Sağlık

Kanser genleri kapatılacak

Kanser genleri kapatılacakGenlerin elektrik düğmesi gibi çalışan RNA molekülüyle kanser olduğu yerde kalacak, metastaz yapamayacak. Yani oradan oraya zıplayan agresif kanser hücresi uysallaştırılıp hapsedilecek.
RNA interferansı yani RNA düzenleyici moleküller, onkolojide son yılların en önemli gelişmelerinden biri olarak görülüyor.

Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Demir bu gelişmeyi, “Önümüzdeki 3-5 yıl içinde RNA’ya yönelik tedavi ajanları geliştirilecek ve en önemli silahlarımızdan biri olacak” şeklinde özetliyor. Devamını Okumak için »

Çocuğunuzda domuz gribi varsa…

cocugunuzda-domuz-gribi-varsaÇocuklar virüsü erişkinlere göre daha çabuk kapıyor ve daha çok yayıyor. Çocuğunuz domuz gribi olduysa ne yapacağınızı, hangi belirtilerde acilen sağlık kuruluşuna gitmeniz gerektiğini biliyor musunuz?

Acıbadem Maslak Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Sesin Kocagöz, bu belirtileri şöyle sıralıyor: Devamını Okumak için »

İşkencesiz sorgulama ‘verimli’ olur mu?

İşkencesiz sorgulama 'verimli' olur muABD yönetimi işkence yoluyla alınan istihbarat bilgilerinin sağlıklı olup olmadığı ve bilimsel olarak işkencesiz ve verimli sorgulama tekniklerinin tespiti için çalışma başlattı.

Günümüzün Beyaz Saray yönetimi selefi Bush’un icraatleriyle arasına mesafe koymaya çalışırken, bu kapsamda gündeme gelen CIA sorgulama yöntemleri bilimcilerin ilgi alanında da girmiş görünüyor. Obama’nın adamları şimdilerde, şiddet uygulayan aşırı gruplara mensup kişilerden soruşturma sırasında azami bilgi alabilmenin ‘bilimsel olarak başarısı kanıtlanmış’ yöntemlerini arıyor.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada farklı sorgulama yöntemlerine ilişkin verimlilik karşılaştırmasının yapılacağı ayrıntılı ve ‘bilimsel’ bir araştırma programı başlatıldığı duyuruldu. Bu aşamada ilgili çevrelerde dile getirilen soru, ‘en uygun sorgulama tekniği’ninin hangisi olduğuna karar vermede bilimin ne ölçüde yardımcı olabileceği. Devamını Okumak için »

Sigarayı Bırakmanın Kolay Yolu – Belgesel


Küresel ısınma kuşları yerinden edebilir

Akdeniz Havzası’ndaki kuş türleri küresel ısınma nedeniyle daha soğuk iklimlere göç edebilirler.

İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Akdeniz Havzası’ndaki ülkelerde yaşayan kuş türleri, havadaki 3 derecelik ısınma senaryosuna göre bulundukları yerden 550 kilometre Kuzeydoğu’ya göçebilir.

İngiltere’deki Bird Life International tarafından yapılan araştırmada, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Akdeniz Havzası’ndaki ülkelerde yaşayan kuş türlerinin, havadaki 3 derecelik ısınma senaryosuna göre bulundukları yerden 550 kilometre uzaklaşabileceği bildirildi.

Doğa Derneği Proje Sorumlu Eray Çağlayan, yaptığı açıklamada, İngiltere’de doğa ve çevrenin korunmasına yönelik faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşunun, “Avrupa’nın Üreyen Kuşları İklim Atlasının Bulguları” raporu hazırladığını söyledi. Devamını Okumak için »

BÜYÜK BULUŞMA – AKIL ve KURAN SEMPOZYUMU

Akıl ve Kuran Sempozyumu

DEĞERLİ HANİF MÜSLÜMANLAR

ALLAH ODAKLI VE KURAN MERKEZLİ İMAN EDENLER…

RESULLERİN TAKİPÇİLERİ

Hanif Müslümanlığı yaşamımızın özü ve temeli haline getirme yolculuğumuzda, her daim birbirimiz ile güzellikleri paylaştık.

Birbirimizden ne kadar uzak olsak ta, fazlası ile yakınlaştık.

Aramızdaki kilometreler ve mesafeler, gönüllerimizin aynı SÖZ ile şahlanmasını engelleyemedi.

İnandığımız gerçeklerin üzerimize yüklediği sorumluluklardan hiçbir zaman kaçmadık. Her daim üzerine gittik. Yürüdük…

Bildik ki, varlığımız Rahmanın dilemesi ile vücud buldu. O’nun dilediği çizgiden yürümek, doğrudan şaşmamak adına vahye sarılmak tı davamız.

İşte bu gerçekliğin gölgesine, varlığımızı bütün kılmak adına BİR ARAYA geliyoruz…

Tüm Hanif Müslümanları, Kuran Erlerini, Kuran Davetçilerini bu Birlikteliğe bekliyoruz….

Kuran Eri olmak, Gerçeğin izinden asla korkmadan ve çekinmeden yürümektir.

Alemlerin Rabbi olan Allah, bu hayırlı birlikteliği daim etsin inşaAllah.

GELENEKSEL AKIL ve KURAN SEMPOZYUMU ‘’BÜYÜK BULUŞMA’’

ORGANİZASYONUNA, TÜM KURAN ERLERİ DAVETLİDİR…

DETAYLI BİLGİ İÇİN :

www.hanifler.com

Hanif Müslümanlar

Dikkat eksikliği nelere yol açabilir?

Adam öldürmüş, ciddi yaralanmalara karışmış suçlularla yapılan araştırmalarda, suçluların yüzde 50’sinde dikkat eksikliği ve hiperaktivite olduğu gözlenmiş.

Yaklaşık 30 yıldır dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) konusunda çalışan Kanada Toronto Üniversitesi Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Kliniği Direktörü Prof. Dr. Atilla Turgay, bir beyin hastalığı olan dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun, büyük oranda kalıtsal olduğunu belirterek, “Anne ya da babadan herhangi birinde hastalık varsa çocukta olma olasılığı 3’te bir. Eğer her ikisinde varsa yüzde 50” dedi.

Hastalığın sadece çocuklara özgü olmadığını, ABD’de bütün toplumu tarayarak yapılan bir araştırmada, erişkinlerin yüzde 4,4’ünde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu saptandığını kaydeden Prof. Dr. Atilla Turgay, bir başka araştırmaya göre de gençlerin yüzde 6’sında bu rahatsızlığın belirlendiğini ifade etti. Devamını Okumak için »

Klavyede klozetteki kadar bakteri var

Bilim adamları, klavyelerde bakteri üremesinin en önemli sebebinin, kullanıcıların bilgisayar başında yemek yemesi olduğunu kaydetti ve dökülen kırıntıların bakterilerin üremesine yol açtığını ifade etti.
Anketler, her 10 kişiden birinin asla klavyesini temizlemediğini gösteriyor.

İngiliz bilim adamlarının yaptığı araştırmalar, bilgisayar klavyelerinde, klozetteki kadar bakteri bulunduğunu ortaya koydu.

Bilgisayar klavyelerinde bulunan milyonlarca bakterinin kullanıcılarda ishal, kusma ve benzeri pek çok rahatsızlığa yol açabildiğine dikkat çeken bilim adamları, mikrobiyologların sonuçları “Which?” adlı dergide yayımlanan araştırmalarının, klavyelerde bulunan bakterilerin arasında koli basili ve enfeksiyonlara yol açan Staphylococcus aureus bakterilerinin de bulunduğunu gösterdiğini bildirdi.

33 ayrı klavyeyi inceleyen bilim adamları, klavyelerin üzerindeki bakterilerle klozet ve tuvaletlerin kapı kollarında bulunan bakterileri karşılaştırdı. Devamını Okumak için »

Ağaçlı sokaklar, astım oranlarını düşürüyor

Ağaçlı sokakların, çocuklarda astım oranlarını düşürdüğü gözlendi. Araştırmacılar, buna ağaçların havanın kalitesine etkisi veya ağaçlar nedeniyle çocukların dışarıda oynamaya daha istekli olmasının neden olabileceğine inanıyor…

ABD’nin New York kentinde Columbia Üniversitesi’nin yaptığı araştırma, yaşları 4 ve 5 olan çocuklardaki astım oranlarının, her kilometre kareye 343 adet fazladan ağaç düştüğünde yüzde 25 azaldığını gösterdi.

Araştırmacılar, astım oranlarındaki düşüşe, ağaçların havanın kalitesine etkisi veya ağaçlar nedeniyle çocukların dışarıda oynamaya daha istekli olmasının neden olabileceğine inanırken, gerçek sebebin henüz netleşmediğini belirtti.

Sonuçları “Epidemiology and Community Health” dergisinde yayımlanan araştırma sırasında hava kirliliğine yol açan kaynaklar, refah seviyesi ve nüfus yoğunluğunun hesaba katıldığı, bu durumda, sokaktaki ağaç sayısının, hastanede tedavi gerektirecek kadar ciddi astım hastası olan çocuklarda etkisinin olmadığı görüldü. Devamını Okumak için »

Kanserli hücreler 5 günde yok oldu!

Dr. Pao, EGFR adlı akciğer tümörünün yalnızca beş günde bir ilaçla iyileştiğini belgelemiş. Kanser tamamen yok olmadığı için hasta sürekli ilaç almak zorunda..

BAŞLARKEN
Dünya Sağlık Örgütü kanser vakalarının artacağına dair uyarılarda bulunuyor. Ama hemen panik olmayın, dünyada binlerce merkezde korkularımızı hafifletecek buluşlar yapıyor. Yeni gelişmeleri öğrenmek için Amerika’nın en önemli kanser merkezlerinde araştırmalar yaptık. New York’ta kanser konusunda çalışma yapmak için özel bir gökdelen hazırlanmış. Burada denenen yeni tedavi yöntemleriyle hastaların ömrü uzatılıyor. Memorial Soan- Kettering Kanser Merkezi’ne bağlı dünyanın en büyük araştırma laboratuvarı tam 22 katlı. Çok özel araştırma laboratuvarlarının bulunduğu merkez kapılarını SABAH’a açtı. Dünyanın referans merkezlerinden biri olarak kabul edilen bu merkeze, kız arkadaşını meme kanserinden kaybettikten sonra büyük yatırım yapan Laurance Rockefeller destek vermiş. General Motors kansere karşı savaş için 10 milyon dolarlık bağışta bulunmuş. Devamını Okumak için »

Sudaki zehri toplayan kumaş üretildi

(Haber Alemi) Hacettepe Üniversitesi Kimya Bölümü ile Japon Atom Enerjisi Ajansı’nın birlikte yürüttüğü araştırma projesinde üretilen kumaş, sudaki arsenik, uranyum, nitrat gibi zehirli metalleri topluyor. Araştırmada, radyasyonla ışınlanan kumaşlar, hedeflenen metali suya kimyasal madde bırakmadan kıskaç gibi yakalıyor. Toplanan metaller daha sonra laboratuvarda ayrıştırılıp kullanılabiliyor. Araştırmacılar, hem suyu temizleyen hem de değerli metalleri geri kazandıran çevreci kumaşın patenti için Japon Patent Enstitüsü’ne başvurdu.


Metali ‘kıskaç’ gibi çekip alıyor
Devamını Okumak için »

Uykusuz kalmak beyinde kesintiye neden oluyor

Sadece bir gece bile uykusuz kalmak beyinde elektrik kesintisine benzer anlık kesilmelere neden oluyor. ABD’li uzmanların yürüttüğü araştırma, uykunun insan hayatındaki önemini işte bu cümleyle ortaya koydu.
Araştırmaya göre, uykusuz kalan insanlar uyku ve uyanıklık hali arasında kısa gezintiler yapıyor, dikkatlerini yoğunlaştırmada da güçlük çekiyorlar.

Uyku, insanoğlu için sadece bir dinlenme yolu değil vücudun yenilenmesi için de çok önemli bir süreç…

Pensilvanya Üniversitesi’nde görevli bilimadamlarının yaptığı bir araştırma, uykusuzluğun beynin işlevlerini nasıl olumsuz etkilediğini gösterdi. Devamını Okumak için »

Küre Isınırken Türkiye Soğuyacak

 

(Haber Alemi) İTÜ Yer Bilimleri Enstitüsü, IPCCnin (Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli) araştırmalarından yola çıktı, Türkiyenin en büyük bilgisayarı “Anadolu”nun yardımıyla 21. yüzyıl Türkiye iklim projeksiyonunu çıkardı.

Proje başkanı Prof. Mehmet Karaca anlatıyor…

“Yarından Sonra” yani “The Day After Tomorrow”, küresel ısınmanın getirebileceği sonuçları en kötümserinden ve en hızlandırılmış tarafından anlatan Amerikan yapımı bir bilim kurgu filmiydi.

2004 yapımı filmde dünyanın buzul çağına girdiğinin hissedilmesinin hemen ardındaki 24 saat içinde New York önce sular altında kalıyor ardından da denizin Özgürlük Heykeli’nin yanından yürünebilecek kadar donması konu alınıyordu.

Başta da dedik ya bu en hızlandırılmış, en kötümser senaryo. Zira İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü İklim ve Deniz Bilimleri Anabilim dalı öğretim üyesi Prof. Mehmet Karaca’ya göre, böyle bir sirkülasyon olabilmesi için en az 1300-1400 yıl gerekiyor; o da Golfstream’den gelen sıcak su akıntısı kesilirse… Üstelik “En basitinden İngiltere’nin tamamen soğuması Türkiye’nin de soğuyacağı anlamına gelmiyor” diyor Karaca. Devamını Okumak için »