLAR MI?”</p>
<p>74.<br />
Dediler: “HAYIR! Ancak atalarımızı böyle yapar halde bulduk.”</p>
<p>75.<br />
Dedi: “Gördünüz mü neye ibadet ediyormuşsunuz!”</p>
<p>76.<br />
“SİZ VE O ESKİ ATALARINIZ!”</p>
<p>77.<br />
“Şüphesiz ONLAR benim düşmanım. Ama âlemlerin Rabbi dostum.”</p>
<p>78.<br />
“O yarattı beni, O yol gösteriyor bana.”</p>
<p>79.<br />
“O’dur beni doyuran, suvaran.”</p>
<p>80.<br />
“Hastalandığımda O’dur bana şifa ulaştıran.”</p>
<p>81.<br />
“Beni öldürecek, sonra diriltecek O’dur.”</p>
<p>82.<br />
“Din gününde hatalarımı affetmesini umup durduğum da O’dur.”</p>
<p>Bu kıssada görüleceği üzere, İbrahim peygamber putların insanlara ne bir zarar ne de bir fayda veremeyeceğini beyan etmekte, kavmini bu suretle uyarmaktadır. Kavmini, her şeyi yoktan var eden ve her şeye güç yetiren Alemlerin Rabbi’ne çağırmaktadır.</p>
<p>Daha sonra İbrahim Peygamber, kavmine bu durumu daha iyi anlatabilmek için bir “eylem” yapar:</p>
<p>Enbiya Suresi</p>
<p>51.<br />
Yemin olsun, İbrahim’e daha önceden, doğruyu bulma gücünü vermiştik. Onu bilmekteydik biz.</p>
<p>52.<br />
Babasına ve toplumuna şöyle demişti: “Şu başına toplanıp durduğunuz heykeller de ne?”</p>
<p>53.<br />
Dediler: “Atalarımızı onlara kulluk/ibadet eder bulduk.”</p>
<p>54.<br />
Dedi: “Vallahi, siz de atalarınız da açık bir sapıklık içine düşmüşsünüz.”</p>
<p>55.<br />
Dediler: “Sen gerçeği mi getirdin yoksa oynayıp eğlenenlerden biri misin?”</p>
<p>56.<br />
Dedi: “Hiç de değil! Sizin Rabbiniz, göklerin ve yerin Rabbidir ki, onları yaratmıştır. Ben de bunlara tanıklık edenlerdenim.”</p>
<p>57.<br />
“Allah’a yemin ederim, sırtınızı dönüp gidişinizden sonra, putlarınıza bir oyun çevireceğim.”</p>
<p>58.<br />
Sonunda onları parça parça etti. Yalnız EN BÜYÜKLERİNİ BIRAKTI ki, dönüp ona başvurabilsinler.</p>
<p>59.<br />
Dediler: “Tanrılarımıza bunu yapan kesinlikle zalimlerdendir.”</p>
<p>60.<br />
Dediler: “Onları diline dolayan bir genç duymuştuk. Kendisine ‘İbrahim’ deniyor.”</p>
<p>61.<br />
Dediler: “Halkın gözleri önüne getirin onu ki, açıkça görebilsinler.”</p>
<p>62.<br />
Dediler: “Tanrılarımıza bunu sen mi yaptın, ey İbrahim?”</p>
<p>63.<br />
Dedi: “Hayır, ben değil. Şu büyükleri yapmıştır onu. Hadi, sorun onlara eğer konuşabiliyorlarsa!”</p>
<p>64.<br />
Bunun üzerine kendi benliklerine döndüler de şöyle dediler: “Siz, zalimlerin ta kendilerisiniz.”</p>
<p>65.<br />
Sonra, yine kendi kafalarına döndürüldüler: “Vallahi, sen de bilirsin ki, bunlar konuşamazlar.”</p>
<p>66.<br />
İbrahim dedi: “Siz, Allah’ın berisinden, size hiçbir şekilde yarar sağlamayan, ZARAR VEREMEYEN şeylere mi tapıyorsunuz?”</p>
<p>67.<br />
“Yazıklar olsun size ve Allah’ın berisinden taptıklarınıza! Siz hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?”</p>
<p>İbrahim peygamberin puthanedeki putların en büyüğünü yıkmayıp olduğu gibi bırakması çok ilginçtir. Eğer, putların kendilerinde bir kötülük olacak olsaydı İbrahim Peygamberin bu putu bırakması caiz olmazdı.</p>
<p>Bir de Hz. Musa’nın Yahudilerce ortaya çıkarılan “Buzağı Putu”nu kırması vardır. Ne var ki, bu kıssayı anlatan ayetlerde de bu buzağı heykelinin ne bir zarar ne de bir fayda verici olmadığı özenle vurgulanır. (Bkz. 7/148, 20/89)</p>
<p>Görünen o ki, Hz. İbrahim’in put kırma eylemi, putların kötülüğünden yahut zararlı şeyler olmalarından değil, “putperest” kavmine yaptıklarının ne kadar saçma bir iş olduğunu, tapındıkları ve çekindikleri şeylerin ne bir fayda ne de bir zarar verme kudretine malik olmadığını, kendilerini bile koruma gücünden aciz bulunduklarını göstermek içindir.</p>
<p><strong>Çünkü şu bir gerçektir ki, “putperestliğe” sebep olan şey putlar değil, insanlardır.</p>
<p>İnsan; atalar, çoğunluk ve otorite tanrılarına teslim olduktan sonra, her manasız şeyi din edinebilir ve en olunmadık cürümleri hem de “din” adı altında icra edebilir.</p>
<p>İşte bu nedenledir ki, İslam putların, heykellerin düşmanı değil, “putperestliğin” düşmanıdır.</p>
<p>Ya değilse, insanların bir kısmı ateşe tapıyor diye ateşin, güneşe tapıyorlar diye güneşin düşmanı olunmaz.</strong></p>
<p>Bunların hepsini yaratan Allah’tır ve dinsel anlamda bunların hiç biri bir kimseye ne bir fayda verebilir ne de bir zarar.</p>
<p>Mesela, Süleyman peygamberin kendisi için <strong>heykeller</strong> yaptırdığını biliyor muydunuz ?</p>
<p>“Onlar Süleyman için, mihraplardan/kalelerden, <strong>heykellerden</strong>, havuzlar gibi çanaklardan, yerinden kaldırılamaz kazanlardan ne dilerse yaparlardı. Ey Davûd ailesi, şükür olarak iş yapın! Kullarım içinden şükredenler o kadar az ki!” (Sebe,13)</p>
<p>Ezberci, hurafeci kimselere sorarsanız Süleyman Peygamber heykel yaptırmakla cidden şaşırtıcı, acayip bir iş yapmıştır !</p>
<p>Kavrambaz, kimlikci yaklaşımımız nesnelere de sirayet etmiştir. Putları kötü bilip sanki onlar kendisine veya bir başkasına bir zarar verebilecekmiş gibi ondan kaçınanlar, <strong>“Atalar, Çoğunluk ve Otorite Putları / Tanrıları”</strong> önünde el pençe divan durmaktan, farkında olarak veya olmayarak onlar her ne derse ona itaat etmekten hiç kocunmazlar.</p>
<p>Allah’ın yarattığı bir nesneden kaçarken, öbür tarafta şirkin tam göbeğinde olduklarını görmezler !</p>
<p>İlginçtir ki, bunlar aynı yaklaşımı “Kuran” için de sergilerler…</p>
<p>Onlara göre Kuran, bir hidayet rehberidir. Böyle inanırlar. Doğrudur, Kuran elbette alemler için bir hidayettir. Ama hangi Kuran ?</p>
<p>Mushaflar içerisinde raflarda tozlanmaya terkedilmiş Kuran mı?</p>
<p>Mümkünse mezar ziyaretlerinde, <strong>“dirilerin uyarılması için indirildiği halde” (Bkz.Yasin,70)</strong> Allah ile dalga geçer gibi sadece ÖLÜLERE OKUNAN Kuran mı?</p>
<p>Öğüt alınması için kolaylaştırılmış (Bkz. Kamer,17) ve insanlar ayetleri hususunda iyiden iyiye düşünsünler diye indirildiği (Bkz. 47/24, 38/29) halde, bilmediğimiz bir dilde inadına anlamamak için okunan ve okutulan Kuran mı?</p>
<p>İçinde şifreler, tılsımlar, büyüler, gaibden haberler ve ve sanki o bir bilim kitabı imiş gibi bilimsel buluşlar aranan Kuran mı?</p>
<p>Dinde hiçbir yeri bulunmayan mevlüt ayinlerinde, ilahiler arasına bilmediğimiz bir dilde meze yapılan Kuran mı?</p>
<p>Hangi Kuran alemler için bir hidayet ve öğüttür ?</p>
<p>Nasıl ki, putlaştırılan nesneler insanlara ne bir fayda ne de bir zarar veremezse, putlaştırılan bir Kuran da insanlara bir hidayet kaynağı olmaz.</p>
<p><strong>Kuran, ancak kendisine iman ile iyiden iyiye düşünerek ayetlerine secde / itaat edildiğinde bir hidayet rehberi ve hakiki bir şifadır.</strong></p>
<p>Yahudiler lanetli bir ırktır diyenler de aynı hataya düşmüşlerdir. Yaratan nasıl olur da yarattığı bir ırkı lanetler ? Lanetlenen o ırk mıdır, yoksa onların yapmakta ısrarcı oldukları kınanmış eylemleri yapanlar mı ?</p>
<p>Buna inanan, bu gün ana ve babasından doğmuş bütün Yahudilerin lanetli olduğuna mı inanıyor ?</p>
<p>Böyle düşünen hemen sokaklara insin de, Yahudileşmiş / Yahudilerin din hususundaki eylemlerini şiar edinmiş kalabalıklara baksın.</p>
<p>Ve şunu bir daha sorsun !</p>
<p>Sahi biz neden böyleyiz ?</p>
<p>Ali Aksoy &#8211; 24.04.2009
<div id="crp_related">
<h3>Related Posts:</h3>
<ul>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/07/02/21-enbiya-suresi/" rel="bookmark" class="crp_title">21 ENBİYA SURESİ</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/03/07/putlar-ve-taslar-bir-de-youtube/" rel="bookmark" class="crp_title">PUTLAR VE TAŞLAR &#8211;  BİR DE YOUTUBE</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/07/02/26-suara-suresi/" rel="bookmark" class="crp_title">26 ŞUARA SURESİ</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/07/02/51-zariyat-suresi/" rel="bookmark" class="crp_title">51 ZARİYAT SURESİ</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/07/02/43-zuhruf-suresi/" rel="bookmark" class="crp_title">43 ZUHRUF SURESİ</a></li>
<li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/contextual-related-posts/">Contextual Related Posts</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aliaksoy.net/2009/04/24/putlar-mi-zararlidir-yoksa-putlarin-zarar-verebilecegine-inanmak-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İNSANLIK NAMINA&#8230;</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2009/04/16/insanlik-namina/</link>
		<comments>http://www.aliaksoy.net/2009/04/16/insanlik-namina/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 2009 15:31:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ali Aksoy]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Uyarıcı Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aliaksoy.net/2009/04/16/insanlik-namina/</guid>
		<description><![CDATA[Geçenlerde çocuğunu kaybetmiş bir ana babanın, çocuğun fotoğrafı eşliğinde yardım çağrısında vardı bu kelime…
Bir de, Amerikalı hayvanların işkence ve eziyetine maruz kalmış Müslümanlara yardım çağrısında…
Aslında hemen hemen her gün trafikte karşılaştığımız ambulansların sirenleri de bu dili, bu kelimeyi konuşur. İnsanlık namına çekilirsiniz bir kenara… İnsan için, insan yaşasın diye…
En iyi doktorlar bilir bunu… İnsanlık namına…
Ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify">Geçenlerde çocuğunu kaybetmiş bir ana babanın, çocuğun fotoğrafı eşliğinde yardım çağrısında vardı bu kelime…</p>
<p>Bir de, Amerikalı hayvanların işkence ve eziyetine maruz kalmış Müslümanlara yardım çağrısında…</p>
<p>Aslında hemen hemen her gün trafikte karşılaştığımız ambulansların sirenleri de bu dili, bu kelimeyi konuşur. İnsanlık namına çekilirsiniz bir kenara… İnsan için, insan yaşasın diye…</p>
<p>En iyi doktorlar bilir bunu… İnsanlık namına…</p>
<p>Ne din vardır burada, ne ırk, ne dil, ne başkaca bir ayrım… İnsandır ve insanlık namına hareket edilir.</p>
<p>İnsanlık namına her hareket, “İnsanlık kalmamış” diyenlere bir reddiyedir. Kar çiçeğidir, inadına açıverir.</p>
<p>Dini, dili, ırkı ne olursa olsun “insan” için, “insan faydasına” bir şey yapmanın Kuran’daki izdüşümlerine değineceğiz bu yazıda.<span id="more-1894"></span></p>
<p>İnsan için, insanın faydasına ilk iş gören Allah’tır. Hem şöyle böyle değil, olan biten her şeyi onun için yaratmıştır.</p>
<p><strong>“O, göklerde ne var, yerde ne varsa hepsini, kendi (canibi) nden sizin emrinize verdi. Şüphe yok ki bunda, iyi düşünecek bir kavim için, kesin ayetler (delâletler, ibretler) vardır.” (Casiye,13)<br />
</strong><br />
<strong>“Görmediniz mi, Allah, göklerde ve yerde bulunan şeyleri sizin emrinize verdi ve görünür görünmez nimetlerini üstünüze saçtı. …” (Lokman,20)</strong></p>
<p><strong>“Geceyi, gündüzü, Güneş&#8217;i ve Ay&#8217;ı sizin emrinize vermiştir. Yıldızlar da O&#8217;nun emriyle bir hizmete boyun eğmiştir. Bütün bunlarda, aklını çalıştıran bir topluluk için elbette ibretler vardır.” (Nahl,12)</strong></p>
<p><strong>“Görevlerini şaşmadan yapmak üzere Güneş&#8217;i ve Ay&#8217;ı da size boyun eğdirdi. Geceyi ve gündüzü de hizmetinize verdi.” (İbrahim,33)</strong></p>
<p><strong>“Ve yemek için taze et, takınmak için değerli taşlar çıkarasınız diye denizi; ve denizin üstünde suları yararak yol aldığını gördüğünüz gemileri, O&#8217;nun cömertliğinden belki bir pay ararsınız ve şükredersiniz diye (koyduğu tabii yasalara) bağlı kılan O&#8217;dur.” (Nahl,14)</strong></p>
<p>Allah’ın nimeti saymakla bitmez. Allah, bütün bunları <strong>“insan için”</strong> yarattığını söylüyor. “İnsanlık namına” kelime dizinindeki <strong>“insanlık”</strong> için…</p>
<p>O halde, insanlar için, insanlara faydalı bir şey yapmak bir anlamda “Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmak”tır.</p>
<p>Müminler için Allah’ın yaptığı şu tanımlamaya bir bakınız:</p>
<p><strong>“Siz, insanlığ(ın iyiliği) için çıkarılmış en hayırlı bir topluluksunuz; doğru olanı emreder, eğri olandan alıkoyarsınız ve Allah&#8217;a inanırsınız. …” (Ali İmran,110)</strong></p>
<p>Allah nasıl insanlar için, onların faydasına yaratıp düzene koyuyorsa, kendisine gönülden iman edenleri de aynı eyleme çağırıyor, onları o eylemle vasıflandırıyor. “İnsanlar için”…</p>
<p>Kuran’a göre insanın üzerinden anılmaya (yani kendisine vahyetmeye) değer bir şey olmadığı nice uzun devirler geçmiştir. (Bkz. İnsan,1)</p>
<p>O, o döneminde “adem” değildi. Sonra Rabb, bu “adem olmayan varlığı” ademe tekamül ettirip, ademi o “anılmaya değer olmayan” varlığa halife / ardıl / artçı kıldı. (Bkz. Bakara,30 – Burada yaratma değil atama, tayin etme vardır)</p>
<p>Aslında yeryüzünde her var edilen insan topluluğu bir öncekine halef / ardıldır.</p>
<p><strong>“Sizi yeryüzünde öncekilere halefler yapan O&#8217;dur. Verdiği nimetlerle sizi denemek için kiminizi kiminiz üzerine derecelerle yükseltmiştir. Rabbin ceza verdiğinde çok süratli verir. Ama O, gerçekten çok affedici, çok merhametlidir.” (Enam,165)</strong></p>
<p>İşte bu, kendisinden önce yaşamış olup ta “adem” olmayan varlığa halef / ardıl olan adem / insan için bütün melekler / kuvvetler secdeye / itaate davet edilir. Yerde ne var, gökte ne varsa kendisine secde/itaat edici olan Rabb, bu defa görünür görünmez bütün kuvvetleri ademe secdeye, yani emrine itaate / emri altına girmeye çağırır. Çünkü, yerde ne var gökte ne varsa, denizin derinliklerindeki, uzayın uzaklarındaki her şey “insan için” yaratılmıştır.</p>
<p>Böyle değerlidir insan… İsarailoğullarının kendilerine içlerinden bir peygamber vasıtası ile vahyedilmek suretiyle alemlere üstün tutulması gibi, aslında bütün insanlık “anılmaya / vahyedilmeye değer” olduğu andan itibaren alemlere üstün tutulmuştur.</p>
<p>Sonra Kuran, insanın değerini onun doğurulup büyütülmesindeki meşakkate dikkat çekerek de dile getirir:</p>
<p><strong>“Biz insana, anne babasına çok iyi davranmasını önerdik. Annesi onu zahmetle taşıdı, zahmetle doğurdu. Taşınması ve sütten kesilmesi otuz aydır. Nihayet, yiğitlik çağına gelip kırk yıla erdiğinde şöyle der: &#8220;Rabbim; beni, bana ve ebeveynime verdiğin nimete şükretmeye, hoşnut olacağın iyi bir iş yapmaya yönelt! Soyum içinde, benim için barışı gerçekleştir. Sana yöneldim ben, sana teslim olanlardanım ben!” (Ahkaf,15)</strong> (Karş. 31/14)</p>
<p>İnsanın alemlerdeki farklı yaratılışı yapıp ürettiği eserlerden görülmektedir. Başkaca hiçbir mahluk ne insanın ortaya çıkarabileceği faydayı, ne de zararı meydana getiremez.</p>
<p>İnsan, hayır üretmeye uygun her olanakla donatılmıştır. “En güzel bir biçimde yaratılmış olmak” aslında görsel güzelliği değil, sınanma açısından her olanağa sahip oluşu anlatır.</p>
<p>Kuran, suretlerin güzel yaratılışına ayrıca değinir:</p>
<p><strong>“Yeryüzünü sizin için bir dinlenme yurdu ve göğü de bir kubbe yapan, size şekil veren -çok da güzel bir şekil veren- ve sizi hayatın tertemiz nimetleri ile rızıklandıran Allah&#8217;tır. İşte Rabbiniz Allah budur. Bütün alemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir!” (Mümin,64)</strong></p>
<p>Allah insanı anıp ona resuller aracılığı ile vahyetmiştir. Aslında bu, Allah’ın insana tek veya ilk vahyetme yolu değildir.</p>
<p>Bunu anlamamız için önce Allah’ın arıya nasıl vahyettiğine bakmalıyız.</p>
<p>Ayeti Rabbin insanlara olan nimetlerinin sayıldığı öncesiyle birlikte okuyalım:</p>
<p><strong>“Allah, gökten bir su indirdi de onunla, ölümünden sonra yeryüzüne hayat verdi. Kuşkusuz, bunda kulak verip dinleyen bir topluluk için mutlaka bir ayet vardır.</strong></p>
<p><strong>Hayvanlarda da sizin için kesin bir ibret vardır. Size onların karınlarından, fışkı ile kan arasından halis bir süt içiriyoruz ki, içenlerin boğazlarından kayar gider.</strong></p>
<p><strong>Hurmalıkların meyvalarından, üzümlerden de sarhoş edici bir içecek ve güzel bir rızık elde edersiniz. İşte bunda, aklını işleten bir topluluk için ayetler vardır.</strong></p>
<p><strong>Rabbin, balarısına şöyle vahyetti: &#8220;Dağlardan evler edin, ağaçlardan ve insanların kurdukları çardaklardan da&#8230;&#8221;</strong></p>
<p><strong>&#8220;Sonra, meyvaların her türünden ye de boyun bükerek Rabbinin yollarına koyul.&#8221; Onun karıncıklarından, renkleri çeşit çeşit bir içecek çıkar ki, insanlar için onda şifa vardır. Derin derin düşünen bir topluluk için, bunda kesin bir ayet var.” (Nahl, 65-69)</strong></p>
<p>Her ne kadar bazı çevirilerde “vahyetme” yerine “ilham etme” tabiri kullanılmakta ise de, biz Allah’a din öğretme (Bkz. 49/16) küstahlığına düşmemek için Allah’ın kullandığı kelimeyi esas alıyoruz.</p>
<p>Arıya vahyediyor Allah… Allah arıya bir ses, bir kelime, bir dil ile mi vahyetmiştir yoksa onun genlerine emrini işleyerek mi ? Yaratılışına, DNA’sına yazılan yükümlülüktür arıya vahyedilen.</p>
<p>İnsana da bu türden bir vahiyle vahyetmiştir Allah&#8230;</p>
<p>Modern tabirle “iç güdü” , “iç ses” gibi isimlerle çeşitli kısımları tanımlanan fıtrattır bu. Yaratıştır, bir ilim ve din / yol, yordam üzerinde ortaya çıkarıştır.</p>
<p>Sonra Rabb insanı bu fıtri / yaratılış özelliği ile kendisine şahit tutar:</p>
<p><strong>“Hani Rabbin, ademoğullarından, bellerinden zürriyetlerini alıp onları öz benliklerine şahit tutarak sormuştu: &#8220;Rabbiniz değil miyim?&#8221; Onlar: &#8220;Rabbimizsin, buna tanıklık ederiz.&#8221; demişlerdi. Kıyamet günü, &#8220;biz bundan habersizdik&#8221; demeyesiniz.” (Araf,172)</strong></p>
<p>Rivayet kültüründe anılan <strong>“kalu bela”</strong> inanışı bu ayetin gereğini izah etmekten çok uzaktır. Hiç kimsenin hatırlamadığı, ezelde yaşanmış bir şahitlik, kişinin imanına gerekçe / kanıt olamaz. Halbuki burada bahsedilen şahitlik, aynı Allah’ın arıya vahyetmesinde olduğu gibi, insanın yaratılışında, fıtratında, genlerinde kodlanmış bir gerçektir. O, her insana kendi dilinde seslenir. Eğriyi, doğruyu ayırt etmesine yardımcı olur. Yüreklerin özünden, vicdanın her zerresinden bir sesleniştir. Yaratılmış hiç kimsenin “bizim bundan haberimiz yoktu” diyemeyeceği bir sesleniş ve şahitliktir.</p>
<p>İşte, yaratılışla birlikte insana yüklenen ve bu suretle toplumlara yansıyan “iyi” ve “kötü” tanımları, <strong>“Eskimez Din”</strong>dir.</p>
<p><strong>&#8220;O halde sen yüzünü, bir hanîf olarak dine, Allah&#8217;ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata çevir. Allah&#8217;ın yaratışında değiştirme olamaz. Doğru ve eskimez din işte budur. Fakat insanların çokları bilmiyorlar.&#8221; (Rum,30)</strong></p>
<p>Eskimez Dinin Kuran’daki karşılığı <strong>“Din-i Kayyım”</strong>dır. Eskimez, aşınmaz, pörsümez, dimdik ayakta duran din. İnsan var oldukça, ona içinden, kendi dilinden ve ömür boyu seslenen din…</p>
<p>Eskimez Din, bir <strong>“insanlık dini&#8221;</strong>dir. İnsanın yaratılışıyla başlamıştır. İnsanın aklını ve vicdanını birlikte işleterek eriştiği objektif doğrunun adıdır. Hırsızlığa, zulme, yalana, adaletsizliğe <strong>“kötü”</strong> der, yardımlaşmaya, doğru söylemeye, ana-babaya iyi davranmaya, <strong>“iyi”</strong> der.</p>
<p>Bir mutluluk sahnesinde gözlerinden şapır şapır yaş döktürür.</p>
<p>Vakıa suresi, insanları mahşerde <strong>üç gruba</strong> ayırır. (Bkz. Vakıa,7) Bir tarafta iyiler, bir tarafta kötüler vardır. Peki ya <strong>üçüncü grup</strong> kimdir ?</p>
<p><strong>“Allah’a yakın kılınanlar”</strong> (Bkz. Vakıa,11)</p>
<p>Ne yapmışlar da öne geçmiş bu “yakın kılınanlar” ?</p>
<p>İşte size, <strong>“İNSANLIK NAMINA”</strong> çağrıldığınız, <strong>“Eskimez Din”</strong>in dindarlarının eylemi:</p>
<p><strong>“Hayır yarışlarında en önde olanlar”</strong> (Bkz. Vakıa,10)</p>
<p>İnsanlık namına…</p>
<p>Ali Aksoy – 16.04.2009
<div id="crp_related">
<h3>Related Posts:</h3>
<ul>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/02/26/i-s-y-a-n/" rel="bookmark" class="crp_title">İ S Y A N</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/02/24/kar-tanesi-albumu/" rel="bookmark" class="crp_title">Kar Tanesi Albümü</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2008/01/01/hanifler-protokolu/" rel="bookmark" class="crp_title">HANİFLER PROTOKOLÜ</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/07/02/95-tin-suresi/" rel="bookmark" class="crp_title">95 TİN SURESİ</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/07/26/duyuru/" rel="bookmark" class="crp_title">Duyuru</a></li>
<li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/contextual-related-posts/">Contextual Related Posts</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aliaksoy.net/2009/04/16/insanlik-namina/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>UZAYLI YAHUDİLER !</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2009/04/14/uzayli-yahudiler/</link>
		<comments>http://www.aliaksoy.net/2009/04/14/uzayli-yahudiler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2009 10:58:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ali Aksoy]]></category>
		<category><![CDATA[Hadis ve Sünnet Meseleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Mezhepler]]></category>
		<category><![CDATA[Tarikat - Evliya]]></category>
		<category><![CDATA[Uyarıcı Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[ibadet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aliaksoy.net/2009/04/14/uzayli-yahudiler/</guid>
		<description><![CDATA[- Yahudi misin ?
- Hayır, elhamdülillah müslümanım.
- Yahudileşmiş olabilir misin ?
- Haşa ! Yahudiler Hz. Musa’yı, ben Hz. Muhammed’i kabul ediyorum.
Eğer Müslümanların çoğunluğu, Kuran’ın “eskilerin masalları” olmadığını, Yahudi tarihine giriş kitabı olmadığını ve bir de Yahudilerin muhakeme zabıtnamesi yani yargılama tutanağı olmadığını idrak etseler ve kitabı böylece okusalardı ben “Uzaylı Yahudiler” diye bir başlık atamazdım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">- Yahudi misin ?</p>
<p>- Hayır, elhamdülillah müslümanım.</p>
<p>- Yahudileşmiş olabilir misin ?</p>
<p>- Haşa ! Yahudiler Hz. Musa’yı, ben Hz. Muhammed’i kabul ediyorum.</p>
<p>Eğer Müslümanların çoğunluğu, Kuran’ın “eskilerin masalları” olmadığını, Yahudi tarihine giriş kitabı olmadığını ve bir de Yahudilerin muhakeme zabıtnamesi yani yargılama tutanağı olmadığını idrak etseler ve kitabı böylece okusalardı ben “Uzaylı Yahudiler” diye bir başlık atamazdım herhalde&#8230;</p>
<p>Çünkü o zaman müslümanlar, Kuran’ın “Yahudilik” üzerinden yaptığı uyarıları ve eleştirileri üzerlerine alınır, “Acaba Allah bu kıssaları kim için ve ne sebeple anlatmıştır ?” diyerek ders çıkarma peşinde olurlardı.</p>
<p>Ne var ki, durum böyle değil. Müslümanların çoğunluğu olarak biz, Yahudiler ile ilgili ayetleri asla üstümüze alınmayız. Kuran, Yahudilere her fiske vurduğunda içimizden “oh” çeker, “Bu da size kapak olsun” deriz ama günün birinde Yahudiler gibi(!) bir Yahudi olabileceğimize hiç ihtimal vermeyiz. Yahudiliği bir “ırk meselesi” olarak görenler zaten “Yahudileşmek” diye bir tabiri kabullenemezler.<span id="more-1884"></span></p>
<p>Sanki vaziyet şöyledir: Bu Yahudiler, uzaydan gelmiş yaratıklardır. Değişik bir “tür” oldukları için, onların bize, bizim onlara benzeme olasılığımız hiç yoktur. Onlar uzayın, biz dünyanın varlıkları, onlar “yaratık”, biz “insan”ızdır. Onların eleştirildiği tutumları sergileme olasılığımız mümkün değil yoktur…</p>
<p>Gelin şimdi, şu Uzaylı Yahudilere, değişik tür yaratıklara kısaca bir göz atalım. Bu göz atışı, bir tarih serüveni olarak değil, Kuran’ın vurgu yaptığı birkaç cepheden yapalım.</p>
<p>İsrailoğulları Hz. Musa’ya tabi olarak Firavun ünvanlı zorbaya karşı büyük bir mücadele verirler. Firavun ordusundan kurtulup denizi geçtikten hemen sonra bir kasabaya rast gelirler&#8230;</p>
<p>Araf suresinden okuyoruz:</p>
<p>137.<br />
Ezilip itilmekte olan topluluğu da içine bereketler doldurduğumuz toprağın doğularına ve batılarına mirasçı kıldık. Rabbinin, İsrailoğullarına verdiği güzel söz, sabretmeleri yüzünden hedefine vardı. Firavun ve toplumunun sanayi olarak meydana getirdiklerini de dikip yükselttikleri sarayları da yere geçirdik.</p>
<p>138.<br />
İsrailoğullarına denizi geçirttik. Özel putlarına tapan bir topluluğa rastladılar. Bunun üzerine: “Ey Mûsa, dediler, bunların ilahları olduğu gibi sen de bize bir ilah belirle!” Mûsa dedi: “Siz cahilliği sürdürmekte olan bir toplumsunuz.”</p>
<p>139.<br />
“Şu gördüklerinizin, içinde bulundukları din çökmüştür. Yapmakta oldukları da boşa çıkacaktır.”</p>
<p>140.<br />
Şunu da söyledi: “Size Allah’tan başa bir ilah mı arayayım? O sizi âlemlere üstün kılmıştır.”</p>
<p>141.<br />
Şunu da hatırlayın: Sizi Firavun hanedanından kurtarmıştık. Size azabın en kötüsü ile işkence ediyorlardı: Oğlanlarınızı katlediyorlar, kadınlarınıza hayasızca davranıyorlar/kadınlarınızın rahimlerini yokluyorlar/kadınlarınızı hayata salıyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden gelmiş büyük bir imtihan vardı.</p>
<p>142.<br />
Mûsa ile otuz gece için vaatleştik. Ve bunu, bir on ekleyerek tamamladık. Böylece Rabbinin belirlediği süre kırk geceye ulaştı. Mûsa, kardeşi Hârun’a dedi ki: “Toplumum içinde benim yerime sen geç, barışçı ol, bozguncuların yolunu izleme!”</p>
<p>Ayetten görüleceği üzere Musa’nın, 40 gecelik yokluğu sırasında kavminin başında Hz. Harun bulunmaktadır. Bu “40 gece / 40 gün” içerisinde neler oldu ?</p>
<p>Yine Araf suresinden okuyoruz:</p>
<p>148.<br />
Mûsa’nın kavmi, onun Allah’la konuşmaya gidişinden sonra, süs eşyalarından oluşmuş, böğürebilen bir buzağı heykelini ilah edinmişti. Görmediler mi ki, o onlarla ne konuşabiliyor ne de kendilerine yol gösterebiliyor? Onu benimsediler ve zalimler haline geldiler.</p>
<p>149.<br />
Başları avuçları arasına düşürülüp de sapmış olduklarını fark ettiklerinde şöyle yakardılar: “Rabbimiz bize merhamet etmez, bizi affetmezse mutlaka hüsrana düşünlerden olacağız.”</p>
<p>150.<br />
Mûsa, kızgın ve üzgün bir halde kavmine döndüğünde şöyle dedi: “Benden sonra arkamdan ne kötü şeyler yaptınız! Rabbinizin emrini bekleyemediniz mi?” Levhaları yere attı, kardeşinin başını tuttu, kendisine doğru çekiyordu. Kardeşi dedi ki: “Ey annem oğlu! Bu topluluk beni horlayıp hırpaladı. Nerdeyse canımı alıyorlardı. Bir de sen düşmanları bana güldürme. Beni şu zalim toplulukla bir tutma.”</p>
<p>151.<br />
Mûsa şöyle yakardı: “Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Rahmetine sok bizi. Sen, rahmet edenlerin en merhametlisisin.”</p>
<p>152.<br />
Buzağıyı ilah edinenler var ya, yakında onlara Rablerinden bir öfke ve dünya hayatında bir zillet ulaşacaktır. İftiracıları böyle cezalandırırız biz!</p>
<p>Bu “Buzağı” meselesine bir de Taha suresinden bakalım:</p>
<p>83.<br />
Seni toplumundan çabucak uzaklaştıran neydi, ey Mûsa?</p>
<p>84.<br />
Dedi: “Onlar, benim eserim üzerindeler. Ben sana gelmede acele davrandım ki, benden hoşnut olasın, ey Rabbim!”</p>
<p>85.<br />
Buyurdu: “Biz senden sonra toplumunu tam bir biçimde imtihan ettik. Sâmirî onları saptırdı.”</p>
<p>86.<br />
Bunun üzerine Mûsa, öfkeli ve ümidi kırık bir halde kavmine döndü. Dedi: “Ey toplumum! Rabbiniz size güzel bir vaatte bulunmadı mı? Süre mi size uzun geldi yoksa Rabbinizden üzerinize bir gazabın inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz söze ters davrandınız?”</p>
<p>87.<br />
Dediler ki: “Biz sana kendi irademizle/malımızla karşı çıkmadık. Olay şu: Bize o topluluğun süs eşyalarından bazıları yükletilmişti, onları kaldırıp attık; aynı şekilde Sâmirî de attı.”</p>
<p>88.<br />
Sâmirî onlar için, böğürmesi olan bir buzağı heykeli çıkardı. Dediler ki: “Bu, hem sizin hem de Mûsa’nın tanrısıdır. Ama Mûsa unuttu.”</p>
<p>89.<br />
Görmüyorlar mı ki; o buzağı onlara bir sözü geri çeviremiyor; kendilerine bir zarar veremiyor, bir yarar sağlayamıyor.</p>
<p>90.<br />
Yemin olsun, Hârun daha önce onlara şunu söylemişti: “Ey kavmim, siz bununla imtihan edildiniz. Sizin Rabbiniz o Rahman’dır. Artık bana uyun, emrime itaat edin!”</p>
<p>91.<br />
Onlar şöyle demişlerdi: “Mûsa bize dönünceye kadar ona tapıcılar olmakta devam edeceğiz.”</p>
<p>92.<br />
Mûsa dedi: “Ey Hârun, onların saptıklarını gördüğün zaman seni ne engelledi de,</p>
<p>93.<br />
Benim ardım sıra gelmedin. Emrime isyan mı ettin?”</p>
<p>94.<br />
Hârun dedi: “Ey annemin oğlu! Sakalımı, başımı tutma! Ben senin şöyle diyeceğinden korkmuştum: ‘Beniisrail arasına ayrılık soktun, sözüme bağlı kalmadın!”</p>
<p>95.<br />
Mûsa dedi: “Senin derdin neydi, ey Sâmirî?”</p>
<p>96.<br />
Sâmirî dedi: “Onların görmediklerini gördüm. Resulün izinden bir avuç avuçladım da onu attım. Nefsim bana böylesini hoş gösterdi.”</p>
<p>97.<br />
Mûsa dedi: “Defol, çünkü sen, hayatın boyunca ‘Bana dokunmayın!’ diyeceksin! Ve senin için asla kurtulamayacağın bir hesap zamanı da var. O başını bekleyip durduğun tanrına bir bak! Onu kesinlikle yakacağız, sonra da un-ufak edip denize dökeceğiz.”</p>
<p>98.<br />
Gerçek olan şu ki, sizin ilahınız kendisinden başka hiçbir tanrı olmayan Allah’tır. O, ilim bakımından her şeyi çepeçevre kuşatmıştır.</p>
<p>99.<br />
İşte böylece, geçip gitmişlerin haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Biz sana katımızdan da bir Zikir vermişizdir.</p>
<p>Bu yazının konusu itibariyle dikkatinizi çekmek istediğim hususlar şunlardır:</p>
<p>1 – Hz. Musa kavminden sadece 40 gün ayrı kalmıştır.</p>
<p>2 – Bu süre zarfında Hz. Harun, kavmin başındadır.</p>
<p>3 – Bu kavim, Samiri’nin (Samirilik bu gün hala bir din olarak vardır) ayartması ile Hz. Harun’a rağmen yoldan çıkmış ve süs eşyalarından yapılmış bir buzağı heykelini “ilah” edinmiştir. Hz. Harun’un karşı çıkması işe yaramamış, onu öldürmekle tehdit etmişlerdir.</p>
<p>4 – Buzağı, bir simgedir. İsrailoğulları, Mısır’daki dinlerini terk etmemişler, ona gerisin geri dönmüşlerdir. Bu “geri dönüş”lerinde, Buzağı’nın yapı taşı olarak anılan “ziynet eşyaları” ve “elçinin izi” kanaatimizce temsili bir anlatım olup, Buzağı, eski dinlerinin, elçinin getirdiği yeni din ile sentezlenmesinden türetilmiş, “böğürebilen” yani “din buyuran” bir niteliktedir. Nitekim, Yahudilerin “sığır sever” tavrı bu hadiseden sonrada devam etmiştir. Az sonra ona da değineceğiz.</p>
<p>5 – İsrailoğullarının yoldan çıkışı, “teferruat” bir mevzuda değil, dinin en temel itikat esasındadır.</p>
<p>Burada kendimize sormamız gereken kritik sorular şunlardır:</p>
<p>1 – Allah bu kıssayı iki surede değinerek teferruatı ile birlikte “kime” ve “ne sebeple” anlatmaktadır ? Burada amaç, Yahudi tarihi hakkında bilgi vermek yahut Yahudilerin tarihi arızalarını yüzlerine vurmak mıdır, yoksa bu kıssalar Kuran’ın muhataplarına verilmek istenen mesajlar mı içermektedir ?</p>
<p>2 – İsrailoğulları dünyada yaşan bizler gibi insanlar ise, onlar 40 gecede üstelik başlarında bir peygamber varken yoldan çıkabilmiş ise, Müslümanların da 1400 yılda yoldan çıkmış olmaları ihtimali var mıdır ?</p>
<p>Bu sorulara karşı “Biz başkayız, Yahudiler başka, bizim ve atalarımızın dine dair herhangi bir hususta yoldan sapmış olmaları ihtimali yoktur” diyenler için bu yazının anlatabileceği hiçbir husus yoktur.</p>
<p>Sırf bu kıssa elbette “Müslümanların yoldan çıktığı” anlamına gelmez. Ancak bu kıssa, çok kısa bir zaman diliminde üstelik de bir Peygamber’in himayesi altındayken “İNSANLARIN” neler yapabildiklerine ve nelere inanabileceklerine bir KANIT ve ÖRNEKTİR.</p>
<p>Bir başka Yahudi “hikayesi” (!) okuyalım…</p>
<p>Bakara suresinden okuyoruz:</p>
<p>67.<br />
Mûsa, toplumuna dedi ki: “Allah size, bir inek boğazlamanızı emrediyor.” Dediler ki: “Sen bizimle alay mı ediyorsun?” Dedi ki: “Cahillerden biri olmaktan Allah’a sığınırım.”</p>
<p>68.<br />
Şöyle konuştular: “Çağır Rabbine bizim için, açıklasın bize neymiş o!” Cevap verdi: “O diyor ki, bahsettiğim ne yaşlıdır ne de körpe. İkisi arası bir inektir.” Haydi size emredileni yapın!</p>
<p>69.<br />
Şöyle dediler: “Çağır Rabbine bizim için, neymiş onun rengi açıklasın bize.” Cevap verdi: “O diyor ki, bahsettiğim, sarı, rengi parlak bir inektir; seyredenlere mutluluk verir.”</p>
<p>70.<br />
Şöyle dediler: “Dua et Rabbine, açıklasın bize neymiş o! Çünkü bu inek, bizim gözümüzde başkalarıyla karıştı. Ve biz, Allah dilerse, doğruya ve güzele elbette kılavuzlanacağız.”</p>
<p>71.<br />
Cevap verdi Mûsa: “Allah diyor ki, bahsettiğim, boyunduruk yememiş bir inektir; toprağı sürmez, ekini sulamaz. Salma hayvandır. Alaca yoktur onda.” Dediler ki: “İşte şimdi gerçeği getirdin.” Ve ardından onu boğazladılar, az kalsın yapmayacaklardı.</p>
<p>72.<br />
Siz bir adam öldürmüştünüz de onunla ilgili olarak çekişip duruyordunuz. Oysaki Allah, sizin sakladıklarınızı ortaya çıkaracaktı.</p>
<p>73.<br />
Şöyle dedik: “Kesilen ineğin bir parçasıyla öldürülen adama vurun.” İşte böyle diriltir Allah ölüleri. Size ayetlerini gösteriyor ki, aklınızı işletebilesiniz.</p>
<p>Bu kıssada karşımıza “buzağı” değil, arada geçen zamanda semirmiş bir “inek” çıkıyor.</p>
<p>Bu kıssa ile yazımızın konusu itibariyle dikkatinizi çekmek istediğim hususlar şunlardır:</p>
<p>1 – İsrailoğulları “kasaplığı” milli meslek edinmiş bir ırk değildir. O halde onlara emredilen “sığır kesme” işinin “din” ile bir ilgisi olmalıdır.</p>
<p>2 – İsrailoğullarına kesmeleri için emredilen ineğin vasfı şudur: “bir inek”… Yani, herhangi bir inek…</p>
<p>3 – İsrailoğulları bu ilk emre itiraz edip inek için ilave vasıflar sayılmasını istemişlerdir. Hz. Musa’nın verdiği ilk cevabın son cümlesi şudur: “…haydi size emredileni yapın”. Yani, işi yokuşa sürüp başka tanımlama / teferruat / detay istemeyin, size açıklanan vasıflara uygun bir inek bulun ve kesin.</p>
<p>4 – İsrailoğulları kendilerine sunulan teferruatı az bularak ilave tanımlar istemişlerdir. Onlar kesilecek inek için teferruat istedikçe onlara açıklanmış ve her seferinde bu tanımlamaya uygun bir inek bulma ihtimalleri güçleşmiştir.</p>
<p>5 – İsrailoğullarının inek kesme işine soğuk bakmaları “hayvan severlik”ten değil, dini bir endişe sebebiyledir. Kuran beyanına göre, onlar bu “buzağı sever” tavırlarını terk etmemişler ve Hz. Musa’nın getirdiği dini inkarları yüzünden adeta özlerine “buzağı sevgisi” içirilmiştir. (Bkz. Bakara,93)</p>
<p>Şimdi dini teferruata boğma ile ilgili olarak Maide suresine kulak veriyoruz:</p>
<p>101.<br />
Ey iman sahipleri! Size açıklandığında canınızı sıkacak şeylerle ilgili soru sormayın. Kur’an indirilmekte iken onları sorarsanız size açıklanır. Allah onlardan vazgeçmiştir. Allah Gafûr’dur, Halîm’dir.</p>
<p>102.<br />
Sizden önceki bir toplum da onları sormuştu; sonra tutup hepsini inkâr ettiler.</p>
<p>Yazımızın konusu itibariyle bu ayetler hakkında dikkatinizi çekmek istediğim hususlar şunlardır:</p>
<p>1 – Dine, dinin hükümlerine dair sorulara cevaplar sadece ve sadece “… kuran indirilirken” verilmektedir. Yani sorulara cevap veren sadece ve sadece Allah’tır ve bunu “Kuran ile” yapmaktadır.</p>
<p>2 – Allah’ın açıklamadığı / emretmediği hususlar hakkındaki hüküm şudur: “… Allah onlardan vazgeçmiştir”.</p>
<p>Şimdi bu açıklamalardan sonra şu sorulara cevap aranmalıdır:</p>
<p>1 – Kuran’da Yahudilerin eski dinlerini / dinlerinin tapınma objelerini terk etmedikleri ve buna aykırı emirleri uygulamamak için dini teferruata boğdukları yolundaki kıssa “kime” ve “ne için” anlatılmıştır ?</p>
<p>2 – Kuran’a göre, açıklanmamış hususlar dinin emirleri arasında değil ve hüküm yalnız Allah’a ait ise (Bkz. Kehf,26), Hz. Peygamber’in sırf kendisi için bile bir şeyi haram kılma yetkisi yoksa (Bkz.Tahrim,1), Kuran ayrıntılı / mufassal kılınmış ise (Bkz. Nahl,89), Rabbin sözü doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmış ise (Bkz. Enam,115), Hz. Peygamber yalnız vahye uyuyor ve yalnız vahiyle uyarıyorsa (Bkz. 6/50,72/23, 21/45,10/15,39/11-12-13) din adına ileri sürülen ve Kuran’da hiçbir dayanağı bulunmayan kuralları kim üretti ?</p>
<p>Son olarak Kuran’dan Yahudilere dair onlarca özellik arasından bir diğer özelliğe değineceğiz.</p>
<p>“Onlardan (Kitap ehlinden) bir zümre vardır, aslında Kitap’tan olmayan bir şeyi siz Kitap’tan sanasınız diye, dillerini Kitap’la eğip bükerler. O, Allah katında olmadığı halde, “Bu, Allah katındandır.” derler. Bilip durdukları halde, Allah hakkında yalan söylerler.” (Ali İmran,78)</p>
<p>“Yahudilerden öyleleri var ki, (kelimeleri yerlerinden kaydırıp) tahrif ederek onları anlamlarından uzaklaştırırlar …” (Nisa,46)</p>
<p>“Sonunda, verdikleri mîsakı bozdukları için onları lanetledik de kalplerini kaskatı yaptık. Kelimeleri yerlerinden kaydırıyorlar. Öğütlenmek üzere çağırıldıkları şeyden nasiplenmeyi unuttular. …” (Maide,13)</p>
<p>“Ey resul! Kalpleri inanmamış olduğu halde ağızlarıyla “inandık” diyenlerin küfürde yarışırcasına koşanları seni üzmesin. Yahudilerden bazıları yalancılık etmek için dinlerler; huzuruna çıkmamış olan başka bir topluluk için dinlerler. Yerlerine oturmuş kelimeleri, yapılarını bozup değiştirirler. “Size şu verilirse alın, eğer o verilmezse çekinin.” derler. Allah birini fitneye çarptırmak isterse sen onun için Allah karşısında hiçbir şey yapamazsın. Bunlar o kişilerdir ki, Allah kalplerini temizlemek istemiyor. Dünyada bir rezillik vardır onlar için; âhirette de büyük bir azap var onlara.” (Maide,41)</p>
<p>Bu ayetler uyarınca yazımızın konusuna göre dikkatinizi çekmek istediğim hususlar şunlardır:</p>
<p>1 – Ehli Kitap ve özellikle Yahudiler dini / kitabı tahrif hususunda uzmandır. Daha önce de bunu defalarca icra etmişlerdir.</p>
<p>2 – Yahudiler tahrifi iki yöntemle yaparlar:</p>
<p>Birincisi; aslında kitaptan olmayan bir şeyi dillerini kitapla eğip bükerek yani güya kitabı delil getirir gibi yaparak anlatırlar ve onun kitaptan olduğuna inanmanızı sağlarlar.</p>
<p>İkincisi: Birinci yöntemin yeterli gelmediği durumlarda, yerlerine oturmuş kelimeleri yerlerinden kaydırırlar. Yerlerine oturmuş kelimeden kasıt, bir bağlam / söz dizini içerisinde anlam kazanmış kelimelerdir. Yerine oturmuş bir kelimeyi kaydırmak, o kelimenin başka bir anlamını esas almak ve/veya sonradan o kelimeye başka bir anlam yüklemek ve/veya cümleyi / ifadeyi söz dizininin içerisinden çıkararak tek başına başka bir manaya gelmesini sağlamaktır.</p>
<p>3 – Bu iki yönteme karşı alınması gereken tedbirler “tahrif yöntemini” bilmekten geçer. Tahrif tuzağına gelmemek için;</p>
<p>Birincisi, Kuran’ı parça parça etmeden siyak ve sibak / konu bütünlüğü içerisinde okumak,</p>
<p>İkincisi, kelimenin bağlam içerisinde kazandığı anlamı dikkate almak,</p>
<p>Üçüncüsü, kelimeyi bağlamı ile birlikte benzer kullanımlarıyla kıyaslayarak değerlendirmek,</p>
<p>Dördüncüsü, Kuran lafızlarına yüklenen herhangi bir anlamın o hükmü Kitap içerisinde ilgili diğer hükümlerle çelişkiye sokup sokmadığına dikkat etmek, ortaya bir çelişki çıkarsa Kuran’da çelişki olamayacağı için (Bkz. Nisa,82) kelimelere yüklenen anlamları tekrar gözden geçirmek gerekmektedir.</p>
<p>Yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda şu sorulara yanıt aranmalıdır:</p>
<p>1 – Allah, Yahudilerin tahrif yöntemini “kime” ve “ne sebeple” anlatmıştır ?</p>
<p>2 – Kuran pürüzsüz bir Arapça ile indirildiği halde (Bkz. Zümer,28), Lügat ve tefsir kitaplarında sık sık karşılaştığımız ve kelimelerin Arapça anlamlarının dışında “dini ıstılah anlamı” adı altında sunulan anlamları kim üretmiştir ?</p>
<p>Örnekler:</p>
<p>1 – “Riba” ve “Faiz” ikisi de Arapça olan kelimelerdir. Üstelik hem “riba” hem “faiz” kelimesi Kuran’da ayrı ayrı kullanılmıştır. Mevcut tüm çevirilerde “riba” kelimesi “faiz” olarak çevrilmektedir. Kuran’ın muhatapları Arapça konuşan kimseler olduklarına göre, nasıl olur da Allah “riba” dediğinde bunu “faiz” olarak anlamış olabilirler ?</p>
<p>2 – Zekat, arınma / arınmak demektir. Kuran’da müminlerin mal varlıklarından yapacakları harcama “sadaka” kelimesi ile anılmış olmasına rağmen mevcut çevirilerde “sadaka” olarak kullanılan kelimenin “zekat” olarak çevrilmesi nasıl mümkün olabilmektedir ? Bundan da öte, aslı “arınma” olan kelimeyi “vergi / ödence” haline kim getirmiştir ?</p>
<p>3 – Cihad, Cehd, Mücahede aynı kökten türemiş kelimelerdir ve öz itibariyle gayret ve çabayı anlatır. Kuran’da tarafların silahlı olarak mücadele etmesine verilen isim “kıtal”dir. Yani, Türkçe’de “savaş” dediğimiz kelimenin Kuran’daki karşılığı “kıtal / öldürme / öldürüşme”dir. “Katil” de aynı kökten bir kelimedir. Hal böyleyken, cihad kelimesi hangi sebeple savaş olarak çevrilmekte ve / veya anlatılmaktadır ?</p>
<p>4 – Secde kelimesi hem gerçek anlamında hem de Kuran’daki bütün kullanımlarında “itaat / itaat etmek” anlamına geldiği halde bu gün bilinen anlamını nasıl kazanmıştır ?</p>
<p>5 – Rüku kelimesi hem gerçek anlamında hem de Kuran’daki bütün kullanımlarında “boyun eğmek / alçak gönüllülük” anlamına geldiği halde bu gün bilinen anlamını nasıl kazanmıştır ?</p>
<p>6 – Kuran’da onlarca dua ayeti bulunduğu halde bir kez olsun “amin” kelimesinin kullanılmamış olması karşısında, Allah’ın Kuran’ı “ne önünden ne ardından hiçbir batılın erişip yanaşamayacağı” bir kitap (Bkz. Fussilet,41-42) olarak tanımlamış olması da göz önünde bulundurularak bu kelimenin dini literatüre ne zaman ve ne şekilde girdiği, başka hangi topluluklarca ne zamandan beri kullanılmakta olduğu düşünülmesi gereken bir durum değil midir ?</p>
<p>7 – Zikr kelimesi anma / hatırlama anlamına geldiği, Kuran’da da sürekli olarak bu anlamda kullanıldığı ve Kuran’ın / Tevrat’ın / İncil’in vasfı olarak anıldığı halde, çevirilerde sıklıkla “Kuran” diye çevrilmesi ne kadar doğrudur ? Halk arasında “zikir” için bilinen anlam (bir kelimeyi sürekli olarak tekrar etmek) ne zaman oluşmuştur ? Kuran’da asla halk arasında bilinen bu anlamıyla kullanılmamış olması düşündürücü değil midir ?</p>
<p>Kuran kelimeleri hakkında bu ve benzeri YÜZLERCE, BİNLERCE cevap bekleyen soru vardır. Bu yazıda çeşitli alanlardan sık kullanılan bazı kelimeler örnek olarak sunulmuştur.</p>
<p>Yazı boyunca üç hususa değindik:</p>
<p>Özetle;</p>
<p>Yahudilerin başlarında bir Peygamber olduğu halde 40 günde hem de dinin en esaslı itikat mevzularında nasıl yoldan çıkabildiğine,</p>
<p>Yahudilerin, eski dinlerini asla terk etmediklerine, bu dini yaşatmak için dini ayrıntıya boğduklarına, Allah’ın din için gerekli her detayı Kuran’da bildirdiğine, Kitabın adalet ve doğruluk bakımından tamamlandığına, dine dair hükümlerle ilgili soruların Allah tarafından, Kuran indirilirken, Kuran ile cevaplandığına, Kuran’da değinilmeyen hususların o toplum için dini bir hükmün konusunu oluşturmadığına,</p>
<p>Yahudilerin kitabı, kitaptan olmayan şeyi kitaptan sanalım diye dillerini eğip bükerek ve yerine oturmuş kelimeleri yerlerinden kaydırarak / anlamını saptırarak / bağlamından kopartarak tahrif ettiklerine değindik.</p>
<p>Eğer Kuran, Yahudi tarih kitabı ise, Yahudilerin muhakeme zabıtnamesi ise bu sayılan şeylerde bizi ilgilendiren hiçbir husus yoktur.</p>
<p>Ama eğer Yahudiler de bizler gibi bir insan topluluğu ve Kuran da müminler için bir yol gösterici, bir uyarıcı ise yukarıda verilen bilgiler ışığında düşünülmesi gereken çok şey var demektir.</p>
<p>Ali Aksoy – 14.04.2009
<div id="crp_related">
<h3>Related Posts:</h3>
<ul>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/07/02/20-taha-suresi/" rel="bookmark" class="crp_title">20 TAHA SURESİ</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2009/04/24/putlar-mi-zararlidir-yoksa-putlarin-zarar-verebilecegine-inanmak-mi/" rel="bookmark" class="crp_title">PUTLAR MI ZARARLIDIR YOKSA PUTLARIN ZARAR VEREBİLECEĞİNE İNANMAK MI?</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2008/05/15/kutsal-sigir-inanci-ali-ekber-kureysi/" rel="bookmark" class="crp_title">Kutsal Sığır İnancı &#8211; Ali Ekber Kureyşi</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/09/19/kuran-okumak-icin-abdest-alma-sarti-var-mi/" rel="bookmark" class="crp_title">Kuran okumak için abdest alma şartı var mı?</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/11/14/kuranda-affetmek-konusundaki-ayetler/" rel="bookmark" class="crp_title">Kuran&#8217;da &#8220;affetmek&#8221; konusundaki ayetler</a></li>
<li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/contextual-related-posts/">Contextual Related Posts</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aliaksoy.net/2009/04/14/uzayli-yahudiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EYLEMLER GÜZELİ</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2009/04/14/eylemler-guzeli-3/</link>
		<comments>http://www.aliaksoy.net/2009/04/14/eylemler-guzeli-3/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2009 10:57:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ali Aksoy]]></category>
		<category><![CDATA[Besteler]]></category>
		<category><![CDATA[Videoklip]]></category>
		<category><![CDATA[mp3]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aliaksoy.net/2009/04/14/eylemler-guzeli-3/</guid>
		<description><![CDATA[

Related Posts:

Yetenek
Mustafa İslamoğlu (Haram &#8211; Nehiy)
Bu Aklu fikr ile &#8211; Hakan Aykut
Kuran mucizeleri: Kemikler ve kaslar
İbret almak için daha ne gerekir ?
Powered by Contextual Related Posts


]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><script src="http://static.livestream.com/scripts/playerv2.js?channel=haniftv&#038;layout=playerEmbedDefault&#038;backgroundColor=0xffffff&#038;backgroundAlpha=1&#038;backgroundGradientStrength=0&#038;chromeColor=0x000000&#038;headerBarGlossEnabled=true&#038;controlBarGlossEnabled=true&#038;chatInputGlossEnabled=true&#038;uiWhite=true&#038;uiAlpha=0.5&#038;uiSelectedAlpha=1&#038;dropShadowEnabled=true&#038;dropShadowHorizontalDistance=10&#038;dropShadowVerticalDistance=10&#038;paddingLeft=10&#038;paddingRight=10&#038;paddingTop=10&#038;paddingBottom=10&#038;cornerRadius=10&#038;backToDirectoryURL=null&#038;bannerURL=null&#038;bannerText=null&#038;bannerWidth=320&#038;bannerHeight=50&#038;showViewers=true&#038;embedEnabled=true&#038;chatEnabled=true&#038;onDemandEnabled=true&#038;programGuideEnabled=false&#038;fullScreenEnabled=true&#038;reportAbuseEnabled=false&#038;gridEnabled=false&#038;initialIsOn=false&#038;initialIsMute=false&#038;initialVolume=10&#038;contentId=flv_158aec2b-0c3d-4e79-abd4-0a404c633c53&#038;initThumbUrl=http://mogulus-user-files.s3.amazonaws.com/chhaniftv/2009/07/22/158aec2b-0c3d-4e79-abd4-0a404c633c53_140.jpg&#038;playeraspectwidth=4&#038;playeraspectheight=3&#038;mogulusLogoEnabled=true&#038;width=400&#038;height=400&#038;wmode=window" type="text/javascript"></script>
<div id="crp_related">
<h3>Related Posts:</h3>
<ul>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2008/05/16/yetenek/" rel="bookmark" class="crp_title">Yetenek</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/09/22/mustafa-islamoglu-haramnehiy/" rel="bookmark" class="crp_title">Mustafa İslamoğlu (Haram &#8211; Nehiy)</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/10/28/bu-aklu-fikr-ile-hakan-aykut/" rel="bookmark" class="crp_title">Bu Aklu fikr ile &#8211; Hakan Aykut</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2008/04/10/kuran-mucizeleri-kemikler-ve-kaslar/" rel="bookmark" class="crp_title">Kuran mucizeleri: Kemikler ve kaslar</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/09/22/ibret-almak-icin-daha-ne-gerekir/" rel="bookmark" class="crp_title">İbret almak için daha ne gerekir ?</a></li>
<li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/contextual-related-posts/">Contextual Related Posts</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aliaksoy.net/2009/04/14/eylemler-guzeli-3/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>RESİMLERİ SAKLADIM</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2009/04/14/resimleri-sakladim-2/</link>
		<comments>http://www.aliaksoy.net/2009/04/14/resimleri-sakladim-2/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2009 10:56:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ali Aksoy]]></category>
		<category><![CDATA[Besteler]]></category>
		<category><![CDATA[Videoklip]]></category>
		<category><![CDATA[mp3]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aliaksoy.net/2009/04/14/resimleri-sakladim-2/</guid>
		<description><![CDATA[
MP3 İndir

Related Posts:

Yetenek
Mustafa İslamoğlu (Haram &#8211; Nehiy)
Bu Aklu fikr ile &#8211; Hakan Aykut
Kuran mucizeleri: Kemikler ve kaslar
İbret almak için daha ne gerekir ?
Powered by Contextual Related Posts


]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><script src="http://static.livestream.com/scripts/playerv2.js?channel=haniftv&#038;layout=playerEmbedDefault&#038;backgroundColor=0xffffff&#038;backgroundAlpha=1&#038;backgroundGradientStrength=0&#038;chromeColor=0x000000&#038;headerBarGlossEnabled=true&#038;controlBarGlossEnabled=true&#038;chatInputGlossEnabled=true&#038;uiWhite=true&#038;uiAlpha=0.5&#038;uiSelectedAlpha=1&#038;dropShadowEnabled=true&#038;dropShadowHorizontalDistance=10&#038;dropShadowVerticalDistance=10&#038;paddingLeft=10&#038;paddingRight=10&#038;paddingTop=10&#038;paddingBottom=10&#038;cornerRadius=10&#038;backToDirectoryURL=null&#038;bannerURL=null&#038;bannerText=null&#038;bannerWidth=320&#038;bannerHeight=50&#038;showViewers=true&#038;embedEnabled=true&#038;chatEnabled=true&#038;onDemandEnabled=true&#038;programGuideEnabled=false&#038;fullScreenEnabled=true&#038;reportAbuseEnabled=false&#038;gridEnabled=false&#038;initialIsOn=false&#038;initialIsMute=false&#038;initialVolume=10&#038;contentId=flv_1cdcd1c4-83c0-4948-81b5-f080f367eebc&#038;initThumbUrl=http://mogulus-user-files.s3.amazonaws.com/chhaniftv/2009/07/22/1cdcd1c4-83c0-4948-81b5-f080f367eebc_70.jpg&#038;playeraspectwidth=4&#038;playeraspectheight=3&#038;mogulusLogoEnabled=true&#038;width=400&#038;height=400&#038;wmode=window" type="text/javascript"></script></p>
<p><a href="http://aliaksoy.files.wordpress.com/2009/04/resimleri-sakladim-ali-aksoy.mp3" rel="shadowbox[post-1889];player=flv;width=500;height=0;" target="_blank">MP3 İndir</a>
<div id="crp_related">
<h3>Related Posts:</h3>
<ul>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2008/05/16/yetenek/" rel="bookmark" class="crp_title">Yetenek</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/09/22/mustafa-islamoglu-haramnehiy/" rel="bookmark" class="crp_title">Mustafa İslamoğlu (Haram &#8211; Nehiy)</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/10/28/bu-aklu-fikr-ile-hakan-aykut/" rel="bookmark" class="crp_title">Bu Aklu fikr ile &#8211; Hakan Aykut</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2008/04/10/kuran-mucizeleri-kemikler-ve-kaslar/" rel="bookmark" class="crp_title">Kuran mucizeleri: Kemikler ve kaslar</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/09/22/ibret-almak-icin-daha-ne-gerekir/" rel="bookmark" class="crp_title">İbret almak için daha ne gerekir ?</a></li>
<li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/contextual-related-posts/">Contextual Related Posts</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aliaksoy.net/2009/04/14/resimleri-sakladim-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
<enclosure url="http://aliaksoy.files.wordpress.com/2009/04/resimleri-sakladim-ali-aksoy.mp3" length="2364857" type="audio/mpeg" />
		</item>
		<item>
		<title>CELALİLER</title>
		<link>http://www.aliaksoy.net/2009/04/14/celaliler-2/</link>
		<comments>http://www.aliaksoy.net/2009/04/14/celaliler-2/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2009 10:55:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ali Aksoy]]></category>
		<category><![CDATA[Besteler]]></category>
		<category><![CDATA[Videoklip]]></category>
		<category><![CDATA[mp3]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aliaksoy.net/2009/04/14/celaliler-2/</guid>
		<description><![CDATA[

Related Posts:

Yetenek
Mustafa İslamoğlu (Haram &#8211; Nehiy)
Bu Aklu fikr ile &#8211; Hakan Aykut
Kuran mucizeleri: Kemikler ve kaslar
İbret almak için daha ne gerekir ?
Powered by Contextual Related Posts


]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><script src="http://static.livestream.com/scripts/playerv2.js?channel=haniftv&#038;layout=playerEmbedDefault&#038;backgroundColor=0xffffff&#038;backgroundAlpha=1&#038;backgroundGradientStrength=0&#038;chromeColor=0x000000&#038;headerBarGlossEnabled=true&#038;controlBarGlossEnabled=true&#038;chatInputGlossEnabled=true&#038;uiWhite=true&#038;uiAlpha=0.5&#038;uiSelectedAlpha=1&#038;dropShadowEnabled=true&#038;dropShadowHorizontalDistance=10&#038;dropShadowVerticalDistance=10&#038;paddingLeft=10&#038;paddingRight=10&#038;paddingTop=10&#038;paddingBottom=10&#038;cornerRadius=10&#038;backToDirectoryURL=null&#038;bannerURL=null&#038;bannerText=null&#038;bannerWidth=320&#038;bannerHeight=50&#038;showViewers=true&#038;embedEnabled=true&#038;chatEnabled=true&#038;onDemandEnabled=true&#038;programGuideEnabled=false&#038;fullScreenEnabled=true&#038;reportAbuseEnabled=false&#038;gridEnabled=false&#038;initialIsOn=false&#038;initialIsMute=false&#038;initialVolume=10&#038;contentId=flv_35f7e94a-6540-40ca-830b-32acfb4ce6e4&#038;initThumbUrl=http://mogulus-user-files.s3.amazonaws.com/chhaniftv/2009/07/22/35f7e94a-6540-40ca-830b-32acfb4ce6e4_170.jpg&#038;playeraspectwidth=4&#038;playeraspectheight=3&#038;mogulusLogoEnabled=true&#038;width=400&#038;height=400&#038;wmode=window" type="text/javascript"></script>
<div id="crp_related">
<h3>Related Posts:</h3>
<ul>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2008/05/16/yetenek/" rel="bookmark" class="crp_title">Yetenek</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/09/22/mustafa-islamoglu-haramnehiy/" rel="bookmark" class="crp_title">Mustafa İslamoğlu (Haram &#8211; Nehiy)</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/10/28/bu-aklu-fikr-ile-hakan-aykut/" rel="bookmark" class="crp_title">Bu Aklu fikr ile &#8211; Hakan Aykut</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2008/04/10/kuran-mucizeleri-kemikler-ve-kaslar/" rel="bookmark" class="crp_title">Kuran mucizeleri: Kemikler ve kaslar</a></li>
<li><a href="http://www.aliaksoy.net/2007/09/22/ibret-almak-icin-daha-ne-gerekir/" rel="bookmark" class="crp_title">İbret almak için daha ne gerekir ?</a></li>
<li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/contextual-related-posts/">Contextual Related Posts</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aliaksoy.net/2009/04/14/celaliler-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
