Archive for the ‘Allah'ın Kevni Ayetleri’ Category.
1st Haziran 2008, 11:08 am
Aşırı avlanma, köpekbalıklarının soyunun tükenmesi tehlikesini ortaya çıkardı
Uluslararası Doğa Koruma Birliği’nin (IUCN)’nin 21 köpekbalığı türü üzerindeki araştırmasına göre, köpekbalıkları, son derece değerli olan yüzgeçleri yüzünden yapılan düzensiz avlanmalardan zarar görüyor.
Uzmanlar, Asya hükümetlerinden, bu hayvanların avlanmalarına derhal bir sınırlama getirmeleri istendi. Sapan köpekbalığı ve dik burun köpekbalığı gibi türlerin hepsinin tehdit altında bulunduğu belirtildi.
IUCN, bu tehdit yüzünden bu yılki ‘kırmızı liste’ye 7 köpekbalığı türünün daha ekleneceğini kaydetti.
Köpekbalığı türlerinin yok olmasının, okyanuslardaki doğal dengeyi bozacağı için diğer türlerin de ölmesine yol açabileceği belirtiliyor.
28th Mayıs 2008, 10:43 am
Bilim adamları bakterilerin genleriyle oynayarak ilk “yaşayan bilgisayarları” yapmayı başardılar.
Bilim adamları bakterilerin genleriyle oynayarak ilk “yaşayan bilgisayarları” yapmayı başardılar.
Amerika’dan bilim adamları, bakterilerin genlerini değiştirerek “yaşayan bilgisayar” yaptı. Araştırma, bu tür bilgisayarların kullanışlı olduğu kadar, veri saklama ve genetik mühendisliği için de uygulanabilir olduğunu gösterdi.
Kuzey Carolina ve Batı Missouri Devlet Üniversitesi’nden matematikçilerin ve biyologlar, E.koli bakterisine genler ekleyerek, “yanık krep” adı verilen matematik problemini çözmeyi başardılar.
Bu matematik problemi farklı boyutlarda ve yanık bir bölümü olan krepleri içeriyor. Soru ise, bu krepleri, yanık kısmı üst tarafa gelecek şekilde en büyük altta olacak şekilde “en az hamleyle” sıralamak. Okumaya devam edin ‘Canlı bilgisayar yapıldı’ »
24th Mayıs 2008, 02:45 am
Yüzeyinin yüzde 55 kadarı daha önce hiç gözlemlenmemiş olan Merkür’ün Ay’a benzediği düşünülüyordu, ancak hiç de öyle olmadığı, çok dinamik bir gezegen olduğu belirlendi…
Amerikan uzay aracı “Messenger” (Ulak), gönderdiği yüzlerce fotoğrafla Güneş sisteminin en küçük gezegeni Merkür’ün (Utarit) bilinmeyen yüzünü gösterdi.
Bilim adamları, 14 Ocak’ta Merkür’ü sıyırarak geçerken gezegenin fotoğraflarını çeken uzay aracının gönderdiği verileri şaşırtıcı buldu.
“Carnegie” enstitüsünden Sean Solomon, “Yüzey şekilleri, atmosfer ve manyetosferle ilgili bilgiler bizi şaşırttı, çünkü Merkür beklediğimiz gibi çıkmadı. Ay’a benzediğini düşünüyorduk, ama hiç de öyle olmadığını anladık” dedi.
Solomon, ilk bakışta Ay’ı andıran Utarit’in aslında “çok dinamik bir gezegen” olduğunun anlaşıldığını, gezegende volkan ve manyetosfer faaliyetlerinin çok fazla olduğunu belirtti. (Manyetosfer, güneşten gelen hızlı parçacıkların oluşturduğu plazma akımının, gezegenin manyetik alanının etkisiyle saptırılarak engellendiği bölge.)
Okumaya devam edin ‘Merkür’ün bilinmeyen yüzü’ »
22nd Mayıs 2008, 02:31 am
ANKARA - NASA’da görevli bilim adamları Amerikan Jeofizik Birliği’nin bir toplantısında yaptıkları açıklamada, Spirit’in inceleme yaptığı bir toprak parçasında, mikrobik yaşam için geçmişte mükemmel bir çevrenin kanıtlarının bulunduğunu düşündüklerini belirttiler. Mars robotunun bulduğu tortuların büyük olasılıkla, sıcak kaynak suyu veya buhar volkanik kaya ile temasa geçince oluştuğunu söyleyen Mars robot programında görevli bilim adamlarından Steve Squyres, Dünya’da bu tip yerlerin bakteriyle dolu olduğunu anımsatarak, “Bu bizi çok heyecanlandırıyor” diye konuştu.
NASA’nın robot programında görevli araştırmacılar, Mayıs ayında, Mars toprağında normalden daha parlak görünen bir toprak parçası üzerinde çalıştıklarını açıklamışlardı. İncelemeleri sonunda buranın, camın ana maddesi olan silisyum açısından zengin bir toprak olduğunu belirten araştırmacılar, Spirit ile bu toprak parçası üzerinde ve yakındaki kayalarda, fazladan kanıt için incelemelerini sürdüreceklerini bildirmişlerdi. Okumaya devam edin ‘Mars mikrobik yaşam için mükemmel’ »
21st Mayıs 2008, 05:52 pm
Avustralyalı ve ABD’li bilim adamları ilk kez soyu tükenmiş bir tür olan Tazmanya kaplanının (thylacine) DNA’sını, yaşayan bir organizma olan fare embriyosunda kullandı.
Melbourne Üniversitesi ve Texas Üniversitesinden bilim adamları, Tazmanya kaplanının DNA’sının canlı bir organizmada harekete geçmesi için yapılan çalışmada, bir müzede etanol içinde saklanan 100 yaşındaki Tazmanya kaplanından alınan Col2A1 geninin bir kıkırdağın içinde üretilen fare embriyosuna enjekte edildiğini belirtti.
Uluslararası bilim dergisi PLoS ONE’da yayımlanan araştırmaya katılan Melbourne Üniversitesinden Andrew Pask, Col2A1 geninin büyüyen kıkırdakta ve faredeki kemik gelişiminde benzer bir işlev gördüğünü belirterek, genin kıkırdak dokusunda ürediği, bunun, DNA parçasının Tazmanya kaplanının iskeletinin oluşmasında gerçekten önemli olduğunu gösterdiğini söyledi. Okumaya devam edin ‘Tazmanya kaplanının soyu canlandırılıyor’ »