Akıl İçin Yol Birdir

Konuşmacı: Metin Önal MENGÜŞOĞLU
Lokalimizin bu ayki konuğu, şairlik/edebiyatçılık yönü kadar aynı zamanda iyi bir fikir adamı da olan Metin Önal Mengüşoğlu idi. 29.12.2001 Cumartesi günü, mütevazi salonumuzun kapasitesini zorlayan bir dinleyici kitlesine hitap eden Mengüşoğlu, “Akıl İçin Yol Birdir” başlıklı bir konferans verdi. Uzunca konuşmasını, en iyisi aynen yansıtmaktır diye düşündük ve kısaltmalar yaparak özet şeklinde konuşmasını aynen sunmak istedik.
Metin Önal Mengüşoğlu, böyle bir konuyu tebliğ olarak sunmasının nedenini şöyle açıkladı: Üç ay kadar önce, kendisinin de konuşmacı olduğu bir sempozyuma katılmış. Fakat tebliğine tepkiler almış, kendisini rasyonalistlikle suçlamışlar. Birtakım müslüman çevrelerin akıl konusunda ne kadar geri kalmış olduklarını gözlemledim diyor. Sonuçta bu konuyu yeniden insanlarla tartışmak gerektiğine inanmış. Bize kalırsa iyi de olmuş…
İşte size, Mengüşoğlu’nun akıl, akletmek, akılcılık ve Kur’an’ın akılla ilgili tanım ve tariflerine ilişkin konuşması:
Musa Carullah Bigiyev bir eserinde diyor ki, “Ey aldanan adam! Aklın varsa ona danış. Her akıl bir nebidir!” Bir hayli tehlikeli bir söz! “Nebi” sıfatını her insana veriyor. Oysa biz müslümanlar, bir çok kelimeyi kavramlaştırmışızdır ve hasretmişizdir. Hasrettiğimiz için birilerine, özel imtiyazlı kimselere, sıradan insanlara kullanmaktan imtina eder, çekinir, korkarız. Sadece bu kelime değil tabi, daha bir çok sıfatı sıradan insanlara vermek çok fazla işimize gelmez.

Soru 1. İnanıyoruz ki Kur’an Allah tarafından gönderilen bir kitaptır. Kur’anın Allah kelamı oluşu insanların anlamasına, meallendirmesine mani midir ?
Kur’an; şefaatı dünyevi manalarda ele alıp, kimlerin ve hangi varlıkların şefaatının geçerli olduğunu belirttikten sonra, Ahiret hayatında şefaatın gerçekleşmeyeceğini vurgulamaktadır. Ahirette şefaatın gerçekleşmesine engel teşkil eden faktörleri şu şekilde sıralamak mümkündür:
