Sorumluluk Bilinci
Sorumluluk, akıl sahiplerinin hür iradeleriyle yapmış olduklarından mesul tutulmalarıdır. Diğer bir ifadeyle, akıl sahiplerinin hür iradeleriyle yaptıkları iş ve hareketlerden hesap vermeye mecbur olma haline sorumluluk denir.
Biz sorumluluğu üç kategoride değerlendiriyoruz: İnsanın Allah’a karşı sorumluluğu; insanın kendisine karşı sorumluluğu ve insanın diğer insanlara karşı sorumluluğu. Bunları şu şekilde açıklamak mümkündür.
İnsanın Allah’a karşı sorumluluğu
Evrenin düzenleyicisi (Yaratanı)ve sahibi olan Allah, insanın ve onun hayatının da sahibidir. Kulun Allah’a, “sana inanıyorum, fakat benim hayatıma karışmanı istemiyorum” deme gibi bir hakkı olamaz. Kul, hayatını Kur’an’a göre düzenleme sorum-luluğundadır. Ve insanın sorumluluğu gücüyle sınırlıdır. Allah kimseden gücünün üstünde bir şey istemez. Bu sorumluluğun içinde zorla dünyayı değiştirmek olmadığı gibi, zorla inandırmak ve zorla (inandıklarını) yaşatmak da yoktur. İnsanı Allah’dan daha iyi kimseler de tanıyamaz. Onun gücünü, kapasitesini, yaratılışına en uygun olanını ve ihtiyaçlarını Allah’dan daha iyi kimseler bilemez ve ona en uygun yaşam biçimini de ancak onu yaratan belirleyicidir. Yeryüzünde insanoğlu var olduğundan bu yana da mülkün yegane sahibi olan Yüce Yaratıcı, insanı başı boş bırakmamış, seçtiği peygamberlere gönderdiği vahiy ve kitaplarla onların hayatlarını vahye uyarlamalarını emretmiştir. Aksi taktirde vahye değil de, heva ve heveslerine uyanların dünyada insanlığı ifsada götüreceği, kendisinin de ahiretini karartacağı, kaybedenlerden olacağı bilinen bir gerçektir. Zira sömürü ve zulmün dünyayı nasıl canavarlaştırdığı, dünyayı nasıl cehenneme çevirdiği apaçık ortadadır. Bundan dolayı insanların “Allah’a inandık, inanıyoruz” demeleriyle meselenin bitmeyeceğini Kur’an şu ayetle bildirmektedir:
“İnsanlar, ’iman ettik’ demekle, hiç denenmeden hemen bırakılıvereceklerini mi zannediyorlar?” (29/Ankebut, 2)

Soru 1. İnanıyoruz ki Kur’an Allah tarafından gönderilen bir kitaptır. Kur’anın Allah kelamı oluşu insanların anlamasına, meallendirmesine mani midir ?
Kur’an; şefaatı dünyevi manalarda ele alıp, kimlerin ve hangi varlıkların şefaatının geçerli olduğunu belirttikten sonra, Ahiret hayatında şefaatın gerçekleşmeyeceğini vurgulamaktadır. Ahirette şefaatın gerçekleşmesine engel teşkil eden faktörleri şu şekilde sıralamak mümkündür: