Uyarıcı Yazılar

AYET OKUMAK

Anadoluda ona Kuran okumak, sure okumak derler. Bizim Kuran’ı yani “okunan”ı okumayı unutuşumuz çok eskilere dayanır.

Kuran’ın ayet dizininin “oku” diyerek başladığına inanırız da, onu okumayız. Okuduğumuz şey; arap harflerinin bir araya gelmesinden ibaret bir söz yığınıdır. Anlamını bilmeden söyleriz, anlamını bilmeden dinleriz. Büyülü, tılsımlı, sihirli sözcüklerdir. Kayıp eşyaların bulunmasında, hastalıkların şifasında, kapanan kısmetin açılmasında, bozulan ekonominin –biz yapar olduklarımızı değiştirmediğimiz halde – düzelmesinde ve bilhassa ölmüşlerimizin ruhlarının ferahlamasında pek istifade ederiz ondan. İçimizde anlamını bilmeden okumaya ve anlamını bilmeden dinlemeye “ziyafet” diyenlerimiz de vardır.

Alemlerin Rabbinin muhataplarının öğüt alması için indirdiği ayetleri “namaz”da üstelik yine anlamını bilmeden O’na geri okumamızdan da herhangi bir kuşku duymayız. Devamını Okumak için »

Sana Neyi İnfak Edeceklerini Sorarlar – Recep İhsan Eliaçık

Günümüzde hidayete eren birisi için “Bir görsen baştan aşağı değişmiş; sakal bırakmış, cübbe ve sarık giymiş, saçının telini göstermiyor, kadınların elini sıkmıyor, haremlik selamlık uyguluyor” vs. dendiğini çok duymuş ve görmüşsünüzdür.

Demek “hiyadet coşkusu” böyle yaşanıyor.

Vatandaş müzikle uğraşıyorsa muziği, sinemayla uğraşıyorsa sinemayı, tiyatroyla uğraşıyorsa tiyatroyu ve dahi her ne şeyle uğraşıyorsa onu bırakıyor. Bunların hepsini “cahiliye dönemim” diyerek kestirip atıyor. İçki, zina, kumar vs.’yi anlarım da bunları niye bırakırlar hala anlayabilmiş değilim. Öteden beri bu işte bir terslik var diye düşünmüşümdür… Devamını Okumak için »

FACEBOOK SAYFASI: HANİF TV

 

HANİF TV

FACEBOOK SAYFASI: KURAN ÖĞRENİYORUM

 

PUTLAR MI ZARARLIDIR YOKSA PUTLARIN ZARAR VEREBİLECEĞİNE İNANMAK MI?

Putlar mı kötüdür, taşlar mı diye soracak olsak ezberci çoğunluk “Putlar kötüdür” deyiverir.

Ezberci yapımızın bizi sürüklediği çıkmaz sokaklar da böylece önümüzde belirir. Çünkü, “Putlar kötüdür, zararlıdır” diyen, putları kırmak yahut onlardan uzaklaşmakla kötülük ve zarardan kaçındığını düşünür. Hatta o kişi, putları kırmak ve/veya onları engellemek suretiyle kendisinden başka insanlar için de hayırlı bir iş yaptığına inanır. Kötülüğün merkezi olan şey artık yoktur. İnsanlar da onun şerrinden kurtulmuştur.

Putları kırmasıyla meşhur bir Peygamberimiz var… Önce O’nun kıssasını okuyalım.

İbrahim’in kavmine seslenişi ve putlar hakkındaki sözleri:

Şuara Surasi

69.
İbrahim’in haberini de oku onlara.

70.
Hani babasına ve toplumuna şöyle demişti: “Siz neye ibadet ediyorsunuz?” Devamını Okumak için »

Modernist Mülahazalar – Recep İhsan Eliaçık

“Söylenenleri gözlüklerinin üzerinden süzerek dinledi… Gençlerin söyledikleri bittikten sonra önce sakalını eliyle sıvazladı… Alnının kırışmasından sinirlendiği anlaşılıyordu. Biraz da göbeğini ovduktan sonra gerinerek şöyle dedi: “Bunlar modernist mülahazalardır…” (İslam’ın Yenilikçileri, c.2, S. A. Han girişi)

Etrafınızda hoca, şehy, şıh, pir, molla, üstat, abi vs. olarak tanıdığınız bu anekdottaki gibi bir çok karakter (tipleme) görmüşsünüzdür. Yukarıdaki olayı yıllar önce bizzat yaşamıştım; oradakilerden birisi de bendim.

Hazret, kafa konforunu bozan yeni bir fikirle karşılaştığında “Eskiden yoğ idi iş bu rivayet yeni çıktı” (Ziya Paşa) diyerek hemen yaftayı basar: “Bunlar bir takım modernist mülahazalardır…”

Yani “Bunlar modernizmin etkisinde kalmış, kökü dışarıda bir takım düşüncelerdir” demek istiyor hazret…

Eskiler “bid’at” derlerdi, şimdikiler daha ucuzcu… Devamını Okumak için »

İNSANLIK NAMINA…

Geçenlerde çocuğunu kaybetmiş bir ana babanın, çocuğun fotoğrafı eşliğinde yardım çağrısında vardı bu kelime…

Bir de, Amerikalı hayvanların işkence ve eziyetine maruz kalmış Müslümanlara yardım çağrısında…

Aslında hemen hemen her gün trafikte karşılaştığımız ambulansların sirenleri de bu dili, bu kelimeyi konuşur. İnsanlık namına çekilirsiniz bir kenara… İnsan için, insan yaşasın diye…

En iyi doktorlar bilir bunu… İnsanlık namına…

Ne din vardır burada, ne ırk, ne dil, ne başkaca bir ayrım… İnsandır ve insanlık namına hareket edilir.

İnsanlık namına her hareket, “İnsanlık kalmamış” diyenlere bir reddiyedir. Kar çiçeğidir, inadına açıverir.

Dini, dili, ırkı ne olursa olsun “insan” için, “insan faydasına” bir şey yapmanın Kuran’daki izdüşümlerine değineceğiz bu yazıda. Devamını Okumak için »

Site Tanıtımı: Fecr

Fecr Sitesine yayın hayatında başarılar dilerim.

http://kuranneslifecr.blogspot.com

UZAYLI YAHUDİLER !

- Yahudi misin ?

- Hayır, elhamdülillah müslümanım.

- Yahudileşmiş olabilir misin ?

- Haşa ! Yahudiler Hz. Musa’yı, ben Hz. Muhammed’i kabul ediyorum.

Eğer Müslümanların çoğunluğu, Kuran’ın “eskilerin masalları” olmadığını, Yahudi tarihine giriş kitabı olmadığını ve bir de Yahudilerin muhakeme zabıtnamesi yani yargılama tutanağı olmadığını idrak etseler ve kitabı böylece okusalardı ben “Uzaylı Yahudiler” diye bir başlık atamazdım herhalde…

Çünkü o zaman müslümanlar, Kuran’ın “Yahudilik” üzerinden yaptığı uyarıları ve eleştirileri üzerlerine alınır, “Acaba Allah bu kıssaları kim için ve ne sebeple anlatmıştır ?” diyerek ders çıkarma peşinde olurlardı.

Ne var ki, durum böyle değil. Müslümanların çoğunluğu olarak biz, Yahudiler ile ilgili ayetleri asla üstümüze alınmayız. Kuran, Yahudilere her fiske vurduğunda içimizden “oh” çeker, “Bu da size kapak olsun” deriz ama günün birinde Yahudiler gibi(!) bir Yahudi olabileceğimize hiç ihtimal vermeyiz. Yahudiliği bir “ırk meselesi” olarak görenler zaten “Yahudileşmek” diye bir tabiri kabullenemezler. Devamını Okumak için »

İNSANIN ÜÇ TANRISI

Hıristiyanların Tanrıyı üçlemesine haklı olarak şirk diyen “Müslüman”(!) çoğunluğun kaç tanrısı vardır ?

“La ilahe illallah” demekle tevhide yönelmiş olur muyuz ?

Bu yazıda, insanın üç gizli tanrısına değineceğiz.

“Tanrı” veya “İlah” deyince, gökyüzünde oturan, kızan, öfkelenen, sevinen, darılan, ara sıra insanlara vahyedip sonra istirahate çekilen “insanımsı” vasıflarla donanmış bir “şey”i tasavvur edenler için zor bir konu bu…

Çünkü, kendilerinin bilerek veya bilmeyerek “kulluk” ettikleri ve yukarıdaki tanıma hiç uymayan üç gizli tanrıdan bahsedeceğiz.

Sonra, şirk ve müşriklik denildiğinde “heykellerin” önünde tapınmayı anlayanlar için de zor bir konu. Çünkü, O yüce Yaratıcının var kıldığı hiçbir insan durduk yere bir taş parçasına tapacak kadar “salak” değildir. Müşrikler, başka bir gezegenin “zeka özürlü” varlıkları olmadıklarına göre, apaçık gerçeği görmezden gelmelerine sebep teşkil eden şey, heykellerin sanatsal yapılarından başka bir şey olmalıdır. Devamını Okumak için »

Kürt’ün iyisi, Türk’ün kötüsü

Anlık öfkelerin koca koca insan topluluklarını bir çırpıda “kötü” ilan etmesi gibi kötülük var mıdır ? “En iyi Kürt, ölü Kürt’tür” , “Kürt’ten evliya, koyma avluya” diyenler, iyi işitin, iyi dinleyin.

 

Uzun yıllar önce Avusturya’ya göç etmiş, o zamandan beri gurbet elde yaşamış bir müvekkilim var. Geçtiğimiz yaz Türkiye’ye geldiğinde sohbetimiz sırasında bana Avusturya Devleti’nin insan sağlığına ne kadar dikkat ettiğini, şehirleşmenin, sosyal devlet olgusunun nasıl da güzel tanzim edildiğini vs. vs. anlattıktan sonra dedi ki; “Ali beyciğim, düşünebiliyor musun, bu insanlar bundan 50-60 sene önce önce Yahudileri diri diri yakmışlar, yakılmasına ses çıkarmamışlar. Şimdi bir trafik kazasında insan ölse gazetelerde manşet oluyor”

 

Demek ki, onların iyiliği veya kötülüğü “mutlak” bir kader değil, seçim ve tercihler meselesiymiş. Peki bizim algımızdaki “iyi” ve “kötü” de böyle midir ? Devamını Okumak için »

Tanrı Türk’ü korur mu?

Tanrı Türk’ü korur mu? Korursa neden korur ? Ne kadar korur ? Ne zaman korur ? Kimi kimden korur Tanrı ? Yahut bir gün, “Küstüm, artık korumayacağım” der mi?

İyisimi biz avam vaziyeti bırakalım da, “Tanrı kimi korur ?” sorusuna bir cevap arayalım.

“Tanrı Türk’ü korusun” temennisini her ne zaman işitsem İbrahim peygamberin soyu için yaptığı dua aklıma gelir.

“Hani Rabb’i, İbrahim’i bazı kelimelerle imtihana çekmiş, o da onların hakkını vermişti de Rab şöyle demişti: “Seni insanlara önder yapacağım.” İbrahim, “soyumdan birilerini de” deyince Allah: “Benim ahdime zalimler eremezler.” buyurdu.” Bakara,124

Bu ayet öyle bir ayet ki, sorusu da cevabı da içinde… Bakalım; Devamını Okumak için »

Kur’an’ı Kerim’i anlatan ayetlerin metni …

kuran1

Kur’an’ın indirilişiyle ilgili ayetler…

Bismillahirrahmanirrahim.

Şüphesiz bu Kur’an sana, hüküm ve hikmet sahibi, hakkıyla bilen Allah tarafından verilmektedir. (NEML suresi 6. ayet)

Bu kitabın indirilmesi, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen, günahı bağışlayan, tövbeyi kabul eden, azabı ağır olan, lütuf sahibi Allah tarafındandır. O’ndan başka ilâh yoktur. Dönüş ancak O’nadır. (MÜMİN Suresi 2-3. ayetler)

Kendisinde hiçbir şüphe bulunmayan bu Kitab’ın indirilişi, âlemlerin Rabbi tarafındandır. (SECDE suresi 2. ayet)

De ki: “O kitabı göklerin ve yerin sırrını bilen indirmiştir. Şüphesiz O, bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (FURKÂN suresi 6. ayet) Devamını Okumak için »