Yeni Site: Evvab İnsan
Değerli Şahin Şenel’in araştırma ve makalelerinden oluşan sitenin, tüm Kuran bağlılarına hayırlar getirmesini temenni ederim.
Kısa zamanda zenginleşen içeriğinin yazın hayatımıza farklı bir bakış getireceğine inanıyorum.
www.aliaksoy.net
Archive for the ‘Haber’ Category.
Değerli Şahin Şenel’in araştırma ve makalelerinden oluşan sitenin, tüm Kuran bağlılarına hayırlar getirmesini temenni ederim.
Kısa zamanda zenginleşen içeriğinin yazın hayatımıza farklı bir bakış getireceğine inanıyorum.

Ey ötelerden, derin derin gözetleyen !
Ey fişleyip arşivleyen !
Haberlerin bana ulaşıyor.
Demek “gidişimiz gidiş değilmiş”,
Demek, “gözetim altındaymışız”,
Sen gözetleyedur ! Allah da sizi gözetliyor !
Sen tuzaklar kur ! Allah da tuzak kurar !
Endişeni anlıyorum.
Ama yapacak bir şey yok.
Hak geldi, batıl yok olmak zorunda…
Hoşunuza gitmese de…
Elbette ortaya çıkıp kıyam edeceğiz,
Elbette hayra salat edenleri bir araya toplayacağız!
Elbette gerçeği getireceğiz de, cemaatleriniz, tarikatlarınız, sözde din(ci) şaklabanlarınız en derin inkılapla sarsılacak !
Elbette sağcı ve solcu dogmalarınız ve diğer uydurup buyurduğunuz her şey yıkılıp gidecek !
Elbette halkı uyaracağız.
Elbette bu Kuran’la büyük bir mücahade yürüteceğiz !
Elbette, insanlar için en büyük şeytanın ileri gelenler olduğunu söyleyeceğiz !
Elbette “iyilerin milletini” öğütleyeceğiz de, ezberletilmiş / öğretilmiş düşmanlıkları kaldıracağız !

Akdeniz Havzası’ndaki kuş türleri küresel ısınma nedeniyle daha soğuk iklimlere göç edebilirler.
İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Akdeniz Havzası’ndaki ülkelerde yaşayan kuş türleri, havadaki 3 derecelik ısınma senaryosuna göre bulundukları yerden 550 kilometre Kuzeydoğu’ya göçebilir.
İngiltere’deki Bird Life International tarafından yapılan araştırmada, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Akdeniz Havzası’ndaki ülkelerde yaşayan kuş türlerinin, havadaki 3 derecelik ısınma senaryosuna göre bulundukları yerden 550 kilometre uzaklaşabileceği bildirildi.
Doğa Derneği Proje Sorumlu Eray Çağlayan, yaptığı açıklamada, İngiltere’de doğa ve çevrenin korunmasına yönelik faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşunun, “Avrupa’nın Üreyen Kuşları İklim Atlasının Bulguları” raporu hazırladığını söyledi. Okumaya devam edin ‘Küresel ısınma kuşları yerinden edebilir’ »
MSN Messenger hayatımızın bir parçası. Peki, Messenger şifreniz çalınırsa ”nasıl” geri alacaksınız?
Günümüzde internet kullanıp, MSN Messenger hesabına sahip olmayan çok az insan vardır. Bazen iş için, bazen de eğlence için kullandığımız MSN Messenger’a, bu sebepten dolayı pek çok farklı yerde girmek durumda kalıyoruz.
İşte risk burada başlıyor. yabancı yerlerde ne kadar çok Messenger’ı kullanırsanız, şifrenizi çaldırma ihtimaliniz o kadar çok yükselir. Örneğin kullandığınız yabancı bilgisayarda virüs varsa ya da bir internet kafedeyseniz yanınızda oturan kötü niyetli biri, klavye tuşlarınızı izleyerek rahatça şifrenizi çalabilir.
Genelde insanlar şifreleri çalındığında yapılacak bir şey olmadığını düşünüp, yeni bir kullanıcı hesabı açarlar ve o hesap ile devam ederler. Aslında MSN Messenger şifrenizi geri almak çok basittir. Eğer hafızanız bir kuvvetli ve İngilizce biliyorsanız(çevrenizde bilen biride olabilir) birkaç mail atarak şifrenizi geri alabilirsiniz. Fakat attığınız mailler mutlaka İngilizce olmalıdır. Sebebi ise Microsoft’un hala Türkçe destek birimi bulunmaması.

“Mu’cize”nin en yaygın tarifi “insanların, izahında acze düştüğü olaylar veya olgular” diye bilindiğine göre, izahında güçlük çekilen her olay veya olguya “mu’cize” demek kolaylaşır.
Fakat olayların izahı; toplumların fikrî seviyelerine ve geçmişteki tecrübe ve gözlemlerinin zenginliğine göre çok farklılık arzeder. Geçmişinde hiçbir “deprem” tecrübesi yaşamamış bir toplum için, yaşayacağı “ilk deprem”, izahsızdır ve çok “özel”dir. Bunun gibi bir “med-cezir” hadisesi, bir “güneş tutulması” ya da çok az tekrarlanan veya her yerde görülemeyen bir tabiat olayı, ilk müşahidi toplumlar için özel ilahî müdahalelerdir ve izahsızdır. Ancak bu olaylar tekrar tekrar yaşandığı takdirde kanıksanmaya ve alelade görünmeye başlarlar. Günümüzde bir “yanardağ püskürmesi”nin ya da bir “deprem”in alelade (tabiî) birer olay olarak algılanmaları gibi…
Demek ki mu’cize anlayışı toplumdan-topluma değişebilir. Bugün bile, bir illüzyonistin, hilesine vakıf olamadığımız (yani izah edemediğimiz) bir gösterisi karşısında heyecanlanırız. Bir insanın testere ile ortadan ikiye kesilmesi ne kadar heyecan vericidir! Bereket versin ki, günümüzdeki illüzyonistler bu marifetlerinin hilesini de açıklama alçak-gönüllülüğünü göstererek izleyicilerini rahatlatmaktadırlar.
Okumaya devam edin ‘Mucize Anlayışı Üzerine - Hikmet Zeyveli’ »

Merhaba Ali abi,
Tam bir aydır bekliyorum sitede bu seneki olimpiyatlar hakkında bişeyler yazacakmısın diye ama yok. Bana İsa Yusuf’tan sonra Doğu Türkistan davasını sevdiren ikinci kişi olan Ali Aksoy’un bu konuda sitesinde bir boykot yazısı kaleme almasını bekledim ama ensonunda bu sitedeki bu eksikliği kendim tamamlamaya karar verdim.
Yıllar boyu her olimpiyat organizasyonunda mutlaka bir boykot yaşanırdı. Bazı ülkelerin sporcuları olimpiyatları düzenleyen ülkeden dolayı bu organizasyonu boykot ederdi. Tarihinde ilk kez boykot görmeyen organizasyon 2000 sidney oldu. Sonra arkasından 2004 Atina’da boykot görmedi. Fakat bu demek değil ki daha sonrakiler de boykot edilmeyecek. Bu seneki olimpiyat oyunlarını düzenleyen ülkenin zaten kendisi başlı başına bir boykot konusu. Acaba bu ülkeye bu organizasyon görevini verenler olimpiyat ruhunun, anlamının ne olduğunu bilmiyorlar mı? Unuttular mı? Ya da görmezlikten mi geldiler. Bildiğim kadarıyla olimpiyat barışın ve kardeşliğin simgesidir. Ya da bize öyle öğretildi. Fakat bu seneki organizasyonun ev sahibi çok rahat bir şekilde insan haklarını ihlal edebiliyor. Nerede şimdi bu uygar dünya, nerede bu insan hakları savunucuları ? Hepsi de bir yerlere saklandılar herhalde. Peki ya sporculara ne demeli? Güya kardeşlik mesajı verdiler. Şu Rus ve Gürcü sporculardan bahsediyorum. Savaş devam ederken madalya törenine çıkan iki sporcudan. Ama bu mesajı, o insaniyet duygusunun hiç yaşanmadığı bir ülkede verdiler. Komik olan işte bu.

Ben bizim Türk sporcularından böyle bir boykotu beklerdim. Çünkü bizim sporcularımız olimpiyat için bu ülkede iken soydaşlarımız Urumçi’de katledildi ve sporcularımız hala bu ülkede. Her neyse sözü fazla uzatmaya gerek yok bu defa bizim tarafımızdan boykot edilmesi gereken bir olimpiyat organizasyonu…

Malesef anadolu dışındaki soydaşlarımızı tanımayan sporcularımız tarafından boykot edilmedi. Nacizane ben bu seneki oyunların hiç bir müsabakasını seyretmedim. Olup bitenden de haberim yok. Gerekmez de zaten. Sadece etrafımdan duyduğuma göre madalya sayımız azmış. Galiba bedduam da tuttu. Boykot etme cesaretini gösteremeyen bu sporcular inşallah başarılı da olamaz demiştim. Bunu spor faaliyetlerini bir milli mesele yapan insanların beni hainlikle suçlayacağını bile bile ve tüm içtenliğimle söylüyorum ki böyle bir duada bulundum.
Ali abicim bu yazmış olduğum yazıyı irtibat halinde olduğun her türlü yayın organında kulnırsan sevinirim. En azından bu seneki oyunların birileri tarafından boykot edildiği bilinsin istiyorum.
Ben de bu yazı ile Tanrıdağa bir hac başaltıp mermiler değil belki ama kelimelerle şeytan taşladım. Saygılarımla. Allah’aa emanet ol.
Veli KOÇ
DEĞERLİ HANİF MÜSLÜMANLAR
ALLAH ODAKLI VE KURAN MERKEZLİ İMAN EDENLER…
RESULLERİN TAKİPÇİLERİ
Hanif Müslümanlığı yaşamımızın özü ve temeli haline getirme yolculuğumuzda, her daim birbirimiz ile güzellikleri paylaştık.
Birbirimizden ne kadar uzak olsak ta, fazlası ile yakınlaştık.
Aramızdaki kilometreler ve mesafeler, gönüllerimizin aynı SÖZ ile şahlanmasını engelleyemedi.
İnandığımız gerçeklerin üzerimize yüklediği sorumluluklardan hiçbir zaman kaçmadık. Her daim üzerine gittik. Yürüdük…
Bildik ki, varlığımız Rahmanın dilemesi ile vücud buldu. O’nun dilediği çizgiden yürümek, doğrudan şaşmamak adına vahye sarılmak tı davamız.
İşte bu gerçekliğin gölgesine, varlığımızı bütün kılmak adına BİR ARAYA geliyoruz…
Tüm Hanif Müslümanları, Kuran Erlerini, Kuran Davetçilerini bu Birlikteliğe bekliyoruz….
Kuran Eri olmak, Gerçeğin izinden asla korkmadan ve çekinmeden yürümektir.
Alemlerin Rabbi olan Allah, bu hayırlı birlikteliği daim etsin inşaAllah.
GELENEKSEL AKIL ve KURAN SEMPOZYUMU ‘’BÜYÜK BULUŞMA’’
ORGANİZASYONUNA, TÜM KURAN ERLERİ DAVETLİDİR…
Hanif Müslümanlar
Adam öldürmüş, ciddi yaralanmalara karışmış suçlularla yapılan araştırmalarda, suçluların yüzde 50’sinde dikkat eksikliği ve hiperaktivite olduğu gözlenmiş.
Yaklaşık 30 yıldır dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) konusunda çalışan Kanada Toronto Üniversitesi Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Kliniği Direktörü Prof. Dr. Atilla Turgay, bir beyin hastalığı olan dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun, büyük oranda kalıtsal olduğunu belirterek, “Anne ya da babadan herhangi birinde hastalık varsa çocukta olma olasılığı 3’te bir. Eğer her ikisinde varsa yüzde 50” dedi.
Hastalığın sadece çocuklara özgü olmadığını, ABD’de bütün toplumu tarayarak yapılan bir araştırmada, erişkinlerin yüzde 4,4’ünde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu saptandığını kaydeden Prof. Dr. Atilla Turgay, bir başka araştırmaya göre de gençlerin yüzde 6’sında bu rahatsızlığın belirlendiğini ifade etti. Okumaya devam edin ‘Dikkat eksikliği nelere yol açabilir?’ »