Ali Aksoy

İNSAN…

Bebektin,
Sabah gibiydin, gün oldun ufuklarda…
Sabah sisi kadar gizemli ve sakin,
Çiğ gibi duruydun.

Kuş cıvıltısı gibiydi ilk gülüşlerin.
Toprak bedenin gün yedikçe kabarıyordu…

Sessizdin,
Toroslarda çamlar kadar yeşil,
Akdeniz gibi maviydi sevgin…

Güneşin ufukta yükselişi gibi uzadı boyun…
Daha bir yükseklerden baktın arza ve hayata.
Daha güzel gördün geceden gizleneni…
Büyüdün gündüz oldun.

Ne civandın öyle,
Ne sıcaktı arzuların, ne hevesliydin… Devamını Okumak için »

İNSANIN ÜÇ TANRISI

Hıristiyanların Tanrıyı üçlemesine haklı olarak şirk diyen “Müslüman”(!) çoğunluğun kaç tanrısı vardır ?

“La ilahe illallah” demekle tevhide yönelmiş olur muyuz ?

Bu yazıda, insanın üç gizli tanrısına değineceğiz.

“Tanrı” veya “İlah” deyince, gökyüzünde oturan, kızan, öfkelenen, sevinen, darılan, ara sıra insanlara vahyedip sonra istirahate çekilen “insanımsı” vasıflarla donanmış bir “şey”i tasavvur edenler için zor bir konu bu…

Çünkü, kendilerinin bilerek veya bilmeyerek “kulluk” ettikleri ve yukarıdaki tanıma hiç uymayan üç gizli tanrıdan bahsedeceğiz.

Sonra, şirk ve müşriklik denildiğinde “heykellerin” önünde tapınmayı anlayanlar için de zor bir konu. Çünkü, O yüce Yaratıcının var kıldığı hiçbir insan durduk yere bir taş parçasına tapacak kadar “salak” değildir. Müşrikler, başka bir gezegenin “zeka özürlü” varlıkları olmadıklarına göre, apaçık gerçeği görmezden gelmelerine sebep teşkil eden şey, heykellerin sanatsal yapılarından başka bir şey olmalıdır. Devamını Okumak için »

İslamın Şartı ve Şartlı Teslimiyet

Sorgulamaksızın, aklı işletmeksizin ezber edilen verilere göre İslam’ın şartı 5’tir. Şöyle söylenir ve öğretilir:

1 – Kelime-i Şahadet
2 – Namaz Kılmak
3 – Oruç tutmak
4 – Hacca gitmek
5 – Zekat vermek

Ezberciye göre sıralamanın değişmesi bile “küfr” alameti olabilir. Şahadet’in “şahitlik / tanıklık” olduğunu unutanlar, inanç ile tanıklık arasındaki farkı gözetemeyenler, “kelime-i şahadet” ile, Hz. Muhammed’in peygamberliğine “şahit” olduklarını söylerler. Onlar, buna şahit olmadıklarını ve olamayacaklarını, ancak “inanabileceklerini” düşünemeyen kimselerdir. Allah’ın birliğine şahitlik ise, gören gözü, işiten kulağı olanlar için, direksiz yükseltilen göğe, deveye, kendi nefislerine, güneşe, aya, yıldıza en netice alemlere nazar etmek ve yerlerin ve göklerin yaratılışı hakkında derinden derine düşünmekle mümkündür. Devamını Okumak için »

Kürt’ün iyisi, Türk’ün kötüsü

Anlık öfkelerin koca koca insan topluluklarını bir çırpıda “kötü” ilan etmesi gibi kötülük var mıdır ? “En iyi Kürt, ölü Kürt’tür” , “Kürt’ten evliya, koyma avluya” diyenler, iyi işitin, iyi dinleyin.

 

Uzun yıllar önce Avusturya’ya göç etmiş, o zamandan beri gurbet elde yaşamış bir müvekkilim var. Geçtiğimiz yaz Türkiye’ye geldiğinde sohbetimiz sırasında bana Avusturya Devleti’nin insan sağlığına ne kadar dikkat ettiğini, şehirleşmenin, sosyal devlet olgusunun nasıl da güzel tanzim edildiğini vs. vs. anlattıktan sonra dedi ki; “Ali beyciğim, düşünebiliyor musun, bu insanlar bundan 50-60 sene önce önce Yahudileri diri diri yakmışlar, yakılmasına ses çıkarmamışlar. Şimdi bir trafik kazasında insan ölse gazetelerde manşet oluyor”

 

Demek ki, onların iyiliği veya kötülüğü “mutlak” bir kader değil, seçim ve tercihler meselesiymiş. Peki bizim algımızdaki “iyi” ve “kötü” de böyle midir ? Devamını Okumak için »

Tanrı Türk’ü korur mu?

Tanrı Türk’ü korur mu? Korursa neden korur ? Ne kadar korur ? Ne zaman korur ? Kimi kimden korur Tanrı ? Yahut bir gün, “Küstüm, artık korumayacağım” der mi?

İyisimi biz avam vaziyeti bırakalım da, “Tanrı kimi korur ?” sorusuna bir cevap arayalım.

“Tanrı Türk’ü korusun” temennisini her ne zaman işitsem İbrahim peygamberin soyu için yaptığı dua aklıma gelir.

“Hani Rabb’i, İbrahim’i bazı kelimelerle imtihana çekmiş, o da onların hakkını vermişti de Rab şöyle demişti: “Seni insanlara önder yapacağım.” İbrahim, “soyumdan birilerini de” deyince Allah: “Benim ahdime zalimler eremezler.” buyurdu.” Bakara,124

Bu ayet öyle bir ayet ki, sorusu da cevabı da içinde… Bakalım; Devamını Okumak için »

“Tilkiler Vadisi” – Büyüklere Masallar -1

tilkiler-vadisi-21Kuran, kula kulluğu kınadı kınamasına ama sonra gelenlerin yoğun gayretiyle din üzerinden “zihniyet köleliği” meşrulaştırıldı. Koyun sürüsüne döndürülen kitleler en acımasız vahşetlere bile sessiz kalmayı öğrendiler. Sürüden “biri” olmak hep güvenilir olmuştur.

Zihniyet köleliğinin modern ve “batılı” versiyonu olarak toplum mühendisliği icad edildi. Hoş, bir çok icad konusunda olduğu gibi bu türden bir icad karşısında da ancak taklit yeteneğine sahibiz.

Batı, “modern illüzyon” araçları ile sürüleri gütmeye devam ediyor. Bizim arızamız, doğrudan doğruya batı tarafından güdülmeyi “milliyetçi – muhafazakar” duygularımıza sindiremeyişimizdir. Batı bu “asi koyunluğa” bir çözüm olarak “içeriden” yönetme ve gütme modelini geliştirdi. Devamını Okumak için »

Grup Orhun “Tufan Gibi” Demo

Derin derin gözetleyene !!!


 

Ey ötelerden, derin derin gözetleyen !
Ey fişleyip arşivleyen !

Haberlerin bana ulaşıyor.

Demek “gidişimiz gidiş değilmiş”,

Demek, “gözetim altındaymışız”,

Sen gözetleyedur ! Allah da sizi gözetliyor !

Sen tuzaklar kur ! Allah da tuzak kurar !

Endişeni anlıyorum.

Ama yapacak bir şey yok.

Hak geldi, batıl yok olmak zorunda…

Hoşunuza gitmese de…

Elbette ortaya çıkıp kıyam edeceğiz,

Elbette hayra salat edenleri bir araya toplayacağız!

Elbette gerçeği getireceğiz de, cemaatleriniz, tarikatlarınız, sözde din(ci) şaklabanlarınız en derin inkılapla sarsılacak !

Elbette sağcı ve solcu dogmalarınız ve diğer uydurup buyurduğunuz her şey yıkılıp gidecek !

Elbette halkı uyaracağız.

Elbette bu Kuran’la büyük bir mücahade yürüteceğiz !

Elbette, insanlar için en büyük şeytanın ileri gelenler olduğunu söyleyeceğiz !

Elbette “iyilerin milletini” öğütleyeceğiz de, ezberletilmiş / öğretilmiş düşmanlıkları kaldıracağız ! Devamını Okumak için »

YAŞAM VE FARKINDALIK

Kişisel gelişim ve yönetsel süreçte başlangıç aşaması “farkındalık” durumudur. Farkındalık, bir yönüyle var olan bir problem, erişilmek istenen bir hedef, planlanan eylemin fayda ve zararı hususunda durum tespiti ve teşhistir.

Aslında insanın bilinç altı süreçleri, olup biten her şeyin farkındadır. Gördüğü, işittiği, hissettiği her şeyi, hem de en inanılmaz ayrıntılarına kadar inceler. Bazen durduk yerde canınızın sıkıldığını, ortada can sıkıntısı oluşturacak somut bir nedenin olmadığını görürsünüz. Aynı bütün alemde olduğu gibi vücudunuzda ve ruhunuzda olan hiçbir şey “sebepsiz” olmayacağı için, titiz bir inceleme, böylesi durumlarda bilinç altı süreçlerinin incelemesine “takılan” bir sorunu ortaya çıkaracaktır.

Olur ki, içinde bulunduğunuz ortamda üst bilincinizin farkında bile olmadığı bir obje, bir resim, bir renk kombinasyonu vardır da, bilinç altı süreçleri o nesneden bir çağrışım üreterek uyarı vermiştir.

Yahut, duyduğunuz bir ses, bir kelime, bir melodi, bir ses tonu, bir konuşma tarzı, çok zayıf bir çığlık yine çağrışım çarkını harekete geçirmiş ve korunması mutlak zorunlu olan öz benliği savunma dürtüsü uyarı işareti vermiştir. Sonuç olarak diyebiliriz ki, kişi aslında olup biten her şeyin farkındadır.

Bilinç altı süreçlerine ait bu farkındalık eşiğinin üst bilince taşınmamasının da elbette pek çok sebebi vardır. Sorun, üst bilinçte hangi şeyler için “farkındalık” eşiğinin yüksek tutulacağına kimin karar vereceğidir. Devamını Okumak için »

Kuran ve Rasyonel Fayda

Kuran nasıl Allah’ın kelamı ise, tabiat, alem de Rabbin kelamı, eylemidir. Onlar da ayettir.

Bu nedenle, Kuran ayetleri hususunda düşünen, yorum yapan kimseler ne kadar müfessir idiler ise, Allah’ın kevni ayetleri hususunda düşünüp / çalışıp, insanların hayrına işler yapanlar da en az onlar kadar müfessirdir.

Şu alemde, herhangi bir zerre var mıdır ki, sebep-sonuç ilişkisinin dışında, sebepsiz ve gayesiz bulunsun.

Allah’ın hiç bir yaratışı, hiç bir sözü “sırf öyle istediği için” değildir. Her yaratışı, her sözü, her emri muhakkak ver muhakkak bir sebep-sonuç ilişkisine, sebep-sonuç fonksiyonuna, nihayetinde kendisi dışında, yarattıklarının faydasına dayanır.

Böyle olduğu içindir ki, Kuran emirler kadar ve hatta daha fazla “gerekçeler” barındırır.

Allah’ın muhatap aldığı insan, akledebildiği içindir ki, sebep-sonuç ilişkisi ona açıklanmış, formel düşünme yeteneği harekete geçirilmiştir. Devamını Okumak için »

Pekin Olimpiyatlarına Protesto

Merhaba Ali abi,

Tam bir aydır bekliyorum sitede bu seneki olimpiyatlar hakkında bişeyler yazacakmısın diye ama yok. Bana İsa Yusuf’tan sonra Doğu Türkistan davasını sevdiren ikinci kişi olan Ali Aksoy’un bu konuda sitesinde bir boykot yazısı kaleme almasını bekledim ama ensonunda bu sitedeki bu eksikliği kendim tamamlamaya karar verdim.

Yıllar boyu her olimpiyat organizasyonunda mutlaka bir boykot yaşanırdı. Bazı ülkelerin sporcuları olimpiyatları düzenleyen ülkeden dolayı bu organizasyonu boykot ederdi. Tarihinde ilk kez boykot görmeyen organizasyon 2000 sidney oldu. Sonra arkasından 2004 Atina’da boykot görmedi. Fakat bu demek değil ki daha sonrakiler de boykot edilmeyecek. Bu seneki olimpiyat oyunlarını düzenleyen ülkenin zaten kendisi başlı başına bir boykot konusu. Acaba bu ülkeye bu organizasyon görevini verenler olimpiyat ruhunun, anlamının ne olduğunu bilmiyorlar mı? Unuttular mı? Ya da görmezlikten mi geldiler. Bildiğim kadarıyla olimpiyat barışın ve kardeşliğin simgesidir. Ya da bize öyle öğretildi. Fakat bu seneki organizasyonun ev sahibi çok rahat bir şekilde insan haklarını ihlal edebiliyor. Nerede şimdi bu uygar dünya, nerede bu insan hakları savunucuları ? Hepsi de bir yerlere saklandılar herhalde. Peki ya sporculara ne demeli? Güya kardeşlik mesajı verdiler. Şu Rus ve Gürcü sporculardan bahsediyorum. Savaş devam ederken madalya törenine çıkan iki sporcudan. Ama bu mesajı, o insaniyet duygusunun hiç yaşanmadığı bir ülkede verdiler. Komik olan işte bu.

Ben bizim Türk sporcularından böyle bir boykotu beklerdim. Çünkü bizim sporcularımız olimpiyat için bu ülkede iken soydaşlarımız Urumçi’de katledildi ve sporcularımız hala bu ülkede. Her neyse sözü fazla uzatmaya gerek yok bu defa bizim tarafımızdan boykot edilmesi gereken bir olimpiyat organizasyonu…

Malesef anadolu dışındaki soydaşlarımızı tanımayan sporcularımız tarafından boykot edilmedi. Nacizane ben bu seneki oyunların hiç bir müsabakasını seyretmedim. Olup bitenden de haberim yok. Gerekmez de zaten. Sadece etrafımdan duyduğuma göre madalya sayımız azmış. Galiba bedduam da tuttu. Boykot etme cesaretini gösteremeyen bu sporcular inşallah başarılı da olamaz demiştim. Bunu spor faaliyetlerini bir milli mesele yapan insanların beni hainlikle suçlayacağını bile bile ve tüm içtenliğimle söylüyorum ki böyle bir duada bulundum.

Ali abicim bu yazmış olduğum yazıyı irtibat halinde olduğun her türlü yayın organında kulnırsan sevinirim. En azından bu seneki oyunların birileri tarafından boykot edildiği bilinsin istiyorum.


Ben de bu yazı ile Tanrıdağa bir hac başaltıp mermiler değil belki ama kelimelerle şeytan taşladım. Saygılarımla. Allah’aa emanet ol.
Veli KOÇ

BÜYÜK BULUŞMA – AKIL ve KURAN SEMPOZYUMU

Akıl ve Kuran Sempozyumu

DEĞERLİ HANİF MÜSLÜMANLAR

ALLAH ODAKLI VE KURAN MERKEZLİ İMAN EDENLER…

RESULLERİN TAKİPÇİLERİ

Hanif Müslümanlığı yaşamımızın özü ve temeli haline getirme yolculuğumuzda, her daim birbirimiz ile güzellikleri paylaştık.

Birbirimizden ne kadar uzak olsak ta, fazlası ile yakınlaştık.

Aramızdaki kilometreler ve mesafeler, gönüllerimizin aynı SÖZ ile şahlanmasını engelleyemedi.

İnandığımız gerçeklerin üzerimize yüklediği sorumluluklardan hiçbir zaman kaçmadık. Her daim üzerine gittik. Yürüdük…

Bildik ki, varlığımız Rahmanın dilemesi ile vücud buldu. O’nun dilediği çizgiden yürümek, doğrudan şaşmamak adına vahye sarılmak tı davamız.

İşte bu gerçekliğin gölgesine, varlığımızı bütün kılmak adına BİR ARAYA geliyoruz…

Tüm Hanif Müslümanları, Kuran Erlerini, Kuran Davetçilerini bu Birlikteliğe bekliyoruz….

Kuran Eri olmak, Gerçeğin izinden asla korkmadan ve çekinmeden yürümektir.

Alemlerin Rabbi olan Allah, bu hayırlı birlikteliği daim etsin inşaAllah.

GELENEKSEL AKIL ve KURAN SEMPOZYUMU ‘’BÜYÜK BULUŞMA’’

ORGANİZASYONUNA, TÜM KURAN ERLERİ DAVETLİDİR…

DETAYLI BİLGİ İÇİN :

www.hanifler.com

Hanif Müslümanlar

Yeni Eklenen Dosyalar – 23/05/08

“Dosya İndir” bölümümüze aşağıdaki dosyalar eklenmiştir.

E- Kitap:

Besteler – Mp3:

Devamını Okumak için »