Kişisel Gelişim

Sana Neyi İnfak Edeceklerini Sorarlar – Recep İhsan Eliaçık

Günümüzde hidayete eren birisi için “Bir görsen baştan aşağı değişmiş; sakal bırakmış, cübbe ve sarık giymiş, saçının telini göstermiyor, kadınların elini sıkmıyor, haremlik selamlık uyguluyor” vs. dendiğini çok duymuş ve görmüşsünüzdür.

Demek “hiyadet coşkusu” böyle yaşanıyor.

Vatandaş müzikle uğraşıyorsa muziği, sinemayla uğraşıyorsa sinemayı, tiyatroyla uğraşıyorsa tiyatroyu ve dahi her ne şeyle uğraşıyorsa onu bırakıyor. Bunların hepsini “cahiliye dönemim” diyerek kestirip atıyor. İçki, zina, kumar vs.’yi anlarım da bunları niye bırakırlar hala anlayabilmiş değilim. Öteden beri bu işte bir terslik var diye düşünmüşümdür… Devamını Okumak için »

İşkencesiz sorgulama ‘verimli’ olur mu?

İşkencesiz sorgulama 'verimli' olur muABD yönetimi işkence yoluyla alınan istihbarat bilgilerinin sağlıklı olup olmadığı ve bilimsel olarak işkencesiz ve verimli sorgulama tekniklerinin tespiti için çalışma başlattı.

Günümüzün Beyaz Saray yönetimi selefi Bush’un icraatleriyle arasına mesafe koymaya çalışırken, bu kapsamda gündeme gelen CIA sorgulama yöntemleri bilimcilerin ilgi alanında da girmiş görünüyor. Obama’nın adamları şimdilerde, şiddet uygulayan aşırı gruplara mensup kişilerden soruşturma sırasında azami bilgi alabilmenin ‘bilimsel olarak başarısı kanıtlanmış’ yöntemlerini arıyor.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada farklı sorgulama yöntemlerine ilişkin verimlilik karşılaştırmasının yapılacağı ayrıntılı ve ‘bilimsel’ bir araştırma programı başlatıldığı duyuruldu. Bu aşamada ilgili çevrelerde dile getirilen soru, ‘en uygun sorgulama tekniği’ninin hangisi olduğuna karar vermede bilimin ne ölçüde yardımcı olabileceği. Devamını Okumak için »

Sosyal ağlarda işverenle çalışan karşı karşıya

Sosyal ağlarda işverenle çalışan karşı karşıyaİnternetteki sanal topluluk ağlarının sayısı günden güne artarken, ofis çalışanlarının bu ortamdaki etkinlikleri kurum yöneticileriyle çalışanları karşı karşıya getirmeye başladı.

ABD’de yapılan araştırmaya göre işveren ve üst düzey yöneticilerin çoğunluğu çalışanlarının sosyal paylaşım sitelerindeki faaliyetlerini ‘kurumsal itibara zarar verici” olarak nitelendirirken, çalışanlar sanal da olsa sosyal paylaşım faaliyetlerine yöneticilerin karışmaması gerektiği kanısında. Devamını Okumak için »

Sigarayı Bırakmanın Kolay Yolu – Belgesel


Tanrı Türk’ü korur mu?

Tanrı Türk’ü korur mu? Korursa neden korur ? Ne kadar korur ? Ne zaman korur ? Kimi kimden korur Tanrı ? Yahut bir gün, “Küstüm, artık korumayacağım” der mi?

İyisimi biz avam vaziyeti bırakalım da, “Tanrı kimi korur ?” sorusuna bir cevap arayalım.

“Tanrı Türk’ü korusun” temennisini her ne zaman işitsem İbrahim peygamberin soyu için yaptığı dua aklıma gelir.

“Hani Rabb’i, İbrahim’i bazı kelimelerle imtihana çekmiş, o da onların hakkını vermişti de Rab şöyle demişti: “Seni insanlara önder yapacağım.” İbrahim, “soyumdan birilerini de” deyince Allah: “Benim ahdime zalimler eremezler.” buyurdu.” Bakara,124

Bu ayet öyle bir ayet ki, sorusu da cevabı da içinde… Bakalım; Devamını Okumak için »

Derin derin gözetleyene !!!


 

Ey ötelerden, derin derin gözetleyen !
Ey fişleyip arşivleyen !

Haberlerin bana ulaşıyor.

Demek “gidişimiz gidiş değilmiş”,

Demek, “gözetim altındaymışız”,

Sen gözetleyedur ! Allah da sizi gözetliyor !

Sen tuzaklar kur ! Allah da tuzak kurar !

Endişeni anlıyorum.

Ama yapacak bir şey yok.

Hak geldi, batıl yok olmak zorunda…

Hoşunuza gitmese de…

Elbette ortaya çıkıp kıyam edeceğiz,

Elbette hayra salat edenleri bir araya toplayacağız!

Elbette gerçeği getireceğiz de, cemaatleriniz, tarikatlarınız, sözde din(ci) şaklabanlarınız en derin inkılapla sarsılacak !

Elbette sağcı ve solcu dogmalarınız ve diğer uydurup buyurduğunuz her şey yıkılıp gidecek !

Elbette halkı uyaracağız.

Elbette bu Kuran’la büyük bir mücahade yürüteceğiz !

Elbette, insanlar için en büyük şeytanın ileri gelenler olduğunu söyleyeceğiz !

Elbette “iyilerin milletini” öğütleyeceğiz de, ezberletilmiş / öğretilmiş düşmanlıkları kaldıracağız ! Devamını Okumak için »

YAŞAM VE FARKINDALIK

Kişisel gelişim ve yönetsel süreçte başlangıç aşaması “farkındalık” durumudur. Farkındalık, bir yönüyle var olan bir problem, erişilmek istenen bir hedef, planlanan eylemin fayda ve zararı hususunda durum tespiti ve teşhistir.

Aslında insanın bilinç altı süreçleri, olup biten her şeyin farkındadır. Gördüğü, işittiği, hissettiği her şeyi, hem de en inanılmaz ayrıntılarına kadar inceler. Bazen durduk yerde canınızın sıkıldığını, ortada can sıkıntısı oluşturacak somut bir nedenin olmadığını görürsünüz. Aynı bütün alemde olduğu gibi vücudunuzda ve ruhunuzda olan hiçbir şey “sebepsiz” olmayacağı için, titiz bir inceleme, böylesi durumlarda bilinç altı süreçlerinin incelemesine “takılan” bir sorunu ortaya çıkaracaktır.

Olur ki, içinde bulunduğunuz ortamda üst bilincinizin farkında bile olmadığı bir obje, bir resim, bir renk kombinasyonu vardır da, bilinç altı süreçleri o nesneden bir çağrışım üreterek uyarı vermiştir.

Yahut, duyduğunuz bir ses, bir kelime, bir melodi, bir ses tonu, bir konuşma tarzı, çok zayıf bir çığlık yine çağrışım çarkını harekete geçirmiş ve korunması mutlak zorunlu olan öz benliği savunma dürtüsü uyarı işareti vermiştir. Sonuç olarak diyebiliriz ki, kişi aslında olup biten her şeyin farkındadır.

Bilinç altı süreçlerine ait bu farkındalık eşiğinin üst bilince taşınmamasının da elbette pek çok sebebi vardır. Sorun, üst bilinçte hangi şeyler için “farkındalık” eşiğinin yüksek tutulacağına kimin karar vereceğidir. Devamını Okumak için »