Ali Aksoy
1 SMS 5 YTL, 1923′e boş mesaj at, sen de bir fidan dik !
May 21st

Yeşil Bir Türkiye İçin
Ağaçlandırma Seferberliğine
Sen de Katıl..
Ağaçlandırma Seferberliği Başladı!..
Milli Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolu Seferberliği yurt genelinde başlatıldı. Eylem planı kapsamında 5 yılda 2 milyon 300 hektarlık alanda erozyon kontrolü, ağaçlandırma ve ormanların iyileştirilmesi çalışmaları (rehabilitasyon) yürütülecektir.
Kampanyaya destek verecekler için;
SMS: 1923 (Tüm Operatörler için 1 SMS 1 Fidan: 5 YTL)
Hesap No: T.C. Ziraat Bankası, 1923
Yeni dosya: Muhammed Parlak “Düşlerle Gelen” Albümü
May 20th
Albümün tanıtımını daha önce yapmıştık. Albümde yer alan söz ve müziği bana ait bir parçayı da yayınlamıştım.
Muhammed kardeşimin verdiği izin ile şimdi albümündeki diğer parçaları yayınlıyorum. İyi dinlemeler…
Yeni Sitelerimiz
May 18th
“Çelişkini Terket” parolası ile yola çıkan ÇELİŞKİLER,
Allah’ın “eskimez din” olarak tarif ettiği sünnetullah yasalarını irdeleyen ALLAH’IN KEVNİ AYETLERİ,
ve sitemizde “Uyarıcı Yazılar” kategorisinde yayınlanan yazılardan derlenen UYARICI YAZILAR siteleri yayın hayatına başlamıştır.
Yorumlarınızı bu sitelerimizde de görmek isteriz.
Kuran’ı Anlamak
Mar 25th
Konu Kuran olunca biz de “mesel” üzerinden yürüyelim.
Hiç alışık olmadığınız makyajlar yapılmış, tanıdığınız, tanımadığınız insanların bakışları altında başlamışsınız yarışmaya…
Bütün soruları gâh öyle, gâh böyle geçmişsiniz. Sıra son soruya, en büyük ödüle gelmiş. Hiç joker de kullanmamışsınız üstelik.
İzleyenlerin tebrik ve hayranlık dolu bakışları yüzünüzü ışıldatıyor. Kolay mı, kimseciklerin kolay kolay gelemeyeceği bir noktaya gelmişsiniz.
Sakallı amca sorar: Evet, hazır mısınız ? Devamını Okumak için »
Eylemler Güzeli
Oca 30th
Ziyaretçilerimden, dostlarımdan gelen istek üzerine “Eylemler Güzeli” adlı bestemi amatör bir seslendirme ile sunuyorum.
Keyifli dinlemeler…
Mp3 formatında indirmek için bu linki kullanabilirsiniz.
Gamzelerin şahidin,
Yalan yok sözlerinde,
Işıl ışıl bir bahar,
Militan gözlerinde…
Türküler yaktım sana,
Öylece övdüm seni,
Gör ki nasıl tutuldum,
Gör nasıl sevdim seni…
***
Kumrular her baharda,
Biz gibi bakışırmış,
Sevdiğimin üstüne,
Maviler yakışırmış…
Kampüste gezinirim,
Bir karşıma çıksana,
Bu yürek yangın yeri,
Bu gönül aşık sana…
***
Vurgunun oldum senin,
Sen beni süzeli yar,
Asiyeler tutkulu,
Eylemler güzeli yar…
Söz – Müzik : Ali Aksoy
Yayınımızdaki Aksaklık
Oca 30th

Sitemizin sunucularının barındırıldığı firma ile aramızda yaşanan iletişim kopukluğu nedeni ile, geçtiğimiz Pazar, Pazartesi, Salı günlerinde sitemize erişim sağlanamadı.
İnsanın kendi parasıyla rezil olması da denebilecek bu aksaklık nedeni ile tüm ziyaretçilerimizden özür diliyorum.
Saygılarımla…
Ali Aksoy, 30.01.2008
Bütün hadis rivayetleri uydurma mıdır ?
Oca 26th

Bazı kimseler bizlerin hadislerin tümünü toptan ve peşinen İNKAR EDİP, UYDURMA olduğuna inandığımızı zannediyorlar.
Hadis kitaplarındaki rivayetlerin tümü uydurmadır diye bir hükmümüz, yargımız, görüşümüz yoktur.
Fakat şöyle bir görüşümüz vardır:
Hadis kitaplarındaki bir takım çelişkili / Kuran’a apaçık aykırı rivayetler nedeni ile bütün rivayetler ŞÜPHELİDİR.
Dikkat ediniz ! Hepsi uydurmadır demiyoruz. Hepsi ŞÜPHELİDİR.
Ne şüphesi ? Bunu gerçekten Peygamberimiz söylemiş de olabilir, şöylememiş te olabilir.
Mesela, bir ravi düşünün, bir rivayeti var. Bakıyorsun rivayet ettiği hadis diğer ravilerin rivayetleriyle yahut Kuran’la apaçık bir çelişki içerisinde… Şimdi bu raviden rivayet edilen bütün sözler sırf bu rivayeti nedeni ile şüpheli hale gelir.
Yine bir hadis bilgininin “sahih” diye derlediği kitabında bu türden şeylerle karşılaşılırsa, o ravinin “sahih” dediği tüm rivayetler bizim için ŞÜPHELİ hale gelir. Yani sahih olabilir de olmayabilir de…
Burada önemli olan husus şudur: Devamını Okumak için »
İyiliğin Pusulası: Zekat, İnfak
Oca 16th

Kuran’da kendisine yeterince atıf yapılıp gündeme getirilmesine rağmen insanların gündeminde bir türlü yer alamayan bir ibadettir zekat…
İnsanı, Allah’tan gayrısından vaz geçmeye teşvik eden, bunu öğreten zekat…
Din direği / temeli deyince insanların çoğunun aklına şu gelir: “Namaz dinin direğidir”
Namaz dinin direğidir de zekat dinin neyidir ?
Zekat; ne şekilsel, bilinmeyen söz dizilerinde kurgulanmış namaz dininde,
ne de başörtüsü dininde kendine hak ettiği yeri bulamamıştır.
Hatta Kuran’a yönelme çabasında olanların da gündeminde Kuran’daki yerini bulamamıştır.
Namaz, kişiyi ihya eder. Topluma katkısı ise ihya edilmiş kişi üzerinden olması nedeniyle ancak dolaylı yoldan olabilmektedir. Ama zekat, hem kişiyi hem de toplumu doğrudan ihya eder.
“En sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça asla iyiliğe ermiş olmazsınız” diyor Allah…
Ne bir oran söylemiş, ne de “hangi şeylerin sevilmekte olduğunu” …
Çok sevdiği oğlunu dahi harcamaya azmeden bir Peygamberi de övdükçe övmüş…
Mutlak iyiliğe ermek isteyenlere de, ihtiyaç fazlasını harcamayı tavsiye buyurmuş… Devamını Okumak için »
Esma-ül Hüsna – Ali Aksoy – Grup Akran
Oca 1st
Grup Akran – “Sisler içinden” albümü lisanslı olarak piyasaya sürülmemiş, 1997 yılında kopyalanarak dağıtılmıştır.
Milli Piyango, İddaa vs. “şans” oyunlarının getirdikleri, götürdükleri…
Oca 1st

Son günlerde “şans” oyunlarının dindeki yeri tartışılmakta, kimi cenahça “dinen haram olduğu” , kimilerince de “bunun kumar olmadığı, kimsenin yuvasını batırmadığı, hatta toplanan paralarla ilgili idarenin okul vs. hayır işleri yaptığı” söylenmektedir.
Kanımca, bu meselenin en zararlı yönü insanların hayatı algılamasında “şans – tesadüf” gibi kavramlara inanmalarını pekiştirmesidir.
Kazananların çoğu, “şansım yaver gitti” diyecek, kaybedenlerin çoğu da “şansım yok” diyecektir.
Halbuki hayatta tesadüfe yer ve imkan tanımak Allah’ın alemler üzerindeki mutlak kontrolünü / gözeticiliğini inkar etmek demektir.
İşin nasıl gerçekleştiği hususundaki tartışma ayrı bir konu olmakla birlikte, Yunus’un kura meselesi de işin şansa değil, takdire bağlı olduğunu göstermektedir.
Rızkın dağıtım ve takdiri de Allah’a aittir. Şanş veya tesadüf gibi kavramlar rızkın dağıtımında etkin değildir. Bu türlü yaklaşımlar, rızkın talep edilebileceği örnek yahut uygun yollar da değildir.
Milli Piyango idaresinin elde ettiği gelirle yaptığı güzel işler de gözden kaçırılmamalı. Sonuç olarak , birilerinin bu türlü etkinlikler sebebiyle yuvası batmıyor ama asli görevlerini yerine getirmekte zaafa düşmüş bir devlet şu veya bu şekilde bu işler sayesinde bir kısım hayra vesile oluyor. Hayrı gerçekleştirmeye yarayan bedel de bu çekilişe katılanlardan elde ediliyor.
Bu işe katılanların ne kadarının böyle bir hayrı doğrudan doğruya niyet ettiği hususu ise tartışmalıdır. Bir nevi, kastedilmeksizin oluşmuş bir hayır diyebiliriz.
Fakat, her ne kadar bir hayra sebep olunsa da rızkın ne şekilde dağıtıldığı bilincinde ve şans-tesadüf gibi kavramların pekişmesi sebebiyle inançta oluşan hasar elde edilen faydadan daha fazladır.
İnsan psikolojisinin deneysel gözlemlere dayalı tespitlerine göre tutumlar şu şekilde oluşur:
Bilgi / veri , duyguyu, duygular davranışları, davranışlar tutumları oluşturur.
İnsan, tutarlı olmak, tutarlı görünmek eğilimindedir. Bazen, oturaklaşmış bir tutuma dayanmayan hareketler de sergileriz. Bu defa, iş tersine çalışır. Davranışımızı haklı ve tutarlı gösterecek inanışlar geliştiririz. Bunun en yalın ifadesi, “İnandıkları gibi yaşamayanlar, yaşadıkları gibi inanmaya başlarlar” sözünde anlam bulmaktadır.
Bir insan, her ne kadar şans-tesadüf gibi kavramlara inanmıyorum dese de, insanların genel algısında şans veya tesadüf sonucu ortaya çıktığına inanılan bir sonucu umud ederek böyle bir oyuna katılır, bunu sürekli hale getirirse, davranış kendisi ile tutarlı bir inanış doğuracaktır.
Yeterli bir koruma sağlayacak inanışa sahip olmayan insanlarda davranışın oluşturduğu bu inanç arızalı bir derecede görünüm arzedebilir.
Şans ve tesadüfe inanan bir insan başına gelen her musibeti yahut nimeti de şans ve tesadüfe bağlamaya başlayabilir.
Musibetleri şans ve tesadüfe bağlayanlar; Devamını Okumak için »
HANİFLER PROTOKOLÜ
Oca 1st

HANİFLER PROTOKOLÜ / BEYATI
01 – Allah’tan başka hiçbir ilah tanımamak, Allah’tan başkasını herhangi bir anlamda kutsallaştırmamak. Şirkin açığından da gizlisinden de uzak durmak.
02 – Kuran’a iman etmek, vahye tabi olmak. Kuran’a ve akla aykırı, şüpheli, çelişkili inanışlardan uzak durmak.
03 – Ahiret gününe, ölümden sonra hesaba çekilmeye inanmak.
04 – Hz. Muhammed’e ve ondan önce gönderilen tüm Peygamberlere ve getirdiklerine iman etmek, hiçbir Peygamber’i bir diğerinden ayırd etmeksizin sevmek.
05 – Tüm eylem ve sözlerimizde adaleti gözetmek, kendi aleyhimizde de olsa adaletle muamele etmek, ahitleri yerine getirmek. Her kim için olursa olsun, her tür ve seviyedeki adaletsizliğe karşı çıkmak, direnmek.
06 – Daima hayra ve barışa yönelmek, hayır ve barış yolunda işi ehline teslim ederek, iş yapıp değer üretmeyi, güzel düşünüp güzel davranmayı en büyük ibadet olarak görmek.
07 – Tavır ve sözlerimizde çelişkili tutumlardan uzak durmak, özü – sözü doğru olmak.
08 – Mutlak iyiliğe erişmenin tek yolunun ihtiyaç fazlasından, en sevilen şeylerden harcamak olduğuna inanmak ve bu eylemi her koşul ve şartta ihtiyaç sahipleri için yerine getirmek.
09 – İnsanların inançlarından dolayı onlara baskı yapan, onları yurtlarından süren, işkence ve eziyet eden her zorbaya kati olarak ve ebediyen düşmanlık ve kin beslemek.
10 – Allah’ın indirdiğini tüm insanlara ulaştırmak, anlatmak, tebliğe mani olan her engele karşı düşmanlık ve buğz beslemek. Tebliği zaman ve zeminin imkan ve ihtiyaçlarını göz önüne alarak en güzel yolla, Kuran’la yapmak
11 – Allah’ın ihsan ettiği nimete, onu gereği gibi kullanarak şükretmek.
12 – İman edenlerle din muharebesi yapmamış, zorbalara aktif olarak destek vermeyen her insanla iyi ilişkiler kurmak, iman edenleri ise mutlak kardeşlerimiz olarak görmek.
13 – Tebliğ ettiğimiz şeylerde bize biat edenlerle, biat ettikleri iş hususunda hiçbir kınayanın kınamasından korkmadan, yalnız Allah’a güvenip dayanarak çalışmak, müşavere ile iş ve değer üretmek.
14 – Kendi içimizden çıkan idarecilere itaat etmek, doğrularını tasdik etmek, yanlışlarını düzeltmek.
15 – Üstünlüğün herhangi bir şeydeki çoklukta değil, Allah’ın beğeneceği ve destek vereceği bir inançta ortaya çıkacağına inanmak. Allah hakkında asla ümitsizlik beslememek.
16 – Başımıza gelen her musibette önce kendimizi hesaba çekmek, kendimizdeki kusurları arayıp düzeltmeye çalışmak. Allah’ın yazdığından başkasının vukuu bulmayacağına inanarak zorluklara sabır ve tahammül göstermek.
17 – Örfü / güzelliği emretmek, kötülüğe engel olmaya çalışmak.
18 – Sünnetullah kaidelerini araştırmak, araştırılmasına katkı sağlamak, bu yolda her türlü tabu ve tutuculuktan uzak durarak bilimsel verilere değer vermek.
19 – Elde edilen / elimizde bulunan her türlü kolaylaştırıcı hayrı tüm insanlığın hizmetine sunarak, din, dil, ırk, sınıf gibi hiçbir ayrım gözetmeksizin, tüm iş ve söylemimizde bütün insanlar için en hayırlı bir topluluk olmayı hedeflemek.
Kuran Okumak…
Ara 24th

Sorulan soru şu: İnsanların Kuran’ı Arapça okumasında ne mahsur var ? Yahut, anlayacağı şekilde Arapça öğrenmesinde…
Bir insan Kuran’ı daha iyi anlamak için Kuran Arapçasını (okumasını değil / dilini) öğrenme gayretinde olursa ona kim ne diyebilir ? Onu kim kötüleyebilir ? Bu elbette azmedilecek en zahmetli, güzel işlerden olur. Artık bu kişinin işi yabancı dil öğrenmek değil, bir nevi ibadet olur. Çünkü Kuran en büyük ibadetten de büyüktür. Onunla meşkul olanlara ne mutlu…
Ancak, Kuran Arapçası “dilini” öğrenme gayretinde olmayıp ta, Arap alfabesini öğrenen, Kuran’ı anlamadığı bir dilde, anlamadığı bir vaziyette okuyup ta, iş ve değer ürettiğini, Kuran okuduğunu zannedenlerin vay haline…
Aynı namazlarından gafil kimseler gibi onlar da Kuran’dan gafil kalanlardır.
Allah, “Andolsun ki bu Kuran en mühim bir haberdir” buyurdu. Şimdi Arapça bilmeyen biri Suud radyosundan haber dinlese ne anlarsa, Kuran’dan da onu anlamış olur.
Bu halde Kuran ne işe yarar ? Şu işe yarar: Orada duyduğu herhangi bir kelimeden çocuğuna bir isim verir ve soranlara “Kuran’da var” der.
Yahut gider ölüsüne okur. Halbuki okuduğu şeyin için de “… diri olanları uyarman için indirdiğimiz bu Kitap” tabiri yer alır. Yahut ondan bazı kelimeleri alır da nuska diye takar. Yahut, ondan bazı kesitler okur, tılsımlı sözlerin koruyuculuğuna sığınır. Bunu da Allah’a sığındığını zannederek yapar. Devamını Okumak için »
ÖNCELİKLER ÇATIŞMASI
Ara 17th

Her insanın hayatında, davranışlarında, söylediklerinde öne çıkan şeyler onun öncelikleridir. Kimi şeyler vardır, olsa da olur olmasa da… Ama bazı şeyler onun için olmazsa olmazlardır.
İnsanların önceliklerinin olması gibi Allah’ın da öncelikleri vardır. Allah’ın önceliklerini de ancak Kuran’dan öğrenebiliriz.
Kuran altıbin altıyüz küsur ayetinde neyden bahsediyor ? Neyi emredip, neyden sakındırıyor ? Hangi konuları üstüne basa basa vurguluyor yahut hangi konulara üzerinde fazlaca durmadan değinip geçiyor ?
Kuran öncelikler hususunda, ilginç veriler sunar. Mesela, Ashab-ı Kehf’in kaç kişi olduğu hususunda Yahudilerin giriştiği münakaşayı eleştirir. Bunu gaybı taşlamak olarak nitelendirir. Normalde bizlerin tarihi bir merak içerisinde öncelediğimiz şeylere hiç değinmez. Hz. İbrahim’le tartışmaya girişen kişinin adını vermez. Ama biz, Tevrat’tan, Hadislerden onu Nemrut diye tanırız. Bu hadiseyi anarken, anlatırken Nemrut adı ağzımızdan dökülür. Halbuki, onun kim olduğu çok önemli olsa idi elbette Allah onu ismiyle vasıflandırırdı. Devamını Okumak için »



Ne Dediler